Beni Bul Bebek

0
redial

Görüşler

0
FZ
Neden aklıma Solaris geldi? ;-)
0
murat09
hangi Solaris? G.Clooney'in Solaris filmimi, yoksa Solaris OS mi;-) Hikayeyi de zevk alarak okuduğumu belirtmek isterim. Bilishimci imamdan daha gerçekçi en azından:-)
Bu arada, ya hikaye birgün gerçek olursa? Belki de vardır M$'ın ultra gizli kozmik kodları arasında böyle bir yazılım? Haydin bunu da tartışalım.
0
FZ
Andrei Tarkovski´nin Solaris adlı filmi. Polonyalı bilimkurgu yazarı Stanislaw Lem´in meşhur romanından uyarlanan ve sinema tarihine geçen film. ABD´liler tarafından çekilen versiyonunu izlemedim. O kitabı ben daha çok yapay zekâya ve insan varlığına güzelleme olarak okumuştum. Tabii bir aşk romanı gibi de okunabilir ;-)
0
anonim
Market ve deprem hikayeleri gibi, bu da çok kötü ve berbat. Yarısında okumayı bıraktım. Niye yayımlıyorlar ki?
0
sundance
Sen niye okuyorsun ki ? Dahası niye yorum yazıyorsun ki ? Nasıl olsa öyle gürültü yazdığın, kendi ismini bile kullanmadan, kötü dediğin şeyin nesinin, nasılının kötü olduğuna tek kelime bile etmeden.

Eleştiri adı altında anonim olarak kusulması beni hasta ediyor.
0
Nightwalker
Anonim olarak insanların istediğini ortalığa kusmasına bir son vermenin zamanı gelmedimi hala. (bkz. bilişimci imam vakası.)
0
redial
Evet , boyle duvara konusuyormus gibi hissediyo insan...
0
o_ozardic
Bitli baklanın kör alıcısı olur. :)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Bilen de bilişiyor bilmeyen de !

sundance

Bu sabah Yeni Şafak gazetesinin Bilişim bölümünde TÜBİTAK'a "CD'den çalışan yazılım"la övünmek yakışmaz! başlıklı bir makale okudum.

Açıkcası makaleyi okumanıza bile gerek yok, başlık makalenin yazarının temel derdini ortaya koyuyor. Uludağ ekibinin üstünde çalıştığının bir Live CD olmadığını mı anlatmak lazım, yoksa Live CD'nin bir ekstra olduğunu, LiveCD olan bir sistemi (birçok durumda) sadece dosyaları kopyalamakla bile harddisk üzerine kurabileceğinizi mi, yoksa "Alın işte bu işle uğraşan münafıklar bunlar" modunda bir içeriğin altına ekibin fotoğrafını koymaktaki yaklaşımın yanlışlığını mı? Ben bilemedim.

Ama Pardus hakkında en ufak bir heyecan bile duymadan söyleye söyleye bunu söyleyebilmek ya vicdansızlıktır, ya da birileri yazdıkları yazılar karşılığı barter yapmanın yöntemini bulmuş ;)

Hakia'dan Sonra Tanbul

anonim

Türk arama motorları zincirinin en son halkası, Tanbul. İlk defa yabancı bir sitede gördüğüm Tanbul'u bu sefer de eHub'da görünce Türkiye'de de duyurmak istedim. Ancak Tanbul Hakia gibi arkasında milyon dolarlar olan hırslı bir proje değil; daha çok Turkix'den tanıdığımız Emre Sokullu'nun hobi amaçlı, henüz konsept aşamasındaki bir araştırma projesi. Tanbul'un ABD'den patentli teknolojisinin -pek de ipucu vermeyen- bir özetini şu adresten bulmak mümkün.

Ofis

redogre

Internet`de Kızılderili Olmak!!!

sundance

1992 yılından beri Internet yaygın bir şekilde kullanılmakta. Bu süre içinde öncelikle daha önceden bilgisayar merakı olanlar, sonra da hemen herkez yavaş yavaş bu yeni medyaya dahil olmaya başladı... Öncelikle tamamen teknik adamlardı bu ortamın müdavimleri, daha sonra yavaş yavaş sanatçılar da dahil olmaya başladı. Herne kadar altyapıyı sağlayanlar yine aynı insanlar olsa da, içerik daha bir ön plana çıkmaya, sayfalar artık birer sanat eseri kategorisi haline gelmeye başladılar.

Ve sonra kıyamet koptu, Üniversiteler Visual Communication Design bölümleri açmaya başladılar ve artık hobi olarak bile bilgisayarla ilgilenmeyen insanlar bile tasarım ve Internet konusunda söz sahibi olmaya başladılar.

fazlamesai.net'e soralım: Peki, açık kaynağa nasıl ulaşırız?

Nano

Fazlamesai üzerinde bir çok kurumsal uygulamanın (vede oldukça büyük olanların) açık kaynak yazılımlar ile de gerçekleştirilebileceği (hemde fazlasıya) ilgili bir çok tartışma oldu. Ya peki küçük uygulamaların ve küçük şirketlerin açık kaynağa ulaşımı nasıl olacak?

Mesela bir KOBİ WriteBoard: http://www.fazlamesai.net/index.php?a=article&sid=3504 gibi bir araca ihtiyaç duysa buna nasıl ulaşabilir, nasıl "freelance" yazılımcı bulup bu tür araçları kendisine yazdırabilir.