20. Yılın Sonunda Özgür Yazılım Topluluğu: Büyük Ama Tamamlanmamış Başarı

0
acemi_
http://www.linux.com/article.pl?sid=04/01/05/1231254


20 YILIN SONUNDA ÖZGÜR YAZILIM TOPLULUĞU: BÜYÜK AMA TAMAMLANMAMIŞ BAŞARI, PEKİ YA ŞİMDİ?

Yirmi sene önce bugün (5 Ocak 1984), özgür bir yazılım işletim sistemi, GNU´yu geliştirmek için MIT´deki işimden ayrıldım. Bugüne kadar, üretim aşamasında kullanılmaya elverişli, tamamlanmış bir GNU sistemi hiç yayınlayamadık. Şu an, GNU sisteminin bir çeşidi, -çoğunluğu, bu sistemin nasıl birşey olduğunu merak etmeyen- on milyonlarca kişi tarafından kullanılıyor. Özgür yazılım, `beleş´ demek değildir. Özgür yazılım, kullanıcıların programı çalıştırmakta, kaynak kodlarını incelemekte, değiştirmekte ve bir değişiklik yapmış olsun ya da olmasın, ücretli veya değil, yazılımı dağıtmakta özgür oldukları anlamına gelir.
Özgür bir işletim sisteminin, esaret sistemi anlamına gelen özel mülkiyetli (proprietary) yazılımlardan sonsuza kadar kurtulmanın yolunu açacağını umdum. Özgür olmayan yazılımların, kullanıcılarına dayattıkları yaşam şeklinin çirkinliğini bizzat tecrübe etmiştim ve bundan kurtulmaya ve diğerleri için de bir kurtulma yolu bulmaya karar verdim.

Özgür olmayan yazılımlar, birlik olmayı ve birlikte iş yapmayı engelleyen, toplum karşıtı sistemleriyle birlikte gelirler. Kaynak kodlarını görme imkanınız yoktur; kodda bulunması muhtemel kötü algoritmaları veya aptalca hataları bildiremezsiniz. Eğer yazılımdan hoşlanmadıysanız, onu değiştirme konusunda çaresizsinizdir. Hepsinden kötüsü, bu yazılımı başka biriyle paylaşmanız yasaklanmıştır. Paylaşmayı yasaklamak, toplumun can damarlarını kesmek demektir.

Bugün GNU, Linux ve diğer özgür yazılımları kullanan büyük bir kullanıcı topluluğumuz var. Yüzlerce insan, özgür yazılımların kullanımını daha da yaygınlaştırmak için çaba gösteriyor. Kendilerini, `özgür yazılımları kullanması´ için bilgisayar kullanıcılarını ikna etmeye adamış birçok insan var. Peki ama `özgür yazılım kullanmak´ ne anlama gelmektedir? Özel mülkiyetli yazılımlardan kurtulmak anlamına mı gelmektedir, yoksa sadece bu yazılımların yanlarına, bir de özgür yazılımları yüklemek anlamına mı gelmektedir? Biz insanları özgürlüğe kavuşturmayı mı hedefledik, yoksa sadece insanların, bizim işimize katkıda bulunmalarını sağlamayı mı hedefledik? Diğer bir deyişle, özgürlük için mi çalışıyoruz, yoksa bu amacı, popüler olma hevesiyle mi değiştirdik?

Aradaki farkı gözden kaçırmak çok kolay çünkü bir çok durumda, ikisi için de aynı pratiği ortaya koyarız. Özgür bir yazılımı denemesi veya GNU/Linux işletim sistemini kurması için birini ikna etmeye çalıştığımızda, iki amaç için de uygun bir pratik sergilemiş oluruz. Ama bazı durumlarda bu iki amaç, farklı şekillerde davranmamızı gerektirir.

Örneğin, özgür olmayan Tornavida video sürücüsünün, özgür olmayan Orakçı veritabanının veya özgür olmayan Kakao dili yorumlayıcısının ve kütüphanelerinin, GNU/Linux işletim sisteminde çalışan sürümleri yayınlandığında, ne demeliyiz? Sistemimizi desteklediklerinden dolayı geliştiricilerine teşekkür mü etmeliyiz; yoksa alımlı bir başbelası, esareti dayatan bir sapkınlık, çözülmesi gereken bir problem olarak gördüğümüz bazı özgür olmayan yazılımlara yaptığımız gibi bunları da reddetmeli miyiz?

Eğer hedefimiz, bazı özgür yazılımların popülerliğini arttırmaksa; eğer çabamız, insanların bazı özgür yazılımları, bazı zamanlar kullanmaları içinse, bu tip özgür olmayan yazılımların, hedefimize ulaşmamızda yardımcı olacağını düşünebilirsiniz. Varlığı, GNU/Linux´un daha popüler olmasına yardımcı olan bu sahiplenmeyi tartışmak oldukca zor. Eğer GNU veya Linux´un geniş çaplı kullanımı, topluluğumuzun ana hedefi ise, özgür olsun ya da olmasın, sistemimiz üstünde çalışan bütün uygulamaları alkışlamamız gerekir.

Ama eğer hedefimiz özgürlükse, bu herşeyi değiştirir. Kullanıcılar, özgür olmayan yazılımları kullandıkları sürece, özgür olamazlar. Siberalemin vatandaşlarını özgürleştirmek için, bu tip özgür olmayan yazılımları değiştirmeli, bunları reddetmeliyiz. Bunlar, bizim topluluğumuza ait değillerdir. Bunlar, esaretin devam etmesini sağlayan sapkınlıklardır.

Bir özgür yazılım geliştirmek için iki temel güdü vardır. Birincisi, işi yapan bir programın olmamasıdır. Ne yazık ki özgür olmayan yazılımları kullanmayı kabullenmek, bu güdüyü zayıflatmaktadır. İnsanları, özgür olmayan yazılımların yerine özgür olan dengini yazmaya sevk eden diğer güdü ise, özgür olma isteğidir. Sözünü ettiğimiz durumda, işe yarayacak tek güdü, budur. Ancak yeni ve henüz bitmemiş özgür yazılımı, özgür olmayan dengi ile teknik kıyaslama yapmadan denemekle, özgür geliştiricileri, ürünlerini mükemmel duruma getirene kadar sabırlı olmaları için cesaretlendirebiliriz.

Özgür olmayan bu yazılımlar, test yazılımları değillerdir. Bunların yerine geçecek özgür yazılımları geliştirmek, yıllar sürebilecek zor bir iştir. Bu iş için bugün genç yaşta olan, özgür yazılım çalışmalarına katılmaya hevesli, geleceğin hacker`ları olacak insanların yardımları gerekebilir. İnsanları, gelecekte bu işi bitirmek için gerekli kararlılığı ve sabrı ortaya koymaya ikna edebilmek için bugün neler yapabiliriz?

Topluluğumuzun gelecekte daha da büyüyebilmesini sağlamanın en etkili yolu, özgürlüğün değerini ve özgür olmayan yazılımların ahlaki açıdan kabul edilemez olduğunu herkesin anlamasını sağlamaktır. Uzun vadede, özgürlüğe değer veren insanlar, en iyi ve temel savunmamızdır.

Telif 2004 Richard Stallman
Bu metnin tamamının aynen kopyalanmasına ve dağıtılmasına, bu uyarının belirtilmesi koşuluyla, hiçbir hak talep edilmeden izin verilmiştir.
gnu

Görüşler

0
sundance
Sevgili Acemi biraderim



Böyle bir makaleyi çevirdiğin ve bizlerle paylaştığın için ne kadar teşekkür etsek azdır.


Grafik kartı kurulumuydu, samba işletmesiydi vs. gibi teknik bilgi içeren makalelerin çevirilerinin yanısıra bu gibi öze dair makalelerin çevirilmesi atlanıyor, ki neyi neden yaptığımızın asıl cevabı bu tür makalelerde gizli, nasıl yaptığımızı zaten bir şekilde yaparız da anlatırız da.


Gözden kaçırdığımıza inandığım, (En azından benim)Oktay arkadaşımızın benzer makalesi Ozgur Yazılım [www.ozguryazilim.org] makalesini de burada hatırlamak ve okumak gerektiğini düşünüyorum.


Tekrar eline sağlık
0
FZ
Ben de kendi adıma çok teşekkür ederim tercüme için harcanan emeğe.

Stallman´a karşı çıkabilir ya da onu sonuna dek destekleyebilirsiniz ama kesin olan bir şey varsa Stallman´a göndermede bulunmadan özgür yazılım, açık kod, geçmiş, gelecek, vs. üzerine herhangi bir ciddi laf edemezsiniz! Kanımca adamın büyüklüğü bu basit gerçekten bile yeterince anlaşılabilir ;-)

Pek çoğunun gözünde (Linus Torvalds dahil) Linus bir mühendisken Stallman bir filozof. Yani birisi (Linus) canavar gibi kodunu yazıp, `tamam abi her türlü platformda hatasız çalışıyor mu çalışıyor´ deyip rahat yatağına geri dönerken, diğeri öküz gibi derleyiciyi, editörü, bir sürü yardımcı programı vs. yazdıktan sonra yatağına dönüyor ama rüyasında `yahu acaba dünyanın herhangi bir yerinde bir iş için özgür olmayan bir yazılım var mıdır, kullandığım sürücüler kapalı kodlu mudur, alternatif geliştirebilir miyiz, bizim kodları kapalı sistemlerde kullanıyorlar mıdır´ diye dört dönüyor yatağında :)
0
yalcink01
Bugün çok güzel bir gün. Stallman'ın kükremesini duymak, hele bunu Türkçe olarak görmek ayrı bir zevk :)

Free terimini, kendilerine tanınmış bir hak gibi gören, verecekseniz beleş verin, hemen verin, biz ne istiyorsak onu verin, yoksa gider korsan pencere kullanırız diye aba altından sopa gösteren(?) insan nüsvettelerinin yaşadığı bir ortamda, GNU gibi çılgınca bir fikri başlatıp, 20 sene boyunca devam ettirmek az buz bi iş değil.

İnsanlara ve paraya rağmen bir işi başarabilmek ve GNU/Linux adında bir işletim sisteminin yaratıcılarından biri olmak oldukça büyük bir başarı sayılabilir. Bununla birlikte GNU felsefesini yaratmak ve insanlara bu felsefeyi kabul ettirip, bu yolda çalışmalarını sağlamak ise bir işletim sistemi yazmaktan çok daha büyük bir başarı olsa gerek. İşletim sistemi yazmak zordur ama paylaşıma açık bir işletim sistemi yazmak ile kıyaslanmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Bu sistemi kullanan pek çok insan neyi kullandığının farkında değil. Ellerindeki sistemin bedelinin ne olduğu pek çoğunun umrunda bile değil. İnsanların büyük bir kısmı, GNU/Linux sistemini salt bedava sirke hesabı düşünüp, katkı vermeyi akıllarının ucundan bile geçirmiyorlar. Bundan vazgeçtim bi de köstek olmaya meraklı tipler var.

İnsana ragmen, insanlar için bir şeyler yapabilmek her babayiğidin harcı olmasa gerek.

Herhalde, Stallman ve çetesi için söylenebilecek tek şey: "Baba büyüksün"
0
FZ
10 milyonlarca satır C (veya başka bir dil) kodu yazıp bundaki hataları ayıklayan ve sonra da beş kuruş talep etmeden, kaynak kodu ile beraber bana çalışır ve en önemlisi işimi görür sistemleri sunan kişilere ve organizasyonlara teşekkürü ve saygıyı bir borç bilirim. (Yeni başlayan ya da birkaç yıllık deneyimi olan programcılara da deneme olarak çok küçük bir cihaz sürücü, çok çok basit bir derleyici ya da sıfırdan çok basit bir menü-grafik sistemi yazmalarını tavsiye ederim ve mümkünse bunu birkaç arkadaşları ile koordineli olarak yapmaya çalışmalarını, gerçekleştirilen ürünün doğasına özgü zorlukları anlamak ve başaranları harbiden takdir etmek için iyi bir yöntem ;-)

Eğer yetenekli bir programcı isem bana bu sistemleri sunan insanlara kod olarak katkıda bulunmaya çalışırım. Eğer o kadar yetenekli, bilgili değilsem ya da vaktim yetmiyorsa o zaman hata raporu göndererek ya da sistemleri yerelleştirerek ya da kullanıma dair ipuçları önererek katkıda bulunurum.

Eğer bu kadarını dahi yapamıyorsam, hiçbir şey yapamıyorsam o zaman da en azından bana sunulmuş bu komplike sistemleri öğrenmek için hergün 20-30 dakikamı ayırır, onları en verimli şekilde kullanmayı öğrenip sahip olduğum süzme bilgiyi de başkaları ile paylaşmak için çaba sarf ederim.

Ve gerçekten de hiç ama hiçbir şey yapayamayacak kadar tembelsem en azından olumlu propaganda yaparım :-P Reklam yaparım :)
0
yalcink01
mümkünse bunu birkaç arkadaşları ile koordineli olarak yapmaya çalışmalarını
Herhalde dünyanın en zor işlerinden biri olsa gerek. Hem bir şeyler üretmeye çalışmak, hem de bunu koordineli bir şekilde yapmak. Üstelik bu arada egoların kontrol altında tutmaları ve birbirlerini ezecek tavırlardan uzak durmaları gerekecek. Ben bunu başaran vatandaşlara karşı saygı ile eğilir ve takkemi çıkarırırm.
0
St
Gecen sene sondan bir onceki grubun uyesiydim, toplum icindeki yerimi yukseltmeye cali$iyordum :)
Bu sene son gruba du$tum :(
0
muhasebeci
Sevgili acemi dostum;

çevirdiğin makale için seni tebrik ederim. GNU felsefesi ile ilgili çok güzel bir makale çevirmişsin, eline sağlık. Ben her zaman söylerim. Linuxu sadece kullanarak yaygınlaştıramayız, kullanmaktan ziyade GELİŞTİRMELİYİZ de. 2 satır kod yazabilen herkez GNU & LINUX'a faydali bişeyler yapabilir. Bi kaç sene önce pengueni besleyin kampanyalari vardi. O kampanyaları geri istiyorum.
0
sametc
harika bir dokuman olmus acemi tesekkurler turkcemize bir tane OZGURYAZILIMIN ne olduğu hakkında makale ekledin :)

bu arada sundance hocam bir tane daha gozden kacırdığımız var :http://www.belgeler.org/howto/neden-ozgur.html -> fz hocamızın cevirdiği bu makale gercekten zevkle okunuyor :)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Orange - Açık Lisanslı 3d Kısa Film Projesi

anonim

www.blender.org da yapılan açıklamaya göre, Blender Derneği[1] ve Hollanda Medya Sanat enstitüsü[2] açık kaynak uygulamalar ile hazırlanacak, Açık kaynak bir kısa animasyon film çalışması için anlaştılar.

GNU/Linux Windows'dan pahalı mı?

sundance

GNU/Linux'u savunanların argümanlarından biri de "(ısmarlanmış) bira gibi bedava" olmasıdır malum. Karşı çıkanların da cümlelerine "Tamam bu bedava olabilir ama..." diye başlaması adet olmuştur.

Görünen o ki artık bu değişiyor. Yoo, yanlış anlamayın GPL kapsamındaki Linux'lara satın alınma zorunluluğu gelmiyor. Sadece bazı üreticiler Windows kurulu sattıkları laptopları, Windows'suz almak isteyenlerden "Windows uninstall" parası (£50-£60) istiyorlarmış.

Neden Myth TV?

sundance

"My Name Is Earl"ün yönetmeni Greg Garcia'nın da belirttiği gibi, TV'nin ikinci altın çağını yaşadığı bu günlerde dizi manyaklığına paralel olarak yayınları kaydedebilen, dondurabilen TiVO cihazlarının satışı da patlamış durumda.

Birçok alanda olduğu gibi bu alanda da geriden gelmeyi sevmeyen Özgür Yazılım camiası zaten uzunca bir süredir Myth Tv ile ev bilgisayarınıza TiVO'nun özelliklerini (ve daha fazlasını) getiriyordu.

İşte huzurlarınızda bu özelliklerin belki de en önemlisi reklamları atlayabilme. Bu arada MythTV kurmayı zor bulanlar için (ki gerçekten çok kolay değil) KnoppMyth bir çözüm olabilir.

Açın P2P`nin önünü MLDonkey2.0 geliyor!

sundance

Hardcore P2P dosya paylaşımı meraklılarının gözde networkü Edonkey`in en arsız istemcisi, ethernet kartınızı kızıştıran, ağları çökerten, ML Donkey`in 2.0 sürümü 16 Ekim itibariyle stable olarak hizmetinizde.

Şimdiye kadar edonkey ağından 50Gb`a yakın veri indirmiş birisi olarak diyebilirim ki, daha merakla beklediğim az program vardı. Bu arada yeni clientın, Overnet, Soulseek, Limewire ve Direct Connect networklerinin hepsine birden bağlanabildiğini, bunları çaprazlama paylaştırabildiğini ve yalnızca Unix ve Mac`de bulunduğunu söyledim mi :p

GNU HURD-L4 çekirdeği üzerinde ilk program çalıştırıldı

FZ

/. sitesindeki habere göre: GNU Projesi 1990'ların başından beri GNU Mach mikroçekirdeğine dayanan HURD isimli bir işletim sistemi çekirdeği üzerinde çalışıyordu. Ancak HURD-Mach bir GKA (Grafik Kullanıcı Arayüzü) ve bir tarayıcı (browser) çalıştırmışken yazılım geliştiriciler sıfırdan başlamaya ve projeyi yüksek performanslı L4 mikroçekirdeği üzerine taşımaya karar verdiler. Bunun yüzünden geliştirme bir anda aşırı yavaşladı, proje yıllarca gecikti. Ancak kısa süre önce HURD geliştiricilerinden Marcus Brinkmann tarihi bir adım attı ve süreç başlatma kodunu bitirdi. Bu sayede HURD-L4 üzerindeki ilk yazılımı çalıştırmak için gerekli altyapı tamamlanmış oldu. Brinkmann, 'Artık sistemi istediğimiz gibi geliştirebilir ve yepyeni şeyleri deneyebiliriz. Ana yemek hazır' dedi.