Yine Google...

0
m1a2
Google`un agresif atakları devam ediyor. Bu sefer elektronik postayla sipariş (`mail order`) hususunda bir hizmet söz konusu. Artık `mail-order`un mümkün olduğu bir ürüne ilişkin katalog bilgileri de eşelenebilecek (google = eşelemek ;) ve doğrudan üretici firmanın sitesine erişilebilecek:
Google Catalog Search
*beta* aşamasında olan sistemin nasıl işlediği şurdan öğrenilebilir. Özetlemek gerekirse yapılan basitçe yazılı katalogları taratarak OCR`lamak. `slashdot` cemaatinin entellektüel ayağı `kuro5hin`ciler de boş durmamışlar, Google`un ataklarını yorumlamaya açmışlar. Bu servislerin arkasındaki finansal mekanizmaları anlamak açısından bakmakta fayda var: Google Introduces Catalog Search

Görüşler

0
elrond
Arkadaşlar bu adamlar gerçekten iyi yahu...
0
sundance
They are the ONE, Neo

:)
0
FZ
Yazıda google : eşelemek şeklinde geçiyor.

Google sözcüğü, esasen googol sözcüğünün biraz deforme edilmiş hali. Googol terimi ise Amerikalı matematikçi Edward Kasner'i yeğeni Milton Sirotta tarafından ortaya atılmış ve 1 sayısının yanına 100 tane 0 (SIFIR) yazılarak oluşturulmuş sayı anlamında.

Googol sayısı o kadar büyük bir sayı ki, bildiğimiz kadarı ile evrende googol miktarda herhangi bir şey yok. Yani evrendeki toplam atom sayısı bile googol sayısından daha küçük.

Bu Googol sayısı, Google arama mekanizmasının ne kadar iddialı olduğunu vurgulamak için seçilmiş bir kavram.
0
m1a2
Yazının tam orasında elim sözlüğe gidecekti, `yaw eşelemek diycem ama hakkaten bu google ne oluyo?` diye, fakat fena halde üşendim :( Eline sağlık. Bu şekilde Gooooooooogle`daki uzayıp giden `o`ların da sadece bir estetik oyun olmadığını anlamış olduk.
0
FZ
Bu arada üniversite bir şekilde Lineer Cebir dersi alıp da yaw bunlar gerçek hayatta ne işimize yarayacak geyiği yapan yurdum öğrencilerine de küçük bir bilgi :

Google adlı arama tarama mekanizması, Internet üzerinde ulaşılabilen belgelerin birbirlerine göre önem sırasını, alaka derecesini, vs. belirlemek için PageRank(tm) denilen bir algoritma kullanıyor ve bu algoritma 500 milyon değişkenli, 2 milyar terimli denklem sistemleri ile boğuşuyor. Kocaman, devasa matrisler işin içine giriyor ve bunların üzerinde bir sürü lineer cebir işlemi yapılıyor. Sonuç? Bu algoritmayı geliştiren zat-ı muhteremler malı götürüyor, köşeyi dönüyor. Matematik, matrisler, vektörler falan, gerçekten de işe yarıyor ;-)

Söz konusu algoritmayı ilk kez Boğaziçi Üniversitesi'nde araştırmacı olarak çalışan bir hocanın, Bilişim 2000'deki bir seminerinde duyduğumu da belirtmek isterim, maalesef bu hocanın adını hatırlayamadım, kendisi aynı zamanda Linux kümeleme (clustering) sistemleri üzerinde çalışıyordu. (Ki Google sistemi de binlerce PC'yi Linux ile kümeleyerek o fantastik performansı elde ediyor ;-)
0
m1a2
`Hayatta ne işimize yarayacak` geyiğinden çok çeken ve en az haftada bir de bu geyiğe muhatap kalan bi insan var karşında. Deşdin derdimi... `Yurdum öğrencisi` artistik patinajdaki zorunlu hareketlerden önce -benim jenerasyondaki dinozorlar hatırlar- Jayne Torvill & Christopher Dean olmaya çalışıyorlar. Ama artistik hareketlerden önce zorunlu hareketler icra edilmelidir tabii (Yarışmanın bu zorunlu hareketler bölümü yayımlanmaz, sıkıcıdır zira; artistik bölüm beklenir, aahh nerde o eski yıldızlar :( ). Şimdi bu yorumu bir akademik savunma haline getirmeden burada kesmek isterim. Net`te bir aralar `Carlos Castenada` bilgeliğinde arz edilen bir Larry Ellison nutku pek bir revaçta idi (Yanılmıyorsam Yale üniversitesi mezuniyet töreninde yaptığı konuşma). Bakarsın böyle bir cevap gelir de kan gövdeyi götürür. Zati o yüzden Bismarck The Legend`a pek girmedim. Yaşlandım, kulunç ağrılarım artıyor :)
0
SHiBuMi
Graduates of Yale University, I apologize if you have endured this type of prologue before, but I want you to do something for me. Please, take a good look around you. Look at the classmate on your left. Look at the classmate on your right. Now, consider this: five years from now, 10 years from now, even 30 thirty years from now, odds are the person on your left is going to be a loser. The person on your right, meanwhile, will also be a loser. And you, in the middle? What can you expect? Loser. Loserhood. Loser Cum Laude.

In fact, as I look out before me today, I don`t see a thousand hopes for a bright tomorrow. I don`t see a thousand future leaders in a thousand industries. I see a thousand losers.

You're upset. That`s understandable. After all, how can I, Lawrence `Larry` Ellison, college dropout, have the audacity to spout such heresy to the graduating class of one of the nation`s most prestigious institutions? I`ll tell you why. Because I, Lawrence Larry Ellison, second richest man on the planet, am a college dropout, and you are not.

Because Bill Gates, richest man on the planet -- for now, anyway -- is a college dropout, and you are not.

Because Paul Allen, the third richest man on the planet, dropped out of college, and you did not.

And for good measure, because Michael Dell, No. 9 on the list and moving up fast, is a college dropout, and you, yet again, are not.

Hmm... you`re very upset. That`s understandable. So let me stroke your egos for a moment by pointing out, quite sincerely, that your diplomas were not attained in vain. Most of you, I imagine, have spent four to five years here, and in many ways what you`ve learned and endured will serve you well in the years ahead. You`ve established good work habits. You`ve established a network of people that will help you down the road. And you`ve established what will be lifelong relationships with the word `therapy.` All that of is good. For in truth, you will need that network. You will need those strong work habits. You will need that therapy.

You will need them because you didn`t drop out, and so you will never be among the richest people in the world. Oh sure, you may, perhaps, work your way up to No. 10 or No. 11, like Steve Ballmer. But then, I don`t have to tell you who he really works for, do I? And for the record, he dropped out of grad school. Bit of a late bloomer.

Finally, I realize that many of you, and hopefully by now most of you, are wondering, `Is there anything I can do? Is there any hope for me at all?` Actually, no. It`s too late. You`ve absorbed too much, think you know too much. You`re not 19 anymore. You have a built-in cap, and I`m not referring to the mortar boards on your heads.

Hmm... you`re really very upset. That`s understandable. So perhaps this would be a good time to bring up the silver lining. Not for you, Class of `00. You are a write-off, so I`ll let you slink off to your pathetic $200,000-a-year jobs, where your checks will be signed by former classmates who dropped out two years ago.

Instead, I want to give hope to any underclassmen here today. I say to you, and I can`t stress this enough: leave. Pack your things and your ideas and don`t come back. Drop out. Start up.

For I can tell you that a cap and gown will keep you down just as surely as these security guards dragging me off this stage are keeping me dow...
0
m1a2
Sen bittin oolum ;)
0
anonim
Zorunlu hareketler aslinda zor hareketler. Ben su Matrislerle kafayi yemis vaziyetteyim. Gidip Cumhuriyet Universitesinin Matematik hocalarindan ders almayi dusunuyorum bu yastan sonra. Bu yaziyi okuyacak herkese bir tavsiye. Matrisler carpma tablosundan daha fazla gercek hayata uyan seyler. Bunlari ogrenen ve ozumseyen, her problemi cozecek anahtari eline almis olur..

Eee, ben matrislerle ne yapiyorum ?

1. Resim tanima isinde dehset faydali.
2. Okullara ders programi cikarmak icin olmazsa olmaz.
3. Devreyi analiz ederken ongorulemeyen durumlari ve tolerans cercevelerini bulmakta tek yol, en azindan benim bildigim.
4. En kisa yollari bulmak icin en uygun metot.

Daha bir suru var..

Siz Ne ise yariycak demeyin, Carpim tablosu kadar muhim bir mevzu..


0
SHiBuMi
Evrenin sınırının nereye uzandığını (ya da böyle bir sınırın olup olmadığını) bilmeyen, başka evrenler olup olmadığı hakkında ancak yazı tura atabilecek bir konumda olmasına rağmen böyle bir sayı türetebilmiş bir ırk için bence 10 üssü 100 sayısı ancak daha öğreneceği ne kadar çok şey olduğunu sembolize etmek için kullanılabilir ;)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

OpenBSD 3.5, CARP, Ryan McBride

FZ

En güvenli işletim sistemlerinden biri olduğu iddia edilen OpenBSD´nin 3.5 numaralı son sürümü 1 Mayıs´ta kamuyouna sunulacak.

Bu bağlamdan CARP (Common Address Redundancy Protocol) ile uğraşmış ve pf (packet filter) konusunda da çalışmış OpenBSD geliştiricisi Ryan McBride ile gerçekleştirilmiş bir röportajı burada okuyabilirsiniz.

Röportajdan sonra da "oh be iyi ki böyle enteresan protokoller geliştirip bir de bir sürü abuk sabuk kurumla, bürokrasi ile kavga etmek zorunda kalmıyorum resmi bir port numarası alacağım" diye düşünerek rahatlayabilir ya da bambaşka bir bakış açısı ile niye bu tip şeylerle ugraşmadığınızı kendi kendinize sorarak hayıflanabilirsiniz. Seçim sizin.

Genetik Algoritma İle `Cluster´ Topolojisi Oluşturma

FZ

Kentucky Üniversitesi araştırmacıları 128 işlemcili bir Beowulf `cluster´ını Athlon XP kullanarak inşa ettiler. Araştırmacılar son geliştirdikleri bu paralel bilgi işlem sisteminin fiyat/performans rekoru kıracağını belirtiyorlar. Toplam maliyeti 39,000$ olan bu sistem gigaflop başına 100$ gibi bir maliyete sahip.

Şimdi gelelim işin asıl ilginç kısmına: Söz konusu 128 bilgisayarı bir araya getiren ağın topolojisi bir genetik algoritma ile tasarlanmış!

Detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

Hakia'dan Haberler

anonim

neogen yazıyor "Hakia'dan 3 yeni haber var: 1- Emre Sokullu Hakia'da. 2- Sol üst köşeden Türkçe Hakia müjdesi veriliyor. 3- Hakia "Search For Better Search", yani "Daha İyi Arama Arayışı" adlı bir kampanya düzenlemiş. John Battelle gibi lider düşünürlerin konu hakkındaki yorumlarına ulaşmak ve yorum eklemek mümkün.

Bilgisayar'ın B'si

anonim

"Bilim ve Ütopya" dergisinin Temmuz 2004 sayısında, "İz Bırakanlar" bölümünde, "Türkçeye ve Bilişime Adanan Hayat" başlığı altında Fevziye Özberk'in Aydın Köksal ile yaptığı bir röportaj yayınlanmış bulunuyor...

Bilgisayar kelimesi de dahil pek çok terimi Türkçemize kazandıran bu insanın yaşam öyküsü aynı zaman Türkiye'deki bilgisayar tarihini de anlatıyor.

Yazı dergi arşivlerinde yok, ancak buradan erişebilirsiniz.

Sessizlik Makinası

fly

http://www.newscientist.com adresinde yazan habere göre, İngiliz bilim adamları ortamdaki istenmeyen sesleri yokedecek bir 'sessizlik makinası' üzerinde çalışıyorlar.
Sistem istenmeyen sesleri analiz ediyor ve anti-ses adı verilen sinyaller üreterek sessiz bir ortam yaratıyor.