Visual Studio Zihninizi Çürütür Mü?

0
FZ
Yaklaşık 30 yıldır program yazan ve Microsoft Windows programlama kitapları ile saygı duyulan isimler arasında yer alan Charles Petzold'un son makalelerinden Does Visual Studio Rot the Mind? Ruminations on the Psychology and Aesthetics of Coding son zamanlarda okuduğum en güzel yazılardan biri.

Petzold, kullanılan araçların insan düşüncesini inceden inceye nasıl şekillendirdiğine dair mükemmel örnekler vermekle kalmıyor, aynı zamanda konuyu tarihsel bir bakışla da değerlendirip çarpıcı tespitlerde bulunuyor. Sadece Microsoft kullananların, sadece C++ ya da C# kodlayanların değil, GNU/Linux, Java ve VS.NET haricinde IDEler kullananların da okumasında fayda olan bir yazı.

Görüşler

0
roktas
Çok doğru tahlillerle dolu önemli bir konuşma bu, finali çok etkileyici buldum doğrusu:

Even after this preliminary process, there’s still coding to do, but there’s no APIs, there’s no classes, there’s no properties, there’s no forms, there’s no controls, there’s no event handlers, and there’s definitely no Visual Studio. It’s just me and the code, and for awhile, I feel like a real programmer again.

Microsoft'ta Petzold gibi eski tüfeklerin sayısı hızla azalıyor. Raymond Chen çoktan terketti gitti.

P.S. PowerPoint'le ilgili kısımlar için aklıma hemen Peter Norvig'in Gettysburg yazısı geldi.

0
FZ
O son kısım ağlattı beni zaten.

Yazıdan dikkatimi çeken kısımlar:

It is very common for us to say about a piece of consumer technology that “we didn’t know how much we needed it until we had it,” and much of this technology seems targeted not to satisfy a particular need, but to get us hooked on something else we never knew we needed; not to make our lives better, but to tempt us with another designer drug. “I can’t live without my ___________” and you can fill in the blank. This week, I think, it’s the video iPod.

Twenty years ago, in November 1985, Windows 1.0 debuted with approximately 400 documented function calls.5 Ten years later, Windows 95 had well over a thousand.6

Today we are ready for the official release of the .NET Framework 2.0. Tabulating only MSCORLIB.DLL and those assemblies that begin with word System, we have over 5,000 public classes that include over 45,000 public methods and 15,000 public properties, not counting those methods and properties that are inherited and not overridden.

For example, suppose you’re typing some code and you decide you need a variable named id, and instead of defining it first, you start typing a statement that begins with id and a space. I always type a space between my variable and the equals sign. Because id is not defined anywhere, IntelliSense will find something that begins with those two letters that is syntactically correct in accordance with the references, namespaces, and context of your code. In my particular case, IntelliSense decided that I really wanted to define a variable of interface type IDataGridColumnStyleEditingNotificationService, an interface I’ve never had occasion to use.

Not only does Visual Studio try to complete code we’re typing, but for many years now, Visual Studio has wanted to generate code for us. If we select a new project type of Windows Application, for example, and give it a name and location on a local drive, Visual Studio generates sufficient code so that this project is immediately compilable and runable.

Somehow, we have been persuaded that this is the proper way to program. I don’t know why. Personally, I find starting a program with an empty source code file to be very enjoyable. I like typing the preliminaries and then the main function or the Main method. The time when I can really use some help is not when I’m starting a program, but when I’m trying to finish it. Where is Visual Studio then?
0
kesken
su siralar linuxta yazdigim c kodunu windows'a gecirmeye calisiyorum.
qemu uzerine bir windows kurdum actim, kendimi komut satirini acmis explorer.exe yazmaya calisirken buldum.
neyse sonra kurdum cygwin'imi gcc'mi xemac'imi basladim calismaya. bir iki ornek kod derleyim dedim gcc'yi denemek icin, headerlarda windows.h'i gorur gormez, istemsiz bir sekilde, ilk hareketim `locate windows.h` oldu.

hayatimda visual studio ile gecirdigim sure gcc ile gecirdigim sureden cok daha fazladir ama sunu farkettim gcc ile gecirdigim kisa sure dusunme bicimimi oldukca degistirmis.
eskiden hic umrumda olmazdi MFC icin ne yaratilmis ne headerler kullanilmis, ben exe calisiyor mu ona bakardim.

programcinin gercek dostu makefile diyorum, baska birsey demiyorum :)
0
mascix
işle keyifi karıştırmamak lazım amcanın yazdığı üzre o da keyif için girmiş olaya :) asp.net ile çalışan bi web sitesi yazarken notpad kullanmak ne kadar mantıklı ve size kazanç sağlayan bi ortam olur. bide kernele module yazarken veya ufak bi soru çözerken vs.net ne kadar kafanızı karıştırabilir. "It’s just me and the code, and for awhile, I feel like a real programmer again." its all in your head. and you can control it ;)
0
FZ
ASP.NET yazarken VS.NET kullanmayın mı diyor yazıda? Notepad mi kullanın diyor ASP.NET için ya da Win Forms uygulamaları için?

O yazıdan çıkaracağımız ders bu mudur?
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

OpenGL ve GLUT İle Oyun Programcılığına Giriş

FZ

Bu ay çıkan ve Şerif Gözcü tarafından yazılmış "OpenGL ve GLUT İle Oyun Programcılığına Giriş" isimli eser, Türkçe bilgisayar kitapları dünyasında eksikliği hissedilen bir alanı doldurma iddiasında.

Ruby Kullanıcı Kılavuzu Artık Türkçe

anonim

Ve en sonunda Ruby ile ilgili Türkçe bir başlangıç belgesi bulunuyor. Orjinali Ruby'nin yaratıcısı Yukihiro Matsumoto ( a.k.a Matz ) tarafından yazılan belge Pınar Yanardağ tarafından Türkçe'ye kazandırıldı. Bu belgenin yeni başlayacak tüm Ruby meraklılarının eğlencelerine katkısı olacağına inanıyor, ayrıca bir ilki gerçekleştirmesinden dolayı Pınar Hanımı tebrik etmek istiyorum. Herkese mutlu kodlar dilerim...

Her Nesil Kendi Filozofunu Yaratır

barbaros

Richard Stallman'ın kitabı için Stanford Hukuk Fakültesi Hukuk Profesörü Lawrence Lessig tarafından yazılan giriş bölümü...

Her nesil kendi filozofunu yaratır-bir yazar, ya da zamanın görüntüsünü yakalayan bir sanatçı. Kimi zaman bu filozoflar böyle tanımlanır; çoğu zaman bu tespitin doğrulanması nesiller alan bir zamanda gerçekleşir. Tanımlansın ya da tanımlanmasın, tarih ideallerini konuşan insanlar tarafından şekillenir. Belki bir şiirin fısıltısında, belki de politik bir hareketin haykırışlarında.

Bizim neslimizin de bir filozofu var. O bir sanatçı ya da profesyonel bir yazar değil. O, bir programcı.

Web Madenciliği ile Daha İyi Bir E-öğrenme Modeli Mümkün Mü?

FZ

Web madenciliği kısaca Web sayfaları ve servislerinden otomatik olarak bilgi çekip bunlardaki kalıpları keşfetmek için veri madenciliği tekniklerinin kullanılması olarak tanımlanabilir. Acaba makina öğrenme (machine learning) ve veri madenciliği (data mining) tekniklerinin özel bir dalı olan web madenciliği yöntemleri ile daha iyi e-öğrenme sistemleri geliştirmek mümkün müdür?

Missouri-Columbia Üniversitesinden James Laffey ve Jiye Ai'nin "Web Mining as a Tool for Understanding Online Learning" başlıklı makalesi bu ve benzeri sorulara olumlu cevaplar vermenin yanısıra güzel ve pratik bir örnek de gösteriyor: Yazıda somut olarak bir Blackboard (webct) e-öğrenme sisteminin web madenciliği ile nasıl daha da faydalı ve verimli hale getirilebileceği anlatılıyor.

Araştırmacılar, makalenin başında web madenciliği tekniklerinin başlıca şu üç noktada ciddi fayda getireceğini belirtmişler: devamı burada...

Bilim ve Gelecek: 2. Sayı Çıktı

FZ

Bilim felsefesinde büyük bir dönüşümü başlatan Thomas Kuhn´un gözünden Kopernik Devrimini okumak ister misiniz? Anadolu´da binlerce yıl önce yaşamış insanlara dair araştırmaların yapıldığı Hacettepe Üniversitesi Biyolojik Antropoloji Laboratuvarı´nda bir gezintiye çıkmaya ne dersiniz? Doğurgan sihirli kareler ilginizi çeker mi? Klingsor´un İzinde isimli bir kuantum roman başucu kitabınız olabilir mi? Psikiyatristlere başvuran hasta sayısına baktığınızda gördükleriniz size psikiyatrinin ilerlediğini mi yoksa insanların delirdiğini mi düşündürtüyor?

Yukarıdaki cümlelerin işaret ettikleri ilginizi çekiyorsa bir gazete bayisine uğrayıp Bilim ve Gelecek dergisinin ikinci sayısını alabilir, bu konuda kendini ispatlamış bir kadronun çıkardığı dolu dolu bir dergiyle vakit geçirmenin hazzını yaşayabilirsiniz.