Doğru Düzgün Soru Sormanın Yolları

0
yalcink01
FM Forumda açılmış bir konu altında oluşan doğal süreç, bizi forumlarda ve e-posta listelerinde nasıl soru sormak gerektiği konusuna götürdü. Dernek listelerinde zaman zaman dalgalanmalar yaşanmakla birlikte, genelde ortanın üstü diye tabir edebileceğimiz bir ileti yazım tarzı var. FM Forum'un durumu da pek farklı değil. Yeni katılan arkadaşlar haricinde, acayip ve garip tarzda soru soran pek çıkmıyor. Bununla birlikte, söz konusu forum konusunda görülebileceği üzere, bazen iyi bir kılavuza ihtiyaç duyuluyor. Diğer forumlarda ise durum içler acısı :( Türkçe, Türkçe olduğuna bu kadar pişman edilebilir. İmla ve yazım kurallarındaki boşvermişlik bir tarafa, kelimelerde bile acayiplikler "var way!", "ajaip şeler oljek amma bnm sormk isterim...", şeklinde devam eden ucubeler etrafta cirit atmakta. Elbette ki tek bir kılavuz ile bütün bunları sonlandırmak ve insanları doğru yola sokmak mümkün değil -zaten ahir zaman peygamberliği gibi bir derdimiz de yok :)- ama bir yerden de başlamak gerek, değil mi? Peygamber olamadık diye hayatı tamamen boşvermek de olmaz.

Osman Yüksel'e, bu kadar işinin gücünün ve dahi Debian .po çevirilerinin arasında bu işe vakit ayırdığı için teşekkür ederim.

Türkçe çeviri için ilk sürüme http://www.geocities.com/yalcink01/smart-questions.html adresinden ulaşabilirsiniz. Her türlü geri beslemeye kapımız açıktır. Eklemek istediğiniz bölümler var ise, lütfen çekinmeden bildirin.

Görüşler

0
Armish
Yani desem, nasil anlatsam bu mutluluğu... Böyle bir dökümana ne kadar çok ihtiyacımız vardı anlatılmaz, yaşanır tabii...

Yalnız şöyle bir problemimiz var,
Yani forumlara kötü tipte soru soranların bu yazıyı lütfedip de okuyacağını hiç sanmam. Ne yapılsa ki, yazının sonuna süpriz falan mı eklense acaba?

0
FZ
Lütfetmeyecek ve okumayacak. Tekrar bu linki vereceğiz. Sonra gene okumayacak, sorun değil gene kafasına çakacağız bir sonraki salak sorusunda. Sonra... sorun değil biz de gene...

Yani demek ki neymiş, biz daha inatçıymışız ;-) En çok inat eden kazanır, kazandırır.
0
mentat
bastan ben de senin gibi dusunmustum.. ama bu yazinin iki alternatifi var. a), kendi dilinin dondugunce ayni seyleri, basitce anlatmaya cabalamak. ki ben bundan son zamanlarda vazgectim. ne kadar kibar, ince yazmaya cabalarsam cabalayayim, zaten ukala, bilgisini paylasmayan, kil falan oluyorum. yani neymis, laf anlatilamayacak insanlara, laf anlatilamaz.. bu kadar.. bu da b sikkiydi zaten. son zamanlarda b sikkina donmustum. ama bu da yasam alanlarimdan kendi kendimi kovalamam anlamina geliyor. simdi en azindan laf anlatmaya cabalayip vakit kaybetmeyecek, hemen linki yapistirip rahatlayacagim.

hem belki bu link yapistirmalardan birileri (asil mesaj sahibi olmasa bile) farkeder ve okur..

ceviri ile ilgili, yarin isyerinde print out, ve sabah kahvesi seansima ekledim. "Rica" kisminda bir yanlislik gozume carpti da.. gerisine bakamadim.

"amaçımızda" => "amacimiz da" olmali sanki..
gerizekalının birisiniz => gerizekalinin birisisiniz

kucuk seyler tabe..

tekrar tesekkurler..

ps: cahilligimi bagislayin ama spam'dan korunmak icin e-posta adreslerinizi acikca belirtmeseniz?
0
yalcink01
Yazım hatalarına, hafta sonu genel bir ilgi ve alaka göstereceğim. :)

Spam konusunda, ben kendi posta adresimi her yere yazıyorum. El alışkanlığı ve bir parça inat: üç beş tane zibidi spamcının, benim yaşam tarzımı değiştirmesine izin vermeyeceğim. Bu tür insanlar var diye, kendi adresimi bile doğru düzgün yazamamak, bana oldukça acı veriyor. Varsın, posta kutumu salakça şeyler ile doldursunlar, cezamız buysa, çekeriz :) /*O.Yüksel isterse, onunkini anti-spam şekline sokabilirim.*/

Okumamakta inat edenler konusunda FZ'ye tamamen katılıyorum. Biz daha inatçıyız. Bana boş yere "keçi" demiyorlar :)
0
yalcink01
Gerekli düzeltmeler yapıldı ve belgenin orjinaline bağ verildi.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

50 Sene Sonra Üniversite Olacak Mı? E-öğrenme Üstüne Serbest Bir Diyalog

FZ

Acaba sizce gelecek 50 sene içinde üniversiteler başta olmak üzere eğitim kurumları ve e-öğrenme nasıl şekillenecek? Bilgiye bakış açımız nasıl dönüşecek?

Bilgi biriktirme ve bunu sunmanın ötesine geçeceğimiz kesin. Günümüzde okul soru sormayı öğretmekten ziyade cevapları öğrenmeyi sağlayıcı bir rejime dönüşmüş durumda. Orta vadeli gelecek tahminlerimize göre, bilgi artık edinilmeye değer bir meta olarak görülmeyecek. Kolay elde edilen her şey toplumun gözünde değer yitirir ve aynı durum bilginin de başına gelecektir. Değer verilen şey güzel sorular olacak.

Unutmayın ki cevapların değeri düştükçe soruların değeri artar. Dolayısı ile insanları soru sormaya yöneltmek ve bunu sağlayacak türden soru sorabilme tekniklerini geliştirmek önemli olacaktır.

Yazının devamı buradan okunabilir.

EnderUNIX ten 1000 tane Türkçe ipucu

hbilgil

Dünyanın en büyük ipucu arşivi haline gelen EnderUNIX ipucu sitesi türkçe ipuclarında 1000. ipucunu devirmiştir. Evet, tam olarak 1000 türkçe ve 200 e yakın ingilizce ipucu sizlerin de destekleri ile yayınlanmaktadır. Haberin linkine buradan Siteye ise buradan ulaşabilirsiniz.

Ruby ile Zamanlı Süreç İşletmek

malkocoglu

İşyerinde şöyle bir probleme çözüm bulmamız gerekti: Her gece çalışan toptan işleyen (batch) programlar var. Bu programlar SQL kullanarak veri tabanından veriyi dışarı, metin dosyasına aktarıyorlar. Ya da veri tabanında yedekleme yapıyorlar.


Fakat bazen bu programlar ya takılıp kalıyor, ya hiç işlemiyor, ya da tam işlerken arıza çıkıyor. Çözüm olarak, Ruby dilinde yeni bir betik tasarladık. Bu betik, "işletici" ve "izleyici" türden bir program olacaktı.

Gerisi icin Süreç İzleyen Ruby Programcığı

Bilişsel Bilimler Kılavuzu - II

FZ

Bilgisayarlar düşünebilir mi?: İnsan yanlısı, bilgisayar yanlısı, canlı yanlısı, robot yanlısı, bilişsel bilimciler derneği başkanı, Budacı bilge ve bekçi arasında bir söyleşme.

Giriş

Bu soru, kimilerine çok ilginç gelebilir; bilim-kurgu yapıtlarıyla dolup taşmışlar için ise yine o bildik sorudur. Ancak, burada yer alması, bu iki bakışın da bundan daha temel bir soruyu gözden kaçırmalarından kaynaklanıyor: İnsanlar düşünebilir mi?

İnsanların düşünebiliyor olduğuna eminizdir. Kendimizden biliriz. İçimizdeki seslerin dansı gibidir düşünmek. Dışavurmadan sürdürdüğümüz bir yarım tümcecikler silsilesi. Bizden tanımlanması istendiğinde, "hani var ya! Bunu herkes kendi içinde yaşar" deriz. Peki ama düşündüğümüze emin miyiz?

Yeni Yılın İlk Sayısıyla E-bergi Sizlerle

ilke444

ODTÜ Bilgisayar Topluluğu'nun olarak hazırladığımız aylık bilgisayar bilimi ve özgür yazılım elektronik dergisi e-bergi, yeni yılda da Ocak 2009 sayısıyla sizlerle!