Var mı yazmak isteyen?

0
sundance
Internet'in viral etkisi ile yayılması sonucu forum ve blog yazarlarının artmasının, yazan ve düşünen insan sayısını arttırdığını düşünüyorum.

Arkadaşlarla olan sohbetlerde her geçen gün biraz daha fazla kişinin "yahu bir fırsat bulsam da şu kafamdakileri bir yazıya döksem" dediğini, hatta birçoğunun bunu "derli toplu düşünme aracı" olarak gördüğünü farkettim.

Böyle düşünenler için, bir süredir devam eden bir kampanya var, herne kadar Amerika'da olsa da, (Internet her yerde değil mi?) Milli Roman Yazma Ayı, insanları bir aylık bir süre içinde bir roman yazmaya teşvik ediyor.
Yapılacak işe bir mühlet verilmesinin yaratıcılığı arttırdığı çok bilinen bir gerçek. Öte yandan, bu tür bir toplu eforun insanlara oldukça ciddi bir motivasyon sağlaması durumu sözkonusu.

En ufak bir heyecanınız varsa yazmaya dair, durmayın derim ben. Hatta biraz fazla heyecanınız varsa, bunun Türkiye'de Türkçe halini çıkartalım :)

Görüşler

0
cderici
Yahu ne kadar güzel olur hakikaten öyle bir aktivitenin Türkiye'de de başlaması. Peki nasıl organize edilir/nasıl yapılır öyle şeyler, bir fikri ya da bu konuda tecrübesi olan var mı?
0
tnr
ben de uzun zamandır bunu düşünüyordum..kendime bir blog açayım ve gelen herkes birşeyler saçmalasın...içinde mantıklı şeyler olmasına gerek yok..amaç dilediğince ve özgürce saçmalamak..kimseden çekinmeden,sıkılmadan ve kimsenin dalga gectigini hiç umursamadan..saçmalamak..belki moral olur insanlara..hep mantıklı hep faydalı şeyler aramak da dogru degil bence..insanın morali yerinde olsun,formunda olsun kendiliginden çıkar zaten faydalı şeyler..önemli olan o havayı yaratmak degil midir zaten..
0
salihdb
Bir benzer var aslında >> http://oyku.kayiprihtim.org

Üstelik her ay gerçekleşiyor ve her ay tema değişiyor. Hem sitenin hem de yazılacak öykülerin...
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Essentials of Metaheuristics yayınlandı

okanakyuz

Sean Luke yeni kitabı Essentials of Metaheuristics yayınlandı. Kitap özellikle yapısal kestirim, popülasyon metotları, paralel hesaplama, Kovelasyon, Çok hedefli optimizasyon, Karınca kolonileri, Genetik algoritmalar, Genetik programlama, evrimsel yazılım metotları gibi birbirinden populer yapay zeka konularını içerisinde barındırıyor. Gösterilen algoritmalar rahatlıkla C/C++,Java, Python, Lisp gibi bir dilde programlanabilecek sadelikte. Özellikle yapay zeka meraklısı arkadaşlara tavsiye ederim.

Kitap creative common lisans ile korunmuş olarak yazarın George Mason Üniverstesindeki sitesinde bedava olarak pdf formatında dağtılmakta. (http://cs.gmu.edu/~sean/book/metaheuristics/)

`How to Become A Hacker´ Türkçe Çevirisi

Challenger

Ülkemizde ve dünyada, hackerlar; bilgisayar sistemlerine giren, bilgi çalan, sistemleri bozmak için saldırılar düzenleyen kötü niyetli kişiler olarak bilinmekte. Hackerlık konusunda birçok yazı yazılıp çizilmekte ve hackerların ne kadar büyük bir tehlike olduğu anlatılmakta. Oysa hackerlar, sanıldığı gibi bir şeyler bozmaktan ziyade problem çözmek, yeni bir şeyler icad etmek gibi yararlı işlerle uğraşan insanlardır. Üstelik hackerlığın 1960´lı yıllara dayanan bir geçmişi ve bu süreç içerisinde gelişen bir kültürü vardır.

Doğru Düzgün Soru Sormanın Yolları

yalcink01

FM Forumda açılmış bir konu altında oluşan doğal süreç, bizi forumlarda ve e-posta listelerinde nasıl soru sormak gerektiği konusuna götürdü. Dernek listelerinde zaman zaman dalgalanmalar yaşanmakla birlikte, genelde ortanın üstü diye tabir edebileceğimiz bir ileti yazım tarzı var. FM Forum'un durumu da pek farklı değil. Yeni katılan arkadaşlar haricinde, acayip ve garip tarzda soru soran pek çıkmıyor. Bununla birlikte, söz konusu forum konusunda görülebileceği üzere, bazen iyi bir kılavuza ihtiyaç duyuluyor. Diğer forumlarda ise durum içler acısı :( Türkçe, Türkçe olduğuna bu kadar pişman edilebilir. İmla ve yazım kurallarındaki boşvermişlik bir tarafa, kelimelerde bile acayiplikler "var way!", "ajaip şeler oljek amma bnm sormk isterim...", şeklinde devam eden ucubeler etrafta cirit atmakta. Elbette ki tek bir kılavuz ile bütün bunları sonlandırmak ve insanları doğru yola sokmak mümkün değil -zaten ahir zaman peygamberliği gibi bir derdimiz de yok :)- ama bir yerden de başlamak gerek, değil mi? Peygamber olamadık diye hayatı tamamen boşvermek de olmaz.

Osman Yüksel'e, bu kadar işinin gücünün ve dahi Debian .po çevirilerinin arasında bu işe vakit ayırdığı için teşekkür ederim.

Türkçe çeviri için ilk sürüme http://www.geocities.com/yalcink01/smart-questions.html adresinden ulaşabilirsiniz. Her türlü geri beslemeye kapımız açıktır. Eklemek istediğiniz bölümler var ise, lütfen çekinmeden bildirin.

EncFS ile dosya sistemi şifreleme ve kolay kullanım

FZ

FM editörlerinden sundance'in "Userspace Filesystem Encryption with EncFS" başlıklı makalesi O'Reilly Linux Devcenter'da yayınlandı.

En kısa sürede Türkçe halini de FM ortamında görmek ümidiyle... ;-)

Bilişsel Bilimler Kılavuzu - II

FZ

Bilgisayarlar düşünebilir mi?: İnsan yanlısı, bilgisayar yanlısı, canlı yanlısı, robot yanlısı, bilişsel bilimciler derneği başkanı, Budacı bilge ve bekçi arasında bir söyleşme.

Giriş

Bu soru, kimilerine çok ilginç gelebilir; bilim-kurgu yapıtlarıyla dolup taşmışlar için ise yine o bildik sorudur. Ancak, burada yer alması, bu iki bakışın da bundan daha temel bir soruyu gözden kaçırmalarından kaynaklanıyor: İnsanlar düşünebilir mi?

İnsanların düşünebiliyor olduğuna eminizdir. Kendimizden biliriz. İçimizdeki seslerin dansı gibidir düşünmek. Dışavurmadan sürdürdüğümüz bir yarım tümcecikler silsilesi. Bizden tanımlanması istendiğinde, "hani var ya! Bunu herkes kendi içinde yaşar" deriz. Peki ama düşündüğümüze emin miyiz?