Belirli bir yaşın üzerindekiler bilir, eskiden (daha PC`lerden önceki Amiga`dan önceki Commodore 64`,den önceki Spectrum ZX`den önceki Amstrad`dan önceki Atari XL`den de önce) bilgisayar namına görebildiğimiz şeyler Nintendo`nun ve Casio`nun Game&Watch`ları (O zaman Türkiyeye sadece bu markalar geliyomuş demek ki, bi de Tomy vardı ama onu sadece annesi babası yurtdışına gidenlerin olurdu) idi. Bu bahsettiklerim, bugünün palm`ları vs`leri boyutunda sadece oyun için tasarlanmış, LCD ekranlı cebe sığan basit oyun makineleriydi. Bugün oynadığımız birçok Arcade, Shoot-em-up tarzı oyunların tamamının babaları da bu oyunlardı. Şimdi bu aletlerin PC için simülatörleri var, hem de ööle dandik simülasyonlar değil, bire bir aynı görüntüye sahip ufak programcıklar bunlar. Sesleri bile inanılmaz basit olmuş, inanılmaz nostalji oldum, hayatımın birkaç senesi birden buram buram gözümün önüne geldi, eğer neden bahsettiğim hakkında ufak da olsa bir fikriniz varsa, mutlaka ama mutlaka bi göz atın, hatta psikopata bağlayın:
madrigal.retrogames.comNe günlerdi beee..
---
Elimizde fiziksel olarak bulunanlar; ODTÜ teknokent galyum blok binası içerisinde yaklaşık 800 metre kare alan bu iş için ayrıldı, mobilyalar alındı, düzenleme yapıldı. Donanım desteği konusunda INTEL ile işbirliği yapıldı, bilgisayarlar yolda. Ayrıca merkezde 1 adet mocap stüdyosu(!) ve 1 adet ses stüdyosu(!!) da kurulacak, alan ayrıldı, kuruluma henüz başlanmadı.
Elimizde fikirsel olarak bulunanlar; merkeze 2 grupta katılımlar kabul edilecek. Birinci grup; iş fikrine sahip olanlar. Bu kişiler iş fikirlerini uygulayabilecek bir ortam edinecek, eğitim programları ile desteklenecek. İkinci grup; iş fikri olmayan ama oyun yapımı ile ilgili alanlarda öğrenmeye -yoğun- hevesi olanlar. Bu kişiler eğitim programları ile eğitilecek. Eğitimleri yurt içi ve dışındaki konularındaki uzman kişiler verecek, büyük ihtimal ile bu eğitimler seminer dizileri şeklinde olacak. Merkeze seçilenlerin her türlü donanım, yazılım ihtiyacı karşılanacak, ücret talep edilmeyecek.
Burada benim kafama ilk etapta takılan birçok nokta var;
1) Eğitmenler nereden nasıl bulunacak, 1-2 saatlik seminerler ile bu büyük hedeflere nasıl ulaşılacak?
2) Yenilikçi iş fikirleri ile merkeze gelenlerin bu -yenilikçi- iş fikirleri neye göre değerlendirilecek? Henüz pekte yaratıcı olamayan ürünler bile ülkemizde binbir zorluk ile yapılabiliyor ve bir elin parmaklarını geçemiyor iken -yenilikçi- fikir avcılığına girişmek, insanları bir yarış içine sokmaya çalışmak, ne kadar mantıklı?
3) Oyun yapımı zaten kendi başına oldukça büyük bir alan iken buna ek olarak animasyon (hadi biryere kadar) ve simülasyon (yok artık !!) gibi farklı alanları da bu merkeze sokuşturmak ne kadar mantıklı?
4) Bu merkezde yeni projeler üretilecek ise bu plot projelerin yönetimi kimler tarafından yapılacak, bu işe türkiyede kim önderlik edecek? edebilecek-
- sonunda birşeyler çıkabilir inşallah.. aklıma Eskişehir de düzenlenen Genç Patronlar isimli yarışma/organizasyon geldi birden, onun sonucunu hatırlayan var mı? ben hatırlatayım, hiç birşey olmadı :) Hatta öyleki web sayfasını bile kapatıp ortadan kayboldular.. bakalım...
---
saygılar.