TASARIM SUÇTUR

0
sundance
FM2'nin tartışmaya açıldığı bu günlerde UcanTekme Burak arkadaşımın yazdığı yorum, uzun süredir yazmayı düşündüğüm bir yazı için bana bahane oldu.

İçerik yönetim sistemleri gerçekten de tasarımı hayatımızdan çıkartmış mıdır ? Bu kötü mü olmuştur üzerine küçük bir deneme, umarım tartışırız

TASARIM SUÇTUR...
Evet yanlış okumadınız. Ben Kıvılcım Hindistan (a.k.a. Sundance), burda (kendisi de bir tasarım ürünü olan bu sitede) iddia ediyorum ki TASARIM SUÇTUR

Jean Baudrillard derki 'Herşeyin estetik olduğu bir yerde hiçbir şey estetik değildir artık'. Hatta ben bunu daha da ileri gidip tasarımın ilerde bir gün suç kabul edileceğini düşünmeye kadar götürüyorum. Ama düz anlamıyla değil 'mülkiyet hırsızlıktır'daki anlamıyla.

Çevreme bakıyorum, gördüğüm bütün ürünler estetik (ya da estetik olmaya çalışırken, düşük yapmış) tasarımlar. Çünkü eğer öyle olmazlarsa kendilerini sattırma dolayısıyla varolma güçleri yok. Evet, eğer yakınlara gelebildilerse kesin estetik bir şeylere hitap etmek zorundalar. Fonksionalitenin dürüstlüğünü unutalı çok olmuş. Artık, fonksionlarından dolayı bir şeyler satın alanlara zevksiz gözü ile bakılır oldu. Niye ?

Endüstrideki ilerleme yüzünden artık bütün ürünler fonksionalitelerini tam anlamıyla yerine getiriyorlar da değerlendirmek için sadece formlarına mı bakıyoruz ? Kesinlikle hayır, belki buna yakın bir dönem geçirmiş olabiliriz ama şu anda o dönemde değiliz. Form olarak mükemmelliğe ulaşmış bir sürü araç gereç, çok daha basit atalarının yapabildiği bir çok işi artık yapamaz halde. İddia ediyorum ki bu hayat kalitelerimizi de düşürdü. Sadece daha hızlı ve daha etkin olma adına, ağırlığımızı kaybettik. Evlerimiz güzel görünümlü birsürü hurdayla dolu, bir kaç senede bir buzdolaplarımızı değiştiriyoruz, dolmakalem nasıl bir şeydi unuttuk bile...

Öte yandan tasarım her aşamada ilerliyor. Tamamen kendinden ivme alarak, durduramayacağımız bir şekilde ilerliyor. Samsung'un son telefonunun reklamlarını izleyin 'Gerçek renkli ekran ve aerodinamik tasarım' şüphe yok bir tasarım harikası olduğuna ama niye ?

Veya biliyor musunuz ki cep telefonlarında antenin telsiz gibi üstte değil de altta yeralması durumunda yaklaşık 1/3 daha az radyasyon yiyeceğimizi fakat böyle cep telefonları satmaz diyerek bunların piyasaya sürülmediğini ? Veya en sevdiğimiz antensiz (gomulu antenli) cep telefonlarının antenlilere oranla daha fazla beyne radyasyon yaydığını ?

Evet iddia ediyorum ki tasarım suç olacaktır! Çünkü tasarım adına şu an suçlar işlenmekte, binbir türlü şebeklik, şarlatanlık sadece daha iyi satmak adına yapılmaktadır. Bu iş o kadar ileri gitmiştir ki bir reklamcı veya avukatın eline herhangibir tasarım ve sınırsız süre verin, size o tasarımın mükemmel olduğunu ispatlayabilir. Tasarım bu kadar belirsiz, ama bu kadar da belirleyici bir şeydir.

Eminim burada karşı çıkanlar, tasarımın ve estetiğin hala bir sanat alanı olduğunu savunanlar çıkacaktır. Fakat benim düşüncem odur ki, sanat da artık yok!

İzninizle Jean Baudrillard'ın Kötülüğün Şeffaflığı kitabından bir alıntı yapacağım 'Sanatın her yerde çoğaldığını görüyoruz. Sanat üzerine söylem ise daha da hızlı çoğalmaktadır. Ama sanatın ruhu yok oldu. Macera olarak sanat; yanılsama yaratma gücüne sahip sanat; şeylerin daha üstün bir oyunun kuralına boyun eğdiği, gerçekliğe karşıt bir 'başka sahne' kuran sanat, bir tuvalin üstündeki çizgi ve renkler gibi, varlıkların anlamlarını yitirip kendi varlık nedenlerini aşarak bir baştan çıkarma süreci içinde (kendi yok oluşlarının biçimi bile olsa) ideal biçimlerine ulaşabildikleri aşkın bir fügür olarak sanat yok oldu.'

Şu an sanat diye baktığımız, daha şeffaf, daha formüle edilebilir, daha yerine konulabilir bir şey. Fonksionu ise kesinlikle 'daha çok satmak'.

Picasso der ki 'Zevk, sanatın en büyük düşmanıdır.' Bizlerse bugün en çok beğenilerimizle, daha doğrusu kolay kolay beğenmemelerimizle övünür olduk. Bu şekilde kendimizi zevk sahibi diye değerlendiriyoruz. Aynı ilkokulda, ortaokulda kişiliği yeni yeni şekillenmeye başlayan çocukların, öne çıkabilmek, kendilerini gösterebilmek için herşeye itiraz etmeleri, çıkışmaları gibi. Bir sanat tarihi hocam bana bilim ve mühendislik arasındaki temel farkı şöyle açıklamıştı 'İnsanoğlunun temel kurallarını öğrenmeye çalıştığı araştırdığı bunu metodolojik olarak yaptığı konular bilimdir. Fakat ne zaman bir bilim dalının bütün temel kuralları keşfedilir artık bulunacak yeni bir şey kalmazsa, artık o bilim olmaktan çıkar mühendislik dalı halini alır.' Buna örnek olarak da statik mühendisliğini vermişti. Dediğine göre Newton fiziği doğrultusunda statik konusundaki bütün temel kurallar bulunmuş ve artık statik, yeni malzemeler, yeni koşulların eski formüllere uygulanmasından ibaret bir mühendislik dalı halini almıştı.

Sanat'ın geçirdiği evrimi de bu şekilde ortaya koymak bence mümkün. Fakat sanat alanında yapılabilecek herşeyin yapılıp bitmiş olduğundan dolayı değilsanatın günümüz dünyasında eski fonksionunu sürdürmesine imkan kalmaması ve varlığını revize edip ticari bir sürdürülebilirliğe oturtması, hiçbir zaman öl(e)meyecek bir şekilde katledilmesi.

İşte bu cinayeti işleyen, bir zamanlar sanatın özünden çıkan, sanat ve bilimin melez çocukları TASARIM.

Bir zamanlar, (sanat hala bir ruh sahibiyken) tasarım sihirli bir şeydi. Sanatın coşkusunu, heyecanını, canlılığını zeka ile bilimsellikle birleştirdiğinizi düşünün. Planlama ve üretme alanlarında mükemmeliyet, Batı dünyasının her zaman sevdiği, Doğu'nun hiçbir zaman anlayamadığı taş taş üstüne koyabilme durumu. Tasarım ilkeleri, göze güzel gözükme, kulağa hoş gelme kriterleri, kurallar, düzenler vs. vs. vs.

Peki ne oldu ? Zamanla tasarım anne karnında büyümeye, daha irileşmeye, güçlenmeye başladı. Fakat daha doğmaya hazır değildi, çünkü Sanat olmadan tek başına yaşamda kalmasını sağlayacak organlara sahip değildi. Ana karnında güçlenerek, semirerek, annesinin bünyesini güçsüz bırakmak pahasına büyüdü. Doğduğunda herkesin gözleri kamaştı. Tabi ya, teknoloji gelişmiş, artık fark yaratan tek şey hayal gücü ile ortaya konulanlar olmuştu. Ne de olsa onların gerçekleşmesi basit mühendislik problemleriydi. Neden bu daha önce farkedilmemişti ki...

Tasarım, daha ana karnından ayrılığı o gece bir başkasının yatağında uyudu. Ticaret, endüstri, reklamcılık, görsel iletişimdi derken, satan ve satılan herşeyin önünde, arkasında, içinde yeralmaya başladı.

Tasarımın bu altın çağı yüzünden artık çok daha kolay bozulabilir ev eşyalarımız var, veya mühendislik harikası vücutlarına, yüzlerine karşılık, iğrenç sesleri olan şarkıcılar dinlemek zorunda kalıyoruz, ya da beş yıl öncesinin bilgisayarlarından hızlı (fakat daha sık çakılan) miniminnacık, aerodinamik cep telefonlarımız, web tasarımı dendiginde aklina flash gelen insanlarin yaptığı web sitelerimiz var.

Tasarımın bu ezici gücü yüzünden evden işe gideceğimiz süre içinde bile birsürü seçim yapmak zorunda kalıyoruz, herbiri ilgimizi çekmek üzere inşa edilmiş reklam panoları, kıyafetler, arabalar, apartmanlar aralıksız tecavüz ediyor algımıza. Artık beyin yıkanması denen öcüye bile ihtiyacımız yok, çünkü zaten tertemiz, algımız o kadar ajite olmuş durumdaki ilgimizi hiçbir şey üzerinde uzun süre yoğunlaştıramıyoruz.

İşte bu sebeplerle TASARIM SUÇTUR...

'Sessizliğin olmadığı yerde, müzik gürültüye dönüşür.' Johann Sebastian BACH

Görüşler

0
anonim
Sanat ve tasarim tartismalari icin fz''nin uygun bir ortam olmadigini dusunuyorum zira kelimeler anlamlarindan, nerden geldiklerine, niye var olduklarina kadar desilmesi gerekir. bu konularda yillar boyu kutuphaneler dolusu kitapta tartismalar yapilmistir.

Burada yeni iletisim teknolojileri, ve bilgisayarin hayatimizdaki yeriyle beraber dusunerek cikarsamalar yapilabilir. yeni olusmakta olan bilgisayarli kultur tartisilabilir. her yer information oldu, yoksa yuzyillardir boyleydi de simdi mi adini koyabiliyoruz diye dusunulebilir, canli canli ornekler verilebilir, aklimizi basimizdan siyirabilecek kopuslar yasanabilir, information free bir dunya olabilir mi, nasil olacak, dusunceme fiyat bicemiyorsam, nasil yasiycam, bunun ekonomik durumlarini da konusalim, bu yasanan devrimin negatif etkilerini de konsalim, gercekci olmaya calisalim, hayatin icine bakarak tartisalim. Biliyoruz ki modern dunya hayatimizi leisure ve calisma zamani diye ikiye bolmustu, ama simdi butun eglence(leisure) ve ekonomik etkinliklerinin tek bir makineden yapildigi bir dunyadayiz. bu yeni durum nelere sebep oluyor, hayatimiz nereye dogru bicimleniyor bunlari tartisabiliriz.

simdilik bu kadar.


burak
http://www.ucantekme.com
0
sundance
Ben de FZ'i bir kenara bırakırsak, bu yaklaşık on satırlık yazdığın yorumda hiçbir şey söylemediğini düşünüyorum.

Bir dahaki sefere söyleyecek lafın yoksa TARTIŞALIM diye yorum atma rica edeceğim, gereksiz yere ciddiye alıp cevap verebiliriz...
0
anonim
hakkaten cevabına canım sıkıldı. bu iki damlalik gariplikler dunyasinda dogru soz soylemeye calisiyorum. yazdiklarin hakkinda dusunduklerimi soyledim. burda yazilanlarin ictenligini ve samimiligini anlayabiliyorum, bunun yaninda kaldirilabileceklerini de dusunuyorum.

soylemedigimi dusundugun hicbirseyler burada tartisilmasini istedigim konular. anlasilmaz veya sacma geliyorsa bunun altini cizerek soylemeni isterim.

burak
0
sundance
Benim canım, senin TARTIŞALIM yorumuna yazdığım yorumu yetersiz bulup bunu uzun uzun makale olarak yazdıktan sonra senin 'bunu tartışmanın yeri burası değil, bunu tartışmak için yıllar lazım' modunda geçiştirmene sıkıldı.



Yazdıklarım hakkında düsündüklerini söylediğini söylüyorsun. Yazdığın cevabı bir daha okubakalım, benim yazdıklarım hakkında düşündüklerini mi (yazdıklarında benim yazıma en ufak bir referans yok) yoksa, FM'de neler tartışılabiliri mi yazmışsın ?



Hadi sarı çizmeli mehmet ağa olsan anlayacam, tanımadığım adamın teki diyip geçiştireceğim. Ama sanırım o yazdıklarım bundan biraz daha fazla özeni hakediyordu... Ama yine de sağolasın, zaten her zaman herşeyi fazla ciddiye aldığımı söylüyor insanlar, senin söylediğin daha hatırımda kalır herhalde.

0
anonim
yazdiklarimin fm''de neler tartisilabilir oldugu asikar, bu durumda senin yazinin icerigine birebir yorum yapmamis oldugum anlasiliyor herhalde.

yazdiklarimi hicbirsey diye tanimladigin icin oyunlu yazdim. online ortamlarda boyle takilmamak gerekiyor aslinda, yazilanlar dogal olarak okurkenki ruh haline gore baska sekilde anlasilabilir..

gecistirme yapmadigimi dusunuyorum. belki fazlaca bunu burda tartismayalim dedim. bunun icin kusura bakmayin, bahsi gecen konularda fazlaca hassas oluyorum.

burak
0
anonim
İki yıldır bilerek isteyerek spor yapmıyorum.Kıyafetlerime özellikle dikkat etmiyorum.Dış görünüm tasarımımla uğraşıp,öğrenmek istediklerime daha az zaman ayırmak istemiyorum.Yinede -pc konusunda- çokta ´´fazla´´ ilerlediğimi düşünmüyorum,kimbilir belkide bana öyle geliyordur.Şimdi ise yine zamanın yetmemesinden şikayetçiyim.Bu sefer gözümü uyuyarak geçirdiğim saatlere diktim.Ben içeriğimi geliştirecek tasarımlarla uğraşırken,birilerinin :´´bu gece uyumuyor´´ demesini duyar gibiyim.
Belki ´´tasarım suçtur´´ yazısı verdiği örneklerle ilk bakışta bilişimle bağdaştırılamayabilir.
Ama elimizde windows ve bilgisayarı -apple/mac dahil- windows dan ibaret sananlar varken tasarımı konuşmanın bir yersizliği yok sanırım.
İTU Admin:-Ne güzel değil mi tasarım harikası windows varken,pine a ne gerek var.
Anonim:Hey İTU Admin
İTU Admin:Yeah?
Anonim: u are sucks ...Ohh! i am sorry ´´windows is sucks´´ (windows is sucks<-maddog''''s words)
0
anonim
´´bu gece uyumuyor´´ cümlesi ´´bu,gece uyumuyor´´ şeklinde değiştirilmiştir.
Tüm hakları saklıdır,o zaman bulanındır:)
0
sundance
Tyler Durden der ki, 'Self improvement is not the solution, self destruction is the solution'
0
anonim
kopmuşunuz kopmuşum abi seviyorum bu alemi ya! manyaksınız hepimiz! :)
0
tongucyumruk
O söz 'Self improvement is masturbation, self destruction is the answer' şeklinde değilmiydi?

(Fight Club'ı sadece 1 defa sinemada seyretmiş birinden gudik bir yorum dinlediniz)
0
sundance
Yok diildi, filmi üç defa seyretmiş, kitabı dört defa okumuş birisi olarak böyle hatırlıyom :)
0
FZ
Eee, Fight Club seminerini ne zaman veriyorsun o halde? ;-)
0
barisozyurt
fight club semineri' ne gelirim ben de :)
0
anonim
Bence, sanat kendi içinde kapalı bir kavramdır ve başka birşey için varolma gibi bir derdi yoktur. Bence bu noktada çıkış yolun yanlış çünkü tasarım birşeyi beğendirmek için yapılır ve sanat katagorisine girmez. Yani bu elma ile armutu karıştırmaya benzer. Cep telefonlarının tasarımı bir pazarlama aracıdır ve göza alıcı olmaya çalışması ve albenisi olması gayet doğaldır. Picasso resimlerini çok satılsın da ona para kazandırsın diye yapmamıştır. İçinden geldiği için, kendi için yapmıştır. Dediğim gibi bence çıkış noktası yanlış.
mettow
0
FZ
Kimin söylediğine değil ne söylendiğine bak derler. Katılmıyorum ve kimin söylediğine bakıyorum: Yazıyı kaleme alan arkadaşım bildiğim kadarı ile 10 yıla yakın bir süre MİMARLIK eğitimi almıştır. Yani tasarım, kompozisyon, bir şeyleri `estetik ve uyumlu´ şekilde bir araya nasıl getiririz sorusuna cevap vermeye çalışan bir okulda vakit geçirmiş ve burada ifade ettiğinden çok daha fazlasını istese de istemese de öğrenmek durumunda kalmıştır. Dolayısı ile böyle bir adamın başlık olarak kullandığı çarpıcı cümleyi ilk anlamı ile almak yanlış olsa gerektir. Bana öyle görünüyor ki tam da bundan ötürü yazının başlığı da aslında bir `tasarım´dır. Evet ticari bir kaygı güdülmeden yazılmıştır ancak öyle ya da böyle bir kaygı güdülmüştür ve bu kaygı etik bir kaygı gibi görünmekle birlikte etik kaygıların estetikten %100 izole edilebileceğini iddia etmek saçma olacaktır, ne de olsa her şey birbiri ile bağlantılıdır öyle değil mi?

`Zevk sanatın düşmanıdır´ ya da `artık sanat da yok´ gibi laflar da bence tek başlarına çok anlamlı değiller. En nihayetinde estetik, tasarım, vs. dediğimiz şeyler de kültürel şeyler ve toplumdan topluma, çağdan çağa değişiyor ve bir çağın başka bir çağı, bir toplumun başka bir toplumu anlaması güç çünkü tam da bu kültür dediğimiz şey bizi en küçük yaşlarımızdan itibaren şekillendirmeye başlıyor.

Yazı müzik ile bitmiş ben de müzikle bağlantı kurarak birkaç şey diyeyim: Ney denilen enstrüman doğrudan tasavvuf kültürü ile bağlantılı bir enstrümandır dolayısı ile belli bir yaşantının ve kültürün parçası olarak asıl anlamına kavuşmaktadır. Günümüzde ise daha çok bir `gösteri´ya da `performans´ sanatı enstrümanı olarak insanlara erişmektedir. Bu bizi rahatsız eder ya da etmez o ayrı konu ama en nihayetinde bu da toplumun sosyoekonomik evrimi ile alakalıdır ve bir şey yok iken varmış gibi yapmaya çalışmak yanlıştır. Bireysel tavrımızı ortaya koymakta özgürüz ve koymalıyız da ancak çok büyük okyanus dalgalarındaki su damlacıkları olduğumuzu da hatırlamakta fayda var. Bu şekilde daha bilgece hareket edebileceğimizi düşünüyorum, o damlacıklardan farkımız insan olmamızdır ve zaten tam da bu sebepten ötürü o okyanus da başdöndürücü bir şekilde değişmektedir.

Şimdilik bu kadar.

Not: Bence bu gibi konuları tartışmak için en güzel yerlerden biri fazlamesai.net sitesidir ;-)
0
anonim
bu guzel bi yorum
conan
0
anonim
bir de
ne söylendiği değil nasıl söylendiği denir;
çok tartışılır, tasarıma girer
barbar
0
anonim
düşünceler yanlış yada dogru ben tasarım suçtur kelimesine katılmıyorum
ozaman biz insanlar dünya evren çiçek böcek neden tasarlandı herşeyin bir tasarım amacı vardır bu amac yaşamakta ve yaşatılmakta oldugu sürece tasarım suç degildir.
tasarım denen şey akıl hayal gücü insanoglunun ufuklarındaki hissetmedikleri seylerdir.
bill gates mükemmel bir tasarımcı hayal gücünü kullannan bir insan.
internet bir tasarım harikası internet ne amaçla tasarlandı diye düşün bi
bak neler yapıyorsun burda,
ozaman tasarım suç degildir.
tasarım elle tutulamaz bişi sen tutuyorsun
yaratmak allaha mahsus ama biz tasarlarken bir şeyler uretiyoruz buda hemen hemen mecazii anlamda yaratmaktır
0
anonim
Haşa, her türlü yaratmak allaha mahsustur. İnsan yaradan olma iddiasına girerse, bu mecazii dahi olsa, bu günahtır, çünkü Yaradana eş koşmaktır, onla bir anlamda bile olsa yarışmaya kalkmaktır bizim gibi fanilerin muhayilesine bile dar gelir bu düşünce.

0
anonim
ben sadece bir seyler yapmak ve tasarlamak hakkında söyledim ups biliyordum yanlış anlaşıldı
her türlü yaratmak allaha mahsustur. bunu her müslüman bilir ve aksinide idda edemez.
örnek kötü oldu sorryyy
0
anonim
Hristiyanlar bilmiyor ki adamlar yaratmaya devam ediyorlar.
0
anonim
çoluk çocuk burada propaganda yapıyor biz de desifre olmayalım diye anonim yazıyoruz yazık kendimize.
Aha yazıyom dayanamayacagım: Tanrı Yoktur. Olsa da ben görmedim sizin dediğiniz gibi Yaratmaya Kadir değil de engel olan bir tanrı! Tanrı insanı kendi suretinden yarattığını söyler Islam, bundan da mı haberiniz yok ey softalar!
0
anonim
Tanrı çoktan öldü abicim senin haberin yok mu?
0
FZ
Spinoza´nınki yaşıyor.
0
anonim
Niçe'ninki öldü.
0
FZ
Onunki zaten hiç yaşamamıştı. Geçici bir halüsinasyodu :) Kasvetli havalarda ortaya çıkan türden.
0
sametc
sundance yazdığı yazıda tasarımı cok iyi belirtmiş ama maalesef cep telefonu piyasası tasarımlarla uğraşmak zorunda nedeni turkiyede gidin herhangi birisine sorun cep telefonu seçimini nasıl yapıyorsun cevaptasarımı cok hoşuma gitti ve cepe rahat sığıyor şeklinde cevaplar alırsınız ama hiçbir zaman ozelliklerinden bahsetmezler neden cunku her telefonun ozellliği aynı bazıları renkli renksiz bir otomobili ele alalım otomobilde suc kabul edilirmi bende düşünüyorum araba alanlar hayatta tasarımına bakıpta ya cok guzel araba demezler işte motor cok iyi falan 4 ceker gucu var ne guzel değilmi cevapları alırız ....bazı yerlerde suc kabul edileceğini ben de kabul ediyorum ama her platformda suc sayılacağını hiç düşünemeyiz cunku bazı şeyler tasarım gerktirir
ornek windows arayuzu kolay kullanılabilirliğini sağlıyor ama ,işlevselliiği cok kotu işte beni anladınız sanırım (bu dusunceleri yanlış yazmış olabilirim yada yanlış okumuş olabilirimn yazıyı onun için şşimdiden ozur diliyorum duzelticeğinze şimdiden teşekkürler
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

BBC arşivlerini dünyaya açıyor !

sundance

Newsforge'un haberine göre BBC, bütün arşivini Internet üzerinden özgürce erişilebilir hale getirecek. Yakın tarihte gerçekleşmesi beklenen bu projenin, Özgür Yazılım'ın ilkelerinin sadece yazılım alanında değil, başka alanlarda da yaygınlaşmasının önemli bir örneği olacak.
Dr. Who ve Red Dwarf bir yana, ne belgeseller, dünya tarihine şahitlik etmiş ne anlara şahitlik edebileceğiz bir düşünün.

Gerçek Dünya - Sanal Dünya

sundance

İbn-i Haldun`un bir hikayesi vardır; `Rüyasında bir adama rastlar, adamla sohbet ederler. Uyandığında artık emin değildir hangisinin rüya, hangisinin gerçek dünya olduğundan`

\r\r\r\r \r\r\r\r California Üniversitesi Ekonomi Bölümünden, Edward Castronova isimli bir araştırmacı da benzer bir şüpheye düşmüş olacak ki, online oyun dünyası olan Everquest ve Everquest`de ele geçirilen malların satıldığı ebay açık arttırma sitesindeki işlemleri inceliyor ve sanal bir dünya olan Norrath`ın gerçek dünya üzerindeki ekonomik profilini çıkartıyor. Bazı sonuçlar korkutucu derecede ilginç;

\r\r -Öncelikle kişi başına düşen üretim yıllık $2266
\r -Dünyanın en zengin 77.ci devletine karşılık geliyor
\r -Everquest parası Amerika`da yen'den daha geçerli :))
\r

Elektronik Edep ve Edebiyat

FZ

Radikal Gazetesi yazarlarından ve Sabancı Üniversitesi öğretim üyelerinden Hasan Bülent Kahraman´ın son yazısı elektronik iletişimin ne kadar kalıcı olduğu ya da olabileceği üstüne:

... Artık telefonu bıraktık. Bir anlamda yazıya geri döndük. Herkes ötekiyle, yan yana iki odada bile olsalar, elektronik posta aracılığıyla haberleşiyor. Bu yazının geri dönüşü demek.Ama acaba öyle mi?

Bir kere bu yazının hiçbir kalıcılığı yok. Bugün artık hemen hiç kimse her haberleşmeyi kağıda dökmüyor. İkincisi, bu yazıların herhangi bir yazı değeri yok. Hiçbir yazı özenine sahip değiller. Ne imla, ne bir şey. Tamamen 'can kurtarma' amacıyla çırpıştırılmış şeyler. Bana öğrencilerden gelen mesajları anlamak bir sorun. Kısacası, elektronik yazışmanın 'edebi' oluşmadı, edebiyatı nasıl doğacak bilmiyorum.

Uyanamayanlara kesin çare!

sundance

Siz de o her sabah silah zoruyla yataktan kalkanlardan mısınız? Alarmınızı tekrar tekrar susturup, beş dakikalık işkencelerle güne başlamak zorunuza gitmiyor mu? Peki işinizi kaybetme korkusu?

Peki daha direkt olalım, alarmı her susturduğunuzda para kaybediyor olsanız? Sanırım bu biraz daha etikili olur değil mi? O zaman buyrun sizi ThinkGeek'e alalım, kendinizden nefret etmek için yeni bir yöntem bulmuşlar SnuzNLuz isimli bu saat, gerek Rj45 gerek wireless (WPA destekliyor) olarak Internet'e bağlı ve snooze düğmesine her bastığınızda hesabınızdan (dünya üzerinde 1600 banka destekliyor) nefret ettiğiniz bir organizasyona (6200 tane içinde mutlaka size karşı olan vardır) belirlediğiniz bir miktar parayı bağışlıyor! Snooze'a her bastığınızda kendinizden biraz daha nefret ediyorsunuz (tabi uyanınca) (Ed:Bilgi için Mehmet Köse'ye teşekkürler)

Arşivcilik ve Çöp Toplama Üzerine

sundance

Bir arkadaşım var 700'e yakın MP3 cd`si ile sanırım Türkiye'deki en büyük arşivlerden birine sahip, bende ise yaklaşık 50 MP3, 100 kadar Divx, 150 kadar da VCD var.

DSL sahibi olduğumuzdan beri yaklaşık 4Gb kadar Reggae ve Blues indirdim Internet'ten. Geçenlerde oturup arşivimi bir gözden geçirdiğimde gördüm ki, daha önce müziğe, filmlere olan açlık sebebiyle başlayan arşivleme güdüm, artık enerjisini sadece kendinden alan bir manyaklığa dönüşmüş. O kadar çok seyretmediğim filmim, dinlemediğim MP3'üm var ki...