Steve Jobs' tan hayat dersleri

0
Tarık
Macintosh ve Pixar ' ın kurucusu, hali hazırda yöneticisi Steve Jobs' tan kendi yaşamının kırılma noktaları, seçimleri ve hayatı hakkında değerli bir konuşma.
http://www.dailymotion.com/video/x3j81k_steve-jobs-ac-kal-budala-kal

Birçok kişiye bireysel motivasyon manasında faydalı olacağını düşünüyorum. Zira ülkemizde yoksunluğunu fazlasıyla hissettiğimiz konulardan biridir motivasyon.

Görüşler

0
anonim
Kesinlikle harika bir konuşma.

Ve de bir arkadaşıma seyretmesi için göndereceğim.
Şu an fazlası ile ihtiyacı var :)
0
Racih
Çok anlamlı konuşma olmuş.İlk kez ne yapacağımı net olarak biliyorum.Bu adamdan öğrenilecek çok şey var ...
0
ahmetturky
Türkiye'de basında "eksik" çıkan "open source", "free software as in freedom" haberleri ile dalga geçen fazlamesaicilere:

-Macintosh Steve Jobs'un kurduğu Apple şirketinin bir bilgisayar modelidir dolayısıyla Steve Macintosh'un kurucusu olamaz.
-Pixar'ın kurucusu George Lucas'dır. Steve Pixar'ı George'dan satın alıp Disney'e satmştır.

İğneyi başkasına çuvaldızı kendimize batıralım.
0
Tarık
Evet hakkınız var Macintosh yerine Apple olması gerekiyordu. Pixar kurucusu değil yöneticisi olduğu bir şirket. Gönderen olarak hatayı yapan benim. Aslında yazarken farkındaydım, ama bu haberde içerikten çok görüntü mevzu olduğu için özen göstermedim. Sonradan değiştirme imkanım da olmadığından öylece kaldı. Site yöneticileri görürse düzelteceklerdir.
0
anonim
Bu haberin orjinal metnine bakmak lazım. İmla hataları editorler tarafından düzeltirilirken haber metni yanlışlığa kurban gitmiş olabilir. Haberi gönderen kişinin kapasitesi ve Türkçe bilgisi yeterli değil çünkü.
0
robertosmix
Aslında Bill Gates'in hayatının da Steve Jobs'tan geri kalır bir tarafı yok.
0
auselen
Jobs'tan varlıklı doğmuş olduğunu düşünüyorum.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

FM ne kadar teknik ?

sundance

FM yayına başladığından bu yana yaklaşık üç yıl geçti. Bu süre içinde, hayatımızda bir çok değişiklikler oldu, birçoğumuzun evine Internet girdi, yeni teknolojiler gelişti, cep telefonlarımız, cep bilgisayarlarına dönüştü vs.

Bu hal ve gidişat içinde, FM okurlarının sitenin mevcut yapısını nasıl bulduklarını merak ettik. Sizce FM gerektiği kadar detaylı ve teknik bir şekilde, Internet ve insan konularına eğiliyor mu ? Yoksa aşırı teknik bir şekilde antin-kuntin mevzularda kayıp mı oluyor ? :)

fazlamesai.net'e soralım: J2EE mi yoksa .NET mi?

FZ

MIT hocalarından Philip Greenspun tercihini .NET'ten yana kullanmış. Greenspun'ın 11 Nisan 2002 tarihli yorumlarından sonra en son 8 Mart 2005'te bir yorum gelmiş. Son 3 sene içinde gelen yorumlar ağırlıklı olarak .NET taraftarı yorumlar. Genel hava şu: Eğer bir sürü programcı çalıştırmak istiyorsanız, çok büyük şirketseniz, bol bol paranız varsa, vs. buyrun J2EE ile sistem geliştirin. Daha sıkı koşullar altında çalışıyorsanız şu anda .NET çok daha hızlı ve etkin sistem geliştirmeye ve programlamaya izin veriyor. Tabii buna itirazlar da var: EJB'den yola çıkarak J2EE'yi kötüleme hatasına düşmeyin! gibi. Bir başka yazılımcı ise "yahu bir satır kod değiştiriyoruz, application server'ı başlatmak 3 dakika sürüyor, el insaf" şeklinde şikayet ediyor.

IT sektörünün acar FM üyeleri bu konuda ne der? Acı dolu yazılım deneyimlerini bizimle paylaşmak isteyenler, hodri meydan, yanınızda rakamlarla gelin ve hangi platformu neden tercih ettiğinizi güçlü bir şekilde açıklayın.

Çıldırmak Ya Da Depresyona Girmek: Ailecek

FZ

Üç farklı coğrafyadan gelen üç düşünür, üç bilim insanı. Üçünün de farklı sözcüklerle yazdıkları ama ortak konuya değindikleri bir yazı. Böylesine bir kesişimi not etmemek buraya haksızlık olurdu.

Gündüz Vassaf'ın 6 Ocak 2008, Pazar günkü yazısından bir bölümle başlayalım "21. yüzyılda çıldıranlar, çıldırmayanlar":

"Mesleğimden vazgeçmemde Hacettepe Üniversitesi Hastanesi psikiyatri polikliniğinin bekleme odasının duvarında asılı yazınının mutlaka etkisi olmuştur.

'Dünyayı değiştirmeye çalışacağına kendini değiştirmeye bak.' Nerdeyse tüm dünyada gençliğin ayaklandığı yıllardı. Düzene karşı gelen '68 kuşağının, sınırsız, savaşsız dünya özlemini belki en iyi John Lennon'un 'Imagine' adlı şarkısı özetliyordu. Sonuçta '68 kuşağı yaşlandı, düzenle bütünleşti. 'Olgunlaştı,' 'gerçekçi' oldu. 21. yüzyılın yeni kuşakları insanı çıldırtan bir dünyaya doğuyorlar. Teröre karşı verildiği söylenen savaş çıldıranları daha da çıldırtıyor. Türümüzün tarihinde zengin yoksul uçurumu bu kadar aşılmaz olmamış, zenginler servetlerini bu kadar fütursuzca sergilememiş, servet, şöhret uğruna değer yargılarımız bu denli altüst edilmemiş, ahlak bu denli umursanmamıştı.

Kopya korumalı kompakt diskler yolda

butch

msnbc.com'un haberine göre nisan ayıyla beraber müzik endüstrisinde yeni bir dönem başlayacak. Sebep kopya korumalı ilk kompakt-diskin Amerika'da piyasaya çıkacak olması. Bu yenilikle müzik cdlerinin artık dijital olarak kopyalanması mümkün olmayacak. Bence bunun aşılması da uzun sürmez, sizce?

İnsanda multi tasking ve zararları

sundance

Çok ünlü bir Zen atasözü vardır
`Yürürken yürü, yemek yerken yemek ye, uyurken uyu`

Çevremdeki insanlara (ve bir ayna vasıtasıyla kendime) bakıyorum da, sanırım tarih boyunca hiçbir zaman bu ilkeden bu kadar uzaklaşmış olamayız. Baksanıza tek bir işi bile düzgün beceremiyen (güya multitasking) Windows işletim sisteminde (gözünü sevdiğimin Amiga`sı), bir taraftan ICQ`dan yazışırken, bir taraftan Internet`de haber yazıyor, bir taraftan da sırtım dönük televizyondan bir film `dinliyorum`

Yürürken sadece bir angarya yapıyoruz, yemek yerken bilgisayarla uğraşıyoruz, uyurken televizyon seyrediyoruz. Yani hiçbir işi tam yapmıyoruz...