Güzel bir araba (Quicktime ile IP üzerinden canlı yayın)

0
anonim
Bilişim 2001`i gezerken gözüme 2 şey takıldı: 1`ncisi Türkiye`de özellikle IT sektöründe kriz filan yok, adamlar ucuza eleman çalıştırmak (ya da işten adam atmak) için krizi bahane ediyor, 2`ncisi ise bir araba, bu araba gerçekten ilginç idi, bir canlı yayın arabası idi arabanın diğer TV`lerdeki canlı yayın araçlarından tek farkı bu araba IP yani internet protokolü üzerinden canlı yayın yapıyordu. Biraz inceledim ve detaylı bilgi sahibi olmaya calıştım ve hayretler içinde kaldım, neden mi fikir acayip güzel ve hiç de zor bir olay değildi yani böyle bir araba yapmak öyle çok büyük teknik bilgi gerektirmiyordu.
Herneyse biraz arabayi anlatayayım; araba uydu üzerinden ISP`nin merkezi ile bağlı, yetkililerin anlattığına göre uyduya bağlantıları hubless yani anladığım kadarı ile bir atlama merkezi yok direk arabadan merkezlerine iniyorlar. Gelelim yayın kısmına şirket değişik açılardan yaklaşık 10 adet kameranın görüntüsünü Macintosh Serverlar sayesinde paketler halinde merkezlerindeki Streaming Server`a gönderiyor, ve streaming server da gelen paketleri kullanıcıların erişimine açıyor. Tüm yayın QuickTime formatında yani izlemek için QuickTimePlayer olmasi şart. Fuarda MS teknolojisi ile de yayın yapanlar vardı ama böyle bir arabadan değil, onları da inceledim, bir Mac kullanıcısı olarak tarafsız kalırsam (sanki mümkünmüş gibi) gerçekten QuickTime bu konuda cok başarılı. Galiba biz bu canlı yayın arabasını konserler ve partilerde de göreceğiz, bence şimdiden QuickTimePlayer`larımızı hazir edelim ne zaman hangi konser veya etkinlik internet`ten yayınlanacak bilinmez.

Görüşler

0
sundance
Kriz mi ? Bilişim`e giden kimseyi zaten kriz olduğuna inandırmak mümkün değil ki ? Hala $5000-$10000 skalasında maaş alan müdürler, $500 maaş alan adamın maaşını $400`e indirmenin bahanesini arıyorlar sadece. Bana mı ? Tabi ki, bu kriz sana, bana (bir de otomobil sektörünün önde gelen Silah Teknolojisi şirket var ;=) ama birsürüsünün tuzu kuru
(Anlayan anladı)
0
FZ
sundance arkadaşıma tüm kalbimle katılıyorum. Kolay adam alıyorlar, kolay adam harcıyorlar, adam kullanmayı, yönlendirmeyi, çalıştırmayı bilmiyorlar ve sonra gene adamları suçluyorlar.

Sonra kalkıp yönetim guruları diye acayip bir kategoriye giren insanların seminerlerinde saatlerini ve paracıklarını harcıyorlar.

Belki de şirketler, insanlar, yönetim vs. konularında düşünürken alçakgönüllü ve yüzyıllar önce yazılmış Tao Te Ching''i hatırlamakta fayda var:

En bilge olanı kimse bilmez
Daha alttakini tanır ve severler
Daha alttakinden korkarlar
Daha da alttakini ciddiye almazlar

İş yapılıp bittiğinde
Özgürüz diye düşünür herkes

Neden bilmem tam yazıyı gönderecekken aklıma lonca kavramı geldi... Hmm...
0
Max
guzel solediniz ikiniz de ama arkadaslar konu araba yaw kriz degil :P araba ile de bisiler desenize :)
0
FZ
Valla hocam sen de haklısın ama yani aynı yazı içinde hem teknoloji ama hem de insandan bahsedilince insan daha ağır basıyor ne yapalım.

Sürçü lisan ettiysek affola.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

E-ticaret sitelerinde hatalar

cs

ACM Istanbul Bölümü'nün Salı Günü gerçekleştirilen toplantısında bahsettiğimiz yeni projemiz, Türkiye'deki e-ticaret sistemlerinin genel durumunu açıkça gözler önüne serecek.

Odak noktamız e-ticaret web sistelerindeki bug ve hatalar.

Özellikle web arayüzlerinde karşılaşılan "internal" hata mesajları ve diğer bütün buglar geçerli.

Örneğin; "Error 500: The "xml" attribute illegally evaluated to "null" or "" in "

Geçtiğimiz hafta İGDAŞ, BEDAŞ; TTNet, Türk Telekom, İSKİ, Garanti Bankası, Migros Online, AtlasJet web sitelerinden örnekler bulduk.

fazlamesai.net'e Soralım: Test Driven Development Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

anonim

Aslında uzunca bir süredir haberim var TDD den ancak bir türlü daha ayrıntılı incelemeye fırsat bulamıyordum.

Beni ateşleyen artima.com daki bu makale ona gelen yorumlar oldu. TDD sizce yeni bir yaklaşım mı? Yoksa büyük çaplı projelerde onlarca test yazdıktan sonra detaylı iş tanımları yazmaktan bir farkı yok mu ?

Not: Bu arada makaledeki M$ye ait linkin M$ tarafından sitelerinden kaldırılmış olması bir diğer ilginç nokta...

Pasaportumdan Çip Çıktı

redogre

Naviga Çıktı Bayilerinizden Israrla İsteyiniz!

sundance

Yelkencilik, denizcilik konuları ile ilgilenenlerin gözü aydın. Naviga adında dört başı mahmur bir yelkencilik dergimiz oldu. Kendilerine yayın hayatlarında başarılar diliyoruz.

Şimdi bunun fazlamesai ile ne ilgisi var diyecek kişiler için açıklama: Yıllardır CD yanında promosyon kabilinde verilen, her sayısı bir kaç günde kotarılmış, teknik makaleleri yüzeysel Word Excel ve Visual Basic kurslarının hiçbir zaman ötesine geçemeyen bilgisayar dergileri ile dolu bir piyasa için elbette ki mutlu bir haber bu. Maksimum birkaç bin kişilik yelkenci tayfası böyle bir dergi çıkartmayı becerebiliyor ama bu kadar Linux kullanıcısı, bilgisayar programcısı bir Dr. Dobbs Journal ya da Linux Format ayarında bir dergi çıkartamıyoruz. Basiretsizliği takdimimizdir
Naviga´yı bayilerden ısrarla isteyiniz....

Bira göbek yapmıyor!

sundance

Register.com'un haberine göre, bira göbek yapmıyor! Bira, şarap, süt ve portakal suyunun karşılaştırmaları sırasıyla % 41 - 77- 64 ve 42 oranlarında kalori içerdiklerini belirlenmiş.

Öte yandan, bira ile birlikte kebap yemenin, özellikle de döner kebabın (aynen böyle yazıyor) ve körili sosların, kilo almaya yol açtığı ama öte yandan bunların da kelliği azalttığı ve Duracellvari bir performans artışına yol açtığı da belirtiliyor.
Yok abi ben bira içmiyorum artık, göbek yapıyor diyip ülkemizdeki IT sektörünün gelişmesinin önünü tıkayanlara önemle duyrulur ;)