Sanat ve Tasarım Odaklı Programlama

0
arikan
Bugün pek çok sanatçı ve tasarımcı paketlenmiş yazılımlar (Photoshop, Illustrator v.s. Adobe serisi) kullanarak görsel ve işitsel iş üretiyor. Bu yazılımlar onları üreten kişiler tarafından tanımlanmış sınırlarda iş üretilmesine izin veriyor, haliyle bu durum birbirini takip eden banal işler üretilmesine sebep oluyor. Oysa üzerinde çalıştığımız bilgisayara bir araç değil de bir medya olarak baktığımızda pek çok yeni düşünceyle karşılaşıyoruz.



Bir medyaya şekil vermek yaratıcı faaliyetin en önemli noktası olduğundan bilgisayara şekil verebilmek onu programlayabilmekten geçiyor. Ancak bir sanatçı veya tasarımcı olarak programlama öğrenmek zaman alan, çoğu zaman da “teknik” olduğundan uzak durulan bir şey. Bu duruma çözüm aynı şeyleri yaşamış olan ancak emek verip programlama öğrenmiş kişilerin geliştirdiği basitleştirilmiş programlama dillerinden ve ortamlarından geliyor. Bu diller yüksek seviyede (doğal dile yakın) olduklarından kullanması kolay ve çabuk prototip programlar yazmaya, skeçler yapmaya yarıyor. Bu programları deneyip, bir iki saat içinde dinamik görseller programlayabilirsiniz:

Processing
http://www.processing.org

Design By Numbers (Internet üzerinden kullanılabilir)
http://dbn.media.mit.edu

Context Free
http://www.ozonehouse.com/ContextFree

Scriptographer
http://www.scriptographer.com

VVVV
http://vvvv.meso.net/tiki-index.php

Jitter
http://www.cycling74.com/products/jitter

Puredata
http://puredata.info

Supercollider
http://www.audiosynth.com

Chuck
http://chuck.cs.princeton.edu

Görüşler

0
FZ
SuperCollider sadece Mac OS üzerinde mi çalışıyor? Ana sayfasında başka bir işletim sistemine dair bilgi göremedim de.
0
sefalet
Çok güzel bir bilgilendirme olmuş elinize sağlık.Uzun zamandır kafamda hareketli görüntüye dayalı bir fikir var.Ben tanıttığınız yazılımları yavaş yavaş deneye dururken, düşüncemi gerçekleştirmeme hangisinin daha yararlı olabileceği hakkında fikri olan olursa çok sevinirim.

Yapmak istediğim şey; fareyi hareket ettirdiğinizde birden fazla noktanın simetrik hareketinin sağlanması.Böylece simetrik hareket eden noktalar değişik desenler ortaya çıkarıcak.Yani sırf noktaların hareket etmesini değil hareket ettikçe geçtikleri noktaları boyamasını da istiyorum.

Bu özellik Mac kullanıcılarına yabancı gelmemiş olabilir.Çünkü bu özellik doksanların başında kullandığım "Mac Paint" yazılımının bir özelliğiydi.

Bunu yapabilmek için hareket betikleri (action script) öğrenmeyi bile göze almıştım eğer daha kolay yolunu bilen varsa, önerilere açığım.
0
arikan
Processing veya DBN (Design By Numbers) ile bunu cok kolay yapabilirsin. Ornegin su adreste bahsettigine benzer bir is var: http://plw.media.mit.edu/people/arikan/2003/dynamic_compositions/R/R03/applet/index.html bunun kodunu alip processing icinde calistirabilirsin. paremetrelerle oynayip, degisikj seyler cizebilirsin ekrana. mesela renkleri degistirip, cizgileri lklainlastirabilirsin.
0
sefalet
Processing sitesinde learning kısmındaki örneklerin hemen hepsine baktım aralarında ilginç şeyler olmasına rağmen pek simetri uygulaması bulamadım.Ordakilerin dışından bazı örneklere ulaşmam mümkün mü?

Sizin uygulamaya da baktım, fakat onda da simetriden çok dalga etkisi yaratma var sanki.Bu arada kodları kopyala yapıştır yapınca processing de çalışmadılar.
0
redogre
Ben processing i öneririm, çok az programlama bilgisiyle ısınabileceğiniz, teknik gereksinimi az bir "dil". Java ile basic arası denebilir. Amaca yönelik küçük şeyler yapmaya uygun olacak şekilde bir çok şey basitleştirilmiş.
0
arikan
Processing gorsel programlamaya odaklanmis bir Java lehcesidir diyebiliriz.
0
arikan
bu yukardaki yaziya ekledigim gorseli yaratan programin calisan halini burda gorebilirsiniz:

http://plw.media.mit.edu/people/arikan/2003/dynamic_compositions/A/A07/applet/index.html

bunun kodu acik, kodu burdan processing IDEsi icine kopyladaginizda calisacaktir. Parameterle oynayip neler yapilabildiini gorebilirsiniz.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Çıldırmak Ya Da Depresyona Girmek: Ailecek

FZ

Üç farklı coğrafyadan gelen üç düşünür, üç bilim insanı. Üçünün de farklı sözcüklerle yazdıkları ama ortak konuya değindikleri bir yazı. Böylesine bir kesişimi not etmemek buraya haksızlık olurdu.

Gündüz Vassaf'ın 6 Ocak 2008, Pazar günkü yazısından bir bölümle başlayalım "21. yüzyılda çıldıranlar, çıldırmayanlar":

"Mesleğimden vazgeçmemde Hacettepe Üniversitesi Hastanesi psikiyatri polikliniğinin bekleme odasının duvarında asılı yazınının mutlaka etkisi olmuştur.

'Dünyayı değiştirmeye çalışacağına kendini değiştirmeye bak.' Nerdeyse tüm dünyada gençliğin ayaklandığı yıllardı. Düzene karşı gelen '68 kuşağının, sınırsız, savaşsız dünya özlemini belki en iyi John Lennon'un 'Imagine' adlı şarkısı özetliyordu. Sonuçta '68 kuşağı yaşlandı, düzenle bütünleşti. 'Olgunlaştı,' 'gerçekçi' oldu. 21. yüzyılın yeni kuşakları insanı çıldırtan bir dünyaya doğuyorlar. Teröre karşı verildiği söylenen savaş çıldıranları daha da çıldırtıyor. Türümüzün tarihinde zengin yoksul uçurumu bu kadar aşılmaz olmamış, zenginler servetlerini bu kadar fütursuzca sergilememiş, servet, şöhret uğruna değer yargılarımız bu denli altüst edilmemiş, ahlak bu denli umursanmamıştı.

Yazılımcılar İnsan Beynini Anlama Konusunda Biyologlardan Daha Avantajlı (Mı?)

FZ

Sabah yolda gelirken ve insan sinir sistemini düşünürken aklımdan şunlar geçiyordu: "The most undocumented information processing system of all times."

Gün içinde, Redwood Neuroscience Institute bünyesinde çalışan Bill Softky´nin iki makalesini okuduktan sonra sabahki düşüncelerim aklıma geldi:

TTNet: İnanılmaz bir problem çözme hikayesi

sundance

Belki farkındasınızdır yaklaşık son iki haftadır Fazlamesai`de fazla bir değişiklik yoktu. Bunun temel sebebi, bizim tembelliğimizden çok TTNet`ten aldığımız DSL hattının bir gece yarısı durup dururken offline olması ve bir daha gelmemesiydi.

\r\r\r\r\r Çok eğleneceğiniz bu hikayeyi muhakkak okuyun...

Bu sabah bir şeyler farklı

sundance

Hiç kendinize gerçekten ama gerçekten sordunuz mu 'Ne yapıyorum?' diye, veya 'Bu yaşamak istediğim hayat mı ?'

Sorsanız iyi olur çünkü herşey bir trafik kazasına bakıyor.

Yarın sabah uyandığımda ilk bir kaç saniyenin tadını çıkartmak istiyorum. Kim olduğumu, nerede uyandığımı ve 18 Aralık 2000'de ne olduğunu hatırlamadan önceki mutlu birkaç saniye...

Çünkü biliyorum ki artık hayatımda bir eksik var. Hem de Serdar gibi büyük bir eksik...

fazlamesai.net'e soralım: 'Linuxçu' diye bir insan türü var mı?

FZ

"Linuxçu" diye nitelendirilebilecek bir "insan türü" var mıdır? İnsanlara gerçekten itici gelebilir mi? Güzel bir şeyi sunmak ne denli önemlidir? Gerçekten düzgün çalışan ve iyi işleyen sistemler bazı sunum şekillerinden ötürü "dışarıdan birilerine" itici gelebilir mi? Teknoloji, sosyoloji ve psikoloji arakesitinde ne denebilir? Bütün mesele gerçekten özgürlük müdür? Yoksa kişisel bazı problemler midir?