Sony'nin yarattığı çalkantının dinmesine daha çok var...

0
conan
Şurada daha önce değinmiştik. Konu kişisel bloglardan, bilgisayar basınına ve daha sonra ana basına taşınan konuların belki de en güzel örneği. Bruce Schneier'in Sony'nin yediği bu halt konusunda söyleyecekleri bitmedi. :) Bu adreste enfes bir özet geçmiş üstad.

Yazıdan bazı çarpıcı cümleler:
- The only thing that makes this rootkit legitimate is that a multinational corporation put it on your computer, not a criminal organization.
Bu rootkit'i haklı kılan tek şey bir suç örgütü tarafından değil, çokuluslu bir şirket tarafından sisteminize yerleştirilmiş olması.

(Piyasadaki anti-virüs şirketlerini Sony'nin rootkit'ine karşı birşey yapmakta çok geç kaldıklarını eleştirdikten sonra)
... Bad security happens. It always has and it always will. And companies do stupid things; always have and always will. But the reason we buy security products from Symantec, McAfee and others is to protect us from bad security.
... Kötü güvenlik hep vardır ve hep olacaktır. Ve şirketler aptal şeyler yaparlar; yaptılar ve hep yapacaklar. Ama Symantec, McAfee gibi şirketlerin ürünlerini satın almamızın nedeni bizi kötü güvenlikten korumaları.

Görüşler

0
Sabutay
http://www.the-interweb.com/serendipity/index.php?/archives/54-Breakthrough-after-breakthrough-in-the-F4I-case.html#comments bunu da es geçmemek lazım.
0
feran
İşte basının gerçek işlevi ve gücü!
0
FZ
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Egzost´lu bilgisayar olur mu demeyin!

conan

Bu da düşünülmüş ve benim gibi bilmem kaç tane bilgisayarı olup fan sesinden delirenler ya da sistem odaları bilgisayarlardan dolayı çok ısınanlar için Bilgisayar Egzostu icat edilmiş. Egzost sistemini bilgisayarı arkasına verip diğer ucunu da duvar boşluğuna monte ediyorsunuz. Yani ise yarar mı bilemiyorum ama yine de ilginç bir görüntü :) Duvara monte edilmiş bilgisayarlar!

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

21. Yüzyılın En Önemli Mühendislik Problemi: Kişiye Özel Öğrenme Sistemleri

FZ

ABD Ulusal Mühendislik Akademisi 21. yüzyılda en önemli kabul ettiği 14 mühendislik problemini "Grand Challenges" başlığı altında yayınladı. Bu listedeki maddelerden biri de "kişiselleştirilebilen öğrenme sistemlerini geliştirmek".

Kablosuz İstiklal

FZ

Internet sokağa taşındı İstiklal Caddesi kablosuz internete kavuştu.

İGDAŞ´ın öncülüğünde, Koç.net ve Cisco´nun teknolojik desteğiyle gerçekleştirilen projeyle Beyoğlu´nda internete artık kablosuz bağlanmak mümkün olacak. Projeyle, İstiklal Caddesi boyunca açık alanlardan, kafelerden ya da herhangi bir başka noktadan, mobil cihazlar, dizüstü bilgisayarlar veya PDA'lar ile isteyen herkes internete kablosuz olarak bağlanabilecek.

Türkiye´deki ilk kablosuz internet cadde uygulaması olan proje, New York, Londra ve Paris´in ardından dünyada dördüncü uygulama olacak. İstiklal Caddesi´nde hayata geçirilen uygulama ile İstanbul kenti çağdaş ve dijital bir metropol olma yolunda önemli bir adım daha atmış oluyor. Projeyle, Taksim başlangıcından Galatasaray Lisesi'ne kadar olan bölümünde oluşturulan Kablosuz Bağlantı Noktaları sayesinde İstiklal Caddesi, kablosuz internet erişim alanı haline getirildi. Böylece, cadde boyunca herhangi bir noktadan veya herhangi bir kafeden internete kablosuz bağlanmak mümkün hale geldi.

Yine virus yine windows

sametc

Sysbug-A adlı virüsün windows kullanıcılarının pc'lerine bulaştığı belirtiliyor.

Kanadalı güvenlik şirketi WhiteHat Windows 2000, Windows 98, Windows 95, Windows ME, Windows NT ve Windows XP kullanıcılarının bu yeni virüsün saldırısına uğrayabilecekleri yönünde uyardı.

Eğer bu virus saldırısına uğramak istemiyorsanız JAMES2003@hotmail.com'dan gelen mailleri açmayın.

haberin devamı:www.ntvmsnbc.com