Aslında bu konularla pek aram yoktur. Bu sefer üşenmeyip tasarıyı okudum. Genel olarak aklımda çok belirgin şeyler oluşmadıysa da, anlamadığım birkaç nokta var;
*) Bu konuda yeterince başarılı olan ülkelerde eminim ki yasalar da bir o kadar başarılıdır. Peki bu ülkeler bu konuda (Astronatların zorunlu inişi....) ne diyorlar acaba?
*) Diğer ülkeler böyle bir antlaşmayı imzalamaya neden yanaşsın?
*) Biz neden umutsuz bir şekilde bu gibi şeyleri sürdürüyoruz?
Bu jargonu pek bilemiyoruz ama, galiba soylenmek istenen baskalarinin alet edevati bizim bahceye duserse, geri verecegimize dair taahhut gibi bir sey... Bizim ki de oraya duserse, onlar versinler, vs. Tabii onun icin ilk once birsey firlatmamiz lazim! Uydu isini ogrendik, biraz da balistik fuze islerine girelim canim. Japonya ilk kez savastan sonra savunma harcamalarini arttiriyor, dikkat. Kuzey Kore tepelerinden fuze salladi, korktular. Almanya ar-ge atilimi baslatacak, cok onemli. Dersiniz ne alakasi var? Bilmem.
Ben de küçükken astronot olmak isterdim. Sanırdım ki her ülkede NASA gibi bir kurum var. :-P
Sonra büyüdüm ve olmadığını öğrendim.
Kısa bir süre sonra da ``uzayın bittiği yer nasıl bir yer yani *dışarıda* ne var?´´ sorusunu sormaktan vazgeçtim zaten, bana bunlarla uğraşmak yerine ders çalışmamı sonra da bir işe girmemi tavsiye etti büyüklerim.
Ha bu arada, valla benim bahçeme uydu ya da benzeri bir şey düşerse vermem, haberiniz olsun, daha doğrusu haberiniz olmasın, saklarım ben onu :-P
Bende küçükken astronot olmayı isteyen bir tek ben varım sanıyordum. Yalnız değilmişim :) Hazır söz meclisten açılmışken bize pek uymayan bir gelişme ama şu habere bakmakta fayda var. Sanal İmza Yasa Tasarısı [www.turkiye.gov.tr]
"Cem Yılmaz" hazretlerini pek sevmem ama yazıyı okuduğum zaman hemen aklıma onun şu "Uzay ve Türk" konulu gösterisi geldi... Herhalde zıplamaya çalışıyoruz ;) (Nitekim anca çıkarız değil, anca çıkamayız...)
Cem yilmaz'in en guldugum esprisi "Robocop Turk olsa ismi ne olurdu?" Hasan SLX. :) !!!
Iki ayri dunyadan kavrami bitistirgetirince baba espriler cikiyor vallahi.
Gene de derim. Birey bazinda milletimi alnindan operim; Sistemi bozuktur, dogrusunu kuramayan bastaki birkac adami tekmelemek lazim. Uzay'a da gideriz. Dunya capinda astrofizikcimiz var, matematikcimiz de. Birileri su ana malzemeleri karistirip guzel bir yemek yapsin artikl!
Sahiden saka gibi..Ama gercek olmasi kara mizahcilar icin bulunmaz bir konu...
Ayrica bende kucukken astronot olmak isterdim, ancak kucukken bizde "oyle seylerin" olmadigini buyuklerim soylemisti bende umutlanmistim: "o zaman ben buyuk adam olana kadar yaparlar, bende o zaman giderim"
Nokia telefon sahibi olup da telefonunuzun pilini Yılan oynayarak bitirenlerden misiniz? Yılan`ı kontrol etmek için 2-4-6-8 tuşları yeterli olmayabiliyor öyle değil mi? Peki bu iş için bir Joystick kullanmaya ne dersiniz?
'Bu da bir okurumuzdan durum degerlendirmesi'
Aslında haber komik degil. Bana uygun bir başlık bulamadım inanmazsınız. Benim derdim bir site acmak , "işe gideyim ama bilgisayarla ugraşmayayım" diyenlerin sitesi olcak.
Bugün gözüme bir blog girdisi takıldı. Blog sahibi "Açık kaynak" hakkında bilgi vermek istemiş. Yazının bir bölümünü paylaşmak istedim.
...Açık Kaynak yazılımların diğer bir ortak özelliği de ücretsiz dağıtılmasıdır. İlk açık kaynaklı yazılım 1998 yılında Netscape tarafından yayınlanan Navigatordür ve Mozilla adı altında lisanslanıp dağıtılmaya başlanmıştır...
Biraz eğlenelim, gelin beraber bir Linux çizgiromanına bakalım
Esprileri, anlatımı ile bence çok eğlenceli ve geekly olmuş. Dahası sektörden kişileri de içeriyor, Slashdot`ın kurucusu Commander Taco bile var içinde. Bir gözatın derim...
*) Bu konuda yeterince başarılı olan ülkelerde eminim ki yasalar da bir o kadar başarılıdır. Peki bu ülkeler bu konuda (Astronatların zorunlu inişi....) ne diyorlar acaba?
*) Diğer ülkeler böyle bir antlaşmayı imzalamaya neden yanaşsın?
*) Biz neden umutsuz bir şekilde bu gibi şeyleri sürdürüyoruz?
Şimdiden zaman ayıran (olursa) lara teşekkürler.