O´Reilly Kitapları Türkiye´de Türkçe

0
FZ
Efsanevi yayınevlerinden O´Reilly kitapları artık Türkiye´de Türkçe olarak da yayınlanıyor.

Pusula Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılan ilk iki kitap Pratik C++ Programlama ve .NET Framework.

Özellikle bu kitaplardan birincisi yani Pratik C++ Programlama 600 sayfalık hacimli bir kitap olup bu önemli programlama diline hakim olmak isteyen programcılar için önemli bir kaynak niteliğinde. Kitap sadece C++ dili ile ilgili değil aynı zamanda gcc, gdb gibi önemli programlama araçlarına dair de bilgiler içeriyor.

Görüşler

0
mascix
hayatımda henüz güzel bir çeviri kitap rast gelmedi. tavsiyem arkadaşlara ingilizce öğrenmeleri . çünkü bir kaç kitabın çevirilmesi hepsinin çevirileceği anlamına gelmiyor. ayrıca bizim sektörün ingilizcesi tahminim en kolay ingilizceye sahiptir çünkü çok terim var.
0
dionysos
Kitapta gcc ve gdb'a değinilmesi gayet iyi olmuş. Assembly kitabı alıyorsunuz masm geliyor, deitel&deitel'in -o çok kullanılan- kitaplarından alıyorsunuz ms visual c++ 'ın öğrenci sürümü geliyor. Sonra da kitaplarda -tabii ki- ms'in ödediği miktar yazmıyor "micros~'a masm'yi verip cömertlik ettiği için teşekkür ederiz" yazıyor. micros~'un verdiği bir kaç bin lisans ile kaybettiği miktar umurunda bile değil, micros~1 ürünleri üzerine çalışacak kuşaklar elde etmek ellerinden geleni yapıyorlar. Staj yerine sayılabilen ve .net ile geliştirilecek projelerde çalışılacak yaz okulları, .net ile bitirme projesi alanlara kitap yardımları (100 milyonluk açık kitap çeki),.. İş gittikçe tarikata mürit toplamaya doğru gidiyor.
0
SHiBuMi
Adam ticaret yapıyor, bunu da hakkıyla yapıyor. Ben senin eğitimini desteklerim - sen kazanırsın. Karşılığında benim uygulamamı kullanırsın, ben kazanırım. Bu kadar basit bir "Kazan-Kazan" mantığına dahi paranoyakça yaklaşmak neden ?
0
dionysos
Adamın yaptığı ticarete değil yöntemine karşıyım. Sizce gcc bu kadar güçlü bir uygulama olmasına rağmen bir kitapta adı geçip nasıl kullanıldığı anlatılınca neden koyu yazılarak haber oluyor? Tüm sistemi derleyip oluşturduğu ortama verilerimizi ve makinemizi emanet edebildiğimiz bir derleyici için bu neden ilginç? Çünkü bir özgür yazılım için alışılmamış bir şey. Özgür yazılımlar arasında gerçekten kalitelileri olmasına rağmen hala "arayanın ve fazla meraklı olanın" bulduğu uygulamalar bunlar. Çevremizde ms ürünlerinden başka bir şey göremiyoruz. Bilgisayar müh. 3. sınıf öğrencisi bir arkadaşım 1.5 saat Solaris üzerinde çalıştıktan sonra "bu program xp'de çalışır mı?" diye sormuştu. Aslında komik bir durum, ancak dar bir çevreye nasıl sıkıştırılmaya çalışıldığımıza da iyi bir örnek. Son olarak nacizane bir öneri; ticaret ile eğitimi yanyana aynı cümle içinde kullanmayın. Bu ikisinin kardeş olduğu bir okulda okuyorum ve inanın hiç anlaşamıyorlar. Paranoyaklığa gelince :) paranoyak olabilirim, ancak çoğu tehlikeyi de önce paranoyaklar farkeder..
0
FZ
Sadece gcc´yi değil gdb´yi de koyu yazdım. Bunu yapmamın sebeplerinden biri kitabın başında Borland´ın C++ Builder´ına ve MS´nin Visual C++ derleyicisine de değinilmesi idi. Sanırım vurgu benim arzuladığımdan çok farklı yerlere gitti.

Benim vurgulamaya çalıştığım O´Reilly kitaplarından iki tanesinin Türkçe yayınlanmış ve bunlardan bir tanesinin de C++ üzerine hacimli bir kitap olması idi.

Solaris´in XP üzerinde çalışıp çalışmayacağını soran bilgisayar müh. öğrencisine gelince, daha önce bilgisayar bölümünde okuyan muhtelif öğrencilerle ilgili öyle dumur vakaları okudum ve bir kısmına şahit oldum ki artık bunlar şaşırtıcı gelmiyor bana. :(
0
bm
Soyle dusunmek lazim belki, eger MS bir sekilde ogretirken ufuk daraltici calismalar yapiyorsa, bunun farkinda olanlar aslinda rekabet ortaminda cok avantajli. Platformdan bagimsiz olarak bilgisini guclendirenler sonunda karli cikabilirler. Eger universiteler aktif olarak insanlari MS'dan baska birsey ogrenmemeye itiyorlarsa bu da onlarin gunahi, akli calisan ogrenciler olarak hocalariniza ve bagli olduklari kurumlara kayitsiz sartsiz biat etmek durumunda degilsiniz.

Net var, bedava kaynak var, bedava derleyiciler var, duzgun sorulan sorulara dunyada az bulunur cinsten bilgili insanlarin zaman harcayip cevap verdigi forumlar herkese acik. Caninizi sIkmayin, MS paralari harcasin. O yoldan ne kadar insan giderse gitmeyenler o kadar kiymetli olurlar.
0
Armish
O'Reilly kitaplarının İngilizce sürümlerini ``sorunsuzca´´ Türkiye'ye ulaştırabilen firmalar var mıdır? Hiç tecrübe eden oldu mu acaba?
0
bm
Ulastirmaktan ne anliyoruz? Amazon filan biraz tuzlu da olsa TR'ye yolluyor. Fatura degeri 100 euro'nun altinda olanlar kapiya kadar geliyor. Onun ustu icin Istanbul'da Cevizlibag posta gumrugunde KDV verip 10-15 imza toplamaniz lazim (1 ile 3 saat arasina patliyor, bariz rusvet isteyen olmadi ben de vermedim, ama tahminim 'halledin sunu yaa' denip bir yirmi milyon atilsa, cok cabuk olur cunku orada bir takim insanlar 'biraz ugrasacaksin' filan gibi o tarafa cekilecek laflar ediyorlar.). Bir de icinden CD filan cikan seylere baska musgulat cikartildigini duydum ama benim tecrubem yukardaki gibi.

Cevizlibag'dan kitap kurtaran kurye sirketleri de varmis ama ben boyle bir sirket bulamadim.

Bir baska metod, birisinin kitaplari disarida temin edip Ups veya FedEx'le yollamasi. Kullanilmis kitap filan yazilinca birsey olmuyor. Yine biraz tuzlu, ama hem buyukce bir koli bile olsa ama kapiya kadar problemsiz geliyor hem disarida temin ederken kullanilmis almak mumkun oluyor.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Dr. Cem Say´la Yapay Zekâ ve Doğal Dil İşleme Üstüne

FZ

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim görevlilerinden Dr. Cem Say ile bilgisayar dünyasının popüler ve bir o kadar da zorlu konuları olan yapay zekâ, doğal dil işleme ve kuantum bilgi işlem üzerine söyleştik.

FZ: Hocam, yapay zekânın hangi alanlarında, ne kadar süredir çalışıyorsunuz?

CS: Doktora zamanından beri yapay zekâ (YZ) ile ilgileniyorum. Doktora konum, İngilizcesi "Qualitative Reasoning" olan ve "Nitel Uslamlama" olarak Türkçeye çevirebileceğimiz konu idi, ne olduğunu birazdan açıklayacağım. Demek ki, işte 1980'lerin sonlarından bu yana YZ ile ilgileniyormuşum. Ayrıca yukarıda bahsi geçen konuya ek olarak Doğal Dil İşleme özellikle Türkçe dil işleme ile bir süredir ilgileniyorum. YZ konusunda ilgilendiğim temel iki alan bu ikisi.

Özgür Yazılım Projeleri başarıyla nasıl yürütülür?

roktas

CVS ve Subversion'un arkasındaki isim: Karl Fogel'den bir kitap: Özgür Yazılım Projeleri başarıyla nasıl yürütülür?. Diktatör proje yöneticilerinden, proje içi iletişime, "Nasıl geçiniyorsunuz peki?"den, proje sürüm kriterlerine kadar uzanan bir dizi konuyu da irdeleyen kitap özgür bir lisansla sunulmuş. Afiyet olsun!

Kadınları Linux Kullanmaya NASIL Teşvik Edersiniz ?

anonim

Adını Ruby kullanıcı kılavuzunu türkçeleştiren kişi olarak hatırladığımız Pınar Yanardağ, Kadınları Linux Kullanmaya NASIL Teşvik Edersiniz belgesinin çevirisini bitirmiş. Değerli editörümüz FZ'den önce davranarak bu güzel belgenin haberini vermiş ve Pınar hanıma çalışmalarında başarılar dilemiş olayım...

Kent Pitman Lisp ve ötesi ile ilgili soruları yanıtladı - Bölüm 1

FZ

Kent Pitman, 2001 yılının sonuna doğru Slashdot camiasının Lisp/Scheme, standartlar, yazılım geliştirme ve diğer konulardaki sorularını cevapladı, merakları nı giderdi. Bir hayli detaylı olan bu soru cevap seansı uzunluğundan ötürü iki bölümde yayınlandı. Birinci bölüm huzurlarınızda...

Dil Üstadları ile Araç Ustaları: IDE Ayrımı

FZ

Geliştirici dünyası iki kampa ayrılmıştır. Bir kampta dil üstadları vardır, bu yazılımcılar yüksek seviyeli programlamadan -- birinci-sınıf fonksiyonlar, aşamalı programlama, AOP, MOP, kendi kendini sorgulama -- bahsederler. Araç ustaları ise tümleşik geliştirme ve hata ayıklama araçlarında ustadırlar, kod tamamlama, "refactoring", vs. Dil üstadları Emacs ya da VIM kullanır, bu tür editörler yeni dilleri denemek için daha uygundur. Araç ustaları ise Visual Studio, Eclipse, IntelliJ gibi IDE'leri kullanırlar.

Laszlo ve Groovy gibi yeni diller ya da AOP (Aspect Oriented Programming) gibi dil uzantıları genellikle öncelikli olarak metin-editörü tabanlı yazılım geliştirme ortamlarında ortaya çıkarlar ve ancak ondan bir süre sonra IDE dünyası bu tür desteklere kavuşur. Eğer dil ya da uzantı gerçekten başarılı ise araçlar da bunu desteklemeye başlar. Bu ayrımın tek sebebi araç geliştirmenin dil geliştirmekten zor olması değildir. Asıl mesele bir dile hakim olmak ile bir araç setine hakim olmanın çok farklı iki mantalite olmasıdır, belli bir ölçüye dek bunlar birbirlerini dışlayan alternatiflerdir. Acaba neden? İşte sebepleri...

Oliver Steele'nin The IDE Divide başlıklı makalesini tüm yazılım geliştiricilerin okumasında fayda var. (Not: Şöyle sağlam bir FM üyesi çıksa da bahsi geçen makaleyi Türk diline kazandırsa... hani yani küçük bir olasılık olsa da, belki diyorum, belki biri üstlenir, FM'ye bir katkıda bulunur...)