Molesoft UK Genel Müdürü ile Röportaj

0
FZ
Molesoft'un İngiltere müdürü eleştirileri yanıtlıyor.

Bu hafta, Molesoft'un İngiltere operasyonlarından sorumlu müdürü Nigel Archway ile yaptığımız röportajı gururla sunuyoruz (söz konusu şirketle diğer şirketler arasındaki benzerlikler tamamen tesadüfidir)
S: Molesoft için büyük bir yıldı. Sizce bu yılın iyi ve kötü yanları neydi?

C: Bence yılın en fantastik anı acayip popüler olan, süper bir satış rakamı yakalayan ve inanılmaz bir şekilde karşılanan işletim sistemimiz Molesoft Bolux XP'nin piyasaya sürülmesiydi. Kötü nokta ise belki de yeterince parlak değildi. Dürüst olmak gerekirse, öyle zamanlar oldu ki sadece çok iyiydik.

S: Hiçbir yenilik getirmediğiniz suçlamasına nasıl cevap veriyorsunuz?

C: Size inanılmaz gelebilir ama kendimizi yenilik yapmaktan alıkoyamıyoruz. Mesela, en son "düşücelilik" diye bir kavram geliştirdik ve bu kavramla insanlar beyinlerinde sürekli oluşan elektrik sinyallerinden faydalanabiliyorlar. Ne zaman bu beyin aktivitesi gerçekleşse biz bunu kullanmayı, bunu iletmeyi ve bunu paylaşmayı düşünüyoruz. Sizce de muhteşem değil mi?

S: E iyi de bu bahsettiğiniz şey zaten "düşünmek" denilen şey değil mi?

C: Hayır, hayır! Bakın "düşüncelilik" bizim geliştirdiğimiz yepyeni bir kavram. Ancak tabii ki ortaklarımızın ve müşterilerimizin de kullanabilmesi için basitleştirilmiş bir versiyonunu gelecekte lisanslamayı düşünüyoruz.

S: Peki ya Molesoft'un kaba ve saldırgan olduğunu ifade eden görüşler?

C: Anlıyorum, yani, daha az başarılı olan şirketler ki biz bunlara şirket içinde "baştan kaybedenler" deriz, bizim işlerimize burunlarını sokuyorlar. Ancak sanırım artık bu algılamayı değiştirmeye başladık. Yani nasıl desem, birini yere yapıştırıp suratının üzerinde tepindikten sonra öylece çekip gidemezsiniz. Yani en azından dönüp bir özür dilersiniz ve hatanızdan ders çıkartırsınız.

S: Peki Molesoft'un dikkatleri üzerine çeken lisanslama politikasına gelecek olursak, bilindiği kadarı ile geçen yıl yaptığınız değişikliklerden ötürü bazı büyük müşterileriniz iki katı para ödemek zorunda kaldılar, buna ne diyeceksiniz?

C: İnsanların bu şekilde düşünüyor olmaları ne kadar komik öyle değil mi? Çünkü aynı zamanda öyle insanlarla da karşılaşıyoruz ki bunlar da bizim ürünlerimizin çok ucuza gittiğini söylüyorlar, bunlara kısaca Molesoft satış görevlileri diyelibiliriz, ve gene bazı insanlar var ki bunlara da müşteriler diyebiliriz, ürünlerin pahalı olduğunu söylüyorlar. Bu biraz karışık bir durum ve bu birbirinden epey farklı görünen algılamaları düzeltebilmek için elimizden geleni yaptık, ama tabii ki şikayete devam edenler çıkıyor arada sırada. Her neyse, sonuca bakarsanız her halükarda Molesoft müşterilerinin bizim ürünlerimiz için daha az ödeme yaptıklarını keşfedeceksiniz.

S: Fakat Nigel, müşteriniz olan pek çok büyük şirket fiyat artışlarından ötürü ürünlerinizi satın almayı tamamen bırakacağını açıkladı.

C: Bazı Molesfott müşterilerinin daha az ödeyeceğini az önce belirtmiştim.

S: Rivayete göre bu durum devlet dairelerine uyguladığınız indirimlerden kaynaklanıyormuş. Bu indirimi telafi etmek için, oradaki kaybınızı büyük şirket müşterilerinden çıkarmaya çalışıyormuşsunuz.

C: Aman Tanrım! Hmm, sanırım böyle düşünen insanlar benimle birlikte birkaç gün geçirmeliler! Eğer biraz vakit ayırırlarsa görecekler ki zamanım tümü müşterilerimizi ve onların ne kadar sevimli olduklarını düşünmekle geçiyor. Sabahleyin uyandığımda ilk yaptığım şey hüngür hüngür ağlamak oluyor çünkü orada bir yerde bir Molesoft müşterisinin mutsuz olabileceği ihtimali aklıma geliyor. Dişlerimi fırçalarken bu müşteriyi memnun etmek için ne yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Süte banıp da yediğim mısır gevreği ağzımda dağılırken muhteşem teknolojimizi o mutsuz kişi ile paylaşarak ona yardımcı olabileceğimizi hayal ediyorum ve son model Mercedes arabamla M4'e doğru yol alırken cep telefonumla bağlanıp onlara üzülmemelerini, her şeyin yoluna gireceğini söylüyorum. Onlara, onları sevdiğimi ve onların iş ihtiyaçlarını düşünmekten kendimi alıkoyamadığımı söylüyorum. Hatta, evet, hatta polis bana bilmem kaçıncı kez saatte 90 mil hızla giderken cep telefonu kullandığım için ceza yazarken tek yapabildiğim şey bizim yazılımımızı kullandıktan sonra hayatı değişecek olan onbinlerce kullanıcıyı düşünmek oluyor. Tabii ki bütün bunların para, pazar payı, büyük bir evde, bahçesinde süper lüks bir araba olduğu halde yaşıyor olmakla ya da jakuzide beni bekleyen genç ve güzel ürün müdürü ile ilgisi yok, bütün bunlar müşterilerimizle ilgili. Bunlar aşk ile, yeni doğmuş bir bebekle ve Labrador yavruları ile ilgili.

(Mr. Archway'in kendine gelmesi için röportaja kısa bir ara verilir.)

S: Pekala o halde net olmak gerekirse, yeni fiyatlarınızı kesin olarak belirlediniz mi?

C: Kesinlikle. Tek bir fiyat listemiz var ve bu tüm dünya için geçerli. Büyük bir İskoç bankasıyla ve bir devlet dairesi ile yaptığımız indirimli bir anlaşma söz konusu değil ve tabii onlara bir gizlilik sözleşmesi imzalattığımız da. Bize kaça mal olduğunu göremiyor oluşunuz fiyatlandırma politikamızın ne kadar şeffaf olduğunun bir göstergesi.

S: Son zamanlarda sanki kara bulutlar dolanıyor. Geleceğe nasıl bakıyorsunuz?

C: Gelecek çok heyecanlı ve muhteşem olacak. Dijital bir onyıla girmek üzereyiz, her bakımdan. Her şey çok dijital olacak, eskisinden çok daha dijital. Cihazlar olacak dijital, değer ve katma değer olacak ve tabii ki korkunç bir fonksiyonalite, hepsi de dijital formatta. Bunun getireceği fayda o kadar büyük olacak, o kadar büyük olacak ki bunun ne olduğunu şu anda söyleyemem.

S: Son olarak, sizce Molesoft İngiltere'nin gelecek 12 ayı nasıl olacak?

C: Molesoft'u benimkine benzer kocaman ve çok hızlı bir arabanın kumanda tablosu gibi düşünün. Daha çok kontrol ve kumanda istiyoruz ancak bunu sadece bir sürü düğme ekleyerek yapamazsınız. Şu mesaj bize net ve yüksek sesle müşterilerimizden geliyor. Ne zaman müşterilerimizi görmeye gitsem ve sorsam : "Bugün nereye gitmek istiyorsunuz?" Cevap hep aynı: "Uzağa git lütfen!". Molesoft, kendisine nereye gitmesi gerektiğinin söylenmesinden korkacak bir şirket değildir. Aksine, meydan okumayı kabul ediyoruz. Tam da bu sebepten ötürü bu sektörün içinde çalışmak çok heyecanlı.

Kaynak : VuNet

Görüşler

0
FZ
Tercüme ederken bir iki yerde sürç-ü lisan durumu olmuş, bir miktar aceleye geldi, kusuruma bakmayın ;-)
0
m1a2
Yok yok, gayet güzel olmuş :)
0
FZ
:) Yoruma açık bir röportaj. Acaba Molesoft Türkiye temsilcisi ile bir röportaj yapılsa nasıl olurdu?
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Nasıl CV yazılır ?

sundance

Hepimizin hayatında "CV yazmalıyım, ne yapsam, nasıl yazsam?" dediği bir dönem olmuştur. İyi kötü herkes birilerinden formatı kapıp cv yazar, bkz. Enver Altın'ın CV'sinden benim çektiğim kopya

Fakat bir de gerçekten yaratıcı olanlarımız var ki onlar uzun süre iş aramıyor :)

Emniyet Müdürlüğü E-Postalarımızı Gizlice İzliyor!

FZ

ANKA AJANSININ HABERİ: İzleme olayı şöyle ortaya çıktı: Emniyet'in mail kutusu dolunca, izlenen e-posta adreslerine yanlışlıkla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü- Bilgi İşlem Müdürlüğü imzalı "mail kutunuz dolmuştur, boşaltınız" uyarı yazısı geldi. Sanat ve Hayat Dergisi'ne mail gönderen okurlar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün bu uyarı mailiyle karşılaştı. Bu mail nedeniyle e-posta'ların da adrese ulaştırılması da engellendi. Emniyet'in kişisel e-posta adreslerini izlediği yine Emniyet'in yanlışlığıyla ortaya çıktı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün, bir dergiye kişisel bilgisayarlar üzerinden gönderilen maillere karşılık kendi e-posta servisi üzerinden uyarı mailleri göndermesi üzerine polisin kişisel mailleri de izlediği öne sürüldü. ANKA'nın edindiği bilgiye göre, Sanat ve Hayat Dergisi'ne yazılarını ve görüşlerini mail yoluyla aktarmak isteyen okuyucular ilginç bir uygulamayla karşılaştı. Okuyucuların e-posta'ları derginin adresine ulaştırılamazken, bu kişilerin adreslerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden uyarı mailleri gönderildi.

Türkiye'nin en büyük bilgi işlem ağına sahip olan Emniyet Genel Müdürlüğü, bazı e-posta adreslerini kendisine yönlendirerek, izlemeye aldığı böylece, bu adreslerden yapılan yazışmaların bir kopyasının, Bilgi İşlem Merkezi'nin sistemine kaydedildiği belirtildi. Bilgi İşlem Merkezinin sistemi dolunca, sistemin otomatik olarak, kullanıcılara bu uyarı maillerini gönderdiği kaydedildi.

Haberin tam metnini burada okuyabilirsiniz.

Editörün Yorumu: YORUM YOK!

Vah Aycell

butch

Aylar önce Türk Telekom'un konuyla en ufak ilgisi olmayan bazı çalışanlarına Web Tasarımı öğrenmeleri konusunda talimat verdiğini sağlam kaynaklardan duymuştum. Acaba ne yapacaklar diye merak ederken Türk Telekom'un bazı işlerini bu çalışanların yaptığı öğrendim.
Bugün de bir şanssızlık sonucu www.aycell.com.tr ile tanıştım. Durum vahim. Benzer bir uygulamanın sonucu olduğunu tahmin ediyorum. Kendi gözlerinizle bir görün.
Henüz reklamcılık konusunda bünyelerinde eleman yetiştirememiş olacaklar ki televizyon reklamları hayli iyi, ama uzun sürmez herhalde...

Çamaşır makinanızı Linux'a terfi ettirin !

anonim

Fosfatsız, 30-90 derecede çamaşır yıkama işlemleriniz de makinanız için ideal çözüm şimdi 7 kg.lık ambalajda :)
http://www.roesch-swiss.ch/en/detergent/L-neu!LinuxVollwaschmittel.htm

Yaşamın Kıyısından...

parsifal

Yatağıma yatarken dedim ki: "Hadi bir de şu TV'yi açayım, seyrede seyrede uyurum. Son 1 saattir yatakta kıvranıyorum.
En sonunda dayanadım. Buyrun...

ATV'de bir program, Yaşamın Kıyısından, anladığım kadarıyla Beyoğlu civarlarında gece turlarına çıkıp ilginç haber yakalamaya çalışıyorlar.
Kavga çıkaranlar, sarhoş olanlar, polis, hastane vs. Beyoğlu ve civarında yaşayanlar için günlük görüntüler(hele birde kuş bakışı ise)...
Neyse programın sonunda Internet bölümü var.
Bu bölümde bir çoklarımızın postalarına gelen ilginç, komik vb. mpeg'ler mevcut.
İşte sigorta bu noktada atıyor...