Microsoft Office Kullanıcıları, Dikkat!

0
FZ
W97M.Killboot virüsü Master Boot Record'a yazıyor.

Antivirüs firması Symantec, Microsoft Word kullanıcılarını hedefleyen yeni bir virüs konusunda kamuoyunu uyardı.

Söz konusu virüs bilgisayardaki harddisklerin Master Boot Record (MBR) bölümünü bozuyor (ve böylece de bilgisayarın açılmasını engelliyor).

W97M.Killboot olarak isimlendirilen virüs mevcut Word belgesine bulaştığı gibi bu belge kapatılır kapatılmaz Normal.dot isimli şablona da bulaşıyor. Yani kapatılan her belge virüsü taşımaya başlıyor.
Virüs aynı zamanda C:Setver.exe diye bir dosya da oluşturuyor.

Bu dosya çalıştırılırsa viral kod MBR'ye yazılıyor ve böylece diğer tüm disklerdeki MBR'lerin sıfırlarla doldurularak bozulmasının önü açılmış oluyor.

FZ'nin notu: Gördüğümüz kadarı ile Microsoft Office sadece ofis personelinde üretkenlik artışı sağlamakla kalmayıp aynı zamanda tembel virüs yazarları içinde süper bir üretkenlik artışına yol açıyor. Bu geniş vizyonunda ötürü Microsoft'a teşekkür ediyoruz, sadece son kullanıcıyı değil virüs yazarını da düşünen ve işleri kolayştıran bu firma daha nice övgüleri hak ediyor :) Artık virüs yazmak için sabahlara kadar Assembler öğrenmeye gerek yok! Uykusuz gecelere son! :-P

Görüşler

0
Challenger
Microsoft' a bir teşekkür de ben etmek istiyorum. Özellikle şu web sayfalarına ya da e-postalarla gelen solucanlar konusunda. IE' nin bu solucanlara kardeşçe kucak açması sayesinde sistemleri çalışmaz hale gelen windoze kullanıcıları benim fazlamesai yapmama neden oluyorlar ama fazla para kazanmamı da sağlıyorlar.

Microsoft' a bu ve bunun gibi bol açıklı yazılımlar geliştirdiği için çok teşekkür ediyorum. İnsanları kendi sistemlerini kullanmaya mecbur bırakıp sonra da kendilerine hayır duaları edip alternatif sistemlere geçiş yapmalarını sağlıyorlar ya, helal olsun!

Microsoft' a başarılarının devamını diler ve nice sorunlu yazılım geliştirmelerini temenni ederim.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Apache.org´u nasıl hack ettim?

conan

Baştan söyleyeyim, hack eden ben değilim ;) Daha önce Apache.org un başına gelenler yazısında belirttiğim olayın akabinde, hack'in nasıl gercekleştirildigine dair hacker (cracker?) ile bir IRC roportajı yapılmış.

Kendini fluffy bunny diye tanıtan hacker roportajda detaylı bir şekilde apache.org, VA Linux (themes.org), Source Forge (5 ay) ve de bir ISP'yi (Akamai.net) nasıl eline geçirdiğini anlatıyor. Genel olarak sniffing ve SSH üstünden trojan horse yollayarak passwordleri ele geçirdiğinden bahseden bunny kendisine white hat mi yoksa black hat mi diye soranlara da gray hat olduğunu soylemiş ;) (Do not underestimate the power of the dark side... [Star Wars - Yoda])

Detaylı bilgi

Açık Sistemler ve Güvenlik - 2

FZ

"Güvenlik de tıpkı doğruluk gibi bir sisteme sonradan eklenebilecek bir özellik değildir." Andrew S. Tanenbaum

Öncelikle bu yazıya başlayıp da 1. bölümü okumamış olanlara durmalarını ve hemen dönüp http://fazlamesai.net/makale.php3?sid=1107 adresindeki 1. bölümü okumalarını tavsiye ediyorum. Oradaki uygulamaları, bilgileri pratik olarak sindirdikten sonra buradan devam edebilirler.

DefCon Videoları Google'da

FZ

Hacking Social Lives: MySpace.com, Tactical Exploitation, Convert Debugging, The Executable Image Exploit, Internet Wars 2007, Virtual World, Real Hacking, Webserver Botnets, How to be a WiFi Ninja ve Real-time Steganography with RTP gibi başlıklarla hazırlanmış DefCon videolarını Google Video üzerinden izleyebilirsiniz.

Not: Haber verdiği için LispNYC'den Marc Spitzer'a teşekkürler.

"Hacker"lar sistemlere nasıl girer... ve yakalanır!

anonim

Bir cumartesi günü internette dolaşırken bu hoş ve sürükleyici hikayeye rastladım. Hikaye Abednego (İncil'de bahsedilen, Babilliler tarafından esir edilen ve bir ateş duvarını yürüyerek geçip hayatta kalan bir israilli) ve Dogberry (William Shakespeare`in 'Much Ado About Nothing'deki polis memuru) takma adlarına sahip bir cracker ve sistem yöneticisi arasında geçen siber savaşı anlatıyor. Oldukça eğlenceli ve sürükleyici hikayedeki anlatılan tekniklerin çoğu (hikaye 1998 yılında yazılmış olsada ) halen güncelliğini korumakta. FM camiasının da benim gibi beğeneceğini umarım.