Klavyeden Çıkan Sesler Ne Yazıldığını Ele Veriyor

0
FZ
University of California, Berkeley araştırmacıları klavyede tuşa basarken çıkan sesleri analiz edip hangi tuşlara basıldığını anlamanın yolunu keşfetti.

10 dakikalık bir kaydı dinleyen sistem yazılanların %96sını çözebiliyor.

Bu tekniğin çalışmasının sebebi ise "a" tuşuna basıldığında çıkan sesle, mesela "t" tuşuna basıldığında çıkan ses arasında fark olması. Bilgisayar bilimleri profesörü Doug Tyger yapılan işin bir davulun değişik yerlerine vurulduğunda değişik ses çıkmasının fark edilmesine benzetti.
Sesler bir kez tanımlandığında, Tygar ve ekibi ML (Machine Learning) tekniklerini kullanarak gerekli kategorizasyonu yapıyor, elde edilen verileri imla ve gramer düzeltmelerinden geçirdikten sonra yazılmış metnin çok büyük bir kısmını çözebiliyorlar.

Görüşler

0
FZ
Benim asıl dikkatimi çeken bir üniversite profesörünün blog yayımlıyor olması oldu ;-)
0
yetgin
Akif Eyler blogu.
0
FZ
Süpermiş! Sevindim bu adresle karşılaştığıma :)
0
mrtksn
amma taklitçiymiş bu amerikalılar :)

sanırım geçen yıl,bir rus mühendisin ofiste diğer çalışanların bilgisayarlarını logladığı için kovulduğu haberini hatırlıyorum. bilin bakalım nasıl yapıyormuş bunu? evet, tuşların seslerini kaydediyor sonra her tuşun sesi farklı olduğu için kayıtları çözümleyebiliyor.
0
anonim
Buna benzer bir calısmayla ilgili bir yazıyı 2 sene once okumustum. Onda sadece bilgisayar degil ATM ve benzeri klavyelerden cıkan sesleri de analiz edip %80 oranda dogrulukla ortaya cıkartabiliyorlardı.

Devamındaki gunlerde ise CPU ve benzeri elektronik cihazların yaydıgı EM emisyonlarının analizlenip basit seviyede de olsa aktivite bilgisi edinilebildigi ile ilgili New scientist te baska bir haber vardı.(konuyla ilgili daha fazla bilgi icin bkz.Acoustic cryptanalysis)

Zaten elektromagnetik emisyon yayan cihazların elektrik guc hatlarında, su borularında yarattıkları dalgalanma ve bunların cozulebilinip belli bir duzeye kadar okunabilir hale getirildigi 50lerde farkedilmis, TEMPEST standartları olusturulmustur.

Butun bunun yanısıra bilgisayar ve yan cihazların yaydıkları "bilgi" nin kullanılabildigi alanlardan sozetmek devamınada paranoyayı iyice costurmak icin asagıdaki haberi okumanızı tavsiye ediyorum. Monitor's flicker reveals data on screen Yazıda monitorlerin duvardaki yansımaları ve yanıp sonen network cihaz LED lerinden elde edilebilinecek bilgilerden bahsediyor.

0
Tarık
Ayrıca http://www.olympos.org/belgeler/edg/elektromanyetik-dinleme-ve-guvenlik-edg-5540.html
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Internet´in En Kara Günü!

sundance

6 Temmuz 2003 muhtemelen Internet'in en kara günlerinden biri olarak tarihe geçecek! Zira bugün, www.defacers-challenge.com, dünya çapında sistem kırıcıları 6,000'e yakın siteyi en kısa sürede kırmaya davet etti.

Eğer medya her zamanki gibi bu habere atlamasaydı, sonuç bu kadar feci olmayabilirdi. Bir delinin kuyuya attığı taş pekala da orada kalabilirdi.

Yarışmayı boykot edip, hakem site zone-h.org'a saldıranlar mı dersiniz, yoksa ünlü olma adına kırdıkları sitelerden haber veren yarışmacılar mı (ikisi de zone-h'a denial-of-service yapmış tamamen zıt sebeplerle :)) Kırılan sitlerin listesi haberde, özellikle Sapık Ferit tarafından re-hack edilmiş pcoyun.net'e dikkat :)))

JPEG lerde Virüs

redogre

Evet maalesef sonunda bu da yapıldı. McAfee sitesinde ki haberde yeni bulunan Perrun adlı virüsün jpeg uzantılı resim dosyalarını kullanarak bulaştığını yazıyor. Virüsün bulaşması için makinaya extractor'ının da bulaşmış olması gerekiyor. Ama bu olduktan sonra virüs tüm jpeglere bulaşıp yayılıyor.Perrun zararı olmayan bir virüs ama yakında takipçilerinin nasıl olabileceğini herkes tahmin edebilir herhalde.

Sevgili futursuz yazarınız Redogre de, 3 hafta önce ilk defa kurduğu Outlook Express programından açtığı bir jpeg ile Klez sahibi olmuştu. Artık resim dosyalarıda güvensiz olduğuna göre benim gibi rahat insanların da virüs korumasız günleri sona erdi galiba....

Biyometrik Güvenlik ve Uygulama Kolaylığı

FZ

Pek çok filmde biyometrik güvenlik ile karşılaşmışsınızdır. Mesela adam kapıya elini koyar ve adamı tanıyan sistem kapıyı açar, kadın asansöre biner ve bir kat numarası söyler ve kadının sesini analiz eden asansör bilgisayarı kadın eğer yetkili ise hareket etmeye başlar veya bir sistemi kullanmaya çalışan kişi karşısındaki kameraya bakar bakmaz sistem iris tabakası şeklini analiz eder ve elindeki eski bilgilerle bir kıyaslama yapar...

Kulağa hoş geliyor değil mi? Yani taşımanız gereken bir anahtar veya akıllı kart yok, hatırlamanız gereken ve zırt pırt unuttuğunuz bir sürü parola, şifre vs. yok. Tamamen sizi bedensel özelliklerinize yani size özgü ve taklit edilmesi nerede ise imkansız işaretlere dayanan güvenlik sistemleri.

Web Servisleri Güvenliği: Evrim Geçiren Tehdit Modeli

FZ

Gene bir makaleye gönderme, bu sefer Yahoo! şirketinin baş bilimadamı Udi Manber'in IEEE Symposium Security and Privacy etkinliğinde söyledikleri...

\r \r Özetlemek gerekirse Udi Manber gelişen web servisleri ile birlikte Internet üzerinden gerçekleştirilen güvenlik ihlallerinin de farklılaştığını, küçük küçük ama çok sayıda gerçekleştirilen saldırıların esas problemi oluşturduğunu ve bunlara çözüm bulunması gerektiğini söylüyor.

\r \r Manber'in dikkat çektiği enteresan konulardan biri de puanlama (rating) sistemleri, diyor ki "eğer bir oyun, bir site ya da bir ürünü puanlıyorsanız, insanlar bu puanlama mekanizmasına gizlice müdahele edip belli bir maddeyi en yüksek puana çıkarmak için çılgınca çaba harcıyorlar!"

Solaris 8 mi ? Yoksa FreeBSD 4.3 mu ?

anonim

Solaris 8 ve FreeBSD 4.3 işletim sistemlerini default kurulumdan sonra Nessus ile güvenlik testine tabi tuttuk. İki isletim sistemi de patch yüklenmeden test edildi ve sonuç FreeBSD daha guvenli ve sağlam.(Sundance:Default kurulum, sistem adminlerinin isi degildir. Sistem adminlerinin işi serverlardır, öyleyse serverlar default kurulmaz)