Kendi Siteni Kendin Kapat

0
anonim
Birçok siteye Türkiye'den erişimin yasaklanması gün geçtikçe daha çok internet kullanıcısını rahatsız ediyor. Bu konuda daha fazla kişiyi bilinçlendirmek amaçlı başlatılan bir kampanya ile herkes kendi sitesini kendisi kapatıyor. 20 Ağustos Çarşamba gününe kadar sürecek kampanya detaylarına buradan ulaşılabilir.

Görüşler

0
tasdemir
Süper bir fikir :) umarım sesi duyulur. Youtubeyle başladı son zamanlarda girdiğim birçok site kapatılmış. Kapatmalar bu kadar çok olunca insan hayret ediyor ne oluyor diye.
0
huso
ne işe yarayacak?
0
dueSouth
En büyük yararı bilinçlenme sağlaması olacak. İnsanların büyük çoğunluğu YouTube'un bunu hakettiğini, yasalara uyması gerektiğini düşünüyorlar. Bunun yanlış olduğunu, interneti kontrol etmenin imkansızlığını, sansürün saçmalığını kendi sitemizi de kapatarak göstermiş olacağız. İnsanlar kendi siteleri veya kullanmak istedikleri siteler kapandığında neler hissedeceklerini, sansür daha da yaygınlaşırsa neler olabileceğini görmüş olacaklar.

Sansüre karşı bir bilinçlenme ve yeni sansürlere daha büyük tepkiler olacak. Kamuoyu işin başlangıç kısmı, bir kere bu oluştuktan sonra siyasi irade kendiliğinden gelecektir diye düşünüyorum.
0
ersin2k
Bir tepki vermek gerekiyor ancak bunu kendi sitemizi kapatarak yaparsak bir anlamı kalmayacağını düşünüyorum. Bu tam da istedikleri şey olmaz mı sizce? Tam tersine engellenen içeriğin kamuya açılmasını sağlamamız gerekir. Engellenen içeriğin/videonun vs. engellemenin işe yaramayacağını ispatlamalıyız. Zaten artık sıradan kullanıcılar bile vtunnel, hosts dosyasına IP ekleme gibi yöntemlerle girmeye başladılar
0
huso
açıkçası ben çevremde youtube'un bunu hakettiğini düşünen bir adam görmedim. herkes saçma yasalar yada burası türkiye diyip kestirip attı. dolayısıyla bu pek bi işe yaramaz, daha iyi birşey bulmak lazım.
tabiki daha iyi bi önerin varmı dersen, yok derim. ama düşüncem böyle.
0
emreguzer
Farkındalık yaratacak, Hurriyet'ten tutun ntcmsnbc'ye kadar yazıldı çizildi bu eylem... Bu bile yeterli olacaktır.

0
supertux
ben blogumda uygulayayım dedim, yaptım. ertesi gün blogum gerçekten kapandı. blogspot kullananlar eylemden uzak dursa iyi olur...
0
zekzekus
şurada da belirtildiği gibi, devamı gelmeli. memnun olmadığınız sistemin yanlış taraflarını iyi belirtip, mantıklı ve uygulanabilir önerilerle ortaya çıkılması gerekiyor bence. devamı gelmez ise protestoya katılan sitelere sağladığı bir kaç ekstradan istatistik dışında bir faydası olmaz ilgili eylemin.
0
emreguzer
Mutlaka devamı gelmeli, sadece birkaç siteyi ön plana çıkararak, prim elde etmek değil maksat.

Bloğunu kapatan birisi olarak söyleyebileceğim; tekil ziyaretçi sayım oldukça düştü. Ekstra ziyaretçi alan, yada bu işe bunun için giren var mıdır? Elbette vardır.

Siteyi kapattığımız dönemde dailymotian engelliydi şu an girilebiliyor. Youtube'a erişim yasağının kalktığı ile ilgili dün televizyonda bir haber izledik. Şu an bulunduğum bankadan youtube'a giriş yapabiliyorum.

Eylem yüzünden mi derseniz ondan da emin değilim. Tek emin olduğum husus sesimizi duyurduk!
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

CD-Rom 48x Media Yalanı

sundance

Uzun süredir merak ediyordum, bu CD-Writerların yazma hızı nereye gidecek diye. En son 40x çıkınca, fiyatı da makul olunca hemen aldım. Tabi ki ilk iş son hızla cd yazmak. Fakat hayretle gördüm ki 40x cdwriter, 24x cdwriterdan pek de hızlı yazmıyordu. Windows altında Nero ile denedim, Linux altında Xcdroast ile sonuç aynı.

Ne demiş atalarımız, en doğrusu her zaman komut satırıdır bu yüzden en son Linux altında Cd-record ile cd yazmaya kalktım ve hayretle gördüm ki, üstünde 48x yazan cd max 24 hızlı, genelde de 16 hızlı yazıyor. Sanırım yeni nesil CDR mediasının özelliği, siz 40 hızlı yaz deseniz de, media buna izin vermezse, cd yanmıyor, sadece yazma hızını düşürüyor. Ve anladığım kadarıyla piyasada 40`ı boşverin 24 üstü yazılabilen CDR yok.

ODTÜ Teknokent 5 Yılda 10 Kat Büyüdü (Peki Ya Silikon Vadisi?)

FZ

Radikal'deki habere göre ODTÜ Teknokent'in 2002'de 25 milyon dolar olan cirosu, yaklaşık 10 kat büyüyerek 250 milyon YTL'ye çıktı. 2005'te 149 olan firma sayısı 195'e ulaştı. 7 yıl önce 12 bin metrekarelik alanda hizmet verirken, şimdi 80 bin metrekarelik kapalı alan var. Teknokent'in AB ülkeleri, Uzakdoğu ülkeleri, ABD, Türki cumhuriyetleriyle İsrail ve Katar gibi ülkelere teknoloji ihraç ettiği belirtilmiş. Yazının sonundaki bir cümle ise dikkat çekici:

Bilişim Çalışanları Anketi

wetware

Bilişim çalışanlarının genel profilini çıkarmak ve sorunlarını tespit etmek amacıyla EMO BM MEDAK (http://bilmuh.org/) tarafından bir anket düzenlendi. Anket, yalnızca Bilgisayar Mühendislerini değil, bu sektöre emek veren tüm çalışanları kapsıyor. Daha sağlıklı veriler elde edilebilmesi için, anket sürecinin en geniş katılımla gerçekleştirilmesi gerekiyor. Ankete ulaşmak için tıklayınız.

Anket sonuçları, anketin tamamlanmasından sonra kamuoyu ile paylaşılacak.

Derdini söylemeyen derman bulamaz!

demolish

Sophos Antivirus 9 Eylül 2004 tarihli makalesinde Türkiye kaynaklı bir bilgisayar kurtunun bulaştığı makinanın kullanıcısı ile konuştuğunu (Microsoft Speech Engine) bildiriyor.

Sophos Antivirus baş teknoloji uzmanı Graham Cluley, virüs yazarlarının Türkiye' de aktif olmalarının endişe virici olduğunu belirtiyor ve ekliyor: "Öyle görünüyor ki bu virüsü kim yazdıysa ülkesindeki bağlantı hızlarından pek memnun değil, fakat bu yol düşüncesini kabul ettirmek için doğru bir yol değil."

CD'sinin mi? CDsinin mi? Yoksa sidisinin mi?

sundance

Bir önceki haberde haberi yazan arkadaşımızın "Ben sidisinin yazmıştım, CDsinin diye yanlış olarak değiştirilmiş" demesi bayağıdır yapmayı düşündüğüm bir araştırmayı tetikledi. Zira genel kullanım "CD'sinin" olmasına rağmen, "CDsinin" ve hatta "CD sinin" yazanlar bile var (sidisinin lafını ilk kez duydum ama) Bunun üzerine, bu konuyu biraz araştırdım.

Bulabildiğim en iyi kaynak, Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN 'ın Yabancı Kökenli Bilişim Terimlerinin Yazılışları makalesi. Bu makalede halihazırda yabancı dildeki kısaltmaların sonuna Türkçe ek geldiğinde bu ekin nasıl yazılacağı ile ilgili net bir kural bulunmadığı, fakat en yakın kullanımın CD'sinin şeklinde, yabancı dildeki isimlere Türkçe ekler gelmesindeki (Nice'li, Bordeaux'lu gibi) kullanım olduğu belirtiliyor. Yazıda bu konudaki birçok karmaşaya da açıklık getirilmiş.