Kâtibim: ASCII dosyanızı MP3 yapın (abc ve mp3 ilişkisi)

0
misafir
Kâtibim türküsünün piyano ile 'çalınmış' kısa bir versiyonunu mp3 çalarınızda dinlemek ister misiniz? Hayır, size mp3 indirebileceğiniz bir link vermeyeceğim. Bu yazıdan kopyalayıp yapıştırarak oluşturacağınız kısa bir metin dosyasını ve bazı programları kullanarak söz konusu mp3'ü nasıl oluşturabileceğiniz anlatacağım.
abc, 1991 yılında Chris Walshaw tarafından halk şarkılarını hem insanın hem de bilgisayarın okuyabileceği bir formatta kaydetmek için oluşturulmuş bir standart. Esas olarak bir ASCII metin dosyası. İlk ortaya atıldığından beri bayağı gelişmiş. Artık senfoniler bile bu formatta kaydedilebiliyor. Aşağıda kâtibim türküsünün abc standardında yazılmış bir halini görüyorsunuz:

X:1
T:Katibim
M:4/4
L:1/8
Z:abc olarak yazan misafir
K:C
A3e e2e2|fefg e2e2|d2dd c2d2|e4 z4:|
A3B c2d2|efed cBA2|BdcB BA^GA|B4 z4|
A3B c2d2|efed cBA2|BdcB BAA^G|A4 z4|

Asıl önemlisi bu metin ile neler yapabileceğimiz. Öncelikle bu metni katibim.abc adı ile bilgisayarınıza kaydedin. Sonra abcmidi programını indirip kurun. Program Debian GNU/Linux'ta mevcut. Şimdi abc2midi katibim.abc komutunu verip dosyayı MIDI'ye çevirin ve dinleyin.

Ya da timidity programı bilgisayarınızda kuruluysa, ki Debian GNU/Linux'ta mevcut, timidity katibim1.mid -Ow komutuyla dosyayı wav dosyasına çevirin. Bu arada wav dosyası yaklaşık 5M yer kaplıyor. Oysa orijinal dosyamız sadece 165 bayttı. MIDI ise 737 bayt. Belirtmeden geçemedim.

Şimdi, lame programı ile wav dosyasını mp3'e çevirebiliriz. Program yazılım patentleri nedeniyle Debian'da mevcut değil. O yüzden bir zahmet lame.sf.net adresinden kaynak kodunu indirip kendiniz derleyiverin. mp3'e çevirme komutumuz basit: lame katibim1.wav. Artık mp3 çalarınıza yükleyebileceğiniz bir dosyaya sahipsiniz. Tebrikler!

İsterseniz türkünün notalarını da basabilirsiniz. Bunu için ihtiyacınız olan program abcm2ps. Tabii ki debian'da mevcut. Komut ise basit: abcm2ps katibim.abc. Çıktıyı Out.ps adlı dosyada bulabilirsiniz. gv ile ya da başka bir programla bakın bakalım nasıl görünüyor...

Son olarak çok daha profesyonel bir programdan daha bahsetmek istiyorum: GNU LilyPond. İşevi yine bir ASCII dosyasından midi ve pdf üretmek, yani müzik ve basılı nota. Ama lilypond formatını öğrenmek abc'den biraz daha zor. pdf üretmek içinse TEX'i kullanıyor.

Görüşler

0
FZ
Uzun zamandır okuduğum en güzel kısa makalelerden biri! Çok teşekkürler.

Bu tür makalelerin artmasını diliyorum.
0
feran
Benim gibi elektronik özürlü biri için bile kolaylıkla uygulanabilecek sade açık seçik anlatım için çok teşekkür ederim.
0
sefalet

Acaba bu işlemleri tersine yapmak mümkün mü? mp3 den ASCII ye çevirmek gibi.Herhangi bir mp3 için yapmak güzel olurdu boyut küçültme bakımından.Ya da ASCII den çevirdik mp3 e tekrar işlemleri tersine çevirip ASCII ye dönüştürebilirmiyiz?
0
FZ
Bu işleri tersine yapmak yani herhangi bir sayısal "ses" verisini alıp, oradaki enstrumanları ayrıştırmak ve bunların notalarını çıkarmak kolay bir iş değil. Zor bir iş olmakla beraber bazı denemeler mevcut, JTransrciber gibi. Bununla ilgili bir miktar bilgiyi yine FM'de yayınladığım Yapay Zekâ ve Müzik Üstüne başlıklı makalenin sonlarına doğru bulabilirsiniz.
0
sefalet
Teşekkürler bakıcam.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

MS Windows kullananlar daha mı özgürlükçü? Programcılar çok mu korkak?

FZ

Bir durum saptaması: Etrafımdaki bilgisayarcıların bir kısmı hayatlarının %99'unu MS Windows üzerinde, çoğunlukla kapalı kodlu sistemler kullanarak ve yazılım geliştirerek geçiriyorlar. Bir kısmı ise tamamen açık kodlu GNU/Linux sistemleri üzerinde yine açık kodlu araçlar ile programlar geliştirerek hayatlarını kazanıyorlar. Kapalı kodlu ve birtakım firmaların fikri mülkiyetinde olan sistemleri kullanan ve etrafımda bulunan bilgisayarcıların önemli bir kısmının son yıllarda şu tür cümleler kurduğunu duyuyorum:

Online Business'in En Aptal 10 Fikri

anonim

Aptalca gibi görünen ama fikir sahiplere yüklüce para kazandıran fikirler: http://weirdtechnewshub.blogspot.com/

Zırvalık mı, dahiyane mi, ekonomik akıl mı, yoksa başka bir şey mi? Siz karar verin.

Başarılı bir açık kod programcısının maddi durumu

FZ

"I didn't have the money to buy a new laptop"
Yukarıdaki cümle genç bir çocuğa ait değil. Yukarıdaki cümle genç bir üniversite öğrencisine de ait değil. Yukarıdaki cümle sıradan bir programcıya ait değil. Yukarıdaki cümle başarısız ya da meşhur olmayan bir programcıya da ait değil.

Cümle, yaklaşık 15 yıl önce Perl programlama dilini yaratan karizmatik programcı ve dilbilimci Larry Wall´a ait. Bu programcının geliştirdiği Perl programlama dili sözlük hazırlama esnasında yine bu programlama dilinden faydalanan Oxford resmi İngilizce sözlüğe girdi. Onbinlerce sistem yönetim yazılımında kullanıldı. Yüzbinlerce web sitesi Perl kullanarak iş güç yaptı ve yapmaya devam ediyor. Perl son zamanlarda moleküler biyoloji alanında veri işleme için de kullanılıyor. Söz konusu adam işte bu dili geliştirmiş ve Linus Torvalds henüz lisede okurken insanlık kültürüne armağan etmiş olan adam. Bu adam şimdi yeni bir efsaneye, Perl 6´ya imza atmaya çalışıyor. Geliştirdiği Perl açık kodlu, karşılığında 5 kuruş istenmiyor ve aklınıza gelen hemen her işletim sisteminde çalışıyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz yani.

Bu adam, yeni bir dizüstü bilgisayar alacak kadar parası olmadığını söylüyor.

Şaşırdım mı? Evet. Şaşırdım mı? Hayır.

Larry Wall, efsanevi State of The Onion sunularının sonuncusunda, 4. sayfada bu yazının açılış cümlesini sarf ediyor.

Ne dersiniz? Sizce bu adam zor durumda mı? ;-)

Hani gündemdeki popüler konulardandır, "ya hoca biz şimdi bu kodları açarsak aç kalmaz mıyız yaa?" falan denir. Bunu diyenler muhtemelen Larry Wall kadar çok ve kaliteli kod üretmemişlerdir. Acaba diyorum şimdi Larry Wall gerçekten de acınası durumda mı? Başka bir perspektif: Daha çok kazanmak varken neden daha az kazanalım? Sahi, Larry Wall, bir dönem NASA için çalışmak dururken acaba daha bol paralı bir işe mi girseydi? Aklıma Once Upon A Time In China filmindeki bir sahne geliyor. Yağmurlu bir ortamda canını dişine takarak gösteri yapan ve sonra yere atılan paraları toplayan bir kung-fu, demir gömlek ustası. Bir süre sonra aynı usta çetin bir kavgada kılıçlı bir adamı silah kullanmadan yendikten sonra bir genç yanına gelip "usta bana da öğret, zor durumdayım, bana saldırıyorlar, artık para bile kazanamıyorum," der. Usta önce biraz ilerideki lokantadaki lezzetli yemeklere yutkunarak bakar, acı acı gülümseyip cevap verir: "Kung-fu ustası olsan ne olur ki, ben de pek para kazanamıyorum".

Sanırım en temel kavramların yeniden düşünülmeye ve irdelenmeye ihtiyacı var; sanırım felsefeye keyfi yerinde, sadece entelektüel olarak huzursuz olan insanların değil asıl ciddi anlamda zor durumda olan insanların ve belki de en çok gençlerin ihtiyacı var. Sanırım büyük adamlar küçük adamların bazı temel kavramları yeniden düşünmelerini istemiyor. Sanırım bu isteklerini gerçekleştirmeleri sahip oldukları muhteşem güce rağmen yine de kolay olmayacak. Ne dersiniz? Şimdi biz bu kodları kapayıp da mı saklasak yoksa açıp da mı saklasak? ;-)

Bir saldırının anatomisi: Fazlamesai

sundance

28 Temmuz 2006 sıradan bir gün olarak başlamıştı. Normal iş temposunda giderken saat 11 civarında cep telefonum çaldı. Açtım, konuşma şu şekilde gerçekleşti:

-Kıvılcım Bey mi?
-Evet?
-Merhaba Kıvılcım Bey, benim adım ... sitenizdeki bir açıkla ilgili bilgi vermek için aramıştım.
-Hımm, dinliyorum.
-Bir e-mail ya da msn alabilir miyim, oraya yollayayım açıklamayı.
-Tamam, e-mail ...de ...

fazlamesai.net'e soralım: Nereye gidiyoruz?

some_plus

Bu siteyi takip edenlerin çoğu tahminen bilişim camiasından. Herkes, her sabah kalkıyor, bazısı okula, bazısı işe gidiyor. Şahsen gözlemlediğim birşey var, o da bu camiadan bir çok kişinin güne uykusuz olarak başlıyor olması.

Benim düşüncem bunun sebebinin bitmek bilmeyen bilişim deliliği olması.