Fazla Yaklaşma Gözün Bozulur...

0
musshani
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hayati Tolun, bilgisayarın gözleri bozmadığını belirterek, "Ancak kişilerde daha önceden var olan göz sorunları, yoğun bilgisayar kullanıldığında ortaya çıkar" dedi.
Prof. Dr. Tolun, bilgisayarın yaydığı ultraviyole ışınların ciltte olduğu gibi gözlerde de mevcut sorunların ortaya çıkmasına yol açtığını vurguladı. Devamlı dikkat istediği ve iki gözün birlikte kullanılmasını gerektirdiği için, kişinin farkında olmadığı, ama gözlerinde bulunan rahatsızlıkların bilgisayar kullanırken hissedildiğini anlatan Prof. Dr. Tolun, "Kişi sürekli bilgisayar kullandığı için, yazılarda bulanıklaşma, gölgelenme, gözlerde sulanma, yanma, bir gözü hafif kapama ihtiyacı, göz kapaklarında şişmeler gibi sorunları doğrudan bilgisayara yüklüyor. Ancak, 0,25-0,50 gibi küçük hipermetroplarda çok şiddetli göz sulanması, göz ağrısı, baş ağrısı gibi sorunlar çıkabilir. (Bilgisayar gözümü çok yoruyor, gözüm sulanıyor, gözümde şişkinlik var) diyen kişilerin mutlaka muayene olması lazım. Bu belirtiler, gözlerinde sorun olan kişilerde ortaya çıkar. Sağlıklı gözlerde meydana gelmez. Bilgisayardan dolayı da birçok kişinin, gözlerinin bozulduğunu düşünerek gereksiz kaygılar taşımaması gerekir." Gözlüklerde ya da bilgisayarda filtre bulunmasının göz sağlığı için gerekli olduğunu belirten Prof. Dr. Tolun, bilgisayardan uzaklaşıp 1-2 dakika süreyle uzağa bakılmasının ve 5 dakika kadar da gözlerin kapalı tutulmasının gözleri dinlendireceğini bildirdi. bilmem anlatabildim mi? doktara gitmesi gereken arkadaşlara ve optikçi arkadaşları olanlara şiddetle duyurulur%) haa unutmadan optik dergisinden...

Görüşler

0
urxalit
Ek olarak, ekran başındayken oluşan önemli sorunlardan biri de göz kapaklarının yeterli kırpılmaması sonucu gözün gözyaşı ile yeterince muhatap olamaması. :) Normal bir insan en azından 6-7 saniyede bir kez göz kırparken, çizim yapanlar ya da ekrana dikkatli bakanlar bunu 30-40 saniyeye kadar geciktirebiliyormuş.

Denemek için çevrenizde bir arkadaşınız monitöre bakarken kırpmadan kaç sn duruyor diye kontrol edebilirsiniz. ;)
0
Ragnor
Benimkiler gecikiyor... :)
0
FZ
Yıllar önce babam doktora götürmüştü beni. Bana diyordu ki hep böyle çok uğraşıyorsun bilgisayarla o yüzden gözlerin bozuluyor!. Ben de buna uyuz oluyordum.

Neyse işte doktor beni şöyle bir yarım saat kadar detaylı inceledi sonra da gözlük için reçete yazmaya başladı. Babam doktora bakıp hep bilgisayar yüzünden değil mi doktor bey? diye sorduğunda doktorun cevabı netti: Hayır, gözlerinde yapısal görme kusuru var, bilgisayarla hiçbir alakası yok. Bu cevap çok hoşuma gitmişti, o günden beri de aklımdadır.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Internet Radyoları kapanma tehlikesiyle karşıkarşıya!

conan

U.S. Copyright Office, "Copyright Arbitration Royalty Panel" (CARP) önerilerine gore, 21 Mayis'ta internetten yayın yapan radyolardan ücret alınması şeklindeki bir yasayı görüşüp karara bağlayacak. Eğer bu karar ücret alınma yönünde olursa bir çok net radyo kapanacak gibi gözüküyor. saveInternetRadio.org adresinde bu duruma karşı bir kampanya başlatılmış durumda. Aynı sitede yapılan bir hesaba göre ise saatte 15 şarkı çalan ve bir dinleyicisi olan bir radyonun yıllık ödemesi gereken ücret 184$ ($.0014 x 15 x 24 x 365 = $184). 100 dinleyici ile bu rakam 18.400$a çıkıyor. Bu ücret de bir çok radyonun sesini kesmeye yeterli gibi gözüküyor. \r\r \r\r

Sesimizi duyurmak ve de karşı çıkmak istiyorsak http://www.saveinternetradio.org/ adresinden kampanyaya katılabiliriz.

The Codebreakers: BBC'den Açık Kaynak ve Özgür Yazılım Belgeseli

FZ

BBC tarafından hazırlanan ve açık kaynak ile özgür yazılım dünyasına ışık tutmayı hedefleyen The Codebreakers Mayıs ayında yayınlanmıştı.

İki bölümlük belgeselin 40 dakikalık bir sürümü OGG (90MB), WMV (60MB), M4V (225MB) veya DVD ISO torrent (1.5GB) olarak indirmek mümkün.

Hurriyet kampanya yapiyor

bm

Hurriyet web sitesinin ana sayfasindan linkli iyi niyetli ama potansiyel olarak fevkalade zararli bir kampanya var: http://www.hurriyetim.com.tr/dosya/harflerimiz/.

Uc sIk isaretlenebiliyor, ucu de develete yasak koydurmaya yonelik. Ustelik ISO standartlari varken 'Devlet standart koysun, yazilimlarda buna uyma zorunlulugu getirsin' diye bir ifade de var! Bunu yapanlar bir devlet kurulusu olan TSE'nin neleri yapip neleri yapmadigini bize haber vermekle gorevli basinimiz, dikkatinizi cekeyim. Yani mankenlere ve hakemelere standart getirecegiz deyip, "ithal mallarini test edecegiz vakfimiza bagis mukabili" tarziyla aldiginiz her malin maliyetini sisiren, IKI defa (ISO 8859-1 ve 8859-15) Izlanda karakterlerinin Turkce karakterlerin yerini almasina engel olamayan (belki haberi bile olmayan) kurulus olan TSE'nin. Lutfen disariyla is yapmayi zorlastiracak, kucuk sirketler ve kisiler tarafindan yapilacak ithalatin zaman ve kirtasiye maliyetini yukseltecek bu girisime hayir deyin. Ben de memnun degilim Ingilizce alfabeyle Turkce yazmaktan ama artik 2004 senesinde internette basin gucuyle devlete teknolojik yasak koydurma kampanyasi yapilmasini cok daha uzucu buluyorum.

Toshibadan Evinize Çok Küçük Bir Nükleer Reaktör

zorkun

Toshiba alışılmış örneklerinden 100 kat küçük bir nükleer reaktör geliştirdi. 200 kilowatt üretim gücündeki reaktörün yaklaşık 6x1,8 metrelik boyutları hayli etkileyici. Tamamen arıza çıkarmayacak ve kendi kendine işleyecek bir şekilde üretilmiş. Bu reaktörle üretilen enerjinin maliyeti, kilowatt saati 5 cent olarak hesaplanmış. Ürün 2008 yılında Japon, 2009 yılında ise Amerika ve Avrupa pazarına sunulacak.