QPS - Quantum Positioning System

0
FZ
Bu siteyi takip eden üyelerin çoğu en azından kavram olarak küresel konumlandırma sistemini (GPS - Global Positioning System) biliyorlardır ve/veya duymuşlardır.

Söz konusu sistemin kuantum versiyonunu geliştiren ve QPS (Quantum Positioning System) olarak adlandıran MIT araştırmacıları üzerinde durdukları iki önemli nokta var:
1) Güç ve bantgenişliği faktörleri yüzünden negatif etkilenen klasik GPS sistemlerine yönelik kısıtlamaların kaldırılması.

2) Sistemin, kriptografik olarak ve dışarıdan dinlemeye karşı güvenli olması. Yani birisi sizin QPS iletişiminizi dinlemeye kalktı mı ne yaparsa yapsın bunun tespit edilmesine engel olamaması (kuantum fiziğini yöneten yasalardan ötürü).

Bu haberin üzerine bir de, Toshiba araştırmacıları tarafından geliştirilen, tek bir foton kullanarak aktive olabilen LED (Light Emitting Diode) sistemleri ile ilgili haberi okumanızı tavsiye ederim.

Sonra da oturun ve 15 yıl sonrasını yani 2016-2017 civarını, o zaman nasıl bir dünyada yaşayacağımızı tahmin etmeye çalışın, ben biraz ara vereceğim çünkü başım fena halde dönmeye başladı! :)

İlgili Yazılar

Linus Torvalds Kernel geliştirmeyi bırakıyor.

conan

Slashdot'un bu haberine gore Linus Torvalds kernel geliştirmekten yorulduğunu ve bu işi artık başka birisinin ele alması gerektiğini belirtti. Ne yazık ki beklenen gerçekleşti. Uzun zamandır soylentileri yalanlayan camia da bu haberle sarsıldı.

OK OK... 1 Nisan haberi nasıl olacak ki başka??... ;)

Yeni Eğlence Kültürü Sizi Gözetliyor

parsifal

Dijital TV yayınları ülkemizde 2 senedir yayında olmasına rağmen hemen hemen her evde karşımıza çıkmaya başladılar. Yayına başlamaları büyük bir dert olmuştu. Türk Telekom dijital yayın izni vermediğinden yayınlar yurtdışından yapılıyordu. Günümüzde nedir ne değildir pek bilemiyorum.

Türkiye'deki Bilişim Şirketleri

ahmetozdemir

Pardus Proje Yöneticisi Doç. Dr. Erkan Tekman, İnternet Haftası kapsamında 13 Nisan’da Ankara’da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'deki bilişim şirketlerinin kendi ürün ve çözümleri yerine tamamen ithal ürün ve çözümler kullandıklarını, bunun da yerli bilişim şirketlerinin gelişmesine ket vurduğunu söyledi. Haberin ayrıntıları burada.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?