Binbir Gece Mesaileri

0
butch

Görüşler

0
darkhunter
Bu Mehmet bey'in kemik iliği nakli bekleyen kaç çocuğu var acaba?
0
anonim
Hayırdır?
0
anonim
dizi kültürüm yok-bağışlayın,bilgilendim sağolun!!!
0
darkhunter
Excusez-moi. Vous êtes de quelle nationalité? Français?
0
anonim
Heee- yerli Tv dizilerine 'Fransız kalmışım' bir sakıncası mı vardı?
0
101
Olay dizi olmaktan çıktı tüm yazılı ve görsel basında günlerce yer aldı. Üstteki fransızca cümle belki de ona işaret ediyordur ?
0
newman
Yalniz degilsiniz :)
0
FZ
Ben de bilmiyordum bu 150.000$ mevzusunu, birkaç gün önce öğrendim.
0
bm
Ben de anlamamisdim. Anladigimi soyleyeyim: 1001 gece masali diye bir TV programi var, gazeteye de cikiyor, icinde de bir $150k gecmis. Fakat simdi aklima geldi google yaptim "binbir gece 150" diye. Suymus:

http://www.lovemove.com/haber_oku.asp?ID=74

0
newman
Simdi ben boyle bir hikayeyi bir yerden hatirliyorum diyecektim ki... Konusu farkli, orada boyle ulvi gayeler gozetmiyorlar, para miktari 1 milyon dolar filan :). Yillar once bir film gormustum, Robert Redford oynuyordu. Arastirip buldum: "Indecent Proposal" mus adi. Ben filmden pek birsey hatirlamiyorum aslinda. Ama su linkte millet bir suru yorum yazmis:

http://www.imdb.com/title/tt0107211/usercomments

Bu arada birakin para almayi, uste o kadar para vermeye razi olanlar da cikiyor demek ki: bir yorumun basligi soyle :):

$1,000,000? For a night with Robert Redford? For real? Where do I sign up?!
0
towsonu2003
bazen fransizlik cok hosuma gidiyor... bu espriyi kesinlikle anlamamis oldugum su saat da dahil...
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Bir saldırının anatomisi: Fazlamesai

sundance

28 Temmuz 2006 sıradan bir gün olarak başlamıştı. Normal iş temposunda giderken saat 11 civarında cep telefonum çaldı. Açtım, konuşma şu şekilde gerçekleşti:

-Kıvılcım Bey mi?
-Evet?
-Merhaba Kıvılcım Bey, benim adım ... sitenizdeki bir açıkla ilgili bilgi vermek için aramıştım.
-Hımm, dinliyorum.
-Bir e-mail ya da msn alabilir miyim, oraya yollayayım açıklamayı.
-Tamam, e-mail ...de ...

E-MBA?

ninja-g

Hadi hep beraber bilgisayarların başına, açın quicktime'ları ders başlıyor. Ding doong, işte hoca konuşmaya başladı. O da ne hiç susmuyor! Hemen pause. Başa al, bi daha. Offf hala anlamadım. En iyisi e-mail atayım, ya da chat mi yapsam hocayla. Dur şu forumlara bakayım belki anlayan biri vardir. Geçen gün Aslı "Pazarlama Erişimi" dersindeki "intervizyonel senkronizasyonu" anlatmıştı, çok zeki kız vallaa. Hahahaha çok zeki çoook..
THIS IS $7000!
content + e-mail + forum + chat + video + "Master yaptım ben" belgesi
Hiç para kullanmadan bilgiyi paylaşırken, WHAT IS THIS?

`Bilgisayar Bilimleri'nin Başarısı´ ya da `Kaplanın Çizgilerinin Oluşumu´

butch

Bilgisayar Bilimleri'nin aslında masamızdaki (ya da cebimizdeki) küçük makineyle sadece dolaylı bir bağı var. Temel ve geniş bir bilim alanı. 60 dakika içinde felsefeden cinsiyete, cinsellikten siyasete, sosyolojiden tarihe ve nihayet kaplanın çizgilerine varan bir yolculuk yapacağız. Sizi şaşırtacak en az bir şey öğreneceğinizin garantisini veriyoruz.

Çıldırmak Ya Da Depresyona Girmek: Ailecek

FZ

Üç farklı coğrafyadan gelen üç düşünür, üç bilim insanı. Üçünün de farklı sözcüklerle yazdıkları ama ortak konuya değindikleri bir yazı. Böylesine bir kesişimi not etmemek buraya haksızlık olurdu.

Gündüz Vassaf'ın 6 Ocak 2008, Pazar günkü yazısından bir bölümle başlayalım "21. yüzyılda çıldıranlar, çıldırmayanlar":

"Mesleğimden vazgeçmemde Hacettepe Üniversitesi Hastanesi psikiyatri polikliniğinin bekleme odasının duvarında asılı yazınının mutlaka etkisi olmuştur.

'Dünyayı değiştirmeye çalışacağına kendini değiştirmeye bak.' Nerdeyse tüm dünyada gençliğin ayaklandığı yıllardı. Düzene karşı gelen '68 kuşağının, sınırsız, savaşsız dünya özlemini belki en iyi John Lennon'un 'Imagine' adlı şarkısı özetliyordu. Sonuçta '68 kuşağı yaşlandı, düzenle bütünleşti. 'Olgunlaştı,' 'gerçekçi' oldu. 21. yüzyılın yeni kuşakları insanı çıldırtan bir dünyaya doğuyorlar. Teröre karşı verildiği söylenen savaş çıldıranları daha da çıldırtıyor. Türümüzün tarihinde zengin yoksul uçurumu bu kadar aşılmaz olmamış, zenginler servetlerini bu kadar fütursuzca sergilememiş, servet, şöhret uğruna değer yargılarımız bu denli altüst edilmemiş, ahlak bu denli umursanmamıştı.

Bilen de bilişiyor bilmeyen de !

sundance

Bu sabah Yeni Şafak gazetesinin Bilişim bölümünde TÜBİTAK'a "CD'den çalışan yazılım"la övünmek yakışmaz! başlıklı bir makale okudum.

Açıkcası makaleyi okumanıza bile gerek yok, başlık makalenin yazarının temel derdini ortaya koyuyor. Uludağ ekibinin üstünde çalıştığının bir Live CD olmadığını mı anlatmak lazım, yoksa Live CD'nin bir ekstra olduğunu, LiveCD olan bir sistemi (birçok durumda) sadece dosyaları kopyalamakla bile harddisk üzerine kurabileceğinizi mi, yoksa "Alın işte bu işle uğraşan münafıklar bunlar" modunda bir içeriğin altına ekibin fotoğrafını koymaktaki yaklaşımın yanlışlığını mı? Ben bilemedim.

Ama Pardus hakkında en ufak bir heyecan bile duymadan söyleye söyleye bunu söyleyebilmek ya vicdansızlıktır, ya da birileri yazdıkları yazılar karşılığı barter yapmanın yöntemini bulmuş ;)