Akıllı Ev Nasıl Yapılır?

0
anonim
Eric Faulkner ve Tony Northrup yazdığı bu kitap evinizde yapabileceğiniz ilginç projeleri anlatıyor. Kitaptan bir kaç örnek konu başlığı şöyle;

# Uzaktan evcil hayvanınızı gözetleyin
# Evinizi konuşturun
# Uzaktan bilgisayarınızın MP3 çalarını kontrol edin
# Zaman gecikmeli FM radyo yaratın
# Ağ üzerinden evinizi izleyin
# Ev güvenlik sistemi kurun

Bu ilginç projeler ilginizi çektiyse kredi kartlarınızı, tornavidalarınızı ve lehim aletlerinizi hazırlayıp O'Reilly'nin sitesine tıklayın.

Görüşler

0
FZ
Meraklısına: çok basit de olsa GNU/Linux tabanlı basit ve ucuz bir kamera ile hazırlanabilecek hareket tespit sistemi kurulumu:

http://ileriseviye.org/arasayfa.php?inode=MotionDetection.html
0
Nightwalker
Eğer fazlamesai.net haber arayüzü aralarda yer alan ingilizce metinleri türkçeye çevirmeye başlamadıysa editöre teşekkür etmem gerekiyor sanırım :-)
0
FZ
Henüz o ölçüde yapay zekâ kullanmıyoruz ;-)
0
malkocoglu_2
En onemlisi belki de akilli ev icin cok fazla para harcamamak gerektigi... Mesela B. Gates muthis paralarla evini akilli yapti ama, evin altinda, duvarlarin arkasinda cok fazla sayida kablolama gerektigi soyleniyor. Ve butun bu kablolalama, bugunku Wi-Fi ile tamamiyle gereksiz (obsolete) hale gelmistir.
0
FZ
Türkiye'de de bu konuda faaliyet gösteren bazı firmalar var diye biliyorum ancak bu akıllı ev kavramı hala "lüks ev" kavramı ile yan yana anılıyor. Geçenlerden Teknoloji Televizyonu'nda bununla ilgili ilginç bir program vardı. Bir Türk girişimci geliştirdikleri ev kontrol sistemlerini anlatıyordu.

Şu anda görünen, yani işte ya bilgisayarcı, elektronikçi, meraklı, hacker modunda olacaksınız, ucuza kişiye özel çözüm yapacaksınız ya da pahalı bir çözüm satın alacaksınız. Orta seviyeli bir pazar olabilir mi, daha ucuz çözümler "akıllı ev" kategorisinde pazarlanabilir mi, hazır çözümler sunulabilir mi, buradan kârlı bir iş çıkar mı... serbest çağrışım... beyin fırtınası...
0
malkocoglu_2
Bir akilli ev'in "ozellik listesi" soyle bir dusunulse, neler cikar acaba? B. Gates'in evinde her ziyaretci bir rozet/izleyici takiyor, ve favori muziginiz siz odadan odaya gecerken sizi izliyormus... Degisik odalarda degisik muzikler olabiliyor bu sebeple... Bunlari okudugum zamanlar 2000 oncesiydi tabii, onu belirtmek isterim. Simdi MP3 var. Wi-Fi var. Bunlari uygun bir sekilde biraraya koyan ve Linux merkezi sinir sisteminden kontrol eden bir sistem, cok fahis fiyatlarda olmasa gerek.

Akilli ev ozellik listesi icin beyin firtinasi:

- Sabahlari hava/yol durumunu saatiniz/tv/lcd ekran uzerinde gosteren bir uyarici sistem. Bunun icin WiFi uzerinden baglanti kurulabilecek ev aletleri.
- Ev icindeki elektronik aletleri ses/el isaretleri ile kontrol edebilme.
- Tivo ile tum gunun TV kayitlari.
- MP3 muzik deposu ve yine ses kontrol ile degisik muzik playlist'lerin arasinda secim yapilabilmek.
- Icinde ne oldugunu goruntu tanima ile anlayan bir buzdolabi (!), ve bazi maddeler eksilince bu listenin haber verilebilmesi. Tamam bu biraz zor. Meyveleri/sebzeleri ve koseli paketleri bugunku teknolojile taniriz, ama naylona sarilmis bazi maddelerde zorlanabiliriz.

Burada onemli birim evin beyni zannediyorum. Hep acik olan, buyuk miktarda veri tasiyan ve bilgiyi disaridan toplayarak dagitan birim budur. Bir de WiFi ozellikli (ya da MS'in yapmaya calistigi gibi FM radyo frekansindan) iletisim kurulabilen ufak aletler (gadget). Alarm saati, duvarda duran cok amacli buyuk bir ekran, tv, vs..











0
gismo
"- Icinde ne oldugunu goruntu tanima ile anlayan bir buzdolabi (!), ve bazi maddeler eksilince bu listenin haber verilebilmesi. "

Bu tür istekler bana tuhaf geliyor. Oldu olacak bizim yerimize işe de gitsin, yemek yesin. Hatta bizi yaşama zahmetinden de kurtarsın derim.
0
FZ
FZ ağır bir aksanla şu cümleyi kurar: Buzdolabını bu işe karıştırmayalım, bu yemekle benim aramda bir mesele, onu rahat bırak tamam mı!

(FZ, diyet programlarını araştırmaya başlar...)
0
mrozturk
Merhaba ,

Sistemlerin uygulayıcısı olarak bahsettiğiniz bazı konulardaki görüşümü bildirmek istiyorum .

Akıllı Ev olarak isimlendirlen , Aydınlatma, Isıtma Soğutma, Güvenlik, Eğlence vb. konular içeren tesisat organizasyonu ve yönetimi içerikli, teorik olarak bakıldığında kolay uygulanabilir, özellikle bu kadar gelişmiş teknolojiye sahip bilgisayarlarla çocuk oyuncağı olarak görülen bir konu.

Ancak bahsettiğiniz veya başka kanallarda sözü geçen üç adımda akıllı ev, evinizi bilgisayarınız yönetsin gibi konularda teoride mümkün fakat pratikte çok ciddi sorunlar açabilecek , olmadık zamanlarda hata verip uzun süren müdahaleler gerektirecek durumlar oluşma tehlikesiyle taş devrine dönme senaryoları oluşabilir. Çünkü genelde (özellikle işin içinde windows çalışıyorsa) sistemler, en çok ihtiyaç duyulduğu zamanlarda hatalar verirler. Düşünün ki misafirlerinize yemek verirken elektriklerin kesildiğini, banyo yaparken ısıtmanın çalışmadığını, bir hasta varken ısıtma sisteminin hata verdiğini, ertesi güne kadar yanabilecek parçalrın değiştirilemeyeceğini, evin dahi oğlunun da tatilde bulunduğu sürede elektronik özürlü ebeveynlerin işkence çektiğini.

Bazen çok güvenli bir işletim sistemi olarak bilinen Linux un basit bir disk arızası yüzünden boot edilemediğini, vb hataları hep yaşamışsınızdır. En basitinden 30 sn civarı sürecek bir boot süresi bile kötü zamanda denk gelince yıllar sürüyormuş gibi gelebilir.

Sonuçta her tehlikeye önlem alınabilir tabi , ancak buna ayrılacak arge ve önlem için gerekecek ek donanım zaten oluşturalacak sistemi piyasa fiyatlarına gelecektir.

Emre ÖZTÜRK
ORTERO AKILLI EV SİSTEMLERİ
www.ortero.com
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Küçük mucidin el kitabı :)

conan

Siz de benim gibi evde bulduğunuz herhangi bir maddeden işe yarar (ya da yaramaz) şeyler yaratmayı sever misiniz bilemeyecegim. Ama sanırım ben bu dünyada varsam, benim gibilerinin de olması muhtemel.

İşte bu tip seyleri yaparken karşılaştığım şeyleri paylaşmak istedim bir anda sizlerle. Ama öncelikle sanırım konuyu biraz daha açmalıyım.

Greg Wilder ile müzik, yaratıcılık ve GNU/Linux üstüne

FZ

Bilgisayarla müzik besteleme ve düzenleme konusunda önemli çalışmaları olan Greg Wilder ile müzik, bilgisayarlar, işletim sistemleri, yaratıcılık, yapay zekâ ve doğaçlama üstüne bir röportaj gerçekleştirdik.

Wilder onca iş güç arasında bizi kırmayarak sorulara epey detaylı cevaplar verdi ve Türkçe konuşan bilgisayar ve müzik dünyası ile iletişim kurabilmiş olmaktan ötürü memnuniyetini belirtti. Bu röportaj şerefine daha önce yayınlamamış olduğu iki parçayı MP3 olarak röportajın sonundaki bağlantılardan edinip dinleyebilirsiniz.

3... 2... 1... Yayındayız!

e-Bergi Kasım 2008 Sayısı Çıktı!

anonim

e-bergi Kasim 2008 sayısıyla bu ay da sizlerle! Hala tıklamadınız mı?

Dil Üstadları ile Araç Ustaları: IDE Ayrımı

FZ

Geliştirici dünyası iki kampa ayrılmıştır. Bir kampta dil üstadları vardır, bu yazılımcılar yüksek seviyeli programlamadan -- birinci-sınıf fonksiyonlar, aşamalı programlama, AOP, MOP, kendi kendini sorgulama -- bahsederler. Araç ustaları ise tümleşik geliştirme ve hata ayıklama araçlarında ustadırlar, kod tamamlama, "refactoring", vs. Dil üstadları Emacs ya da VIM kullanır, bu tür editörler yeni dilleri denemek için daha uygundur. Araç ustaları ise Visual Studio, Eclipse, IntelliJ gibi IDE'leri kullanırlar.

Laszlo ve Groovy gibi yeni diller ya da AOP (Aspect Oriented Programming) gibi dil uzantıları genellikle öncelikli olarak metin-editörü tabanlı yazılım geliştirme ortamlarında ortaya çıkarlar ve ancak ondan bir süre sonra IDE dünyası bu tür desteklere kavuşur. Eğer dil ya da uzantı gerçekten başarılı ise araçlar da bunu desteklemeye başlar. Bu ayrımın tek sebebi araç geliştirmenin dil geliştirmekten zor olması değildir. Asıl mesele bir dile hakim olmak ile bir araç setine hakim olmanın çok farklı iki mantalite olmasıdır, belli bir ölçüye dek bunlar birbirlerini dışlayan alternatiflerdir. Acaba neden? İşte sebepleri...

Oliver Steele'nin The IDE Divide başlıklı makalesini tüm yazılım geliştiricilerin okumasında fayda var. (Not: Şöyle sağlam bir FM üyesi çıksa da bahsi geçen makaleyi Türk diline kazandırsa... hani yani küçük bir olasılık olsa da, belki diyorum, belki biri üstlenir, FM'ye bir katkıda bulunur...)

Ve yine Kevin Mitnick, bu sefer basımdan önce kaldırılmış ilk bölüm

Phaedrus

Kevin Mitnick´in yazdığı Art of Deception adlı kitaptan Wiley yayınevi tarafından basımdan hemen önce çıkartılan ilk bölümü Bu adreste okuyabilirsiniz. Genel olarak bu bölüm Mitnick´in geçirdiği kaçak günleri, hapisteki zamanlarını ve medyada Mitnick´in adıyla ve düzenlediği asılsız, popülist haberlerle, ardından da yazdığı kitapla milyon dolarlar kazanan gazeteci John Markoff´u anlatıyor.