2008 Krizi ve İşten Çıkarmalar

0
auselen
İçinde bulunduğumuz dönemde yaşadığımız krizin uluslararası bilişim şirketlerinde çalışanları nasıl etkilediğini takip ediyor musunuz? Krizin iyice rahatsız edici olmaya başladığı bugünlerde bazı büyük firmaların bu duruma nasıl tepki verdiğini araştırmaya çalıştım. Ortaya çıkan tabloyu buradan inceleyebilirsiniz.

Görüşler

0
fkoksal
Az önce İsveç'te Ericsson firmasında çalışan bir arkadaşımın söylediğine göre telekom firmaları pek etkilenmezken araba üreticileri ciddi yara almış. Hergün gazateler yüzlerce insanın işten çıkarıldığını yayınlıyorlarmış.

Söylediğine göre Türkiye'deki kriz (şimdilik) kriz değilmiş.
0
auselen
Telekom firmalarinda araba ureticileri kadar insan calismiyor.

Telekom firmalarinin bu ceyrekteki aciklamalarina bakarsaniz (uzak dogu ulkeleri yani Samsung, LG haric) uzun vadede eleman sayilarini azaltacaklarini acikladiklarini gorurusunuz.

Beni en sasirtan SUN'in durumu oldu acikcasi.
0
anonim
Bu krizin sonucu olarak verimliliğin tekrar ön plana çıkacağını tahmin ediyorum, işten çıkartmalar da daha verimli çalışabilir hale gelmek adına yapılabilecek en basit hareket.

Geçtiğimiz birkaç yıllık hızlı büyüme trendinde büyük patronlar proje seçiminde "satış arttırma" vaadinde bulunan projeleri "maliyet düşürme ve verimlilik sağlama" vaadinde bulunan projelerden üstün tutuyordu. Kriz ile birlikte denge tersine dönecek ve bu dönüşüme hızlı bir şekilde ayak uyduramayan firmalar da çok zorlanacak diye düşünüyorum.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Dilbert´in maaş teoremi

omniheurist

Dilbert'in maaş teoremi hiçbir zaman mühendislerin ve bilim adamlarının yöneticiler ve satış elemanları kadar kazanamayacağını ifade eder.
Bu teorem artık şu iki postulata dayanan ispatla desteklenebilir:

Postulat 1: Bilgi güçtür.
Postulat 2: Zaman paradır. Diğer bir deyişle vakit nakittir.

Dolar gene aldı yürüdü

kuzen

Piyasalardaki çalkantı nedeniyle dövizdeki yükseliş devam ederken, doların satış fiyatı bankalararası piyasada 1 milyon 640 bin liraya kadar yükseldi. Son gerçekleşen işlem 1 milyon 500 civarında gerçekleşti. Kotasyonlar azaldı. Marjlar açıldı. Saat 14:15 itibariyle alış kotasyonu 1 milyon 490 bin, satış kotasyonu 1 milyon 640 bin lira seviyesinde.

(Editörün notu: Şimdi gel de upgrade hayalleri kur! Bu işin de suyu çıktı valla!)

Yahoo yine zararda, çalışanların %12`sine yol gözüktü. Çare pornoda

sidar

Yahoo ilk çeyreği yine zararla kapatarak güç kaybetmeye devam ettiğini gösterdi. Geçtiğimiz dönemlerde uluslarası bir çok ülke müdürüne kapıyı göstermek zorunda kalan Yahoo, bu çeyrekte tekrar zarar etmesinden dolayi çalışanlarının %12`sine yol göstereceğini açıkladı. Ayrıca uluslararası operasyonlar müdürünün de haziranda işi bırakacağı belirtildi. Zaten geçtiğimiz ay CEO Timothy Koogle da başarılı bir yeni CEO bulunduğu an istifa edeceğini açıklamıştı. Yeni gelir kaynakları yaratmak için araştırmalarını sürdüren Yahoo ekibi ise çareyi pornoda buldu. Her parmak atanın bala bulandığı porno sektörüne giren Yahoo, artık web sitesinden hard-porno videoları ve DVD`leri satacak.

Benim yorumum: Turk internet yatirimlari durma noktasina geldi ama belli ki bu sadece Türkiye'de olmuyor. Amazon'dan sonra Yahoo da çalışanlarına yol göstermeye devam ediyor, acep internet de mi dibe vurmaya gidiyor? Nandotimes TechWeb Yahoo UK

Avrupa borsaları teknoloji ile yükseliyor ya bizimki?

kuzen

Avrupa teknoloji hisseleri, ABD'de büyük şirketlerden Motorola, Yahoo! ve Microsoft'un yatırımcılara kar cephesinde biraz umut vermesinin ardından yüzde beş artışla açıldı. Dün kasım 1998`den beri en düşük seviyelerini gören DJ stoxx teknoloji endeksi <.sx8p> 10:35`te yüzde 5.21 artışla 380.11 puandaydı. FTSE eurotop 300 <.fteu3> yüzde 1.44, DJ euro stoxx 50 <.stoxx50e> yüzde 1.5 yükseldi. En fazla değer kazanan blue-chipler, Nokia, Alcatel, Marconi, Philips ve Siemens gibi en büyük teknoloji şirketleri oldular.

Keske bizim teknoloji şirketlerimizde değer kazansa da borsamız yükselse :))

FM'ye soralım: Türkiye'de Startup, Nasıl?

lifesdkver0_1

Dünya genelinde internete dayalı iş girişimciliği rüzgarları, ilk patlamadan sonra, tekrar efil efil esmeye başladı. Büyüklü küçüklü bir çok firma, bir çok kişi; yarattıkları servis veya ürünü bir gün Google'ın, Yahoo'nun satın alacağı hayalleri ile harıl harıl çalışıyor. Bu hayal yerine, derdi "fark yaratmak" olanlar aradan sıyrılıp, yine Google, Yahoo tarafından satın alınıyor.

Peki girişimciliği yerel pazara yöneltmek, Türkiye'de startup olarak başlayıp iyi paralar kazanmak, "fark yaratmak" ne kadar mümkün?