Vatandaşını Unutan Bilişim Sektörü

0
FZ
Radikal´in bilişim yazarı Serdar Kuzuloğlu Türkiye´deki bilişim sektörüne ateş püskürmeye devam ediyor:

``Bu köşeden yaklaşık bir yıldır, Technology Channel ekranındaki Technosohbet programında da haftalardır soruyorum (aslında sorguluyoruz): Türkiye'deki bilişim sektörü temsilcileri topumuzu aldatıyor olabilir mi? Dünyanın en büyük işlemci üreticisi ülkenin en büyük yerel bilgisayar markalarından biriyle bir olup bilgisayarlaşma oranına katkıda bulunmak için bir kampanya yapıp 5 (yazıyla beş) bilgisayar verebliyorsa, TÜBİSAD adıyla bilinen Türkiye Bilişim Hizmetleri Derneği'nin yönetim kurulunun çoğunluğu yabancı (Onlar da Amerikan. Uluslararası diyemiyorum bile) bilişim şirketlerinden oluşuyorsa aklıma ister istemez bunlar geliyor. Sizin gelmiyor mu?´´...

``Bilişim odaklı sivil toplum kuruluşlarının yaptıklarını burada uzun uzun anlatmak isterdim, orada da tökezliyor elim kolum. Bilgisayar okur yazarlığını geliştirme adı altındaki girişimler ücretsiz Microsoft kursuna dönüyor. Kimileri öte yanda kuraldı, kanundu, düzenlemeydi kaptırmış gidiyor. Şu anda derdi bilişim olan sivil toplum kuruluşlarının bu ülkeye ait bütün hayalleri gerçekleşse biz sıradan vatandaşların eline ne geçecek biliyor musunuz? HİÇ!´´...
``Etrafınızda bilişim havarisi gibi dolaşan insan, kurum ve kuruluşların yüzlerindeki maske o kadar ağırlaştı ki, artık kendileri bile taşımakta zorlanıyor. Oysa benim aklımda hala gezdiğim okullardaki çocukların sözlerinde, aldığım e-postaların satırlarında, konuştuğum insanların dillerindeki masum istekler var. Onların derdi trafik borçlarını internetten öğrenmek değil. Zaten birçoğunun vergiyle uğraştıracak arabası, şirketi, falanı filanı da yok. O yüzden bu insanların gözünde de onlar yok zaten. ´´

Görüşler

0
murat09
Bu vatandaş ve ait olduğu plaza gazeteleri acaba Türkiye Bilişim Sektörü için ücretli kanallarda car car konuşmaktan başka ne yapmış? Kaç tane okula özgür yazılımla donatılmış bilgisayar sağlamışlar? Bu sadece hedef saptırmaktır. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırsınlar derim.
0
FZ
Valla bence hedef saptırma o yazıda değil sizin yorumunuzda. Sonuçta gazetecinin işi yazmak, konuşmak, kamuoyunu bilgilendirmek, eleştirmektir.

Okullara özgür yazılım kurulu bilgisayar bağışlamak bu gazetecinin görevi mi? Ya da gazetenin görevi mi?

Eğer Serdar Bey´in eleştirilerine katılmıyorsanız ya da bazı konularda bizi yanlış bilgilendirdiğini düşünüyorsanız lütfen bu noktaları açığa kavuşturun, öteki türlüsü ``sen önce kendine baksana yaaa´´ kıvamında bir demagojiden öteye gitmiyor çünkü.

Not: Serdar K. ile herhangi akrabalığım, tanışmışlığım olmadığı gibi Radikal gazetesi ile hiçbir maddi, manevi bağım yoktur :)
0
murat09
Evet, okullara özgür yazılımla donatılmış bilgisayar teminine katkıda bulunmak ve buna önayak olmak bir gazetenin ve sorumlu gazetecinin görevidir. Bu savım, suçu hem yazıp hemde cezasını vermek gibi bir anlayışla bir tutulamaz. Bingöl depreminde Hürriyet (ve diğer birkaç medya kuruluşu daha) oradaki okullara etkili bir bağış kampanyası başlatmıştı, bunun ne farkı var?
Ülkem daha bilgisayar ve internetle doğru düzgün tanışamamışken, Kızıl Çin kendi Linuxunu üretiyor. 2010 yılında tüm evlere, o insan haklarının en çok ihlal edildiği ülke olan Çin'de, bilgilenmede mükemmel olanaklar sağlayan dijital alıcılar verilecek.
P.S: S.K. nu şahsen bende tanımam, ama sevmek zorunda olduğumu da sanmıyorum.
0
FZ
Sanırım sapla saman birbirine karışmış durumda. Israrla gazetecinin asli görevinin kaynak aktarımı olduğunu iddia ediyorsunuz. Medya desteği tamam ama yani böyle bir şeyi gerçekleştirecek olan öncelikli kurum gazetenin ya da gazetecinin bizzat kendisi olmasa gerek. Kaldı ki bahsettiğiniz örnekte de söz konusu olan bir bağış kampanyası, yani gazetenin kendisinden verdiği bir şey değil.

Ben hala şunu soruyorum Serdar K.´nın yazısındaki eleştirilerde bir yanlışlık mı var? Yazarın öfkelendiği noktalar gerçekçi değil mi? Olmayan bir şey mi eleştiriliyor? Yoksa tamamen bir haksızlık ve yanlış bilgilendirme mi söz konusu? Yazarın devasa bilgisayar şirketlerine ve bilgisayarla ilgili önemli STK´lara çatmasında bir eksiklik ya da önemli bir yanlışlık mı buluyorsunuz, eğer öyle ise yazar nerede yanılıyor? Bunları soruyorum yani.

Çin´e gelince, doğrusu konumuzla olan ilgisini anlayamadım. İlla bir ülke örnek gösterilecekse 3,000,000 milyon vatandaşını 12 Mbps ila 26 Mps ADSL modemlerle Internet´e bağlayan (ve bunun için aylık 20£ talep eden) Japonya´ya göz atmak daha motive edici olur diye düşünüyorum ;-)
0
murat09
Çinin nüfusunun 1 milyarı aştığını düşünürseniz sanırım projelerinin ne denli büyük olduğunu anlayabilirsiniz.
Sapla samana gelince, ben o vatandaşların vergi borçlarını internetten öğrenme dertlerinin olmadığını sanmıyorum. Onun kapasitesi işine gelmeyince bu alanda çalışan ben ve benim gibi birçok insanı yok sayıp "hani e devletüm nerede" diye sızlanmaya yeter. Şehir dışındayım ve şu an projesini yürüttüğüm bir çalışmaya -hani o borç öğrenme meselesi!- o kadar ihtiyacımız oldu ki, 6 mükellefin ne borcunu nede kaydını öğrenemedik, Türk Telekomun ADSL politikası yüzünden! TT de kurumumuza ADSL bağlatmak için kaç deveye hendek atlattığımızı buraya yazsam şaşarsınız! Peki, TTun bu rezilliklerini kaç gazete manşete taşıdı? Hiç!
Velhasıl, düzeltilmesi gereken pek çok şey var ama, bazı doğruları yanlış kişiler yazınca sanırım anlamını kaybediyor. S.K, cam plazalardan halkıma bakarak eklektik eleştiri yazıları yazmak yerine birazda yaratıcı bir şeyler yapsın. Buna "gazetecilik" görevi diyemeyebilirsiniz ama, herhalde bir vatandaşlık görevi diyebilirsiniz sanırım.
0
aRda_
Bence yazının sahibi Sderdar beyin yapmaya çalıştığı tek şey var.O da ülkedeki binlerce bilişim sorunundan bir tanesini kaleme dökmek ve ay başı geldiğinde gazetesinin muhasebe bölümünden aylık maaşını almak.Parasında ve yaptığı işde gözüm asla yok.Ancak sadece eleştirici olmanın kimseye -hatta kendisine bile- hiç bir faydası yoktur.

Yazısının bir bölümünde Microsoft'un Anadolu'ya tanıtım için gittiğini yazmış.Evet gitti.Doğrudur, fakat MS'de kendi çıkarları için gitti.Reklamını yapmak için gitti.Başkalarına karşı yaptığı faaliyetleri imrendirerek anlatmak için gitti.Gitti çünkü başta Ntv televizyonu olmak üzere birçok medya organı bunun reklamını yaptı.
Ha gitti de noldu?.Uğradığı yerlere gidip sorun bakalım bir tane bilgisayar mı hediye etti.HAYIR!.
Peki soruyorum çok beyendiğiniz Serdar Bey neden Microsoft'un Anadolu'ya ziyaretini hangi amaçla yazar?!...

Ayrıca murat09'un yazdıklarına katılıyorum.
Bir gazetecinin amacı sadece haber vermek ve eleştirmek değildir!.Eğer öyleyse bile bu yanlıştır.
Kim olduğu fark etmez, gazeteci gazetecidir.Fakat herşeyden önce vatandaştır.
Ha peki bende bir vatandaş değilmiyim?.Evet vatandaşım, ancak yıkıcı değil yapıcı bir vatandaş olma taraftarıyım. ;-)
0
SHiBuMi
Murat sanırım FZnin tam olarak ne demek istediğini anlayamamışsın. Buradaki konu, Kuzuloğlu'nun hayatında şimdiye kadar hangi başarılara imza attığı değil. Türkiye'deki büyük bilişim firmalarının basiretsizliği ile ilgili bir konu. Senin amacın bağcıyı dövmek üzerine odaklanmış. Tartışma konusu ise: Üzüm yememizin önündeki engeller.

Ben Technology Channeldaki programlarını aşağı yukarı her hafta seyrediyorum. Her hafta bir şekilde TTnin hizmet kalitesi gündem maddesi oluyor. Sonuçta bu konu kangren olmuş durumda ve artık söylenebilecek her şey söylendi diye düşünüyorum. Geri kalan kararlar siyasi kararlar.

Sana diyeceğim, adamın oturduğu plaza, ay sonunda muhasebeden aldığı maaş vs. bunlarla uğraşma, seni bir yere götürmez. Kapitalizme karşıysan, bir komünist partisine üye ol, orada kendini deşarj et. Sonra tekrar gel, içerik konusunda tartışalım.

Sevgiler
0
FZ
Neyse, sonunda bir kişi dahi olsa derdimi anladı ya, ölsem de gam yemem artık :)
0
murat09
FZ nin samimiyetine yüzde yüz inansamda, SK ve bunun gibileri 2x2=4 dese artık inanmıyorum.
Arda arkadaşın dedikleri üzerinde düşünün. Bu yazarın önceki yazılarını takip edin. Çok değil bir ay önce Bill Gates'le konuşmaktan bahsediyordu. Onun bebek yüzünde pastayla "temiz bir kremalı sayfa açan" Belçikalı kadar cesareti varmıdır acaba?
Kral çıplak, artık görmeliyiz. Kapitalizme karşı olan herkesde komunist parti üyesi olacak diye bir kaidemi var? Bana öneriniz, herkesi proleter yapmak değil, herkesi burjuva yapmak olsaydı biraz üzerinde düşünürdüm, tabi sırf deşarj olmak için değil :-)
Sevgiler, saygılar.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Telekom der ki: Firefox 1.5 kullanmayın.

euler

Az önce adsl kotamı kontrol etmek amacıyla adsl kota sayfasına girince ilginç bir ifadeyle karşılaştım. Aslında ilginç olarak nitelemek de ne kadar doğru bilemiyorum, halihazırda alışık olduğumuz zihniyetin eseriydi bu da.

Siteye Firefox 1.5 tarayıcı ile girenleri şöyle bir uyarı karşılıyor:
"UYARI: Şu anda FIREFOX 1.5 tarayıcısı kullanıyorsunuz. FIREFOX 1.5 taracısıyındaki bir hatadan dolayı sayfa görüntüleme problemi yaşanmıştır. Gerekli inceleme yapıldıktan sonra, sayfa FIREFOX 1.5 tarayıcısına uyumlu hale getirilmiştir. Ancak, FIREFOX 1.5 taracısında çıkan çok fazla problem yüzünden bu tarayıcının kullanılması önerilmemektedir."

Müjde İkinci Nesil Alan Adı Türkiye'de!

bm

Tam bize gore bir düzen üstelik. Bol bol otoriteymiş gibi davranan kuruluş isimlerinden 'ikinci jenerasyon', 'geleceğin bilmemnesi' 'yani açılımlar'dan filan bahsediliyor. İcinde TBD de var. Olmayan ne? Teknik detay, özellikle hakiki root-server'ların önune root-server'mış gibi yapan makinelerin konmasının gelişmeymiş gibi anlatıldığını belli edecek teknik detay. Haa bu arada yeni açılımların arasında 10$'ın altında olan ilk kayıt masrafının 1000$'a çıkması da var. Bu yeni nesil root serverlardan biri Ankara'da olacakmış. Senelerce arada sırada ortadan kaybolan .tr domaini ve gitti mi 15 gün gelmeyebilen bağlantisiyla ünlu Ankara'dan. Ama zaten nutukla iş görürmüş gibi yapma geleneneği ikonla inanılırlık sağlama geleneği ile birbirini tamamladığı için şaşmamak lazım. Herneyse, siz benim dediğime bakmayın. Gayet tabii TBD en doğrusunu bilir, ben müjde vermiş olayım diğer dediklerim şaka olsun, böyle kimsenin aklına gelemeyecek harika bir alternatif kök sisteminin memlektimize gelmesinden memnun olun. 50-100 sayfa DNS belgesini kimseye okutamadığımız memlekete çene gücüyle çag atlatmak ilk defa olmuyor, son defa da olmayacak ama kutlayalım yine de. Bakın Hurriyet gazetesi nasıl bu haberi müjdeliyor (e-kolay da bu en bir son teknolojiyi kullanacakmış bu arada) http://www.hurriyetim.com.tr

TBD damgası inandırıcı olduysa burada okumayı kesebilirsiniz. Ya da:

Internet'te Çok Vakit Geçirmek İşten Atılma Sebebi

FZ

Doç. Dr. Cevdet İlhan Günay, Adana Barosu'nun 'Avukatlar Haftası' nedeniyle düzenlediği 'İş Hukuku' konulu panelde yaptığı konuşmada 4 bin 773 sayılı İş Güvencesi Yasası ve uygulamaları hakkında bilgi verdi.

Yasanın, işverene işçinin sözleşmesini feshederken geçerli neden belirtme zorunluluğu getirdiğini söyleyen Doç. Dr. Günay, teknolojik gelişmelerin getirdiği bazı davranışların da bu kapsama girdiğini söyledi. Doç. Dr. Günay, şöyle dedi: "Bir süredir hayatımızda olan cep telefonuyla, telefon işçiye bile ait olsa uzun süre konuşmak ve bunu alışkanlık haline getirmek, iş sözleşmesini feshetme gerekçesi olarak gösterilebiliyor. Aynı şekilde internette uzun süre harcayan, prn içerikli mailler atan işçi de işten çıkarılabiliyor. Bu gerekçelerle işten çıkarılanların açtıkları işe dönüş davalarını reddediyoruz."

Genç Beyinlere Dönüş İmkanı

FZ

Türkiye'nin beyin göçüyle yurtdışına kaptırdığı yetenekli bilim insanlarını geri kazanma yolunda umut verici gelişmeler yaşanıyor. AB Komisyonu'nun 'Araştırmacıların Dolaşımı' ve 'Kişiyi Destekleme Özel Programı' fonları sayesinde son üç yılda, dünyanın saygın üniversitelerinde çalışan yaklaşık 40 Türk yurda döndü.

CD-Rom 48x Media Yalanı

sundance

Uzun süredir merak ediyordum, bu CD-Writerların yazma hızı nereye gidecek diye. En son 40x çıkınca, fiyatı da makul olunca hemen aldım. Tabi ki ilk iş son hızla cd yazmak. Fakat hayretle gördüm ki 40x cdwriter, 24x cdwriterdan pek de hızlı yazmıyordu. Windows altında Nero ile denedim, Linux altında Xcdroast ile sonuç aynı.

Ne demiş atalarımız, en doğrusu her zaman komut satırıdır bu yüzden en son Linux altında Cd-record ile cd yazmaya kalktım ve hayretle gördüm ki, üstünde 48x yazan cd max 24 hızlı, genelde de 16 hızlı yazıyor. Sanırım yeni nesil CDR mediasının özelliği, siz 40 hızlı yaz deseniz de, media buna izin vermezse, cd yanmıyor, sadece yazma hızını düşürüyor. Ve anladığım kadarıyla piyasada 40`ı boşverin 24 üstü yazılabilen CDR yok.