Vapurlar Hep Kalacak

0
anonim
Şehir hattı vapurlarının İDO'ya devredilmesiyle vapurların kaldırılmayacağı bizzat İDO genel müdür tarafından açıklanmıştı. Bu açıklama pek yeterli görülmemiş olacak, tartışmalar bir süredir devam ediyor. Nitekim fazlamesai'ye bile konu oldu.


İDO da bu tartışmaları farketmiş olacak ki Vapurumu Vermiyorum sitesine bugün açtığı http://www.vapurlarhepkalacak.com/ ile yanıt vererek İstanbulluların içini bir kez daha rahatlattı. Sizi Aydınlatalım başlığıyla yayınlanan yazıda İstanbullulara duyarlılıkları için teşekkür edilerek kimsenin vapur keyfinden mahrum bırakılmayacağı belirtilmiş. Kısa bir süre sonra da herkese açık bir forum oluşturacaklarmış.

Görüşler

0
bm
Iste budur. Aferin. Alan adi almalari da cok hos. Ozellikle bu tarz helletmelerine pek sevindim.
0
bm
Icabinda bunlara icimden veya disimdan sovup sayiyorum, hosuma giden is yaptilar diye bir de aferin diyeyim dedim, gittim yazdim veee sitenin iletisim formu hata veriyor. Off.
0
sundance
:)

Alan adı almaları biraz overkill değil mi? Ne gerek vardı? Tamam Halkla İlişkiler ama...

Neyse, tepki hızlı bu güzel.
0
bm
Valla benim hosuma gitti alan adi. Masraf tabii, ama site yapmak da masraf. Bunlara masraf yaptirmamak mumkun degil zaten. Firsatiniz olursa o (Yenikapi galiba) IDO idari binasinin icini ust katlarini filan bir dolasin. $8'lik alan adi, ustelik vatandasa hos bir sekilde cevap vermek icin alindiysa solda sifir.
0
yilmaz
yalnız çok kral domainle cevap vermişler.
ileride oluşacak yeni bir chat modeli.
DNBC (Domain Name Based Chat)
0
FZ
Şimdi vatandaş tarafı da cevap verir: www.insallahdediginizgibivapurlarkalir.org :)
0
bm
Dusuk bant genistligi, yuksek gecikme, TCP+UDP+$$ ile haberlesme komik oluyor. Mesela
www.babandamimercedesebinerdi.com www.yemeyinlan.com filan diye de siteler yapsak mi acaba?
0
yilmaz
bu arada oteki site FM'deki tepkilerden dolayı tasarımı değiştirmiş galiba.
Şimdi o siteyi eleştirenlere sesleniyorum. Ne yaptınız siz. Şimdi daha kötü olmuş :D
0
abakana
Vapurumu Vermiyorum sitesi ile sanırım email adresi de toplanıyordu, ben mi fazla kuşkucuyum yoksa bu olay yeni bir kaynak sağlama zımbırtısı mı? Birde o siteye email adresimi verdiğimden beir Kosgeb iş yürütücüsünün birinden her gün 1 adet email almam tamamen tesadüf mü?
0
cemal27
www.vapurlarhepkalacak.com sitesi yenilenmiş ve yorum köşesine görüşlerinizi gönderebiliyorsunuz.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Playchess Türkçe ve Ücretsiz

meddah

220.000 üyeye sahip, dünyanın en büyük satranç portalı olan Playchess ile İş Bankası bir anlaşma yaptı. Bu anlaşma ile Playchess ücretsiz ve türkçe olarak satranç severlere http://www.satrancoyna.com.tr/ adresinden hizmet vermeye başladı.

Türkiye´de Bilim Teknoloji ve İnsani Gelişme Düzeyi

FZ

Gerçek bilimin değeri hatta göstergesi, kanımca, ondan türetilebilen buluş ve ürünlerdir. G.W.Leibniz

``Bu yazı Türkiye’de bilim ve teknoloji politikalarının hazırlanması, uygulanması ve ARGE çalışmaları konusunda atılan adımların kısa bir özetini çıkarmak, bununla ilişkili olarak Türkiye adresli (çıkışlı değil) bilimsel yayın sayısındaki artışa ilişkin son günlerdeki tartışmaları Türk insanının gelişimi ile ilişkilendirerek irdelemek için hazırlanmıştır. Burada anahtar sözcük "insan gelişimi"dir.

... Üstelik toplam yayın sayısında sağlanan bu artışa karşın ortalama atıf sayısının düşmesi (yayın sayıları Türkiye’nin altında olup ta atıf sayıları Türkiye’nin üstünde hatta iki katı olan ülkelerin sayısı azımsanmayacak düzeyde) ve etki faktörünün hemen hemen sabit kalması (bkz., CBT 832), aşağıda da gösterileceği üzere, yapılan yayınların kaliteden ödün verilerek, endüstri ve üretimden kopuk, genelde ünvan ve parasal ödül alma amaçlarına yönelik olduğunun önemli bir göstergesi.

... Küçük örneklemelerle yapılan çalışmalar bu yayınların ne değerde olduğunu ortaya koymakta. Örneğin, (elektrik, elektronik, haberleşme, bilgisayar ve benzeri dalları içeren) bilişim teknolojileri ve uygulamaları alanlarında uluslararası saygın dergilerin başında ABD’de basılan IEEE, İngiltere’de basılan IEE dergileri gelmekte. Bu dergilerde basılan Türkiye adresli toplam yayın sayısı son on yılda ortalama 50 civarında (bu 50 yayının da ortalama % 60’ı sadece Türk yazarlarınca, % 40’ı ise yurt dışı ortaklıklarla gerçeklenmekte). Gelişmiş ülkelerde istihdamın % 50'sinden fazlasını yaratan böyle bir alandaki yayınlarımızın toplamın sadece % 0.5 oluşturması çok düşündürücü ve yayınlarımızın ne kadar ülke gereksinimlerinden kopuk olduğunun iyi bir göstergesi.´´

Prof. Dr. Levent Sevgi ve Prof. Dr. Nejat İnce tarafından yazılmış olan bu önemli makalenin tam metnine buradan erişebilirsiniz.

Kaynak: Cumhuriyet Bilim Teknik, 24 Ocak 2004, Sayı: 879

Bedavacılık, GPL, Efsaneler, Hurafeler

anonim

Barış Şimşek'in blogunda dolanırken çok ilginç bir yazıya denk geldim. Başlık "Bedavacılık, GPL, Efsaneler, Hurafeler"

http://www.enderunix.org/simsek/

Oldukça uzun ve etkileyici. Biraz insafsızca eleştirmiş ama doğruluk payı da yok değil.

Sanırım opensource geliştirmeden önce tartışacağımız çok konu var.

Sayısal Ortama Geçirdik Ama Sadece Dilekçe İle Başvuranlara Veriyoruz

FZ

Başlıktaki ifade ve tavır biz Türk bilgisayar ve Internet kullanıcılarının çok da yabancısı olduğumuz bir tavır değil. Ülke kurumlarının kültürel eserleri çılgıncasına sahiplenmelerine dair daha önce bu sayfalarda haberler geçtiğimiz ve tartıştığımız oldu.

İşte şimde de başka bir örnek:

"Eserlerin bir kısmının veya tamamının elektronik kopyalarını almak isteyen okuyucularımızın talepleri; “Başvuru Formu”nu doldurarak başvurmaları ve ücretini yatırmaları halinde, isteklerine göre CD ve mikrofilm olarak karşılanmaktadır.

E-posta, mektup, faks yada telefon ile talepte bulunan okuyucularımızın istekleri de yerine getirilmektedir. Okuyucumuzun talebine ait ücretin yatırıldığını gösteren dekontun faks olarak gönderilmesi halinde, 2(iki) iş günü içerisinde yazışma adreslerine kargo ile gönderilerek karşılanmaktadır."

Bilgisayar, Emek, Hakkını Aramak ve Organize Olmak Üstüne

FZ

Üyesi olduğum cember.net'in Bilişim / Internet forumunda üyelerden biri "ne olacak bu bilgi teknolojileri çalışanlarının hali, verilmeyen fazla mesaileri, sömürülmesi, organize olamamaları, baskı grubu oluşturamamaları, 'bilgisayarcı' diye ne idüğü belirsiz bir kategori altında karman çorman ilerleyen düzen..." konulu bir yazı yazınca ilginç bir tartışma başladı.