Bu sabah Yeni Şafak gazetesinin Bilişim bölümünde
TÜBİTAK'a "CD'den çalışan yazılım"la övünmek yakışmaz! başlıklı bir makale okudum.
Açıkcası makaleyi okumanıza bile gerek yok, başlık makalenin yazarının temel derdini ortaya koyuyor. Uludağ ekibinin üstünde çalıştığının bir Live CD olmadığını mı anlatmak lazım, yoksa Live CD'nin bir ekstra olduğunu, LiveCD olan bir sistemi (birçok durumda) sadece dosyaları kopyalamakla bile harddisk üzerine kurabileceğinizi mi, yoksa "Alın işte bu işle uğraşan münafıklar bunlar" modunda bir içeriğin altına ekibin fotoğrafını koymaktaki yaklaşımın yanlışlığını mı? Ben bilemedim.
Ama Pardus hakkında en ufak bir heyecan bile duymadan söyleye söyleye bunu söyleyebilmek ya vicdansızlıktır, ya da birileri yazdıkları yazılar karşılığı barter yapmanın yöntemini bulmuş ;)
O kadar dedik, size ulaşmak için mail vb. bilgi verin.
Biz de katkı yapalım, biresyel takılmayın.
Sonra 4 ayda bir kare güncelleniyor.
Bizim gibi müdavimler de gözü yaşlı :
"Kare ne zaman değişecek acaba? FZ askerden geldi çoluk çocuğa karıştı, hağla "GEL TESKERE" karesi var. Ooofff... Bitmez bu hasret."
Şeklinde serzenişlerde bulunuyor.
Aman diyeyim es geçmeyin.
Sevgiler Saygılar.
Bircan HANCI (ZZombie)