Telekom Zamları Yargı Yolunda

0
FZ
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Fatih Dinler, milyonlarca kullanıcı adına Telekom'u dava ediyor. Türk Telekom'un Internet erişim ücretlerine yapmış olduğu zam ile ilgili olarak dava açtıklarını belirten Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Fatih Dinler; “internet erişim ücretlerine yapılan zamlar “sosyal devlet” ve “hukuk devleti” ilkelerine aykırı olduğu gibi haberleşme özgürlüğüne de vurulan bir darbedir. " dedi.
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Fatih Dinler konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

7-20 Nisan tarihlerinde, “İnternet Haftası” etkinlikleri gerçekleştirilmektedir. Bu yıl da, İnternet Haftası etkinlikleri kapsamında, “internetin, gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergesi olduğu” vurgulanmış, ulusumuzun gelişmiş ülkeler düzeyini yakalaması sürecinde, internet kullanımının öneminden söz edilmiştir.

İnternet Haftası etkinliklerinin gerçekleştirildiği bu dönemde, bir etkinlik de(!) Türk Telekom AŞ. tarafından gerçekleştirilmiş ve internet erişim ücretlerine zam yapılmıştır.

Demokratikleşme sürecinin en önemli aşamalarından biri olarak tanımlanan e-devlet genel projesi kapsamında, bireyin “bilgi”ye ulaşmasının öncelendiği bir dönemde, internet erişim ücretlerinde indirim yerine zam yapılması, bu süreç ve hedeflerin Türk Telekom AŞ. tarafından benimsenmediği ve istenmediği olarak yorumlanmalıdır.

Yine Türk Telekom AŞ.nin, Uluslararası Telekomünikasyon Örgütü (ITU) ile yaptığı protokol ile internet maliyetlerini düşürme taahhüdü vermiş olması ve yine diğer kamusal hizmetlerle ilgili olarak maliyet artışı oranında zam yapılabileceğine ilişkin yargı kararları söz konusu iken, yapılan zam; Anayasanın 22. maddesindeki “haberleşme özgürlüğü”nü de ihlâl etmektedir.

Bu nedenle Türk Telekom’un yaptığı zamlarla ilgili olarak yargıya başvuruyoruz. Önceden olduğu gibi Türk yargısının bu konuda da en adil kararı vereceğinden eminiz.

Kaynak: http://haber.tanitimi.com/haber.asp?id=2525

Görüşler

0
sametc
beyler bari biz birşey yapamıyoruz onlar yapsınlar değilmi :))
0
yuxel
destek verelim -> bilgi@tuketiciler.org
0
MarilynManson
Ya telekomdaki muhterem şahıslar verdikleri hizmetin ne kadar kıymet sahibi olduğunu bilmiyorlar. Yada herkezden çok daha iyi biliyorlar.

Eğer ikinci şıkkımız doğru ise dava açmak çok haklı ve doğru olur. Birinci şık doğru ise bizlere düşman bir TT kazanmış oluruz.

Zaten şu işi beceremiyorlar, düşünsenize bir de kasten verdikleri hizmetin kalitesini düşürdüklerini??

Yarı devlet diyorsunuz, bunu yapmaz diyorsunuz duyuyor gibiyim. Ama yanılıyorsunuz. Bal gibi yapar. Çünkü bürokrasi var ise bir işin içerisinde, her zaman bürokratlar kazanır. Halk değil. Özellikle de konu bizim ülkemiz ise. :)

Diyelim dava kazanıldı, fiyatlar eski haline geri döndü. Sonra kaybedenler bu kaybı kendilerine yedirirlermi?

Bunları kabul edip devam edersek, daha mantıklı oynamış oluruz. Aramızdan kim kablolu internet hizmeti veren alternatif bir işletme kurmak istemezki? Neden tt saf dışı olmasın ki. Hem hiç de bulaşmış olmayız.

0
The-TeRe
cok yerinde bir karar olmus
0
korhan
selam ,
telekomu allah basimizdan eksik etmesin yoksa kim bizimn iliklerimize kadar soyacak..
bu dava cok iyi olmus hizmet kalitesi gene dusuk olacak ama gende bakalım yarınlarda neler olacak.
kablo net icin ise kablo net olmayan yerler(bizim gibi)telekomun 300 bin dolarlık bir alet kurması gerekiyormus buda dial up neden pahalı sorusuna bir nevi cevap gibi gelebilir.
fakat e-devlet nasıl olacak?
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Ticari istihbaratta hangi rengi seçtiniz?

FZ

Rakip firma hakkında bilgi toplamak, her zaman 'yasa dışı' bir iş değil. Tüm mesele, sınırların doğru çizilmesinde. Yani nereye kadar uzanacaksınız? Rekabet ve istihbarat uzmanları bu işi çözmüşler. İstihbarat çalışmalarını üçe ayırmışlar. Beyaz, gri ve siyah bölgeler...

... İstihbaratın hiçbir zaman modası geçmedi. Sadece biçimi, yöntemi değişti. İşin içine elektronik girdi. Casuslar da işsiz kalmadı. Üstelik devletlerin yanına bir de dev şirketler eklendi. Öyle ki artan rekabetle birlikte 'istihbarat' şirketlerin önemli yatırım konuları arasına girdi. Geçtiğimiz günlerde bu konu İstanbul'da bir konferansa da konu oldu. Yeditepe Üniversitesi ve SESAR'ın (Siyasi Ekonomik Sosyal Araştırmalar ve Strateji) düzenlediği konferansta 'endüstriyel espiyonaj' masaya yatırıldı. Yazının girişinde kullandığım iki örnekte bu konferansta 'model' olarak ele alındı.

Şaziye Karıklı'nın yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Politikacı-ölçer: Politikacılar Aldıkları Parayı Ne Kadar Hak Ediyorlar?

FZ

Güzel ve faydalı bir veri görselleştirme örneği ile karşılaştım dün.

Aşağıdaki grafik çeşitli ülkelerin parlamenterlerinin performanslarını ölçüyor. Grafiği oluşturmak için GSMH ile İyi Yönetişim İndeksi kullanılmış (demokrasi indeksi, BM insani gelişim ve yolsuzluk indeksinin bir karışımı). Kısaca bir ülke merkezdeki sarı artı sembolünden ne kadar uzaksa o ülkenin parlamenterleri o kadar çok para kazanıyor ve ülkenin çizgisinin saatin tersi yönünde yaptığı açı ne kadar büyükse o ülkedeki yönetim o kadar kötü.

Politikacılar Kaç Para Alıyor ve Ne Kadar İyi Yönetiyor?

Kürtçe Yazılıma Soruşturma

FZ

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, bilgisayarlarında kullanmak üzere Kürtçe yazılım sistemi hazırlatan Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş hakkında soruşturma başlattı.

Edinilen bilgiye göre, savcılık, Sur Belediye Başkanı Demirbaş tarafından bir süre önce kamuoyuna tanıtılan ve bazı basın yayın organlarında yer alan haberin ardından "Ubuntu" adı verilen ilk Kürtçe yazılım sistemiyle ilgili olarak soruşturma başlattı.

Türkiye´de Bilim Teknoloji ve İnsani Gelişme Düzeyi

FZ

Gerçek bilimin değeri hatta göstergesi, kanımca, ondan türetilebilen buluş ve ürünlerdir. G.W.Leibniz

``Bu yazı Türkiye’de bilim ve teknoloji politikalarının hazırlanması, uygulanması ve ARGE çalışmaları konusunda atılan adımların kısa bir özetini çıkarmak, bununla ilişkili olarak Türkiye adresli (çıkışlı değil) bilimsel yayın sayısındaki artışa ilişkin son günlerdeki tartışmaları Türk insanının gelişimi ile ilişkilendirerek irdelemek için hazırlanmıştır. Burada anahtar sözcük "insan gelişimi"dir.

... Üstelik toplam yayın sayısında sağlanan bu artışa karşın ortalama atıf sayısının düşmesi (yayın sayıları Türkiye’nin altında olup ta atıf sayıları Türkiye’nin üstünde hatta iki katı olan ülkelerin sayısı azımsanmayacak düzeyde) ve etki faktörünün hemen hemen sabit kalması (bkz., CBT 832), aşağıda da gösterileceği üzere, yapılan yayınların kaliteden ödün verilerek, endüstri ve üretimden kopuk, genelde ünvan ve parasal ödül alma amaçlarına yönelik olduğunun önemli bir göstergesi.

... Küçük örneklemelerle yapılan çalışmalar bu yayınların ne değerde olduğunu ortaya koymakta. Örneğin, (elektrik, elektronik, haberleşme, bilgisayar ve benzeri dalları içeren) bilişim teknolojileri ve uygulamaları alanlarında uluslararası saygın dergilerin başında ABD’de basılan IEEE, İngiltere’de basılan IEE dergileri gelmekte. Bu dergilerde basılan Türkiye adresli toplam yayın sayısı son on yılda ortalama 50 civarında (bu 50 yayının da ortalama % 60’ı sadece Türk yazarlarınca, % 40’ı ise yurt dışı ortaklıklarla gerçeklenmekte). Gelişmiş ülkelerde istihdamın % 50'sinden fazlasını yaratan böyle bir alandaki yayınlarımızın toplamın sadece % 0.5 oluşturması çok düşündürücü ve yayınlarımızın ne kadar ülke gereksinimlerinden kopuk olduğunun iyi bir göstergesi.´´

Prof. Dr. Levent Sevgi ve Prof. Dr. Nejat İnce tarafından yazılmış olan bu önemli makalenin tam metnine buradan erişebilirsiniz.

Kaynak: Cumhuriyet Bilim Teknik, 24 Ocak 2004, Sayı: 879

Türk Telekom: Quo Vadis?

FZ

turk.internet.com'a göre: Türk Telekom'dan en son hareket, UMTH'cilere (Uzun Mesafe Telefon Hizmeti) hat vermemek şeklinde geldi. Yaklaşık 1 haftadır ISS'lere bir taahhütname imzalatarak kiralık hat verilirken, UMTH firmalarına ise hiç verilmiyor. Firmalar da Türk Telekom'un hakim durumunu kötüye kullandığı iddiası ile TK'ya başvurdular.

Telekom ve internet sektöründe büyük tepki ile karşılanan uygulamanın Türk Telekom’un şirket içinde yayınlanmış olan 10.11.2004 tarih ve 5385 sayılı genelgesi uyarınca başlatıldığı bilgisi alınıyor.

Alınan bilgiye göre bu genelgenin içeriğinde “Karasal hatlar üzerinden veri iletimi yetkilendirilmesi sadece data hizmetini içerdiğinden ses hariç data amaçlı tüm başvurular, UMTH işletmecileri ile irtibatlandırılmadığı sürece karşılanacaktır.” ifadesi bulunuyor. Bu ise Türk Telekom'un gerek Telekomünikasyon Kurumu tarafından verilen lisansları gerekse 406 sayılı kanun çerçevesinde Türk Telekom'un kalkmış olan tekel durumu uzantısında 1 ocak 2004 tarihinde başlamış olan serbestliği ihlal eden bir yaklaşım olarak bildiriliyor.

Kaynak: http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=11666