SVCD

0
hasan
DVD fiyatlarını çok buluyorsunuz. İzlediğiniz ve sevdiğiniz filmleri arşivlemek de istiyorsunuz..

Mükemmel bir seçeneğiniz var DIVX ama sadece bilgisayar platformunda.

Merak etmeyin standalone yeni playerlar için de kaliteli görüntüyü ucuza elde etmek için bir alternatif var.
Her ne kadar Türkiye piyasasında satışı olmasa da illaki izledğim filmi arşivimde tutmak istiyorum ama DVD´ye bu kadar para vermekte beni aşıyor diyenler SVCD´ye bayılacak.

http://www.vcdhelp.com
http://www.doom9.net

İşte aşağıda PAL ve NTSC için SVCD´nin getirdiği teknik özellikler;

PAL
Görüntü : 2600 bit/sn MPEG2 formatında 480 X 576 saniyede 25 kare görüntü 4 altyazıya kadar destek
Ses : 32-384 kbit/sn MPEG-1/2 2 dublaja kadar destek

NTSC
Görüntü : 2600 bit/sn MPEG2 formatında 480 X 480 saniyede 29,97 kare görüntü 4 altyazıya kadar destek
Ses : 32-384 kbit/sn MPEG-1/2 2 dublaja kadar destek

Açıkcası ben ülkemizde satışa sunulan ve artık video kaset devrinden sonra 2.kez piyasamıza oturduğunu gördüğümüz VCD'ye sıcak bakmıyorum. Ses ve görüntü beni tatmin etmiyor. Seslendirme belki çoğu kişi için iyi olsa da filmi atmosfer bakımından katlediyor. Hele o arada kareleşen görüntüsüne diyecek söz bulamıyorum..

Evet tüm dediklerim sizin içinde geçerliyse çözümün özünü merak ediyorsunuz.

Biraz masraf ve zaman en başta gerekiyor bunu peşinen söylemem lazım. İlk önce SVCD destekli bir DVD Player temin edeceksiniz. Dikkat! çok zor bulunuyor ama yok değil. Philips´in modellerini araştırmanızı öneririm. Standartlaşmaya başlarsa ileride vcd player gibi türeyebilir; bunu umut ediyorum şimdilik bir kipırtı olmasa da:)

Buraya kadar herşey yolundaysa 2.olarak geriye DVD film bulmanız kalıyor. Kiralayarak ya da satın alarak bu kısmada OK diyorsanız http://www.vcdhelp.com ve http://www.doom9.net adreslerini incelemeniz gerekiyor. Verdiğim bu adreslerde adım adım hangi programı ne zaman nasıl kullanacağınız herşeyi buralardan öğrenebilirsiniz. Adreslerde uygulandığı gibi DVD filmi SVCDye çevirin. Epey zaman aldığını söylemeyi de unutmayalım!

Daha sonra size bol bol dvd kiralama yada değiş tokuş yapmak kalacak. Sonuç olarak daha ucuza kendiş arşivinizde de kalmak üzere çok net filmler elde etmiş olacaksınız. Bu işi değiş tokuş ederek daha da ilerletebilir hatta bir SVCD piyasası oluşturmak için çevre yaratabilirsiniz. Bu oldukça basit çünkü SVCD hem bilgisayar da hem destekleyen playerlar da çalışması, çok net görüntüsü ile herkesi kendine çekecektir. DVD den tek farkı biraz görüntü kalitesi ki onuda normal tv ekranında farketmek çok zor, bir dğier farkı ise 5.1 ve DTS gibi ses özelliklerinden yoksun olması. DVD bir filmi 1 disk üzerinde barındırırken SVCD ile 2-3 disk üzerinde ama ekonomik ve çok çok tatmin edici olarak arşivinize katabileceksiniz. Bu işe tüm meraklılara SVCD üzerine daha fazla bilgi toplamak üzere verdiğim adresleri ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum.

Görüşler

0
sleytr
bence svcd nin pek şansı yok. (en azından türkiyede)
divx hiç olmazsa bilgisayarı olan film meraklıları arasında bir popülerlik kazanmaya başladı ama svcdnin getirisi divx ile kıyaslayınca yetersiz. Tamam kalite iyi ama 2-3 cd biraz fazla değilmi. divx ile vhs video kalitesinde tüm bir film 1 cdye sığıyor...
0
hasan
SVCD''nin şansı olmadığı konusu doğru olabilir nitekim sonucu da ortada kimse bilmiyor bile.. Fakat kıyaslama yaparken birinin 2-3 cd olmasını değil standalone playerlar da çalışabilmesini ön planda tutmak gerekir.

Divx filmler için bir format bir çözüm bulunur ve standalone olarak çalıştırmaya başlayabilirsek SVCD''yi konuşmamıza gerek kalmayacak.

VCDlerde berbat görüntü kalitesi ile DVDlere oranla fiyat gözününde olunca SVCD harika bir alternatif olarak hala popüler -ülkemiz hariç.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Eğitimde Bilgisayar Dergisi (Retro/pdf)

Alcofribas

80li yıllardan yine güzel bir dergi örneği. Hemen hemen hiçbir yayının bulunmadığı, mevcut olanların ise marka bağımlı olduğu düşünülürse, bu dergi değişik platformları kapsaması sebebiyle gerçekten farklı bir değer ifade ediyor.

İçeriden Gelen Tıkırtı

butch

fazlamesai.net'e Soralım: Test Driven Development Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

anonim

Aslında uzunca bir süredir haberim var TDD den ancak bir türlü daha ayrıntılı incelemeye fırsat bulamıyordum.

Beni ateşleyen artima.com daki bu makale ona gelen yorumlar oldu. TDD sizce yeni bir yaklaşım mı? Yoksa büyük çaplı projelerde onlarca test yazdıktan sonra detaylı iş tanımları yazmaktan bir farkı yok mu ?

Not: Bu arada makaledeki M$ye ait linkin M$ tarafından sitelerinden kaldırılmış olması bir diğer ilginç nokta...

Başarılı bir açık kod programcısının maddi durumu

FZ

"I didn't have the money to buy a new laptop"
Yukarıdaki cümle genç bir çocuğa ait değil. Yukarıdaki cümle genç bir üniversite öğrencisine de ait değil. Yukarıdaki cümle sıradan bir programcıya ait değil. Yukarıdaki cümle başarısız ya da meşhur olmayan bir programcıya da ait değil.

Cümle, yaklaşık 15 yıl önce Perl programlama dilini yaratan karizmatik programcı ve dilbilimci Larry Wall´a ait. Bu programcının geliştirdiği Perl programlama dili sözlük hazırlama esnasında yine bu programlama dilinden faydalanan Oxford resmi İngilizce sözlüğe girdi. Onbinlerce sistem yönetim yazılımında kullanıldı. Yüzbinlerce web sitesi Perl kullanarak iş güç yaptı ve yapmaya devam ediyor. Perl son zamanlarda moleküler biyoloji alanında veri işleme için de kullanılıyor. Söz konusu adam işte bu dili geliştirmiş ve Linus Torvalds henüz lisede okurken insanlık kültürüne armağan etmiş olan adam. Bu adam şimdi yeni bir efsaneye, Perl 6´ya imza atmaya çalışıyor. Geliştirdiği Perl açık kodlu, karşılığında 5 kuruş istenmiyor ve aklınıza gelen hemen her işletim sisteminde çalışıyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz yani.

Bu adam, yeni bir dizüstü bilgisayar alacak kadar parası olmadığını söylüyor.

Şaşırdım mı? Evet. Şaşırdım mı? Hayır.

Larry Wall, efsanevi State of The Onion sunularının sonuncusunda, 4. sayfada bu yazının açılış cümlesini sarf ediyor.

Ne dersiniz? Sizce bu adam zor durumda mı? ;-)

Hani gündemdeki popüler konulardandır, "ya hoca biz şimdi bu kodları açarsak aç kalmaz mıyız yaa?" falan denir. Bunu diyenler muhtemelen Larry Wall kadar çok ve kaliteli kod üretmemişlerdir. Acaba diyorum şimdi Larry Wall gerçekten de acınası durumda mı? Başka bir perspektif: Daha çok kazanmak varken neden daha az kazanalım? Sahi, Larry Wall, bir dönem NASA için çalışmak dururken acaba daha bol paralı bir işe mi girseydi? Aklıma Once Upon A Time In China filmindeki bir sahne geliyor. Yağmurlu bir ortamda canını dişine takarak gösteri yapan ve sonra yere atılan paraları toplayan bir kung-fu, demir gömlek ustası. Bir süre sonra aynı usta çetin bir kavgada kılıçlı bir adamı silah kullanmadan yendikten sonra bir genç yanına gelip "usta bana da öğret, zor durumdayım, bana saldırıyorlar, artık para bile kazanamıyorum," der. Usta önce biraz ilerideki lokantadaki lezzetli yemeklere yutkunarak bakar, acı acı gülümseyip cevap verir: "Kung-fu ustası olsan ne olur ki, ben de pek para kazanamıyorum".

Sanırım en temel kavramların yeniden düşünülmeye ve irdelenmeye ihtiyacı var; sanırım felsefeye keyfi yerinde, sadece entelektüel olarak huzursuz olan insanların değil asıl ciddi anlamda zor durumda olan insanların ve belki de en çok gençlerin ihtiyacı var. Sanırım büyük adamlar küçük adamların bazı temel kavramları yeniden düşünmelerini istemiyor. Sanırım bu isteklerini gerçekleştirmeleri sahip oldukları muhteşem güce rağmen yine de kolay olmayacak. Ne dersiniz? Şimdi biz bu kodları kapayıp da mı saklasak yoksa açıp da mı saklasak? ;-)

KnoppixCD ve Linux El Kitabı PC World Kasım`da

PCW

Daha önce FM'de hakkında çok şeyler yazılıp çizilen Knoppix dağıtımını tam sürüm olarak bu ay, yani PC WORLD'ün Kasım-2002 sayısına yetiştirmeyi başardık. Ayrıca Sundance'in çok özel katkılarıyla hazırladığımız "Linux El Kitabı"nı da beğeneceğinizi umuyoruz. Her türlü görüş, öneri ve eleştirilerinizi bekliyoruz.