Sesiniz Sizi 30 Saniyede Ele Veriyor

0
FZ
İzlenimler yanıltıcı olabilir ama İsrailli araştırmacı Dr. Yoram Levanon bir kişiyi 30 saniye dinleyerek onun hakkında muazzam bilgiye sahip olabileceğini belirtiyor.

Ortağı Dr. Lan Lossos ile birlikte geliştirdikleri insan sesini analiz etme yöntemiyle 30 saniyelik ses kaydına bakarak konuşan kişinin temel kişiliğini, sevdiklerini, sevmediklerini ve gelişimsel bir bozukluğu olup olmadığını söylemenin mümkün olduğunu belirtiyorlar.
Bu bilginin pazarlama ve bununla bağlantılı "duygusal karar verme" alanlarında çok ciddi kullanılması söz konusu. Levanon için bir deney gerçekleştiren eski Microsoft küçük ve orta ölçekli iş pazarlama müdürlerinden Tomer Chen, belirtilen yöntemleri kullanarak satışları ikiye katlayabildiğini, "duygusal pazarlama"yı kullanmayan kontrol grubunda ise bu tür bir şey gözlemlenmediğini tespit etti.

Açıklamalarına göre Lossos ve Levanon ses analiz yöntemlerini tamamen bir tesadüfün tetiklediği çalışmalara borçlular. Bütün bu çalışmaları başlatan şey, bir çöpçatanlık servisi geliştirmeye çalışırken insanların ses analizinden faydalanmayı denemeleri ile başlamış.

Kaynak: http://www.israel21c.org

Görüşler

0
mturker
Okurken harçlığım Ziraat Bankasına yatıyordu ve o tarihte henüz ATM Kartları çok yaygın değildi ve bulunduğum yerdeki Ziraat bankasından param gelmiş mi diye kontrol ettirmek ve geldiyse hesaba geçmesi için beklemek ve sonra da çekmek gerekiyordu. Bunu yaparken sizden imza alır ve sonra bu imzanın size ait olup olmadığını bir uzmana kontrol ettirirlerdi. Benim attığım imzayı her seferinde bu sizin imzanız değil diye geri çevirirlerdi ve imzayı tekrar attırırlardı. Halbuki bütün imzalar benimdi. Neyse bayan memur üç beş seferden sonra beni aklında tuttu heralde daha sonra devam etmedi buna.
O zamandan beri bu tip şeylerin herzaman yanılabileceğini , hatta benim için herzaman yanılacağını düşünüyorum.
0
robertosmix
Peki ya çok kişilikli insanlar? Sanırım M$ bunu görmezden gelebilir.
0
revolte
Ben, insanın sesi kişiliğinin temel özelliklerini ele verir derken bana gülüyorlardı, artık arkamda kapı gibi İsrailli araştırmacılar var :)
0
realist
Testler için Sungun Babacan ve İstemi Betil'i öneriyorum.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Göz Hareketlerinin Takibi ve Kaydedilmesi

FZ

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden H. Coşkun Gündüz'ün "Göz Hareketlerinin Takibi ve Kaydedilmesi" konulu makalesini FM camiası ile paylaşıyoruz. Yazının orjinal adresi burasıdır. Sondaki video linkinden ilginç görüntülere erişebilirsiniz ;-) Afiyet olsun...

Aşkın Nörobiyolojisi

FZ

Toplantı başlığı: Aşkın nörobiyolojisi: Bir Nörobilimciye Psikiyatri, Kültürel İncelemeler ve Felsefe Perspektifinden bakış.

Konuşma: Semir Zeki'den "The Neurobiology of Love" başlıklı konuşma.

Tarih: 12 Mart 2008 Çarşamba, saat: 18:30 - 21:00
Yer: The Marmara Hotel, İstanbul

Moderatör: Hakan Gürvit
Tartışmacılar: Saffet Murat Tura, Bülent Somay, Ferda Keskin.

Büyük işler başarmak istiyorsanız büyük işlerle uğraşın!

lifesdkver0_1

Richard Hamming, Feynman, Fermi, Oppenheimer, Shannon gibi dev isimlerle beraber çalışma şansını yakalamış başka bir dev isim. 1986 yılında yaptığı "bilimsel araştırmanız ve siz" isimli bu konuşma, (haklı olarak) şu aralar net aleminde pek popüler. FM'ye de uğramazsa yazık olur diye düşündüm (ve hatta belki uğradıktan onra başkalaşıma uğrayıp Türkçe'ye de dönüşür.) süper matematikçi, sonsuz asal sayı, EFF şirketi gibi zırvalıklardan arınma dileğiyle.

Bilgisayarlar ve Ses Tanımada Gelinen Son Nokta

FZ

SRI International'dan Kemal Sönmez 20 Aralık 2006'da yani öbür gün Boğaziçi Elektrik Elektronik Mühendisliği binasındaki "EE Lounge"da saat 15:00 - 16:30 arasında konuşma ve konuşmacı tanıma konusunda bir seminer verecek. Konuşmanın İngilizce özeti haberin devamındadır...

Cumhurbaşkanı Bir Matematik Sorusuna Takılırsa...

FZ

Piref. H. Ökkeş'in Cumhuriyet Bilim Teknik ekinin 8 Ocak 2005 tarihli yazısından:

Çok garip: Matematik Dünyası adlı derginin 2004-III sayısı da çıkmış. Nasıl oluyor da halen çıkabiliyor bu dergi, anlamak mümkün değil. Üstelik satışı 10 bin dolayında (Bir önceki sayı 9 bin satmış). Ben batar derken, dergi sürekli yükselen bir grafik çiziyor. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sarsılması gerek bu başarı karşısında.

Dergiyi çıkaranların aklı fikri başka çalışıyor. Ne üniversite piyango sınavlarını, ne lise müfredatını, ne okullardaki kötü eğitimi umursuyorlar. Ne manken ne de şarkıcı resmi var dergide. Umut satmıyorlar, falcılık yapmıyorlar. Kimseyi de korkutmuyorlar. Dergiyi çıkaranlar matematiğe su katmadan, sulandırmadan yapıyorlar, yapacaklarını. Yazarlar farkında değiller ama dergiyi sulandıran tek bir köşe var: O da bana ait, son sayfadaki "Konik" köşe! Herhalde okurlar o sayfaya bir türlü gelemiyorlar. Çünkü oku oku bitmiyor dergi. Matematik Dünyası'nı 6 ay sonra da açıp okuyabilir insan, 60 yıl sonra da. Kızlar artık çeyizlerine koyuyorlarmış bu dergiyi. Erkekler ceplerinde dergiyle dolaşınca şansları açılıyormuş.

Şimdi herkesi daha da şaşırtacak bir olaydan söz etmek istiyorum.