Python, Csound ve Scala: Diving - Bölüm 1

0
FZ
Thorin Kerr geçenlerde csound e-posta listesine son bestesini yolladı.

Diving - Part I isimli yaklaşık 13 dakikalık bu eser Scala, Python ve Csound kullanılarak gerçekleştirilmiş:

Diving_I.mp3 (yaklaşık 29 MB)

Diving_I.ogg

Csound kaynak dosyasına buradan erişmek mümkün.
Kerr'in kendisine yöneltilen soruların bir kısmına cevabı:

I used Python to generate almost the entire score. There is a little bit of hand editing here and there. I’m still a bit green with programming. Very briefly: I use python to read Scala tuning scales (Did I mention it’s largely Just Intonation?). Then there’s lots of sequence permutations which index pitch scales, intervals and rhythmic cells. While working: I generate lots of score files, and use a master score with numerous #include statements. That’s pretty much the entire composition. There will (should) be more… It is ‘part I’ after all. I usually use Csound in every piece I write, but this is really the first Csound-only one. I have to admit… it takes some persistence to iron out the wrinkles, but, once you have the tools, and a working method, it gets easier.


İşitsel programlama ile ilgilenen FMcilerin ilgilenebileceğini düşünerek paylaşmak istedim.

Benzer yazılımlarla gerçekleştirilmiş bir parça için TimeWave Canon: Csound, ADA, I Ching ve garip bir müzik başlıklı bloga bakılabilir.

Görüşler

0
mavi
TimeWave Canon intihar öncesi dinlenesi bir parça olmuş
0
darkhunter
Dün gece FZ'ye IRC'den aynı şeyleri söylemiştim bende... Psikolojik çözülmelere neden oluyor bu parçalar...

Hatta "(The) Algoritmanın doğasında buhran vardır" gibi ilginç teorilere yelken açabiliyorsunuz...
0
FZ
Elektronik müzik parçaları çok garip ruh durumlarına yol açabiliyor, doğrudur. Geçenlerde Max/MSP ile epey uğraşmış bir dostumla Richard Boulanger'nin meşhur Trapped in Convert'ünü dinliyorduk ben "baksana yahu buraları korku filmi müziği" gibi dediğimde arkadaşım güldü ve "bu kategoride o kadar çok şey dinledim ki artık bu şekilde duygu oluşturmuyor bende, farklı kısımlarına dikkat ediyorum parçaların" demişti.

Diving - Bölüm 1'de ise bence ilk 3.5 dakika ile son 3 dakika eğlenceli, aradaki uzun bölüm biraz daha donuk gibi.

Çeşitli örnekler için buraya, buraya, buraya, buraya ve buraya bakılabilir.

Not: Aklıma Coltrane'i ilk dinlediğim zaman hissettiklerim geldi: "evet, saksofon çalıyor gibi görünüyor ama herhalde bu yaptığı şeye kimse müzik demiyordur" ;-)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

İstanbul Bilgi Üniversitesi Araştırma Görevlisi Arıyor

FZ

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Bilgisayar Bilimleri Bölümü araştırma görevlisi arıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü teori ağırlıklı eğitim veren bir bölümdür. Türkiye'de Özgür ve Açık Kaynak Kodlu Yazılımı desteklemek ve geliştirmek üzere çalışmalar yapmaktadır.

Toshibadan Evinize Çok Küçük Bir Nükleer Reaktör

zorkun

Toshiba alışılmış örneklerinden 100 kat küçük bir nükleer reaktör geliştirdi. 200 kilowatt üretim gücündeki reaktörün yaklaşık 6x1,8 metrelik boyutları hayli etkileyici. Tamamen arıza çıkarmayacak ve kendi kendine işleyecek bir şekilde üretilmiş. Bu reaktörle üretilen enerjinin maliyeti, kilowatt saati 5 cent olarak hesaplanmış. Ürün 2008 yılında Japon, 2009 yılında ise Amerika ve Avrupa pazarına sunulacak.

Symantec, Yeni Yılda da Büyümeye Devam Ediyor!

parsifal

Yapılan açıklamaya göre IMlogic'de Symantec bünyesine dahil oluyor!

Acaba bir bilgisayar simülasyonunda mı yaşıyoruz?

Blixa_Bargeld

Yale Üniversitesi felsefe bölümünden Nick Bostrom'un makalesine göre Matrix gerçek olabilir!
Bostrom'a göre yaşadığımız hayatın insan-sonrası bazı varlıklar tarafından yaratılmış bir bilgisayar programı olma olasılığı var.
Eğer böyle bir programın içindeysek nasıl davranmalı?
Robin Hanson'un makalesi ise bir simülasyonun içinde nasıl davranmamız gerektiğini tartışıyor...
hepsi burada http://www.simulation-argument.com/

Türk Kökenli Arama Motoru: Hakia

anonim

"Hakia'nın hedefi kullanıcılarına hızlı, verimli ve kapsamlı bir arama hizmeti sunmak. Elbette bu iddiaların hiçbiri yeni değil. Hatta bunlar geleneksel arama motorlarının en geleneksel sloganları. Hakia'nın bu unsurlarla hizmet verirken benzerlerinden farklılaşacağı noktaysa semantik (anlam bilimi) altyapısı. Bu sitede yaptığınız aramalarda sizi sonuca ulaştıracağını düşündüğünüz anahtar kelimelerini arka arkaya sıralamak yerine doğrudan bir soru cümlesi yazıyorsunuz. Araştırma şirketlerinin raporları kullanıcıların çoğunun sadece bir anahtar kelimeyle arama yaptığını gösteriyor olsa da doğal dil kullanımı işi değiştirebilir.

Örneğin internetteki kaynakları kullanarak ahtapotun kaç tane kolu olduğunu bulmak için şu ana kadar 'ahtapot kol' benzeri kelimelerle arama motorlarında sorgulama yapılıyordu. Hakia'daysa doğrudan 'ahtapotun kaç kolu var?' şeklinde bir cümle yazıyorsunuz (Yaptığımız denemede ilk sayfada sonuca ulaştık). Açılışı yapıldığında hala yer alıp almayacağını bilmediğimiz 'Challenge' (meydan oku) başlıklı düğmeyse bir anlamda 'ainesi iştir sitenin, lafa bakılmaz' demeye getiriyor. Bu başlığa tıkladığınızda Hakia yaptığınız aramanın sonuçlarını Google, Yahoo ve MSN gibi sektör liderlerinin sonuçlarıyla aynı sayfada karşılaştırmanız için veriyor. Denememizde rakiplerin ilk sayfada etkili sonuç bulamadığı bir arama yaşamadık ancak henüz deneme sürecindeki bir arama motorunun 10 yıllık rakiplerle aynı indeks zenginliğine sahip olması da etkileyiciydi.