Nessus 3 çıktı

0
darkhunter
Bilinen en iyi zayıflık tarama araçlarından biri olan Nessus'un, 3'üncü versiyonu geçtiğimiz günlerde duyuruldu.

Nessus'un yeni sürümü şu an için sadece FreeBSD ve Linux için çıktı. Windows, MacOS X ve Solaris için 2006'nın ilk ayları ön görülmekte. Hali hazırda destek verilen dağıtımlar şöyle :
  • Red Hat ES3 and ES4
  • SuSE 9.3 and 10.0
  • FreeBSD 5 and 6
  • Fedora Core 4
  • Debian 3.1
Daha önce FM semalarına haber olarak girildiği üzre, Nessus'un bu versiyonu ile yazılımın kaynak kodu kapatıldı. Sonraki versiyonlarda da öyle olacak gibi görünüyor. Fakat hala ücretsiz.

Nessus 3'deki iyileştirmelerin odağında NASL3 motoruyla sağlanan 2 kata yakın hız artışı, daha fazla log ve yeni tarama mimarisi var.

Ayrıntılı bilgi ve download için : nessus.org

Görüşler

0
Tarık
Çok merak ediyorum bu tür açık tarayıcıları en çok kimlere hizmet ediyor. Sırf açıkları arayıp ona göre saldırı yapmak isteyen lamerlere mi ? yoksa bu tarayıcılardan bi haber Türkiye Security Uzmanlarına mı? ( Amacım security uzmanlarını bilgisini tartışmaya açmak değil. )
0
anonim
Bu tarayıcılardan bi haber güvenlik uzmanlarına saygı duymak lazım. Tarayıcı kullanmak işin kolay kısmı önemli olan bunun daha ötesinde neler yapabildiği güvenlik uzmanının. Bir diğer nokta güvenlik meselesinde bilgi her amaca hizmet edebilir işin doğası gereği. Bu bilgileri saklamak çözüm değildir. Önemli olan düzenli bir şekilde değişimi takip etmek ve uyguladığınız güvenlik politikanızı buna uygun biçimde evrime tabi tutmaktır.
0
Tarık

yorum sadece bununla ilgiliydi teşekkür ederim.

Fakat bazı önemli olayların " tarayıcılar, açıklar, exploitler" bu şekilde çıktığı gibi bizlere sunulması diğerlerininde işine yarıyor gibi.

Bilgi yi saklamak yada açık etmek, demokrasinin bazı kuralları, açık kaynak, bill gates'in ne kadar kazanıp tekel oluşturduğu, dünyanın en hızlı veritabanı, en eğlenceli programlama dili, linux'u linux yapan linus mu vs.vs. . .gibi aslında muallak sorular herkesin kendi bakış açısına göre şekillenip cevap buluyor.

Peki bunları bir standarda bağlamak mümkün değil mi?

Yani bilgiyi filtrelerden geçirip bazı insanların (hiçbir zaman güvenlik uzmanı olmamaya yemin etmiş, GNU kanı taşımayan korsancı zihniyet :) ) bilgiye ulaşamamasını sağlayabilirmiyiz.

Mesela, fm.net'i okuyarak (fm'den öğrendikleriyle) fm'yi hacklemeye çalışan insanlara bu lamerizm kaynaklarını nasıl kapatabiliriz.

Yani adam fm'de gördüğü nessus 3 ile fm deki açıkları bulup hackleyemesin diyorum kısaca.

Bu insanların (lamerlerin) 10-25 yaş arası teknik bilgisi zayıf insanlardan oluştuğu, ellerine geçen araçlarla hertarafa deneme yanılma yöntemiyle saldırdıklarını düşünürsek.

Ortaya koymaya çalıştığım olay'ın " açık kaynak yazılımların kaynaklarıın açık olması bu yazılımların güvenliğini kötü amaçlı kişilere teslim etmektir" düşüncesiyle hiçbir alakası yoktur. Bu düşünceye bende karşıyım :P

0
anonim
Öneriniz teoride güzel olsada pratikde uygulanabilirliği düşük. Üstelik belki lameing yolun bir parçası. Programcının ruhunun olgunluğa ulaşması için geçilmesi gereken bir dere.

Bu gün açık kaynağa destek veren insanların bir kısmının teenage döneminde bu işlere ucundan kıyısından bulaştığını söyleyebilirim.

Merak araştırma ve kendini kanıtlama isteğindeki ergen ruhu bir parça bilgisayar bilgisine ulaşınca bu işlerden uzak durmak zor görünüyor. Zaten az buçuk düzgün kurulmuş bir sistemede DDoS atakları dışında zarar vermek kolay kolay mümkün değil lamer saldırılarıyla. O açıdan bu tip saldırıların riski sistemin kendisinden kaynaklanacak sorunlardan daha yüksek değil.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

NetSec Güvenlik Bülteni: Sayı 3

onal

Ağ güvenliği listesi (NetSec) üyeleri tarafından hazırlanan güvenlik bülteninin 3. sayısı çıktı. Buradan okuyabilirsiniz.

Bilişim Guvenliği Günleri İstanbul 2010

anonim

Tarih: 2 Haziran Çarşamba
Yer: Grand Cevahir Oteli

Katılım için web sayfasından kayıt gerekiyor.

www.bilisimguvenligigunleri.com

Code Red Paniği

conan

Son zamanlarda özellikle Amerika`da, 1 Agustos`ta (yani yarın) Code Red`in azacağı ve herkesin bundan çok kötü etkileneceği gibi izlenimler yaratılıyor. Dolayısıyla bazı Amerika tabanlı haber kaynaklarımız (!) da bu panik dalgasından etkilenmişe benziyor. Gelelim code red isimli worm`un neler yaptığına. İnceleyelim ki panik gerçekten gerekli mi anlayalım.

Virüslerin 20 Yıllık Tarihi

FZ

Bu hafta bilgisayar virüslerinin 20. yıldönümü. Basit rahatsızlık veren küçük yazılımlardan tutun ülkelerarası ağları yavaşlatan ve televizyonlara çıkan, en ilgisiz insanların dahi ilgi alanına girmeye başlayan pek çok virüs söz konusu.

Belgelendirilmiş ilk virüs ABD´de doktora eğitimi esnasında bu tip bir çalıştırma gerçekleştiren Fred Cohen tarafından yazılmış durumda.

Şu anda dünya üzerinde yaklaşık 60,000 farklı virüs var.

Cohen o dönemde kullanılan VAX bilgisayarları üzerindeki VD isimli bir grafik programına geliştirdiği virüsü yerleştirmiş ve sistemdeki diğer yazılımlara nasıl bulaşılabileceğini pratik olarak göstermişti. Cohen, gerçekleştirdiği çalışmayı bir güvenlik seminerinde sunduğunda takvimler 10 Kasım 1983 tarihini gösteriyordu.

SecureProgramming.com: Güvenli Programlama Teknikleri

FZ

Süper bir uygulama geliştitiriyorsunuz, keskin bir C/C++ (ya da Java, PHP, vs.) programcısı olduğunuzu düşünüyorsunuz, uygulamanızı diğerleri ile de paylaşıyor ve bununla gurur duyuyorsunuz.

Birkaç gün sonra defalarca ıncığına cıncığına dek test ettiğiniz uygulamadaki açıklar SecurityFocus gibi sitelerde yayınlanıyor... Klasik ve kulağa tanıdık gelen bir senaryo değil mi?

Ciddi anlamda uygulama geliştiren ve abuk sabuk güvenlik açıklarına yazılımlarında yer vermek istemeyen programcıların, Secure Programming Cookbook for C and C++ kitabının yazarları tarafından kamuya açılan http://www.secureprogramming.com sitesini ziyaret etmelerinde fayda var.