Script Kiddie ve Ötesi - Yeraltı Kültürüne Bir Bakış

0
FZ
AHBL güvenlik yöneticisi Andrew D. Kirch pek çok ``script kiddie´´ grubuna sızmış ve deneyimlerini Newsforge sitesi ile bir IRC röportajı şeklinde paylaşmış. Ele alınan konular arasında DDoS saldırılarını koordine etme konusunda yeni trendlerden tutun, büyük şirketlerin telekonferanslarını bloke etmeye kadar pek çok şey var.

İşte röportajdan bazı önemli alıntılar:

- Bu çocuklar sokak çetesi ile mafya karışımı bir organizasyona benzer şekilde organize oluyorlar. Yani arkadaşımın arkadaşı ilkesi.

- Bunların çoğu MyDoom´dan sonra ortaya çıktı. EMP bir süredir ortalıkta idi ancak ADP, SLiM (ki bu kişi geçenlerde NSA ve NIPC web sitelerinin yanısıra Beyaz Saray posta sunucularına da saldırdı) ve izm 10.000 bilgisayarlık ``DoSnet´´leri (açıkları bulunan sunucu listeleri, bu sunucular daha sonra DDoS saldırılarında kullanılabiliyorlar) 500$ gibi çok cüzi bir fiyata satın aldılar. DCOM bir NT açığı olduğu için -- 2000 ve XP´yi de etkiliyordu -- tüm bu makinalar IP paketlerinin tahrifatında (spoofing) kullanılabiliyor.
- Hükümet bilgisayarları da pek güvende sayılmaz. Bu ``script kiddie´´lerin DoSnet´lerinde pek çok .gov uzantılı sunucu buldum ki bir kısmı Enerji Bakanlığı´na ait ve DoS için gayet güzel kullanılıyor! Windows XP ile IP spoofing yapabildiğiniz için pek çok ``kiddie´´ artık proxy kullanmıyor. ISPlerin ve büyük omurgaların çoğu bogon (ayrılmamış ve anons edilmemiş) IP aralaığının Internet üzerinde rahatça gezinmesini engellemiyor. Bu yüzden de kötü niyetli bir hacker kolayca mevcut olmayan IP adreslerinden saldırı başlatabiliyor.

- Pek çoğu GNU/Linux kullanıyor. Ellerinin altında hazır ve güçlü bir derleyici bulunması onlar için bir avantaj. Wine gibi bir şeyi kullanıp çapraz derleme yapmak da onlar için faydalı ancak aralarında minimum beceriye sahip Windows kullanıcıları da mevcut.

- Bazılar ne kadar elit ve yetenekli olduklarını kanıtlamak için daha özel işletim sistemlerini seçiyorlar. Solaris ve Irix bunlardan en popüler olanları. Söz konusu işletim sistemleri çok hızlı ve işletme ölçeğinde bant genişliğine sahip makinaların üzerinde çalıştıkları için söz gelimi 20-30 Solaris makina 200-300 Windows (DSL hat üzerinde) makinanın verebileceği zararı verebiliyor.

- İnsanlar GNU/Linux kullanmaya başlayınca bir anda otomatik olarak daha fazla güvenliğe kavuşmuyorlar. Benim ekipmanım sağlamlaştırılım ve izinsiz girişlere karşı özel olarak korunmuş durumda ancak normal bir Mandrake ya da Red Hat dağıtımı yükleyecek kullanıcının gidip de GRSecurity dokümantasyonunu okuyup, oradaki politikaları yeniden derlenmiş bir çekirdek üzerinde uygulamayacağını garanti edebilirim.

- 0day denilen şey kamuoyuna açılmamış sistem açıkları listesi. Bunlar SecurityFocus´ta yok ve üreticiler bunlar için bir yama çıkarmış durumda değiller. Kimse bilmiyor bunları, kamuya açık olmadıkları için de genel bir paylaşım söz konusu değil.

- Peki kimin 0Day erişimi var? Arkadaşların, tanıdıkların tanıdıkları, yukarıda bahsettiğim gibi yani.

- Bu eylemler söz konusu kişiler için bir hobi değil, bir tür yaşam tarzı. Bir tür sosyallik. Zaten bu ortak eylemlerin haricinde pek bir sosyal hayatları ya da çevreleri olduğu söylenemez.

- Bir keresinde Ice-T´nin (meşhur bir rapçi) web sunucusunda bir DoSnet bulmuştum.

Kaynak: http://software.newsforge.com/software/04/02/28/0130209.shtml

Not: Önemli alıntıları tespit edip bana ileten değerli FM üyesi Recai Oktaş´a (roktas) yardımlarından ötürü teşekkürü bir borç bilirim ;-)

Görüşler

0
demolish
http://www.catb.org/~esr/writings/unix-koans/script-kiddie.html
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Türkiye'de Elektronik İmza Sonunda Başlıyor

anonim

Türkiye'de ıslak imza ile aynı hukuki sonuçları doğuracak elektronik imza (e-imza) dağıtımı başlıyor.

Türkiye'de e-devlet uygulamalarının gelişmesini sağlayacak olan elektronik imzada (e-imza) geri sayım başladı. Sektörde faaliyet göstermek üzere Telekomünikasyon Kurumu’na başvuran 3 firmadan biri olan Türktrust, istenilen şartları karşılayarak kurumdan yetki belgesi aldı.

Kaynak: http://www.hurriyetim.com.tr

En Son Ne Zaman Badana Yaptınız?

FZ

Boya deyip geçmeyin, eğer sağda solda kablosuz ağ sistemleri çoğalmaya başladı ise, sinyallerle başa çıkmakta güçlük çekiyorsanız o zaman belki de izolasyona dair bazı şeyler yapmanın zamanı gelmiştir.

Force Field Wireless şirketi bu tür kaygıları olanlar için özel bir boya katkısı üretmiş. Duvarları, tavanı ve zemini boyamak için kullanacağınız boyaya bu katkı malzemesini eklediğinizde görüntüde herhangi bir değişiklik olmuyor ancak kablosuz iletişimde epey bir izolasyon sağlanıyor (diye iddia ediliyor).

Şirketin iddiasına göre duvara homojen olarak yayıldığında söz konusu malzeme 100 Mhz - 5 Ghz frekans aralığındaki sinyalleri yansıtarak odayı bir tür Faraday kafesine dönüştürüyor.

Kaynak: Information Week

Code:Red Konusunda birkaç tecrübe

bonzo

Selamlar,
Buralarda yeniyim bu nedenle yapısını bilemiyorum. Yazdıklarım basit gelebilir veya dili garip, bu nedenle baştan özür diliyorum. Sizlerle Code Red ya da aramızda verdiğimiz isimle Kudret ile geçirdiğim bir hafta sonunda bulduğum asıl olmayan çözümü paylaşmak istedim.

Cisco'ya karşı takım

sundance

Cumartesi gecesi DefCon'un akabinde, partiler ve eğlenceler zamanıydı. Fakat bütün bu karmaşadan uzak bir odada, bir grup laptoplarının başında çalışmakta, zaman zaman birbirleriyle konuşmakta ve odanın ortasında duran iki metal kutuya ilgi ile bakmaktaydılar.
Konu, Michael Lynn'in BlackHat 2005'de yaptığı Cisco Routerlar üzerine sunumunun engellenmeye çalışılması ve çalıştığı firma olan ISS'den ayrılmak zorunda kalmasıyla ilgiliydi. Şimdi ise bir grup uzman, Michael Lynn'in yolundan giderek, biraraya gelip sözkonusu açığı genişletmeyi hedefliyorlardı. Kara Şapkalı'lardan birinin belirttiği gibi "Michael'ın altı ayda yaptığını biz çok daha kısa sürede çözebiliriz. Cisco'nun yaptığı basitçe ifade etmek gerekirse aptalcaydı, böylece üstü örtülmüş bir probleme çok daha fazla dikkat çektiler"

Avustralya, Koreli korsanların tehdidinde!

Soulblighter

Kuzey Kore askeri birliği, 500 kadar bilgisayar korsanı kiraladı. Korsanların görevi Güney Kore, japonya ve Amerika ağlarına sızarak bilgi çalmak.
Güvenlik uzmanları, Avusturalya'nın Amerika ve Avrupa'ya göre daha fazla risk altında olduğunu, bilgisayar korsanları için basit hedef olduğunu söylüyor.
Adını açıklamak istemeyen bir Amerikalı güvenlik uzmanı, Avustralya'nın şirket ağlarına giriş için "arka kapı" olarak kullanılabileceğini ve Kuzey Korenin amacına ulaşmasına neden olabileceği yönünde uyarıyor.
Avustralya'lı firmalar ise Amerika'lı ve Avrupa'lı firmalar ile aynı düşünce yapısına sahip olmasına rağmen güvenlik konusunda daha rahat davranıyorlar. Bu da onları açık tehdit haline getiriyor. Haberin devamı...