Herşey atom çekirdeğinin parçalanmasıyla başladı. Böylece daha YÜKSEK enerji üretmenin kapıları açıldı.
Sonra aynı durum Linux, UNIX dağıtımlarının çekirdeklerinde karşımıza çıktı. Çekirdeği derleyip (parçalayıp) daha YÜKSEK performans elde etmek. Bazı sürümler Mandrake gibi 586 mimarisine göre derlenmiş yapılarıyla bu işe adım attı. Debian, FreeBSD gibi "çevreci"ler ise sistem kararlılığı önemli deyip bu varsayılan sürüm olarak çekirdek derlenmesine henüz uzak bakıyorlar. Bu iki düşünce arasında ulusal bir tercih yapıp sonradan çekirdek derlemek isteyenler için güzel bir
makale.
Guzel yazi olmus, yalnizca bir noktada ekleme yapmak istiyorum:
Bir proses bir sinyal ile sonlandirildigi zaman cikis kodu yazida anlatildigi sekilde hesaplanir, bu dogru, lakin
KILLdisindaki sinyaller uygulama tarafindan yakalanip islenebilirler. Buna gore uygulama o sinyale nasil tepki verecegini kendisi secebilir. Ornegin kendi sectigi bir cikis kodu ile sonlanabilir veya sinyali tamamen gormezden gelerek calismaya devam dahi edebilir. Ornegin,dduygulamasiUSR1sinyalini aldigi zaman kopyalama isleminin ilerleme bilgisini konsola yazdirir. Benzer bir sekilde pek cok sunucu uygulamasiHUPsinyalini konfigurasyonunu yeniden yuklemek ve bir tur soft-restart icin kullanir.Daha detayli bilgi icin: man 7 signal