Le Pacte des Loupes / Kurtların Kardeşliği

0
FZ
Amerikan dağıtım oligopollerinin es geçtiği Avrupa ve bağımsız Amerikan filmlerini getirmesiyle sinemaseverlerin takdirini kazanan Avşar-Pinema dağıtımın yeni armağanı, Fransa'da gişede tam bir hit olan ama ABD'de henüz gösterime girmemiş ve ulusal ölçekte gösterime girip girmeyeceği henüz belirsiz durumdaki "Le Pacte des Loupes / Kurtların Kardeşliği" oldu.

Bir türler karması niteliğindeki Kurtların Kardeşliği, çok başarılı bir 'manga' uyarlaması kabul edilen "Crying Freeman"in (1995) yönetmeni Christophe Gans'ın ikinci uzun metrajlı filmi. Konusu 18. yüzyıl Avrupası'nda geçmesine karşın Kurtların Kardeşliği'nde de Gans'ın Uzakdoğu görsel popüler kültürüne olan ilgisi bariz biçimde hissediliyor. "Crying Freeman"in esas kahramanını canlandıran Marc Dacascos bu filmde Kızılderili bilge-büyücü-savaşçı rolünde bize "keşke biraz daha ortalıkta görünseydi, doyamadık seyretmeye" dedirtiyor ;-)

Filmin görselliği ve atmosferi takdire şayan! Özellikle Monica Belluci adlı İtalyan tanrıçanın yatak sahnesinden kar kaplı manzaraya geçiş sahnesine, genelevdeki rüya sahnesine ve genç Marki'nin pencere önünde durduğu zaman geçiş sahnesine dikkat!

Görüşler

0
SHiBuMi
Fransız sineması bir tanediiiiiiiiiiiiiiiiiir!!!
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

SONATINE

FZ

Tokyo'da yaşayan yorgun bir Yakuza lideri, işlerden elini eteğini çekmek üzere iken Okinawa'daki bir karışıklığa son vermek için çağrılır. Bu şüpheli görevi kabul eder ve gider ancak adamlarının öldürüldüğünü görür. Sahildeki bir eve çekilen Yakuza lideri, orada genç bir kadını saldırganlardan kurtarır. İşler gittikçe sarpa sararken kahramanlarımız konuşmaya başlar...
Yönetmen : Takeshi Kitano
Tarih : 5 MART 2002 (bugün ;-)
Saat : 17:00
Yer: İstanbul Bilgi Üniversitesi, Kuştepe Kampüsü, Sinema Salonu Giriş ücretsizdir.

Stanley Kubrick ve Otomatik Portakal

lalapoo

Stanley Kubrick`in filmlerinde işlediği konuların genelde psikoloji ve fizikle olan bağlantısı bulunmasında babasının bir fizikçi olmasının payı büyüktür.

Yine Otomatik Portakal'da da bireysel şiddet uygulayan bir insanın aynı şeylere mahruz kaldığında ne gibi bir ruh haline bürünecegini konu edinmiştir. Ve şiddet içeren sahneleri öyle işlenmiş ki, en ufak bir rahatsızlık vermiyor insana. Hala izlemeyenler için mutlaka izlenmesi gereken filmler listesine konulmasını şiddetle öneririm ;)

Stanley Kubrick ve filmleri hakkında...

Tam bir BiletiX Macerası

anonim

Sinema gündeminde "Yüzüklerin Efendisi" olunca bize de bu filmi görmek düştü.Şimdi kim gidip sıraya girecek hemde bir gün sonraki seans için. Evet İstanbul'dayken çokça panolarda gördüğüm BiletiX sitesine(www.biletix.com) giriyorum.Bölge seçimiyle Ankara Odeon Cineplex sinemasında istemediğim bir koltuğa(bilgisayar koltuk seçimini kendisi yapıyor) bilet alma girişimim "Maestro Card" kabul edilmediği için kursağımda kalıyor.Ne yapalım sinema sinema dolaşıp bilet bulacağız!Oda ne gittiğim ilk sinemada saat 18:00 için bilet olduğunu söylüyor kasiyer bayan.Ama benim yılbaşı akşamını sinemada geçirmek gibi bir düşüncemde yoktu.Üç arkadaş Ankara sokaklarında gezerken ne yapalım diye düşünüyor ve üzerinde çalıştığımız projeler hakkında bilgi alış-verişinde bulunuyoruz.Yani eğleneceğimiz günde bile iş konuşur oluyoruz.Ve yeniden bu filmi seyretmeye karar veriyoruz ama nasıl!?

Matrix´i Beklerken

felix

Geçenlerde sinemada afişlere göz gezdirirken Matrix Reloaded gözüme ilişti. Doğrusu deri ceketler, kayan harfler, siyah gözlükler derken karşımızda görkemli bir tarz oluşmuş durumda.

Ancak ilk film için hala söylenmemiş şeyler var. Acaba karşımızda duran sadece mükemmel kurgulanmış ve estetize edilmiş bir holywood şaheseri mi, yoksa gözümüze sokmadan anlatılan çok daha derin bir mesaj var mı?

antiTRUST

FZ

ABD enteresan bir ülke! Microsoft'un Open Source, Free Software, vs. tarzında oluşumları anti-Amerikan olarak nitelemesinden birkaç ay geçti geçmedi bu sefer çok farklı bir bakış açısını yakalamış filmle karşı karşıyayız.
antiTRUST (!) adlı filmin afişindeki güzel çocuklara, seksi kızlara bakıp da bu filmi sıradan bir Hollywood gençlik ve macera filmi olduğunu düşünenler ve bu sebeple bu filme gitmeyenler çok şey kaçırıyorlar.
Bir kere filmin esas adamlarından biri, ABD Adalet Bakanlığı ile tekelleşme konusunda başı belada olan bir şirketin (!) süper zeki sahibini canlandıran ve etkileyici bir performans sergileyen Tim Robins üstadımız.
Diğer rollerde ise "açık kaynak kodlu" yazılım hareketini destekleyen ve bu konuda tereddütlü olan bazı genç yazılımcılar (!) var.
Ülkemizde geçen hafta vizyona girmiş bu önemli filmi bilgisayarla ilgili ya da ilgisiz herkese tavsiye ederim. Bazı önemli tercüme (altyazı) hatalarını dert etmezseniz filmden büyük bir keyif alacaksınız.