Le Pacte des Loupes / Kurtların Kardeşliği

0
FZ
Amerikan dağıtım oligopollerinin es geçtiği Avrupa ve bağımsız Amerikan filmlerini getirmesiyle sinemaseverlerin takdirini kazanan Avşar-Pinema dağıtımın yeni armağanı, Fransa'da gişede tam bir hit olan ama ABD'de henüz gösterime girmemiş ve ulusal ölçekte gösterime girip girmeyeceği henüz belirsiz durumdaki "Le Pacte des Loupes / Kurtların Kardeşliği" oldu.

Bir türler karması niteliğindeki Kurtların Kardeşliği, çok başarılı bir 'manga' uyarlaması kabul edilen "Crying Freeman"in (1995) yönetmeni Christophe Gans'ın ikinci uzun metrajlı filmi. Konusu 18. yüzyıl Avrupası'nda geçmesine karşın Kurtların Kardeşliği'nde de Gans'ın Uzakdoğu görsel popüler kültürüne olan ilgisi bariz biçimde hissediliyor. "Crying Freeman"in esas kahramanını canlandıran Marc Dacascos bu filmde Kızılderili bilge-büyücü-savaşçı rolünde bize "keşke biraz daha ortalıkta görünseydi, doyamadık seyretmeye" dedirtiyor ;-)

Filmin görselliği ve atmosferi takdire şayan! Özellikle Monica Belluci adlı İtalyan tanrıçanın yatak sahnesinden kar kaplı manzaraya geçiş sahnesine, genelevdeki rüya sahnesine ve genç Marki'nin pencere önünde durduğu zaman geçiş sahnesine dikkat!

Görüşler

0
SHiBuMi
Fransız sineması bir tanediiiiiiiiiiiiiiiiiir!!!
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Star Wars II: Attack of the Clones. İlk izlenimler

conan

Sonunda beklenen an gelmişti! Filme dün akşam saatlerinde gittim. İlk karşılaştığım olay ise arabamızı otoparka bıraktığımızda bizimle aynı anda park etmekte olan jipten 3 tane Jedi inmesi idi! Elemanlar saç traşlarından cüppelerine, çizmelerinden yürüyüşlerine kadar aynıydılar... Fesupanallaaa çekip biletlerimizi aldık. (Kuyruk filan yoktu... 9:30 suaresine gittiğimiz halde, gerçi 8:00 gibi gitmiştik ama neyse...) Gittiğimiz sinemada 22 seans SW`a ayrılmıştı! Bugün ise online baktığımda gece 6:40, 11:00 arası 7 seanslarına şimdiden bilet bitmiş! Cuma akşamı tabii ki...

ENIGMA

FZ

Şu anda vizyonda olan ENIGMA filmi, II. Dünya Savaşı esnasında Almanlar tarafından askeri bilgilerin güvenli olarak iletilmesi amacı ile geliştirilmiş, rotor tabanlı, polialfabetik bir şifreleme sistemini çözmek için İngiltere'deki Bletchley Park'ta örgütlenmiş İngilizler'in hayatından bir kesit sunuyor.

Hemen belirtmek isterim ki, her ne kadar şifreleme ve II. Dünya Savaşı ile ilgilenen arkadaşların dikkatlerinden kaçmayacak bir film olsa da, müthiş bir eser olduğu söylenemez.

Stanley Kubrick ve Otomatik Portakal

lalapoo

Stanley Kubrick`in filmlerinde işlediği konuların genelde psikoloji ve fizikle olan bağlantısı bulunmasında babasının bir fizikçi olmasının payı büyüktür.

Yine Otomatik Portakal'da da bireysel şiddet uygulayan bir insanın aynı şeylere mahruz kaldığında ne gibi bir ruh haline bürünecegini konu edinmiştir. Ve şiddet içeren sahneleri öyle işlenmiş ki, en ufak bir rahatsızlık vermiyor insana. Hala izlemeyenler için mutlaka izlenmesi gereken filmler listesine konulmasını şiddetle öneririm ;)

Stanley Kubrick ve filmleri hakkında...

Ghost In The Shell - Matrix

sundance

Açıkcası bir William Gibson hayranı olarak Matrix'in bana oldukça doyurucu geldiğini söylemem lazım. Ta ki Ghost In The Shell'i seyredene kadar. O kadar çok sahne GIS'le benzerlik gösteriyordu ki, üzüldüm. Monkeygod adında bir arkadaşsa üzülmekle kalmamış, GIS ve Matrix'in benzeyen sahnelerini bire bir yanyana koyup yayınlamış Matrix ve Ghost in The Shell

Memento: Oldukça değişik bir film

conan

Geçenlerde Memento filmine bir kere daha gittim. Bir kere daha diyorum çünkü film, yapısı itibari ile beyne oldukça cimnastik yaptıran bir film. Dolayısıyla ilk seferinde filmi tam olarak çözememiştim! :)