Le Pacte des Loupes / Kurtların Kardeşliği

0
FZ
Amerikan dağıtım oligopollerinin es geçtiği Avrupa ve bağımsız Amerikan filmlerini getirmesiyle sinemaseverlerin takdirini kazanan Avşar-Pinema dağıtımın yeni armağanı, Fransa'da gişede tam bir hit olan ama ABD'de henüz gösterime girmemiş ve ulusal ölçekte gösterime girip girmeyeceği henüz belirsiz durumdaki "Le Pacte des Loupes / Kurtların Kardeşliği" oldu.

Bir türler karması niteliğindeki Kurtların Kardeşliği, çok başarılı bir 'manga' uyarlaması kabul edilen "Crying Freeman"in (1995) yönetmeni Christophe Gans'ın ikinci uzun metrajlı filmi. Konusu 18. yüzyıl Avrupası'nda geçmesine karşın Kurtların Kardeşliği'nde de Gans'ın Uzakdoğu görsel popüler kültürüne olan ilgisi bariz biçimde hissediliyor. "Crying Freeman"in esas kahramanını canlandıran Marc Dacascos bu filmde Kızılderili bilge-büyücü-savaşçı rolünde bize "keşke biraz daha ortalıkta görünseydi, doyamadık seyretmeye" dedirtiyor ;-)

Filmin görselliği ve atmosferi takdire şayan! Özellikle Monica Belluci adlı İtalyan tanrıçanın yatak sahnesinden kar kaplı manzaraya geçiş sahnesine, genelevdeki rüya sahnesine ve genç Marki'nin pencere önünde durduğu zaman geçiş sahnesine dikkat!

Görüşler

0
SHiBuMi
Fransız sineması bir tanediiiiiiiiiiiiiiiiiir!!!
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Memento: Oldukça değişik bir film

conan

Geçenlerde Memento filmine bir kere daha gittim. Bir kere daha diyorum çünkü film, yapısı itibari ile beyne oldukça cimnastik yaptıran bir film. Dolayısıyla ilk seferinde filmi tam olarak çözememiştim! :)

İşaretler

m1a2

Bu sene ilginç bir Ramazan ayı geçiriyoruz. Çözülen şifreler, gizli kalmış kehanetler, 2006`da Newyork açıklarına ulaşması beklenen göktaşı vesaire. Shyamalan`ın yazdığı ve yönettiği Signs`a böyle bir atmosferde gitmeniz halinde aldığınız tadda farklı oluyor tabii. Benzer bir tadı almak isteyenlere önerim odur ki filme gitmeden önce ısınma hareketleri babında Ceviz Kabuğunu seyredin. Neyse... Zekeriya Beyaz yorum girerse şimdi yanarız. Film`e dönelim.

antiTRUST

FZ

ABD enteresan bir ülke! Microsoft'un Open Source, Free Software, vs. tarzında oluşumları anti-Amerikan olarak nitelemesinden birkaç ay geçti geçmedi bu sefer çok farklı bir bakış açısını yakalamış filmle karşı karşıyayız.
antiTRUST (!) adlı filmin afişindeki güzel çocuklara, seksi kızlara bakıp da bu filmi sıradan bir Hollywood gençlik ve macera filmi olduğunu düşünenler ve bu sebeple bu filme gitmeyenler çok şey kaçırıyorlar.
Bir kere filmin esas adamlarından biri, ABD Adalet Bakanlığı ile tekelleşme konusunda başı belada olan bir şirketin (!) süper zeki sahibini canlandıran ve etkileyici bir performans sergileyen Tim Robins üstadımız.
Diğer rollerde ise "açık kaynak kodlu" yazılım hareketini destekleyen ve bu konuda tereddütlü olan bazı genç yazılımcılar (!) var.
Ülkemizde geçen hafta vizyona girmiş bu önemli filmi bilgisayarla ilgili ya da ilgisiz herkese tavsiye ederim. Bazı önemli tercüme (altyazı) hatalarını dert etmezseniz filmden büyük bir keyif alacaksınız.

Stanley Kubrick ve Otomatik Portakal

lalapoo

Stanley Kubrick`in filmlerinde işlediği konuların genelde psikoloji ve fizikle olan bağlantısı bulunmasında babasının bir fizikçi olmasının payı büyüktür.

Yine Otomatik Portakal'da da bireysel şiddet uygulayan bir insanın aynı şeylere mahruz kaldığında ne gibi bir ruh haline bürünecegini konu edinmiştir. Ve şiddet içeren sahneleri öyle işlenmiş ki, en ufak bir rahatsızlık vermiyor insana. Hala izlemeyenler için mutlaka izlenmesi gereken filmler listesine konulmasını şiddetle öneririm ;)

Stanley Kubrick ve filmleri hakkında...

Ghost In The Shell - Matrix

sundance

Açıkcası bir William Gibson hayranı olarak Matrix'in bana oldukça doyurucu geldiğini söylemem lazım. Ta ki Ghost In The Shell'i seyredene kadar. O kadar çok sahne GIS'le benzerlik gösteriyordu ki, üzüldüm. Monkeygod adında bir arkadaşsa üzülmekle kalmamış, GIS ve Matrix'in benzeyen sahnelerini bire bir yanyana koyup yayınlamış Matrix ve Ghost in The Shell