Le Pacte des Loupes / Kurtların Kardeşliği

0
FZ
Amerikan dağıtım oligopollerinin es geçtiği Avrupa ve bağımsız Amerikan filmlerini getirmesiyle sinemaseverlerin takdirini kazanan Avşar-Pinema dağıtımın yeni armağanı, Fransa'da gişede tam bir hit olan ama ABD'de henüz gösterime girmemiş ve ulusal ölçekte gösterime girip girmeyeceği henüz belirsiz durumdaki "Le Pacte des Loupes / Kurtların Kardeşliği" oldu.

Bir türler karması niteliğindeki Kurtların Kardeşliği, çok başarılı bir 'manga' uyarlaması kabul edilen "Crying Freeman"in (1995) yönetmeni Christophe Gans'ın ikinci uzun metrajlı filmi. Konusu 18. yüzyıl Avrupası'nda geçmesine karşın Kurtların Kardeşliği'nde de Gans'ın Uzakdoğu görsel popüler kültürüne olan ilgisi bariz biçimde hissediliyor. "Crying Freeman"in esas kahramanını canlandıran Marc Dacascos bu filmde Kızılderili bilge-büyücü-savaşçı rolünde bize "keşke biraz daha ortalıkta görünseydi, doyamadık seyretmeye" dedirtiyor ;-)

Filmin görselliği ve atmosferi takdire şayan! Özellikle Monica Belluci adlı İtalyan tanrıçanın yatak sahnesinden kar kaplı manzaraya geçiş sahnesine, genelevdeki rüya sahnesine ve genç Marki'nin pencere önünde durduğu zaman geçiş sahnesine dikkat!

Görüşler

0
SHiBuMi
Fransız sineması bir tanediiiiiiiiiiiiiiiiiir!!!
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Uluslararası İstanbul Film Festivali

esse

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Uluslararası İstanbul Film Festivali bu sene 12-27 Nisan 2003 tarihleri arasında, Beyoğlu'nda ki Atlas, Beyoğlu, Emek, Sinepop ve Kadıköy'de ki Rexx sinemalarında gerçekleşecekmiş. Sinema severler bilgi için www.istfest.org, Gösterim çizelgesi içinde buraya tıklayınız.

Popüler medya ve özgür yazılım

cbc

Google Reader'ıma düşen Slashdot haberlerinden birisinde popüler medya ile özgür yazılımın ilginç bir kesişiminden bahsediyor. Merakınızı yeteri kadar arttırabildiysem, haberin devamını okuduktan sonra Türk televizyonlarında benzer durumu ne zaman görebileceğimiz konusunda yorumlarınızı paylaşmanızı rica ediyorum.

Bilmediğiniz bir Spielberg: A.I.

gencbeyin

İnanılmaz beyin oyunlarıyla parlak bir görsel show'a dönüşen bir Spielberg bekliyorsanız, yanılırsınız. Daha ziyade duygusal kaslarınızın, beynin duygu merkezinin hiper çalıştırılarak uzatılırcasına koparıldığını hissedeceksiniz. 32 yaşındayım, filmden sonra annemi özledim...

Ghost In The Shell - Matrix

sundance

Açıkcası bir William Gibson hayranı olarak Matrix'in bana oldukça doyurucu geldiğini söylemem lazım. Ta ki Ghost In The Shell'i seyredene kadar. O kadar çok sahne GIS'le benzerlik gösteriyordu ki, üzüldüm. Monkeygod adında bir arkadaşsa üzülmekle kalmamış, GIS ve Matrix'in benzeyen sahnelerini bire bir yanyana koyup yayınlamış Matrix ve Ghost in The Shell

Stanley Kubrick ve Otomatik Portakal

lalapoo

Stanley Kubrick`in filmlerinde işlediği konuların genelde psikoloji ve fizikle olan bağlantısı bulunmasında babasının bir fizikçi olmasının payı büyüktür.

Yine Otomatik Portakal'da da bireysel şiddet uygulayan bir insanın aynı şeylere mahruz kaldığında ne gibi bir ruh haline bürünecegini konu edinmiştir. Ve şiddet içeren sahneleri öyle işlenmiş ki, en ufak bir rahatsızlık vermiyor insana. Hala izlemeyenler için mutlaka izlenmesi gereken filmler listesine konulmasını şiddetle öneririm ;)

Stanley Kubrick ve filmleri hakkında...