Kahve İçeceğine...

0
darkhunter
Nasa bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre mariuana, meskalin, LSD, amfetamin ve kloralhidrat kafeine göre daha az zararlıymış!
Araştırmanın yöntemi ise şöyle : Söz konusu maddeleri örümceklere vermişler ve "kafayı bulan" örümceklerin yaptıkları ağları karşılaştırmışlar.

Bu canlıların "altın oran" kavramlarını bilmeyen yoktur. Araştırmada bu oranın ne kadar sekteye uğradığı ölçülmüş. Benim sonuçlardan anladığım kadarıyla kafein "altın oran"ı diğer maddelerden daha fazla sekteye uğratmış.

En iyisi gidip bir kahve içeyim :-p

Görüşler

0
ttk
Bunlar nasıl bilim adamı ??

İnsanlar bahsedilen diğer maddeleri kullanınca sonucun ne olduğu ortada, örümcekler kahveden kafayı buluyormuş bunu öğrenmişler tamam.
Ama insanlar ise diğerlerinden kafayı buluyor zarar görüyor bu besbelli iken sonuç diye ortaya koydukları şeye bizim memlekette epey bir değişik benzetme ve sözler vardır yakışacak..
0
ttk
ulaa ... kahve ile kafeini karıştırıp cevabı çorba yapmışım...
neyse idare edin ihtiyarlık :)=
0
robertosmix
Örümceğin ördüğü ağın şekli bir ölçütmüdür? Ne kadar sağlam veya ne kadar sağlıklı ördüğü şekle bakılarak nasıll anlaşılabilir?

Kaldı ki bundan 10 yıl önce yapılmış olan bir araştırma bugünün teknolojisiyle tekrar ele alındığında çok daha değişik sonuçlar doğurabilir.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Türlerin Kökeni'nin 150. Yılında II. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu

FZ

Moleküler biyoloji ve genetik uzmanı, Sequences blogu yazarı Doç. Dr. Filiz Gürel bildiriyor:

Türlerin Kökeni'nin Yayınlanmasının 150. Yılında II. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu

23-24 Mayıs 2009, İstanbul

Charles Darwin'in, biyolojik evrim düşüncesinin bilimsel bir temele oturmasını sağlayan eseri Türlerin Kökeni'nin yayınlanmasının üzerinden 150 yıl geçti. Aradan geçen bir buçuk asır boyunca sürekli yenilenip geliştirilen bu kuram, bugün yaşam bilimlerinin yanı sıra tıp ve tarım gibi alanlarda temel bir konuma sahiptir. Ne var ki aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çeşitli ülkelerde evrim kuramının kabulüne ve bilimsel bilginin halka ulaşmasına karşı bir direnç mevcuttur. Türkiye'de 12 Eylül 1980 Darbesi'nin ardından iktidar, bilim karşıtlığı ve gericiliği toplumu kontrol aracı olarak görmüş, bu dönemde bilim ve evrim karşıtı görüşler eğitim müfredatına sokulmuştur. Türkiye halen ilk ve orta öğretim müfredatında bilimsel yöntemi yanlış öğreten, bilim dışı görüşlerin fen derslerinde yer aldığı sayılı ülkelerdendir.

Keskinliğini kaybeden sınırlar...

darkhunter

CG/Render teknolojisi nereye doğru gidiyor bilinmez, ama bir önceki jenerasyonun hayalleri yavaş yavaş gerçekleşiyor...

Tamamen CG (Computer Graphics) teknolojisinin ürünü olan bu çalışma, CG teknolojisinin, şu anki sınırlarını çizmesi açısından ilginç bir örnek.

Özgün haber ve yorumlar için tıklayın.

Bilgi İşleyen Makina Olarak Beyin - 3: Konferans Programı

FZ

Daha önce duyurduğumuz Bilgi İşleyen Makina Olarak Beyin - 3 konferansının programı belli oldu.

Resmi URL çalışır hale gelene dek programın PDF haline buradan erişmeniz mümkün.

Yüzyılın Fizik Deneyi

FZ

Merkezi İsviçre'de bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü (CERN) 36 ülke ve 2 binden fazla fizikçinin katılımıyla tarihin en büyük fizik deneyini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Yerin 100 metre altında gerçekleştirilecek olan zamanın en büyük fizik deneyinde Türkiye de üç ayrı ekiple yer alıyor. Bilim dünyasının 10 yıldan fazla bir süredir hazırlandığı ve yarım milyar İsviçre Frangı'na (580 milyon YTL) mal olan deneyin temel amacı maddeyi oluşturan parçacıkları inceleyerek, evrenin işleyişi hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak. Türk bilim insanları Compact Muon Solenoid (CMS) isimli projenin, doğanın şifresini deşifre edeceği yorumunu yapıyor. İnsanlık adına, evrenin oluşumu, işleyişi ve geleceği adına büyük keşifler yapacak olan deneye Türkiye'den Çukurova Üniversitesi, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi fizik bölümlerinden öğretim görevlileri ve doktora öğrencileri katılıyor.

Bilim Tarihi Araştırmaları Çıktı

anonim

Merhaba,

Bir süre önce hazırlıklarını duyurduğumuz üç aylık bilim tarihi dergisi, "Bilim Tarihi Araştırmaları", "Başlarken" sayısı ile okurlarıyla buluşmak üzere hazır…

2005 yılı Einstein'ın "Özel Görelilik Teorisi"nin 100. yılı olması nedeniyle Dünya Fizik Yılı ilan edildi. "Başlarken" diyen bir bilim tarihi dergisinin bu başlığı es geçmesi mümkün değildi ve "Einstein" dosyamız da bu şartlarda doğdu.

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Bilim Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Yavuz Unat ve Dr. Ayten Aydın Koç tarafından hazırlanan"Einstein Kronolojisi" hem Einstein'ın yaşamının önemli dönüm noktalarına işaret ediyor hem de Einstein araştırmacıları için bir kaynak olma özelliği taşıyor. Derginin diğer konularına gelince: