Kahve İçeceğine...

0
darkhunter
Nasa bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre mariuana, meskalin, LSD, amfetamin ve kloralhidrat kafeine göre daha az zararlıymış!
Araştırmanın yöntemi ise şöyle : Söz konusu maddeleri örümceklere vermişler ve "kafayı bulan" örümceklerin yaptıkları ağları karşılaştırmışlar.

Bu canlıların "altın oran" kavramlarını bilmeyen yoktur. Araştırmada bu oranın ne kadar sekteye uğradığı ölçülmüş. Benim sonuçlardan anladığım kadarıyla kafein "altın oran"ı diğer maddelerden daha fazla sekteye uğratmış.

En iyisi gidip bir kahve içeyim :-p

Görüşler

0
ttk
Bunlar nasıl bilim adamı ??

İnsanlar bahsedilen diğer maddeleri kullanınca sonucun ne olduğu ortada, örümcekler kahveden kafayı buluyormuş bunu öğrenmişler tamam.
Ama insanlar ise diğerlerinden kafayı buluyor zarar görüyor bu besbelli iken sonuç diye ortaya koydukları şeye bizim memlekette epey bir değişik benzetme ve sözler vardır yakışacak..
0
ttk
ulaa ... kahve ile kafeini karıştırıp cevabı çorba yapmışım...
neyse idare edin ihtiyarlık :)=
0
robertosmix
Örümceğin ördüğü ağın şekli bir ölçütmüdür? Ne kadar sağlam veya ne kadar sağlıklı ördüğü şekle bakılarak nasıll anlaşılabilir?

Kaldı ki bundan 10 yıl önce yapılmış olan bir araştırma bugünün teknolojisiyle tekrar ele alındığında çok daha değişik sonuçlar doğurabilir.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

XEROX'tan Tekrar Tekrar Yazılabilen Kağıt

yellowelephant

Xerox, kağıt üzerine basılı görüntü ve bilgilerin 16-24 saat içinde kaybolmasına ve aynı kağıdın tekrar tekrar kullanılmasına imkan veren bir teknoloji keşfettiğini ve patent başvurusunda bulunduğunu duyurdu.

Bakü, matematik, sihirli kareler, algoritmalar ve bilgisayarlar...

FZ

Bakü´deki uluslararası bir konferanstan birkaç saat önce döndüm ve orada karşılaştığım bir bilimadamı ile ilgili deneyimimi paylaşmak istedim.

Azeri kökenli ve şu anda Gaziantep Üniversitesi´nde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Asker Ali Abiyev ile tanışma ve söyleşme imkânı bulduk, profesörün epey heyecanla bahsettiği bir sihirli kareler konusu vardı. Hani şu içine tamsayıları yerleştirdiğimiz ve yatayda, dikeyde ve çaprazda toplam alındığında sabit bir sayı veren kare matrisler.

Prof. Abiyev söz konusu karelerle ilgili olarak genel bir formül bulduğunu, keyfi büyüklükte bir sihirli kare oluşturmak için bir algoritma geliştirdiğini ve bu karelerle ilgili özelliklerden yola çıkılarak fiziksel birtakım yasalara da erişilebileceğini iddia ediyordu. Bir başka uygulama alanı olarak da bunların şifrebilim (kriptoloji) alanında kullanılabileceğinden bahsediyordu. Söz konusu algoritmayı canlı olarak çalışır halde izlemek isteyenler şu adrese bakabilir: http://www1.gantep.edu.tr/~bingul/php/magic/tr-index.php

Uçan Araba Geliyor

caNavar

Fantastik filmlerin en çok aranan, hayal edilen teknolojisi gerçek oluyor. Amerikan Terrafugia şirketi tarafından geliştirilen "Transition" adlı uçan araba 2009 yılında trafiğe çıkıyor. Karada ve havada gidebilecek olan arabanın fiyatı 150 bin dolar olacak.

Bilgi Universitesi Turing Günü 2006

coskung

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü, ünlü Bilgisayar Bilimcisi Alan M. Turing'in adına ithafen Turing Günleri adında bilimsel bir konferans düzenlemekte.

Türlerin Kökeni'nin 150. Yılında II. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu

FZ

Moleküler biyoloji ve genetik uzmanı, Sequences blogu yazarı Doç. Dr. Filiz Gürel bildiriyor:

Türlerin Kökeni'nin Yayınlanmasının 150. Yılında II. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu

23-24 Mayıs 2009, İstanbul

Charles Darwin'in, biyolojik evrim düşüncesinin bilimsel bir temele oturmasını sağlayan eseri Türlerin Kökeni'nin yayınlanmasının üzerinden 150 yıl geçti. Aradan geçen bir buçuk asır boyunca sürekli yenilenip geliştirilen bu kuram, bugün yaşam bilimlerinin yanı sıra tıp ve tarım gibi alanlarda temel bir konuma sahiptir. Ne var ki aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çeşitli ülkelerde evrim kuramının kabulüne ve bilimsel bilginin halka ulaşmasına karşı bir direnç mevcuttur. Türkiye'de 12 Eylül 1980 Darbesi'nin ardından iktidar, bilim karşıtlığı ve gericiliği toplumu kontrol aracı olarak görmüş, bu dönemde bilim ve evrim karşıtı görüşler eğitim müfredatına sokulmuştur. Türkiye halen ilk ve orta öğretim müfredatında bilimsel yöntemi yanlış öğreten, bilim dışı görüşlerin fen derslerinde yer aldığı sayılı ülkelerdendir.