Kahve İçeceğine...

0
darkhunter
Nasa bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre mariuana, meskalin, LSD, amfetamin ve kloralhidrat kafeine göre daha az zararlıymış!
Araştırmanın yöntemi ise şöyle : Söz konusu maddeleri örümceklere vermişler ve "kafayı bulan" örümceklerin yaptıkları ağları karşılaştırmışlar.

Bu canlıların "altın oran" kavramlarını bilmeyen yoktur. Araştırmada bu oranın ne kadar sekteye uğradığı ölçülmüş. Benim sonuçlardan anladığım kadarıyla kafein "altın oran"ı diğer maddelerden daha fazla sekteye uğratmış.

En iyisi gidip bir kahve içeyim :-p

Görüşler

0
ttk
Bunlar nasıl bilim adamı ??

İnsanlar bahsedilen diğer maddeleri kullanınca sonucun ne olduğu ortada, örümcekler kahveden kafayı buluyormuş bunu öğrenmişler tamam.
Ama insanlar ise diğerlerinden kafayı buluyor zarar görüyor bu besbelli iken sonuç diye ortaya koydukları şeye bizim memlekette epey bir değişik benzetme ve sözler vardır yakışacak..
0
ttk
ulaa ... kahve ile kafeini karıştırıp cevabı çorba yapmışım...
neyse idare edin ihtiyarlık :)=
0
robertosmix
Örümceğin ördüğü ağın şekli bir ölçütmüdür? Ne kadar sağlam veya ne kadar sağlıklı ördüğü şekle bakılarak nasıll anlaşılabilir?

Kaldı ki bundan 10 yıl önce yapılmış olan bir araştırma bugünün teknolojisiyle tekrar ele alındığında çok daha değişik sonuçlar doğurabilir.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Dr. Güzeldere ile robotlar, yapay zekâ, bilişsel bilimler üstüne bir sohbet

FZ

Milliyet'ten Derya Sazak, Dr. Güven Güzeldere ile bir röportaj gerçekleştirmiş. Röportajda ele alınan konular arasında yapay zekâ, bilişsel bilimler, beyin ve zihin araştırmaları, Türkiye'deki akademik durumun dünyadaki yeri gibi konular var. Röportajdan birkaç çarpıcı kısmı alıntılamak gerekirse:

"Felsefi meseleleri ya da bilimle teknolojiyle ilgili şeyleri toplumdan, siyasetten bağımsız düşünmek imkânsız. Ama birinden ötekine giden yol uzun ve karmaşık olabiliyor. Duke Üniversitesi ile Boğaziçi Üniversitesi'ndeki değişim programı çerçevesinde bu yaz İstanbul'a gelerek bilişsel bilimler üstüne ders verdim. Dersimizin adı 'Tanrı üzerine düşünmek'ti. ABD'li ve Türk öğrencilerle zor ve karmaşık bir alanı, 'inanç dünyası konusunda nasıl düşünülebilir' sorusunu tartışmaya açtık. Eğer yolumuzu bulacaksak bazı varsayımlardan başlayıp sonuçlara ulaşacaksak, doğru düşünebilmeyi öğrenmemiz lazım. Bu bilimsel düşünmenin yöntemidir ama inanç dünyasına da uygulanabilir."

RobotCub: Yeni ve İddialı bir Robot Projesi

FZ

Avrupa Komisyonu tarafından Unit E5 "Cognition" projesi kapsamında 5 yıl boyunca desteklenecek RobotCub projesi çalışmalarına başladı. Projenin amaçlarından biri gerçek robot ürünleri üzerinden insan bilişsel faaliyetlerine dair daha çok bilgi sahibi olmak. Bu yüzden bilgisayar bilimlerinin yanısıra bilişsel sinirbilim gibi bilim dallarından araştırmacılar çalışacaklar. Proje platformu açık kodlu yazılım prensiplerine göre geliştirilip dağıtılacak.

Hedefler arasında 2.5 yaşındaki bir çocuk boyutlarında ve yeteneklerinde insansı bir robot geliştirmek de var.

Giyilebilir LCD

Soulblighter

Mitsubishi Electric, giyilebilir LCD'yi önümüzdeki yıl piyasaya sürmeyi düşünüyor. SCOPO isimli cihaz aynı anda bir çok işi yapmak zorunda kalan insanlar için tasarlanmış. Ürün takıldığında, LCD göz hizasının altında kalarak normal görüşü engellemeyecek şekilde duruyor. SCOPO, hücresel telefonlar, laptop, PDA gibi ccihazlara entegre edilebiliyor.

Ürünün fiyatı ise $400 civarında olacak.
Kaynak: PhysOrg

Kore'de Yeni bir Humaniod

anonim

World-Science ın bu haberine göre adını Havva'dan alan Ever-1 ( Eve Robot 1 ) tanıtıldı. Haberdeki resimde de görebileceğiniz gibi özellikle yüzü üzerinde oldukça uğraşılmış olan bu robot 400 kelimeyi anlayabiliyor. İnsana ait bütün yüz tepkilerini verebilen robotun yüzü silicon bazlı olarak yapılandırılmış ve 15 mikro motor tarafından kontrol ediliyor.

Uykucular için çalar saat

ercumend

MIT'nin Media Laboratuvarı'nda geliştirilen bir çalar saat en iddialı uykucuyu bile yatağından kaldıracak yetenekte. Clocky adı verilen çalar saat, yepyeni bir yöntemden yararlanıyor. Saat belirli bir saatte çaldıktan sonra susturma düğmesine basılsa dahi, içindeki mekanizma, saati yatağın yanında durduğu yerden oynatarak yere düşürüyor ve üzerindeki tekerlekler yardımıyla her seferinde farklı bir yerde saklanmasını sağlıyor. Saat yeniden çaldığı zaman, saati aramak için yatağından kalkan kişi, garantili bir şekilde uyanıyor.

Kaynak : 09.04.2005 Cumhuriyet Bilim Teknik Sayfa 9