İTÜ Robot Olimpiyatları '08

0
FZ
İTÜ Robot Olimpiyatları, Kontrol ve Otomasyon Kulübü (OTOKON) tarafından düzenlenen, Türkiye’de özellikle lise ve üniversite düzeyinde robotik eğitiminin önemini ve verimini sorgulayan, dünyada olağanüstü hızda gelişme gösteren robotik alanında Türkiye’nin gücünü artırmayı hedefleyen bir organizasyonlar zinciridir. Bu amaçları doğrultusunda yapısında, tüm Türkiye’den öncelikle lise ve üniversitelerden olmak üzere öğrenci katılımlarına hitap eden yarışmalar, robotik konusunda uluslar arası arenada söz sahibi olan seçkin akademisyenlerin katıldığı seminerler-konferanslar, gerek öğrencilerin gerekse endüstri temsilcilerin çalışmalarının yer aldığı sergiler bulundurmaktadır. Ulusal nitelikte olan İTÜ Robot Olimpiyatları uzun vadede uluslar arası hale gelme amacındadır.
İTÜ Kontrol ve Otomasyon Kulübü üyeleri, İTÜ Robot Olimpiyatlarını düzenlemekle Türkiye’de robotik eğitimine ve bu değerli dalın sanayideki gelişimine katkıda bulunmak azmindedirler. 1–2–3 Mayıs 2008 tarihlerinde düzenlenecek olan İTÜ Robot Olimpiyatları 2008, ilk organizasyondan doğan gücü arkasına alarak her zaman daha ileriye gitme mecburiyetinin bilinciyle, Türkiye’de robotiğin gelişimine katkıda bulunabilme yolunda bir büyük adım daha atmayı hedeflemektedir.

Detaylı bilgi için: http://ituro.org/

İlgili Yazılar

fazlamesai.net'e soralım: İşlemciyi nasıl seçsek?

pulsar

GAIM ile online olduğum kısa zaman diliminde bir arkadaşım işlemci testi linki gönderdi. Yazıyı incelerken aklıma nasıl işlemci seçtiğimiz geldi. Eskiden işler gayet kolaydı. INTEL mimarisi için herkes benzer işlemcilerle benzer başarımlar elde ederdi. Biz de kafa yormazdık hiç. Ama son iki üç yıldır PC mimarisi için gelen işlemcilerin takibi gitgide güçleşmeye başladı. Bu işlemciler gitgide daha da içinden çıkılmaz biçimde gerek komut setleri gerekse hyperthreading ve de çift çekirdek gibi yeni özelliklerle iyice kafa karıştırır oldular.

Pentium 4 HyperThreading Performans Problemi

anonim

Pentium4 işlemcilerde hyperthreading özelliği ilk lanse edildiğinde performans artışları olacağı söylenmişti, fakat geçen günlerde ZDNet Hyperthreading hurts server performance konulu bir makale yayınladı. Bu makaleye göre, BIOS seviyesinde hyperthreading'i kapatan geliştiriciler ciddi bir şekilde performans artışından bahsediyorlar.

Bunu takiben Rick Ross bir yazısında hyperthreading'in bu performans kaybının sunucularda çalışan JAVA programlarına ne derecede etti yaptığını sorguluyor.

WI-FI nedir? yenir mi?

larweda

Son aylarda dünyada, özellikle Amerika'da iyice kızışan bir teknoloji wi-fi, wireless fidelity tanımının bir kısaltması. Wireless fidelity, kelime anlamıyla kablosuz gerçekçilik anlamına geliyor, aslıda yüksek kaliteli ses sistemlerine verilen isme (Hi-fi:high fidelity) gönderme yapılarak bu isim kullanılmış. Aslında IEEE 802.11b şeklinde anılan bir standartın daha insancıl bir karşılığı wifi, (aynı lşekilde IEEE 802.3'e de aramızda "ethernet" diyoruz :) İşte bu wi-fi, özellikle Amerika'da evlerde, parklarda, havaalanlarında kullanılmaya başlanan kablosuz ağ sistemlerinin genel bir adı oluyor. İşin keyifli yanı ise, taşınabilir wi-fi uyumlu bir cihazınızla (laptop, pda, tabletpc vs.) herhangi bir wi-fi network'ü kapsamındayken sürekli ağ'a (genelde internet'e) bağlı olmanız.

Eskiden de bilgisayarlar varmış.

larweda

1969 yılında Apollo 11`i aya indiren de bir bilgisayardı. Aslında herkes Neil Armstrong`un "Bu benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım." sözünü bilir. Ama Apollo 11`in iniş rutinlerini hesaplayan bilgisayar da kontrol bilimi açısından çok küçük ama büyük bir adım niteliğinde.

Yakmayan tungsten ampuller

m1a2

Malum olduğu üzere günümüzün en yaygın aydınlatma malzemesidir tungsten ampuller. Teknolojik açıdan Edison`dan bu güne çok fazla değişiklik de geçirmemiştir. Aydınlatma vazifesini görürken bir anda bozulan bir ampulü -bir keresinde benim yaptığım gibi- boş bulunup çıplak elle değiştirmeye kalkışırsanız bu teknolojinin en önemli zaafını da zor yoldan öğrenmiş olursunuz. Tungsten ampullerin verimi berbattır. Elektrik enerjisinin %5`ini ışık olarak verir, kalan %95 ise ısıya -oradan da bir `ah yandım!`a- dönüşür :)