GNU/Linux ile İnsanlığa Yardım: BOINC

0
anonim
SETI sistemini hepimiz hatırlarız: Boşta duran bilgisayarlara ekran koruyucu olarak kurulup, bilgisayar işlemcilerinin boş zamanını uzaydan gelen radyo sinyallerini işlemek için başkasına vakfettiğimiz bir sistem idi SETI. Fakat bilgisayarınızın atıl zamanınız ile dünyaya yardım etmek için tek proje SETI değil, hatta BOINC altayapısı ile Windows ya da GNU/Linux makinanınızı dünyada hesap gücüne ihtiyaç duyan bir bilimsel projenin hesap kümesine dahil etmeniz mümkün. Nasıl projeler mi var?
Mesela Einstein@Home projesi ile uzay sinyallerinden Pulsar denen bir gök cismi aramaya yardım edebilirsiniz, Spinghe@home ile biyoteknolojiye yardımcı olabilirsiniz. Bizim şahsen yardım ettiğimiz Rosetta@home projesi ile proteinlerin 3 boyutlu şeklini saptamaya yardımcı olacak ve bir yandan HIV, Malaria ve kanser hastalıklarını yenmek icin boş duran bilgisayarınızı bir amaca dahil etmiş olacaksınız.

Mevcut projelerin bir listesi:

İstemci programlar

Not: En son Linux versiyonlarında bir problem var, çalışan en son versiyon olarak boinc_5.4.11_i686-pc-linux-gnu.sh dosyasını tavsiye ediyorum.

Programı ilk kurduğunuzda görsel olarak ayarlarını yapmak icin boincmgr kullanılıyor. Bunlar tamamlandıktan sonra programı arka planda çalıştırmak için run_client & yeterli.

Görüşler

0
ecder
Hepsi iyi hoş da.. Benim bu aralar milliyetçi damarım kabardı.. Yok mu dünyaya hizmet olacak benzer projeler peşinde koşan yerli üniversiteler, çalışma grupları, akademisyenler?

Bu güzel ülkenin kaynaklarının yine bu ülke üzerinden üretime dönmesi taraftarıyım... Ne kadar dar görüşlü ve geri görürseniz görün.
0
Tarık
dar görüşlülük yada gericilik değil ama. şu an bu tip yerli projelerimiz olmadığına göre kendimizi olmayan şeyler için sıkıntıya sokmanında alemi yok. ha bizimkilerden birileri çıkarda biz yaptık siz duymamışsınız derse, saygıyla eğiliriz tabii. içimizde, "birileri yapacakta hep bizmi yiyeceğiz ayıp yahu" diyecek kadar gerçek vatansever insanlar varsa. bu konu hakkında araştırma geliştirmeye hazırım(z). ha bu iş vatanseverlikle olmaz bilim teknikle olur. oda ayrı bir saygı konusudur. bir adam gavurdurda misal babamı kurtaracak ilacı bulmuştur ucuza satıyordur. onunda önünde saygıyla eğiliriz vesselam. bu geyiğimide geceye ve hafif gribe veriniz. saygılar. saygı saygı da kardeşim nereye kadar. tövbee...
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Beyin Bilgisayar Arayüzleri Üstüne

FZ

1978 yılında Craig Thomas'ın yazdığı "Firefox" romanı Ruslar tarafından tasarlanmış ve silah sistemleri düşünce gücü ile kontrol edilebilen bir savaş uçağını anlatmaktadır. Pilotun giydiği kaskın içinde elektrodlar vardır ve pilotun beyin dalgaları yorumlanıp çeşitli silahları kontrol etmek için kullanılmaktadır.

Büyük işler başarmak istiyorsanız büyük işlerle uğraşın!

lifesdkver0_1

Richard Hamming, Feynman, Fermi, Oppenheimer, Shannon gibi dev isimlerle beraber çalışma şansını yakalamış başka bir dev isim. 1986 yılında yaptığı "bilimsel araştırmanız ve siz" isimli bu konuşma, (haklı olarak) şu aralar net aleminde pek popüler. FM'ye de uğramazsa yazık olur diye düşündüm (ve hatta belki uğradıktan onra başkalaşıma uğrayıp Türkçe'ye de dönüşür.) süper matematikçi, sonsuz asal sayı, EFF şirketi gibi zırvalıklardan arınma dileğiyle.

Çapkın Fareler Genetik Olarak Evcilleştirildi

malkocoglu_2

Bilim adamları tek bir geni değiştirerek, çapkın olan bir fare türünü evcil hâle getirdi. Microtus pennsylvanicus (meadow vole) olarak bilinen fare türü, eşten eşe atlayan ve çocuklarına bakmayan bir hayvan türü olarak biliniyordu. Fakat meadow vole'un kuzeni microtus ochrogaster (prairie vole) tam bir ideal eş modeliydi. Tek eş ile oluyor, onu koruyor ve çocuklarına da bakıyordu. Aradaki farklardan hareketle, araştırmacılar iki beyinde farklı olan maddeyi (vasopressini) tutucu görev yapan bir geni, çapkın farelere enjekte ettiler. Sonuç başarılı oldu: Denek çapkın fareler artık hızlı yaşamıyor, ve tek eş ile mutlu bir şekilde yaşıyorlar.

Haberin devamı: http://www.abc.net.au/science/news/stories/s1134804.htm

Dikkat burada tehlikeli artıklar gömülüdür!!!

anonim

`Evrensel` yaygınlıkta kullanılan ve hayatı önem taşıyan mesajlar vermeye çalışan işaretler beynimize çeşitli sebeplerden dolayı kazınmıştır. Yüksek gerilimin `yıldırımı`, biolojik tehlikenin hiçbirşeye benzetemediğim işareti, radyasyonun `3 yapraklı yöncası` (meleğe bile benzetenler var)... Pictogramlardan hayatı tehlike taşıyan en tanıdıklar bu linkte var.

Şu andaki kültürel düzeyin kaybolmadığını, uygarlığın gerilemediğini ve varolan düzenin bozulmadığını kabul edersek bu işaretler çoğu zaman görevlerini yerine getirecek, insanları en azından uyaracaktir.

Ya öyle olmassa? Uygarlık yokolursa, değişirse, bu uygarlığa ait olmayan birileri(!) gelirse? Bırakın magra adamını, 1900 lerden önce herhangibir kimsenin bu işaretleri anlayamacağını(belki kurukafa ve kemiklerin iyi birşey olmadığı kanısına varabilirler) düşünürsek bu işaretler alternatif zamanlarda hiçbir ise yaramayacaktir.

Amerika da nükleer artıkların depolanması için Yükka Dağının adeta içine, 700 metre derine inşaa edilen WIPP(Waste Isolation Pilot Plant) tesislerin enazından önümüzdeki 10000 yıl boyunca içinde barındıracağı ölümcül tehlikelere karşı dış dünyayı zaman, uygarlık, kültür ayrımı yapmadan uyaracak işaretler bulmak çok kolay değil.

Zipf Yasası, Dilbilim, Müzik

FZ

Arjantinli fizikçi Damian H. Zanette dilbilim bağlamında incelenmiş ”Zipf Yasası“nı müzik analizine uygulamış ve dil ile müzik arasında önemli ortak bir nokta bulduğunu iddia ettiği makalesini yayınlamış. Makalenin haberine buradan, orjinaline ise buradan erişebilirsiniz.

Zanette´nin analizi “bağlam” kavramını dil ile müzik arasında ortak bir kavram olarak ele alıyor ve böylece tonal müzikle atonal müzik arasındaki psikolojik (ve semantik) farkı açıklamaya çalışıyor.

Kaynaklar: FZ Blogs, slashdot