Durun, daha biz aya gelemeden...

0
butch
Kablonet hizmetlerinden yararlanan bir mahalleye 10 metre uzak olmamıza rağmen bu hizmetten yararlanmak için 15000$ keşif bedeli istenmişti bundan 2-3 ay önce bizden. Bugünlerde de binanın önünü kazıyorlar yine sanırım telefon hatlarıyla ilgili olarak. Ha bi de geçen gün yeni telefon hattımızı bağlamak için geldiler Türk Telekom'dan ama yetkili kişi binanın girişindeki kutuya bağladı hattı gerisini elektrikçiyle halletmemiz gerektiğini söyledi. Neyseki böyle durumlara alışığız, işimizi kendi başımıza nasıl yapacağımızı ve hiçbir şeye şaşırmamamız gerektiğini öğrettiler bize bu yolla ne de olsa. Ben bunlarla meşgulken Slashdot.org bir haber yayınladı bugün. Diyorki Amerika'da kanalizasyon şebekelerine fiber-optik kablolar döşenecekmiş (eyvah) hem de bu işi robotlar yapacakmış (eyvah ki ne eyvah)...
Evet şehir kanalizyon şebekelerin fiber-optik kablolar robotlar tarafından döşenecekmiş. Becerebilirler mi bilemem ama ne olursa olsun tasası bize düşmek durumunda çünkü bunu başkasının yapacağı yok. Aslında beklentimiz de o kadar fazla değil "gölge etme yeter" gibilerinden yaklaşıyoruz son zamanlarda ama bu bile imkansız gibi gelmeye başladı bana artık. Buna çare bilen varsa bir adım öne çıksın.

Neyse çok dertlendim oyun oynayayım en iyisi biraz. Siz de bu arada haberi okuyun.
Bahsettiğim haber
(Kötü haber, okuyabilmek için üye olmak gerekiyor.)
Bu , işi yapacak şirketin sitesi
Bu da bizimkilerin sitesi (Niye yazdım buraya bilmiyorum ama neyse)

İlgili Yazılar

Çıldırmak Ya Da Depresyona Girmek: Ailecek

FZ

Üç farklı coğrafyadan gelen üç düşünür, üç bilim insanı. Üçünün de farklı sözcüklerle yazdıkları ama ortak konuya değindikleri bir yazı. Böylesine bir kesişimi not etmemek buraya haksızlık olurdu.

Gündüz Vassaf'ın 6 Ocak 2008, Pazar günkü yazısından bir bölümle başlayalım "21. yüzyılda çıldıranlar, çıldırmayanlar":

"Mesleğimden vazgeçmemde Hacettepe Üniversitesi Hastanesi psikiyatri polikliniğinin bekleme odasının duvarında asılı yazınının mutlaka etkisi olmuştur.

'Dünyayı değiştirmeye çalışacağına kendini değiştirmeye bak.' Nerdeyse tüm dünyada gençliğin ayaklandığı yıllardı. Düzene karşı gelen '68 kuşağının, sınırsız, savaşsız dünya özlemini belki en iyi John Lennon'un 'Imagine' adlı şarkısı özetliyordu. Sonuçta '68 kuşağı yaşlandı, düzenle bütünleşti. 'Olgunlaştı,' 'gerçekçi' oldu. 21. yüzyılın yeni kuşakları insanı çıldırtan bir dünyaya doğuyorlar. Teröre karşı verildiği söylenen savaş çıldıranları daha da çıldırtıyor. Türümüzün tarihinde zengin yoksul uçurumu bu kadar aşılmaz olmamış, zenginler servetlerini bu kadar fütursuzca sergilememiş, servet, şöhret uğruna değer yargılarımız bu denli altüst edilmemiş, ahlak bu denli umursanmamıştı.

Kâtibim: ASCII dosyanızı MP3 yapın (abc ve mp3 ilişkisi)

misafir

Kâtibim türküsünün piyano ile 'çalınmış' kısa bir versiyonunu mp3 çalarınızda dinlemek ister misiniz? Hayır, size mp3 indirebileceğiniz bir link vermeyeceğim. Bu yazıdan kopyalayıp yapıştırarak oluşturacağınız kısa bir metin dosyasını ve bazı programları kullanarak söz konusu mp3'ü nasıl oluşturabileceğiniz anlatacağım.

Eben Moglen Türkiye'de

butch

Sistem Yöneticileri Günü

FZ

Onlar çoğu kişi için görünmez adamlar. Bilgi işlem odasının soğuk koridorlarında gezen ve şirketin kesintisiz bir şekilde çalışmasını sağlayan insanlar. Ancak bir problem çıktığında hatırladığımız meçhul kahramanlar. Hâlâ tahmin edemediyseniz söyleyelim: Onlar Sistem Yöneticileri ya da çoğumuzun alışık olduğu deyişle SA veya SysAdmin ve bugün onların günü, 26 Temmuz Cuma günü resmi Sistem Yöneticisi Günü olarak belirlenmiş durumda.

364 gün boyunca takdir etmeyi çok fazla aklımızdan geçirmediğimiz bu insanlara bir günü çok görecek değiliz herhalde! Yeni bilgisayarları ağa ekleyen, yeni kullanıcı hesaplarını açan, sistem yazılımlarını kuran, virüslerin yayılmasını engelleyen ve her türlü soruyu (abuk sabuk olanlar da dahil) cevaplayan bu cefakâr insanların duygularını belki de en iyi bu karikatür yansıtıyor.

Bugün Sistem Yöneticinizin şirket için ne kadar çalıştığını düşünün ve ona bir hediye alın (olası hediyeler ve asla alınmaması gerekenlerin güzel bir listesini ilk linkten öğrenebilirsiniz), en azından bugünü duyurarak ona hak ettiği saygıyı gösterin.

Hakia'dan Sonra Tanbul

anonim

Türk arama motorları zincirinin en son halkası, Tanbul. İlk defa yabancı bir sitede gördüğüm Tanbul'u bu sefer de eHub'da görünce Türkiye'de de duyurmak istedim. Ancak Tanbul Hakia gibi arkasında milyon dolarlar olan hırslı bir proje değil; daha çok Turkix'den tanıdığımız Emre Sokullu'nun hobi amaçlı, henüz konsept aşamasındaki bir araştırma projesi. Tanbul'un ABD'den patentli teknolojisinin -pek de ipucu vermeyen- bir özetini şu adresten bulmak mümkün.