Durun, daha biz aya gelemeden...

0
butch
Kablonet hizmetlerinden yararlanan bir mahalleye 10 metre uzak olmamıza rağmen bu hizmetten yararlanmak için 15000$ keşif bedeli istenmişti bundan 2-3 ay önce bizden. Bugünlerde de binanın önünü kazıyorlar yine sanırım telefon hatlarıyla ilgili olarak. Ha bi de geçen gün yeni telefon hattımızı bağlamak için geldiler Türk Telekom'dan ama yetkili kişi binanın girişindeki kutuya bağladı hattı gerisini elektrikçiyle halletmemiz gerektiğini söyledi. Neyseki böyle durumlara alışığız, işimizi kendi başımıza nasıl yapacağımızı ve hiçbir şeye şaşırmamamız gerektiğini öğrettiler bize bu yolla ne de olsa. Ben bunlarla meşgulken Slashdot.org bir haber yayınladı bugün. Diyorki Amerika'da kanalizasyon şebekelerine fiber-optik kablolar döşenecekmiş (eyvah) hem de bu işi robotlar yapacakmış (eyvah ki ne eyvah)...
Evet şehir kanalizyon şebekelerin fiber-optik kablolar robotlar tarafından döşenecekmiş. Becerebilirler mi bilemem ama ne olursa olsun tasası bize düşmek durumunda çünkü bunu başkasının yapacağı yok. Aslında beklentimiz de o kadar fazla değil "gölge etme yeter" gibilerinden yaklaşıyoruz son zamanlarda ama bu bile imkansız gibi gelmeye başladı bana artık. Buna çare bilen varsa bir adım öne çıksın.

Neyse çok dertlendim oyun oynayayım en iyisi biraz. Siz de bu arada haberi okuyun.
Bahsettiğim haber
(Kötü haber, okuyabilmek için üye olmak gerekiyor.)
Bu , işi yapacak şirketin sitesi
Bu da bizimkilerin sitesi (Niye yazdım buraya bilmiyorum ama neyse)

İlgili Yazılar

fazlamesai.net'e soralım: Özgürlük mü, kaliteli yazılım mı?

FZ

Günlüğüme girmiştim ama FM camiası ile de paylaşmadan edemedim.

Bu aralar iki yazılım kurcalıyorum iş için: Confluence ve JIRA. Her ikisi de kapalı kodlu, kaliteli ticari lisanslı yazılımlar.

Fark ettim ki ticari bir yazılım olan JIRA'yı Apache Foundation da tercih ediyor ve yoğun olarak kullanıyor. Neden tercih ettiklerini burada açıklamış. Gelelim FM camiasına sormak istediğime:

MEB Harikalar Diyarında

butch

MS Windows´tan GNU/Linux´a Geçenlere `Rusya´dan Sevgilerle´

FZ

Daha önce FM bünyesinde bazı çalışmalarımız olmuştu hangi amaç için hangi programı kullanalım falan gibisinden. Son aldığımız haberlere göre ise bir grup Rus bilgisayarcı oturmuşlar ve mükemmel bir sayfa hazırlamışlar. Eğer siz de doğru yolu bulup Windows ortamlarından Linux´a geçmeyi düşünüyor ve fakat `yaw hani Windows ortamında video editing için şunu kullanıyordum, FTP istemcisi olarak bunu, editör olarak falancayı, IP telephony için filancayı, acep bunların GNU/Linux muadilleri, kalburüstü alternatifleri nedir, ne değildir?´ gibi cümleler kuruyorsanız hemen şu güzel sayfaya bakıyorsunuz ve huzura eriyorsunuz.

Tüm özgür yazılım kullanıcılarına Rusya´dan sevgilerle ;-)

Açık Kodlu Özgür Yazılım: Minik Bir Vaka Analizi

FZ

Kısa bir süre önce FM kurucu editörlerinden sundance bana FeatherLinux (kuştüyü linux :-P ) isimli çok hafif ve bir mini CD´ ye sığabilen bir GNU/Linux dağıtımından bahsetti. Söz konusu dağıtım Debian GNU/Linux ve Knoppix dağıtımlarından yola çıkarak hazırlanmış epey pratik bir şeydi.

Dağıtımı olabildiğince küçültmek için dokümantasyon çıkarılmıştı, yani man sayfaları CD´de mevcut değildi. sundance ile bunu tartışırken aklıma şöyle bir şey geldi: Eğer bu CD ile boot ettiğim bilgisayarın Internet bağlantısı varsa neden komut satırından alışık olduğum şekilde man sayfalarına erişmeyeyim? ``Aaa iyi fikir yaa!´´ şeklinde karşılıklı mesajlaşmadan sonrası açık kodlu özgür yazılım dünyasında insanların pratik problemlere pratik çözümleri nasıl geliştirdiklerine dair güzel bir vaka analizi (mini case study) olarak okunabilir.

Başarılı bir açık kod programcısının maddi durumu

FZ

"I didn't have the money to buy a new laptop"
Yukarıdaki cümle genç bir çocuğa ait değil. Yukarıdaki cümle genç bir üniversite öğrencisine de ait değil. Yukarıdaki cümle sıradan bir programcıya ait değil. Yukarıdaki cümle başarısız ya da meşhur olmayan bir programcıya da ait değil.

Cümle, yaklaşık 15 yıl önce Perl programlama dilini yaratan karizmatik programcı ve dilbilimci Larry Wall´a ait. Bu programcının geliştirdiği Perl programlama dili sözlük hazırlama esnasında yine bu programlama dilinden faydalanan Oxford resmi İngilizce sözlüğe girdi. Onbinlerce sistem yönetim yazılımında kullanıldı. Yüzbinlerce web sitesi Perl kullanarak iş güç yaptı ve yapmaya devam ediyor. Perl son zamanlarda moleküler biyoloji alanında veri işleme için de kullanılıyor. Söz konusu adam işte bu dili geliştirmiş ve Linus Torvalds henüz lisede okurken insanlık kültürüne armağan etmiş olan adam. Bu adam şimdi yeni bir efsaneye, Perl 6´ya imza atmaya çalışıyor. Geliştirdiği Perl açık kodlu, karşılığında 5 kuruş istenmiyor ve aklınıza gelen hemen her işletim sisteminde çalışıyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz yani.

Bu adam, yeni bir dizüstü bilgisayar alacak kadar parası olmadığını söylüyor.

Şaşırdım mı? Evet. Şaşırdım mı? Hayır.

Larry Wall, efsanevi State of The Onion sunularının sonuncusunda, 4. sayfada bu yazının açılış cümlesini sarf ediyor.

Ne dersiniz? Sizce bu adam zor durumda mı? ;-)

Hani gündemdeki popüler konulardandır, "ya hoca biz şimdi bu kodları açarsak aç kalmaz mıyız yaa?" falan denir. Bunu diyenler muhtemelen Larry Wall kadar çok ve kaliteli kod üretmemişlerdir. Acaba diyorum şimdi Larry Wall gerçekten de acınası durumda mı? Başka bir perspektif: Daha çok kazanmak varken neden daha az kazanalım? Sahi, Larry Wall, bir dönem NASA için çalışmak dururken acaba daha bol paralı bir işe mi girseydi? Aklıma Once Upon A Time In China filmindeki bir sahne geliyor. Yağmurlu bir ortamda canını dişine takarak gösteri yapan ve sonra yere atılan paraları toplayan bir kung-fu, demir gömlek ustası. Bir süre sonra aynı usta çetin bir kavgada kılıçlı bir adamı silah kullanmadan yendikten sonra bir genç yanına gelip "usta bana da öğret, zor durumdayım, bana saldırıyorlar, artık para bile kazanamıyorum," der. Usta önce biraz ilerideki lokantadaki lezzetli yemeklere yutkunarak bakar, acı acı gülümseyip cevap verir: "Kung-fu ustası olsan ne olur ki, ben de pek para kazanamıyorum".

Sanırım en temel kavramların yeniden düşünülmeye ve irdelenmeye ihtiyacı var; sanırım felsefeye keyfi yerinde, sadece entelektüel olarak huzursuz olan insanların değil asıl ciddi anlamda zor durumda olan insanların ve belki de en çok gençlerin ihtiyacı var. Sanırım büyük adamlar küçük adamların bazı temel kavramları yeniden düşünmelerini istemiyor. Sanırım bu isteklerini gerçekleştirmeleri sahip oldukları muhteşem güce rağmen yine de kolay olmayacak. Ne dersiniz? Şimdi biz bu kodları kapayıp da mı saklasak yoksa açıp da mı saklasak? ;-)