Dersaadet: nüfus gani miktar meçhul

0
FZ
Soru: 27 harften ibaret bilgi yığınını 156 KB büyüklüğüne çıkarmak için kaç müsteşar gerekir?

Cevap: Bir müdürlük dünyaya bedeldir.

Kıssadan hisse: Nüfus gani miktar meçhul. Karşınızda bir memleket manzarası.

Görüşler

0
redbaron
http://nkg.die.gov.tr/ Bu adrese baksa büyük ihtimalle istediklerini bulurdu. Ayrıca ben fotograftaki arkadaşları çok sıcak buldum :)
0
yilmaz
bulamazdı. 2000 yılına kadar istetistikler var iken 2000 yılından sonrakiler yok. herhalde ftp şifrelerini unutmışlar :))
0
loker
Bahsi geçen müdürlük Çankaya'dan vukuatlı nüfus örneği çıkartmaya çalıştığımda rahmetli dedemin yaşadığını ve anneannemin bir klonu olduğunu da iddia etmişti... http://cekirdek.uludag.org.tr/~loker/biloker/?p=53
0
bm
Ben de bugun nufus mudurlugune gittim. Toplu nufus kaydi ornegi denen seyi gayet guler yuzle ve bir iki dakikada cikarttilar. Cok memnun kaldim. Ama Allah insanlara eseklerini once buldururmus ki esek onlari tepsin. Yikadigim nufus kaginin yenisini cikartmak icin deli danalar gibi dondum ortalikta. Bir ara rahmetli babamin ismiyle ve benim resmimle bir dokuman dahi gecti elime.

Ama saat 9'da evinden cikan bir Turk vatandasi olarak ne kendi muhtarligimda ne evvleki muhtarlikta hicbir kaydim olmadigini, olmasi icin once kaymakamliga sorada birseyler yapildiktan sonra polise, orada da birseyler yapildiktan sonra tapu kontrat vs. evrakla tekrar bir muhtara gitmem gerektigi bilgisiyle saat 3'te evime dondum. Bu arada elimde nufus kagidinin parcalarinin yaninda gecerli pasaportum da oldugunu ekleyeyim. Haksizlik olmasin iki tane simit yedim, yurudum ve muhtarlardan birinin yerini taa uzaktaki baska bir muhtara sorarak ancak bulabildim.

Bizim memleketi uzay yaratiklari isgal etmis bence. Bu kadar 'kagitlarini goster' ancak isgal altindaki ulkelerde olur. Bu yaratiklar bizim dilimizi konusuyorlar ve bayraklari tipki bizim bayrak. O yuzden biz isgal altinda oldugumuzun farkinda degiliz. Sokaga da barikat kurmuyorlar, bizden kagitlarimizi telepatik yontemlerde gitmemiz gerektigine inandirildigimiz binalarda istiyorlar. Bugun buna kanaat getirdim.

Ama tekrar soyleyeyim herkes guler yuzluydu ve samimi olarak yardim etmek istiyorlardi. 20 sene evvel ayni haller insanlarin suratina bakmayan ve kuyrukta bekleten yaratiklar tarafindan yapilirdi. Genetik muhendislik boyle faideli birsey iste.

Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Ticari istihbaratta hangi rengi seçtiniz?

FZ

Rakip firma hakkında bilgi toplamak, her zaman 'yasa dışı' bir iş değil. Tüm mesele, sınırların doğru çizilmesinde. Yani nereye kadar uzanacaksınız? Rekabet ve istihbarat uzmanları bu işi çözmüşler. İstihbarat çalışmalarını üçe ayırmışlar. Beyaz, gri ve siyah bölgeler...

... İstihbaratın hiçbir zaman modası geçmedi. Sadece biçimi, yöntemi değişti. İşin içine elektronik girdi. Casuslar da işsiz kalmadı. Üstelik devletlerin yanına bir de dev şirketler eklendi. Öyle ki artan rekabetle birlikte 'istihbarat' şirketlerin önemli yatırım konuları arasına girdi. Geçtiğimiz günlerde bu konu İstanbul'da bir konferansa da konu oldu. Yeditepe Üniversitesi ve SESAR'ın (Siyasi Ekonomik Sosyal Araştırmalar ve Strateji) düzenlediği konferansta 'endüstriyel espiyonaj' masaya yatırıldı. Yazının girişinde kullandığım iki örnekte bu konferansta 'model' olarak ele alındı.

Şaziye Karıklı'nın yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Feza Gürsey´i ve Cavit Erginsoy´u Tanır Mısınız?

oeylem

Kendileri hem Türk hem fizikçi hem de dünyaca tanınmış sıfatlarını bir arada taşıyan ender şahsiyetlerdendir. Her ikisi de hakkın rahmetine kavuşmuş ve umarım gittikleri yerde mutludurlar. Bu kişilere ait aşağıda ki iki yazıya dikkatinizi çekmek isterim.her iki yazı da kendi başlarına çok güzel yazılar olmakla birlikte ayrıca 30 senede kat edilen mesafeyi gösteriyorlar Cavit Erginsoy'unki 1962 Feza Gürsey'inki ise 1992'de yazılmış. her iki yazıda Tübitak Bilim Teknik Dergisi'nden alıntıdır. Feza Gürsey'in yazısı parçaçık fiziği üzerinedir ama orada ki parçaçık fiziği kısımlarını temel bilim olarak okusanız da bir şey değişmez.

TTNet 145 servisi

anonim

Geçen gün internetteki yavaşlığın sebebini sormak için ttnet'in 444 0 145 destek servisini aradım. Karşıma çıkan bayanla aynen şu konuşma oldu:

Gerçekten de yok mu Türk geliştirici?

FZ

Google'ın Summer of Code sonuçlarını açıklamasından sonra enteresan bir tartışma başladı.

En son Bahadır Kandemir'in blog ortamında gördüğüm Çok güldüm çok ve Neden enderunix'e ait seyler hep negatif bir psikoloji ile degerlendiriliyor? girdileri beni Barış Şimşek'in Neden Türk Geliştirici Yok? yazısına yönlendirdi.

Şimşek'in yazısı dikkat çekici, iddialı ve karamsar genellemeler ile dolu. Yazıdan birkaç örnek veriyor ve soruyoruz, Türkiye'deki durum gerçekten böyle mi?

Sayısal Ortama Geçirdik Ama Sadece Dilekçe İle Başvuranlara Veriyoruz

FZ

Başlıktaki ifade ve tavır biz Türk bilgisayar ve Internet kullanıcılarının çok da yabancısı olduğumuz bir tavır değil. Ülke kurumlarının kültürel eserleri çılgıncasına sahiplenmelerine dair daha önce bu sayfalarda haberler geçtiğimiz ve tartıştığımız oldu.

İşte şimde de başka bir örnek:

"Eserlerin bir kısmının veya tamamının elektronik kopyalarını almak isteyen okuyucularımızın talepleri; “Başvuru Formu”nu doldurarak başvurmaları ve ücretini yatırmaları halinde, isteklerine göre CD ve mikrofilm olarak karşılanmaktadır.

E-posta, mektup, faks yada telefon ile talepte bulunan okuyucularımızın istekleri de yerine getirilmektedir. Okuyucumuzun talebine ait ücretin yatırıldığını gösteren dekontun faks olarak gönderilmesi halinde, 2(iki) iş günü içerisinde yazışma adreslerine kargo ile gönderilerek karşılanmaktadır."