Çeviri yerelleştirmenin neresinde?

0
loker
Guardian gazetesi ya da bianet bağımsız haber ajansını takip edenler, George Monbiot'un Orhan Pamuk davasını içeren yazısını ya da çevirisini okumuşlardır.
Bu yazının türkiye medyasındaki bir çok farklı alıntılanma biçimi üzerine yine bianet'te bir yazı okurken çeviribilim konusunda bir blog keşfettim... ve o blog'da yerelleştirme ve çeviri üzerine tartışmaların yazılım dünyasından bağımsızca da devam ettiğini görmüş oldum... Burada da çeviri konusunda kafa yormayı seven insanlar olduğu için bir haberdar etmiş olayım dedim... Bu arada bir de önyargımla hesaplaştım. İsmine bakıp "o ne lan dersane açar gibi açıldığı nasıl belli..." dediğim Okan Üniversitesi böyle bir konuda düzenlenen bilimsel bir toplantıya ev sahibi olabiliyormuş... Ben hala önyargılı olmamayı öğrenememişim...

Görüşler

0
sefalet
"Çeviri bilim" diye bir şey olduğunu da hatırlatmak isterim.Edebiyat ve dilbilim alanlarının bir alt kolu olarak tarif etmek mümkün.İlgili bir kaynak:

http://dukkan.dharma.com.tr/V1/Pg/BookDetail/Number/11840
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Internet, Dil, Sosyoloji

FZ

İnsan dilleri sürekli bir değişim içinde, binlerce yıllık süreçlerde bu mavi gezegende pek çok doğal dil ortaya çıktı, bir kısmı öldü, bir kısmı Baskça, Arnavutça gibi Avrupa'nın göbeğinde izole şekilde varlığını sürdürdü, bir kısmı da zenginleşerek ve diğer dillerle alışveriş halinde günümüze dek geldi.

Sanırım sıra Internet'in doğal dilleri etkilemesine geldi. Etik tartışmaların ötesinde ele alınması gereken, analiz gerektiren bir olgu yavaş yavaş kendini belli etmeye başlıyor.

YouTube'e Sansür!

tongucyumruk

InternetHaber adlı haber sitesinde yayınlanan bir haberin ardından harekete geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı haberde belirtilen videoyu inceleyerek İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurarak YouTube'e erişimin kapatılmasını istedi. Durumu değerlendiren mahkeme siteye erişimi yasakladı.

Tıklayınca bir insanın doyduğu Ey Dünya!

anonim

"Eğer yüz insan doyuramıyorsanız bari birini doyurun" demiş Rahibe Teresa.

Sadece tıklıyorsunuz sarı kutuya, o kadar. Size herhangi bir huzur veya bir şeyler yapmış olma hissi duyacağınızı garanti etmiyorum. Ama böyle bir şey varken tıklamamak da duyarsızlık olur herhalde.

Hangisi daha garip karara varamadım; bir sarı kutuya tıklayınca aç bir insanın doyması mı, yoksa bu kadar aç insanın var olduğu gerçeği mi?

http://www.thehungersite.com

Audiogalaxy sizlere ömür...

interhaber

Merhabalar, Geçtiğimiz 19 Haziran Çarşamba günü Audiogalaxy`nin o meşhur mavi renkli sitesine girenler, arattırdıkları parçaların hepsinin yanında "kısıtlıdır" işaretini görünce büyük bir şok yaşadılar. Gelen ilk haberler, müzik dünyasının BSA'sı olan RIAA tarafından Audiogalaxy`nin işinin bitirildiği yönünde. Geçen sene Napster`in ipini çekenler,bu sefer de Audiogalaxy`i harcadılar. Gerçekten de süper bir müzik ve MP3 servisi daha devre dışı kaldı ve böylece -mââlesef- dialerci arkadaşlara da meydan boş bırakılmış oldu! Ayrıca, kendi elindekileri paylaşıma açmak isteyenlerin önü de tıkandı. Merak ediyorum: "Acaba sıradaki Morpheus mu?" diye. Bütün müziksever internetçi arkadaşlara geçmiş olsun. Selâmlar...

ICQ`da işinizi kolaylaştıracak ince ayarlar

mambo

Hemen hemen her internet kullanıcısının icq`su olduğu malum. Bu kadar çok icq kullanıcı olduğu için canımızı sıkan bazı problemlerde olmuyor değil hani. Ama bunları da aşmanın bir yolu var elbet.
Evinize gelen her arkadaşınız bilgisayarınıza icq'sunu yüklemeye yelteniyordur. Belki siz bir arkadaşınıza gittiğinizde o makineye icq`nuzu yüklemek istiyorsunuz yada dışardasınız bir internet cafeden icq`unuzu kontrol etmek istiyorsunuz. İcq`nuzu yüklemeye çalıştığınız zaman 8 kişilik kontenjanın dolu olduğunu görüyorsunuz, panik yapmaya gerek yok takın eldivenleri operasyon başlıyor.