CD'lere Doping

0
yalcink01
Yazılabilir DVD formatları ve DVD yazıcılar rekabet için yavaş yavaş CD'lere yaklaşıyor olsalar da CD'ler mevcut popülerliklerini daha uzun süre koruyacak gibi görünüyor. CD'lerin mevcut kapasitelerini artırmada yapılan çalışmalardan bazıları oldukça ilginç sonuçlar doguruyor. Plextor ve Sanyo'nun birbirinden bağımsız yaptığı çalışmalar sonucu iki farklı CD yakma teknolojisi ortaya çıkmış durumda.
Sanyo'nun HD-Burn adını verdiği teknoloji ile 700MBlik standart boş bir CD'ye 1.4GB veri yazılabiliyor. Tek sorun bu şekilde yazılan bir CDnin sadece bu teknolojiyi destekleyen aygıtlarca okunabilmesi.

Plextor'un GigaRec teknolojisi ise 700MBlik standart CD'ye 1GB veri yazmaya imkan veriyor ve modern CD-ROM larin hemen hemen hepsi ile sorunsuz çalışıyor.

Kaynak:Bilim ve Teknik Haziran 2003 sayısı

Görüşler

0
ebola
ilginc, eskiden Sanyo teknolojiyi gelistirir Plextor pazarlardi. (BurnProof) Demekki aralarindaki ortaklik bozulmus. Plextor uyumlulugu sayesinde olayı goturecektir.
Yeni teknolojiye gecmeyi kabul ettikten sonra insanlar DVDye gecer
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Resimli RAID Tanımı

parsifal

RAID; kimine göre Redundant Array of Inexpensive Disks kimine göre de Redundant Array of Independent Disks. Peki hangi RAID? İhtiyaca göre bunun cevabıda kolayca verilebilir. Ama akılda kalma açısından bu resim gerçekten başarılı.

Kuantum Noktaları ve Programlanabilir Madde

FZ

Başlık yeterince garip geldi ve dikkat çekti ise okumaya devam: "Programlanabilir madde," birkaç hareketle "kurşun" gibi davranan sonra yine birkaç parametresini değiştirebileceğiniz ve "altın" gibi davranmasını sağlayabileceğiniz bir madde. Bütün bunlar malzeme bilimleri ile ilgili ve kuantum mekaniği ile elektroniğin arakesitinde yer alıyor.

21. yüzyıla hoşgeldiniz! Kuantum noktaları etrafındaki küçük elektrik alanlarını kontrol ederek elektronlar içeri ya da dışarı pompalanabiliyor, birer birer, ikişer ikişer ya da bir seferde binlercesi. Bunların oluşturduğu bulutların boyunu ve şeklini kontrol etmek dahi mümkün. Böylece söz konusu yapının doğal atomları taklit etmesi sağlanabiliyor ya da doğada mevcut olmayan yapay maddeler oluşturmak mümkün olabiliyor.

Bu dudak uçuklatıcı makaleyi okuduktan sonra FAQ: Quantum Dots and Programmable Matter sayfasına göz atabilir ve Hacking Matter: Levitating Chairs, Quantum Mirages, And The Infinite Weirdness Of Programmable Atoms isimli kitabı ısmarlayabilirsiniz. Tüm bunlardan sonra da Wil McCarthy´nin O´Reilly bünyesinde vereceği konferansa katılabilir ve bu yüzyılı şekillendirecek teknolojilerden birini daha yakından tanıyabilirsiniz.

Hacker: Canı sıkılan bilgisayarcı

sundance

Sanırım 1990-91`de, Commodore Dergisi`nin bize tahsis ettiği Dungeon adını verdiğimiz bir bodrum katında, Melih bana en son yaptığı Commodore 64 hackini gösteriyordu. C-64`ün sadece siyah beyaz olan 320x200`lük ekran modunda, 120x200`lük bir alan içinde 16 renk gösterebilen bir ekran moduydu bu.

O zamandan beri düşünürüm, bir insanı hacker olmaya nasıl başlar...(burada hacker, sıkça kullanıldığının tersine, sistem kıran, cracker anlamında değil, sistemleri kurcalayan, tembellik yapabilmenin yollarını bulabilmek için geceli gündüzlü çalışan bilgisayar hastası anlamında kullanılmaktadır :)

Pentium 4 HyperThreading Performans Problemi

anonim

Pentium4 işlemcilerde hyperthreading özelliği ilk lanse edildiğinde performans artışları olacağı söylenmişti, fakat geçen günlerde ZDNet Hyperthreading hurts server performance konulu bir makale yayınladı. Bu makaleye göre, BIOS seviyesinde hyperthreading'i kapatan geliştiriciler ciddi bir şekilde performans artışından bahsediyorlar.

Bunu takiben Rick Ross bir yazısında hyperthreading'in bu performans kaybının sunucularda çalışan JAVA programlarına ne derecede etti yaptığını sorguluyor.

Power over Ethernet

sundance

Dünya bir taraftan, elektrik hatları üzerinden geniş bant Internet erişimine yaklaşırken. (Bir anlamda ethernet over power) Cisco ve diğer ağ aksamları üreticileri de Power over Ethernet konsepti üzerinde duruyorlar.

Basitçe, elektrikli dişfırçası veya traş makinası gibi araçların RJ-45 soketten elektrik alıp kullanılabilmesi, dolayısıyla ülkeler arasında prizler standart olmasa da RJ-45 uyumlu cihazların kullanılabileceği belirtiliyor. Hatta bu konuda 802.3 AF Standardı bile çıkartılmış.
(Ülkemizdeki standart güç kaynaklarının usbden güç çeken printerları bile kaldıramadığını, evlerin büyük bir çoğunluğunda topraklama bile olmadığını düşünürsek bence bu standart, işgüzar bir kaç sivrizekalının, ethernet üzerinden jenaratör çalıştırmak vs. gibi akla ziyan çabaları ile desteklenip ülkemizin bütün IT altyapısına sebep olabilir, bizi temiz bir on yıl geriye atar.)