Bloguma Ses Ver!

0
redogre
Bloguma Ses Ver!

Görüşler

0
anonim
Valla bu seferde millet kendi sesini değiştirmeye kalkar.
Sesli yorumlarin içerisine de büyük ihtimal Kemal Sunal - Şener Şen replikleri konur.
Tabii bunun bir üst seviyesi olan "Görüntülü yorum" oluştuğu zaman ise neler olacağını hayal bile edemiyorum.
0
erhanbaris
haklisin :)))))))))
0
ZZombie
Acı gerçekler :)))))))
0
anonim
ve bizler internet kullanmaya başlarız...
0
erhanbaris
bazen internet hayatimizi mi kolaylastiriyor yoksa berbat mi ediyor tam anlayamiyorum.
0
FZ
Bu mudur mevzu? :)
0
anonim
Kesinlikle evet.
Konunun geyiğie çok fazla elverişli olması nedeni ile Fazlamesai içerisindeki habere değil de.
Kare de yayınlanan karikatüre yorum yapmanın daha uygun olacağını düşündüm.
0
FZ
Kendi kendini doğrulayan kehanete katkıda bulunmuş oldunuz. Bir nevi.
0
afacan
abi ne demeliki, gecenlerde yoldayim, cepden internet chate gireyim dedim. türk chatda küfürden gecilmiyordu yaw. yani seviyeli alanlar bulmak gercekten nadir bulunmakta. bu yüzden fm'i kutluyorum! ellerinize saglik!
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Fazlamesai'nin en genç üyesi!

sundance

Fazlamesai.net bugün saat altı civarlarında en genç üyesine kavuştu!
Deniz bebeğe hoş geldin derken, Boran(Butch) ve Aylin'e (Mayli) mutluluklar dileriz.

Fazlamesai Ailesi

Görüntü işlemede ünlü bir yüz: Lenna

GtG

Görüntü işleme ile uğraşmış olanlar bu yüzü mutlaka görmüşlerdir. Yeterince meraklılar ise resmin sahibinin isminin Lenna olduğunu ve gerçekte bir playboy yıldızı olduğunu da öğrenmişlerdir.
Peki bir playboy yıldızı nasıl oldu da akademik dünyanın kapılarını aralayıp görüntü işleme laboratuvarlarına misafir oldu? İşte ufak bir araştırma sonucu ulaştığım cevap:
The Lenna Story

DBR Yayın Grubunun Tercihi FreeBSD

FZ

Eski çalışma arkadaşlarımdan biri (ki aynı zamanda inf0 isimli FM üyesi oluyor kendileri) ile geçen gün ICQ'da karşılaştım, konu konuyu açtı derken kendisi DBR (Doğan Burda Rizzoli) yayın grubunda çalıştığını söyledi. Geleneksel bir bilgisayar muhabbetine aramızda devam ederken, MS Windows'u bırakıp FreeBSD'ye geçtiklerini söylemesi nazar-ı dikkatimi celbetti ;-) Bunun üzerine kendisi ile bir röportaj yapmam farz oldu, buyrun okuyun:

Başarılı bir açık kod programcısının maddi durumu

FZ

"I didn't have the money to buy a new laptop"
Yukarıdaki cümle genç bir çocuğa ait değil. Yukarıdaki cümle genç bir üniversite öğrencisine de ait değil. Yukarıdaki cümle sıradan bir programcıya ait değil. Yukarıdaki cümle başarısız ya da meşhur olmayan bir programcıya da ait değil.

Cümle, yaklaşık 15 yıl önce Perl programlama dilini yaratan karizmatik programcı ve dilbilimci Larry Wall´a ait. Bu programcının geliştirdiği Perl programlama dili sözlük hazırlama esnasında yine bu programlama dilinden faydalanan Oxford resmi İngilizce sözlüğe girdi. Onbinlerce sistem yönetim yazılımında kullanıldı. Yüzbinlerce web sitesi Perl kullanarak iş güç yaptı ve yapmaya devam ediyor. Perl son zamanlarda moleküler biyoloji alanında veri işleme için de kullanılıyor. Söz konusu adam işte bu dili geliştirmiş ve Linus Torvalds henüz lisede okurken insanlık kültürüne armağan etmiş olan adam. Bu adam şimdi yeni bir efsaneye, Perl 6´ya imza atmaya çalışıyor. Geliştirdiği Perl açık kodlu, karşılığında 5 kuruş istenmiyor ve aklınıza gelen hemen her işletim sisteminde çalışıyor. Böyle bir adamdan bahsediyoruz yani.

Bu adam, yeni bir dizüstü bilgisayar alacak kadar parası olmadığını söylüyor.

Şaşırdım mı? Evet. Şaşırdım mı? Hayır.

Larry Wall, efsanevi State of The Onion sunularının sonuncusunda, 4. sayfada bu yazının açılış cümlesini sarf ediyor.

Ne dersiniz? Sizce bu adam zor durumda mı? ;-)

Hani gündemdeki popüler konulardandır, "ya hoca biz şimdi bu kodları açarsak aç kalmaz mıyız yaa?" falan denir. Bunu diyenler muhtemelen Larry Wall kadar çok ve kaliteli kod üretmemişlerdir. Acaba diyorum şimdi Larry Wall gerçekten de acınası durumda mı? Başka bir perspektif: Daha çok kazanmak varken neden daha az kazanalım? Sahi, Larry Wall, bir dönem NASA için çalışmak dururken acaba daha bol paralı bir işe mi girseydi? Aklıma Once Upon A Time In China filmindeki bir sahne geliyor. Yağmurlu bir ortamda canını dişine takarak gösteri yapan ve sonra yere atılan paraları toplayan bir kung-fu, demir gömlek ustası. Bir süre sonra aynı usta çetin bir kavgada kılıçlı bir adamı silah kullanmadan yendikten sonra bir genç yanına gelip "usta bana da öğret, zor durumdayım, bana saldırıyorlar, artık para bile kazanamıyorum," der. Usta önce biraz ilerideki lokantadaki lezzetli yemeklere yutkunarak bakar, acı acı gülümseyip cevap verir: "Kung-fu ustası olsan ne olur ki, ben de pek para kazanamıyorum".

Sanırım en temel kavramların yeniden düşünülmeye ve irdelenmeye ihtiyacı var; sanırım felsefeye keyfi yerinde, sadece entelektüel olarak huzursuz olan insanların değil asıl ciddi anlamda zor durumda olan insanların ve belki de en çok gençlerin ihtiyacı var. Sanırım büyük adamlar küçük adamların bazı temel kavramları yeniden düşünmelerini istemiyor. Sanırım bu isteklerini gerçekleştirmeleri sahip oldukları muhteşem güce rağmen yine de kolay olmayacak. Ne dersiniz? Şimdi biz bu kodları kapayıp da mı saklasak yoksa açıp da mı saklasak? ;-)

Terminatör ve Apple

butch