Bilmediğiniz bir Spielberg: A.I.

0
gencbeyin
İnanılmaz beyin oyunlarıyla parlak bir görsel show'a dönüşen bir Spielberg bekliyorsanız, yanılırsınız. Daha ziyade duygusal kaslarınızın, beynin duygu merkezinin hiper çalıştırılarak uzatılırcasına koparıldığını hissedeceksiniz. 32 yaşındayım, filmden sonra annemi özledim...

Film bütün kıyı şehirlerinin yükselen buzul suları altında kalarak batmış, ayakta kalan uygarlığın ise doğum kontrolü altında yaşamak zorunda olduğu bir zamanda geçiyor. Gelişmiş sex robotların mevcut olduğu, ama 'sevebilen' bir tür olmadığı için 20 ay içinde bir proje gerçekleştirerek anne babasına sevgi duyabilecek bir çocuk robot imal ediyorlar.

Çocukları ölümcül bir komada olan bir anne babaya teslim edilen 'mecha' çocuk yemez, içmez ama taklidini yapar. Uyumaz ama istenildiğinde yatıp dinlenir gibi yapabilecek durumda. Çocuğun kalmasına karar verdiğinde annesi 7 önprogramlanmış kelimeyi söyleyince yeniden anne olur...

Kısa zamanda çocuğun talihi dönecek, ve maceralı yollardan Rouge City'ye ulaşacak. Sonra olanları hayal etmek dahi güç.

Görüşler

0
m1a2
> filmden sonra annemi özledim...

Ne tuhaf (?)... Ben de aynı şeyleri hissetmiştim.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Tam bir BiletiX Macerası

anonim

Sinema gündeminde "Yüzüklerin Efendisi" olunca bize de bu filmi görmek düştü.Şimdi kim gidip sıraya girecek hemde bir gün sonraki seans için. Evet İstanbul'dayken çokça panolarda gördüğüm BiletiX sitesine(www.biletix.com) giriyorum.Bölge seçimiyle Ankara Odeon Cineplex sinemasında istemediğim bir koltuğa(bilgisayar koltuk seçimini kendisi yapıyor) bilet alma girişimim "Maestro Card" kabul edilmediği için kursağımda kalıyor.Ne yapalım sinema sinema dolaşıp bilet bulacağız!Oda ne gittiğim ilk sinemada saat 18:00 için bilet olduğunu söylüyor kasiyer bayan.Ama benim yılbaşı akşamını sinemada geçirmek gibi bir düşüncemde yoktu.Üç arkadaş Ankara sokaklarında gezerken ne yapalım diye düşünüyor ve üzerinde çalıştığımız projeler hakkında bilgi alış-verişinde bulunuyoruz.Yani eğleneceğimiz günde bile iş konuşur oluyoruz.Ve yeniden bu filmi seyretmeye karar veriyoruz ama nasıl!?

U-571

FZ

Yeni bir film değil ama Fitaş Sinema merkezinde tekrar vizyona giren "U-571" adlı filmi herkese hararetle tavsiye ederim.

1942 baharında yani II. Dünya Savaşının en civcivli günlerinde Amerikan denizcileri bir Alman S-33 denizaltısına binerek içinde Almanların o güne dek çözülmemiş şifreleme sistemi olan Enigma ile ilgili makinayı barındıran U-571 denizaltısını zorla ele geçirmek üzere yola çıkarlar.

Ne @#!* Biliyoruz Ki!?

FZ

Gösterime girdiği ülkelerde tahmin edilenin ötesinde bir başarı kazanarak yüz binlerce insanın hayatını pozitif yönde etkileyen “Ne @#!* Biliyoruz ki!?”, Türk seyircilerle ilk kez !F İstanbul'da buluştuktan sonra Mart 2006’da ülkemiz sinemalarına geliyor.

Oscar ödüllü oyuncu Marlee Matlin’in başrolünde olduğu yapımda, dünyanın önde gelen fizikçileri, nörokimyagerleri, hekimleri ve metafizikçilerinden 14 önemli isim, aydınlatıcı olduğu kadar şaşırtıcı bilgilerle izleyicinin karşısına çıkıyor. Etkileyici görsel efektler ve animasyonlarla da desteklenen film, tam anlamıyla türünün ilk örneği.

Sonuç sadece bilgilendirmek ve düşündürmekle kalmayıp aynı zamanda eğlendiren, pozitif bir iz bırakarak izleyiciye yeni bir bakış açısı getirebilen, son derece özgün bir yapım...

antiTRUST

FZ

ABD enteresan bir ülke! Microsoft'un Open Source, Free Software, vs. tarzında oluşumları anti-Amerikan olarak nitelemesinden birkaç ay geçti geçmedi bu sefer çok farklı bir bakış açısını yakalamış filmle karşı karşıyayız.
antiTRUST (!) adlı filmin afişindeki güzel çocuklara, seksi kızlara bakıp da bu filmi sıradan bir Hollywood gençlik ve macera filmi olduğunu düşünenler ve bu sebeple bu filme gitmeyenler çok şey kaçırıyorlar.
Bir kere filmin esas adamlarından biri, ABD Adalet Bakanlığı ile tekelleşme konusunda başı belada olan bir şirketin (!) süper zeki sahibini canlandıran ve etkileyici bir performans sergileyen Tim Robins üstadımız.
Diğer rollerde ise "açık kaynak kodlu" yazılım hareketini destekleyen ve bu konuda tereddütlü olan bazı genç yazılımcılar (!) var.
Ülkemizde geçen hafta vizyona girmiş bu önemli filmi bilgisayarla ilgili ya da ilgisiz herkese tavsiye ederim. Bazı önemli tercüme (altyazı) hatalarını dert etmezseniz filmden büyük bir keyif alacaksınız.

Matrix´i Beklerken

felix

Geçenlerde sinemada afişlere göz gezdirirken Matrix Reloaded gözüme ilişti. Doğrusu deri ceketler, kayan harfler, siyah gözlükler derken karşımızda görkemli bir tarz oluşmuş durumda.

Ancak ilk film için hala söylenmemiş şeyler var. Acaba karşımızda duran sadece mükemmel kurgulanmış ve estetize edilmiş bir holywood şaheseri mi, yoksa gözümüze sokmadan anlatılan çok daha derin bir mesaj var mı?