Bilmediğiniz bir Spielberg: A.I.

0
gencbeyin
İnanılmaz beyin oyunlarıyla parlak bir görsel show'a dönüşen bir Spielberg bekliyorsanız, yanılırsınız. Daha ziyade duygusal kaslarınızın, beynin duygu merkezinin hiper çalıştırılarak uzatılırcasına koparıldığını hissedeceksiniz. 32 yaşındayım, filmden sonra annemi özledim...

Film bütün kıyı şehirlerinin yükselen buzul suları altında kalarak batmış, ayakta kalan uygarlığın ise doğum kontrolü altında yaşamak zorunda olduğu bir zamanda geçiyor. Gelişmiş sex robotların mevcut olduğu, ama 'sevebilen' bir tür olmadığı için 20 ay içinde bir proje gerçekleştirerek anne babasına sevgi duyabilecek bir çocuk robot imal ediyorlar.

Çocukları ölümcül bir komada olan bir anne babaya teslim edilen 'mecha' çocuk yemez, içmez ama taklidini yapar. Uyumaz ama istenildiğinde yatıp dinlenir gibi yapabilecek durumda. Çocuğun kalmasına karar verdiğinde annesi 7 önprogramlanmış kelimeyi söyleyince yeniden anne olur...

Kısa zamanda çocuğun talihi dönecek, ve maceralı yollardan Rouge City'ye ulaşacak. Sonra olanları hayal etmek dahi güç.

Görüşler

0
m1a2
> filmden sonra annemi özledim...

Ne tuhaf (?)... Ben de aynı şeyleri hissetmiştim.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Remember, remember, the fifth of November…

parsifal

Böyle bir sinema eleştirisini blog'unda bırakmaya gönlüm el vermedi.

Ellerine sağlık FZ. Canı gönülden "helal olsun"...

Stanley Kubrick ve Otomatik Portakal

lalapoo

Stanley Kubrick`in filmlerinde işlediği konuların genelde psikoloji ve fizikle olan bağlantısı bulunmasında babasının bir fizikçi olmasının payı büyüktür.

Yine Otomatik Portakal'da da bireysel şiddet uygulayan bir insanın aynı şeylere mahruz kaldığında ne gibi bir ruh haline bürünecegini konu edinmiştir. Ve şiddet içeren sahneleri öyle işlenmiş ki, en ufak bir rahatsızlık vermiyor insana. Hala izlemeyenler için mutlaka izlenmesi gereken filmler listesine konulmasını şiddetle öneririm ;)

Stanley Kubrick ve filmleri hakkında...

SONATINE

FZ

Tokyo'da yaşayan yorgun bir Yakuza lideri, işlerden elini eteğini çekmek üzere iken Okinawa'daki bir karışıklığa son vermek için çağrılır. Bu şüpheli görevi kabul eder ve gider ancak adamlarının öldürüldüğünü görür. Sahildeki bir eve çekilen Yakuza lideri, orada genç bir kadını saldırganlardan kurtarır. İşler gittikçe sarpa sararken kahramanlarımız konuşmaya başlar...
Yönetmen : Takeshi Kitano
Tarih : 5 MART 2002 (bugün ;-)
Saat : 17:00
Yer: İstanbul Bilgi Üniversitesi, Kuştepe Kampüsü, Sinema Salonu Giriş ücretsizdir.

Kopya koruması mı ? O da ne ?

sundance

DVD`lerdeki kopya koruması CSS kırılalı bir yılı aşkın bir süre oldu. Bu süre içinde birçok dava açıldı, CSS`i kıran kodun yayılmasını engellemek için bir çok önlemler (ve karşı önlemler) alındı. En son iki tanesi kodun t-shirtlere basılması ve bir profesor tarafından Haiku (bir çeşit japon şiiri) haline getirilmesi söz konusuydu. (T-shirt`ü giyen öğrencilerden biri de dava kapsamına alındı bu arada)
Dün aldığımız bir habere göre ise MIT`den iki öğrenci 7 satırlık bir Perl programı ile CSS`i kırmayı başarmışlar.
USA Today'in haberi ve 7 satırlık Perl kodu, meraklılar için.

One Ring to....

elrond

Başlık olarak "Vectrasına evinden getirdiği kül tablasını koyanların ülkesinde LotR hayranı olmak" şeklinde düşündüm ama pek mantıklı değildi...NTV Web sitesinde LotR eleştirilerini -olumlu/olumsuz- okudukça hayretler içinde kaldım ve onların tanıdığı 1024 karekter cevap hakkıma yetmediği için özümüze dönerek buraya yazmaya karar verdim. Özellikle Mumya ile karşılaştırmalar inanılmazdı.