Bilmediğiniz bir Spielberg: A.I.

0
gencbeyin
İnanılmaz beyin oyunlarıyla parlak bir görsel show'a dönüşen bir Spielberg bekliyorsanız, yanılırsınız. Daha ziyade duygusal kaslarınızın, beynin duygu merkezinin hiper çalıştırılarak uzatılırcasına koparıldığını hissedeceksiniz. 32 yaşındayım, filmden sonra annemi özledim...

Film bütün kıyı şehirlerinin yükselen buzul suları altında kalarak batmış, ayakta kalan uygarlığın ise doğum kontrolü altında yaşamak zorunda olduğu bir zamanda geçiyor. Gelişmiş sex robotların mevcut olduğu, ama 'sevebilen' bir tür olmadığı için 20 ay içinde bir proje gerçekleştirerek anne babasına sevgi duyabilecek bir çocuk robot imal ediyorlar.

Çocukları ölümcül bir komada olan bir anne babaya teslim edilen 'mecha' çocuk yemez, içmez ama taklidini yapar. Uyumaz ama istenildiğinde yatıp dinlenir gibi yapabilecek durumda. Çocuğun kalmasına karar verdiğinde annesi 7 önprogramlanmış kelimeyi söyleyince yeniden anne olur...

Kısa zamanda çocuğun talihi dönecek, ve maceralı yollardan Rouge City'ye ulaşacak. Sonra olanları hayal etmek dahi güç.

Görüşler

0
m1a2
> filmden sonra annemi özledim...

Ne tuhaf (?)... Ben de aynı şeyleri hissetmiştim.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

''Uzak'' için oy verelim

FZ

İki yıl önce Cannes Film Festivali'nde iki önemli ödül alan 'Uzak', şimdi de uluslararası bir oylamada Türkiye'yi temsil ediyor. BBC tarafından düzenlenen 2005 Dünya Sinema Ödülü'ne aday gösterilen altı filmden biri olan 'Uzak', ayrıca internetteki ankette de oy bekliyor. İngiliz sinema eleştirmenlerinin yaptığı eleme sonucunda onlarca film arasından sıyrılarak finale kalan 'Uzak', oylamanın favorileri arasında gösteriliyor.

Nuri Bilge Ceylan'ın imzasını taşıyan 'Uzak'ın yarıştığı filmler ise birbirinden zorlu: Pedro Almodovar'ın 'Kötü Eğitim', Zhang Yimou'nun 'Kahraman', Walter Salles'in 'Motosiklet Günlüğü', Altın Aslan ödüllü Rus yapımı 'Dönüş' ve Takeshi Kitano imzalı 'Zatoichi'... BBC Four Dünya Sinema Ödülü'nün galibi, 27 Ocak'ta BBC'de yayımlanacak özel programda açıklanacak. Programda internet sitesinde süren anketin sonuçları da duyurulacak ve bu yarışın galibi de ödüllendirilecek. BBC Four Dünya Sinema Ödülü anketine, http://www.bbc.co.uk/bbcfour/cinema/film_award/index.shtml adresinden oy gönderilebilecek.

Kaynak: Radikal Gazetesi

One Ring to....

elrond

Başlık olarak "Vectrasına evinden getirdiği kül tablasını koyanların ülkesinde LotR hayranı olmak" şeklinde düşündüm ama pek mantıklı değildi...NTV Web sitesinde LotR eleştirilerini -olumlu/olumsuz- okudukça hayretler içinde kaldım ve onların tanıdığı 1024 karekter cevap hakkıma yetmediği için özümüze dönerek buraya yazmaya karar verdim. Özellikle Mumya ile karşılaştırmalar inanılmazdı.

Kopya koruması mı ? O da ne ?

sundance

DVD`lerdeki kopya koruması CSS kırılalı bir yılı aşkın bir süre oldu. Bu süre içinde birçok dava açıldı, CSS`i kıran kodun yayılmasını engellemek için bir çok önlemler (ve karşı önlemler) alındı. En son iki tanesi kodun t-shirtlere basılması ve bir profesor tarafından Haiku (bir çeşit japon şiiri) haline getirilmesi söz konusuydu. (T-shirt`ü giyen öğrencilerden biri de dava kapsamına alındı bu arada)
Dün aldığımız bir habere göre ise MIT`den iki öğrenci 7 satırlık bir Perl programı ile CSS`i kırmayı başarmışlar.
USA Today'in haberi ve 7 satırlık Perl kodu, meraklılar için.

`Requiem For A Dream´ görücüye çıktı

gILgamIsh

Nihayet Aranofsky'nin 2000'in sonlarında çektiği Requiem For A Dream, ifistanbul kapsamında görücüye çıktı. Aslında sinema dünyasını biraz takip edenler hatırlayacaklar ki ortamın ahalisi 1998'deki "Pi" den sonra Aranofsky'nin nasıl bir film yapacağını merak ediyordu. Sonuçta ortaya çıkan, seyredeni açıkça rahatsız eden, detaylarına aşırı önem verilmiş, özellikle Ellen Burstyn'in (Sara) üstün oyunculuğu ile bezeli postmodern bi trajedi. Aranofsky, çizdiği tablonun içinde büyük bir trajedi olacağını en baştan koklatmasına rağmen filmde tüm gidişat finalde kopuyor. Filmin Soundtrack'i Clint Mansell imzalı. Yaylılar Kronos Quartet...Bence son zamanların en çarpıcı filmlerinden biri. Ayrıca filmin hi-res tarafından geliştirilen web projesi de görülmeye değer.

Stanley Kubrick ve Otomatik Portakal

lalapoo

Stanley Kubrick`in filmlerinde işlediği konuların genelde psikoloji ve fizikle olan bağlantısı bulunmasında babasının bir fizikçi olmasının payı büyüktür.

Yine Otomatik Portakal'da da bireysel şiddet uygulayan bir insanın aynı şeylere mahruz kaldığında ne gibi bir ruh haline bürünecegini konu edinmiştir. Ve şiddet içeren sahneleri öyle işlenmiş ki, en ufak bir rahatsızlık vermiyor insana. Hala izlemeyenler için mutlaka izlenmesi gereken filmler listesine konulmasını şiddetle öneririm ;)

Stanley Kubrick ve filmleri hakkında...