Bilmediğiniz bir Spielberg: A.I.

0
gencbeyin
İnanılmaz beyin oyunlarıyla parlak bir görsel show'a dönüşen bir Spielberg bekliyorsanız, yanılırsınız. Daha ziyade duygusal kaslarınızın, beynin duygu merkezinin hiper çalıştırılarak uzatılırcasına koparıldığını hissedeceksiniz. 32 yaşındayım, filmden sonra annemi özledim...

Film bütün kıyı şehirlerinin yükselen buzul suları altında kalarak batmış, ayakta kalan uygarlığın ise doğum kontrolü altında yaşamak zorunda olduğu bir zamanda geçiyor. Gelişmiş sex robotların mevcut olduğu, ama 'sevebilen' bir tür olmadığı için 20 ay içinde bir proje gerçekleştirerek anne babasına sevgi duyabilecek bir çocuk robot imal ediyorlar.

Çocukları ölümcül bir komada olan bir anne babaya teslim edilen 'mecha' çocuk yemez, içmez ama taklidini yapar. Uyumaz ama istenildiğinde yatıp dinlenir gibi yapabilecek durumda. Çocuğun kalmasına karar verdiğinde annesi 7 önprogramlanmış kelimeyi söyleyince yeniden anne olur...

Kısa zamanda çocuğun talihi dönecek, ve maceralı yollardan Rouge City'ye ulaşacak. Sonra olanları hayal etmek dahi güç.

Görüşler

0
m1a2
> filmden sonra annemi özledim...

Ne tuhaf (?)... Ben de aynı şeyleri hissetmiştim.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Codename: Swordfish

FZ

Hemen konuya gireyim. Derdim film eleştirisi değil. Travolta sevdiğimiz bir ağabeyimizdir ama mevzu bu değil.

Sorun bir kez daha Hollywood`un, teknik terminoloji, vs. mevzuunda genele hitap etmek için, konuya merakı olanların tahammül bile edemeyeceği zırvalıkları filme serpiştirmiş olması:

antiTRUST

FZ

ABD enteresan bir ülke! Microsoft'un Open Source, Free Software, vs. tarzında oluşumları anti-Amerikan olarak nitelemesinden birkaç ay geçti geçmedi bu sefer çok farklı bir bakış açısını yakalamış filmle karşı karşıyayız.
antiTRUST (!) adlı filmin afişindeki güzel çocuklara, seksi kızlara bakıp da bu filmi sıradan bir Hollywood gençlik ve macera filmi olduğunu düşünenler ve bu sebeple bu filme gitmeyenler çok şey kaçırıyorlar.
Bir kere filmin esas adamlarından biri, ABD Adalet Bakanlığı ile tekelleşme konusunda başı belada olan bir şirketin (!) süper zeki sahibini canlandıran ve etkileyici bir performans sergileyen Tim Robins üstadımız.
Diğer rollerde ise "açık kaynak kodlu" yazılım hareketini destekleyen ve bu konuda tereddütlü olan bazı genç yazılımcılar (!) var.
Ülkemizde geçen hafta vizyona girmiş bu önemli filmi bilgisayarla ilgili ya da ilgisiz herkese tavsiye ederim. Bazı önemli tercüme (altyazı) hatalarını dert etmezseniz filmden büyük bir keyif alacaksınız.

Matrix´i Beklerken

felix

Geçenlerde sinemada afişlere göz gezdirirken Matrix Reloaded gözüme ilişti. Doğrusu deri ceketler, kayan harfler, siyah gözlükler derken karşımızda görkemli bir tarz oluşmuş durumda.

Ancak ilk film için hala söylenmemiş şeyler var. Acaba karşımızda duran sadece mükemmel kurgulanmış ve estetize edilmiş bir holywood şaheseri mi, yoksa gözümüze sokmadan anlatılan çok daha derin bir mesaj var mı?

Popüler medya ve özgür yazılım

cbc

Google Reader'ıma düşen Slashdot haberlerinden birisinde popüler medya ile özgür yazılımın ilginç bir kesişiminden bahsediyor. Merakınızı yeteri kadar arttırabildiysem, haberin devamını okuduktan sonra Türk televizyonlarında benzer durumu ne zaman görebileceğimiz konusunda yorumlarınızı paylaşmanızı rica ediyorum.

Kopya koruması mı ? O da ne ?

sundance

DVD`lerdeki kopya koruması CSS kırılalı bir yılı aşkın bir süre oldu. Bu süre içinde birçok dava açıldı, CSS`i kıran kodun yayılmasını engellemek için bir çok önlemler (ve karşı önlemler) alındı. En son iki tanesi kodun t-shirtlere basılması ve bir profesor tarafından Haiku (bir çeşit japon şiiri) haline getirilmesi söz konusuydu. (T-shirt`ü giyen öğrencilerden biri de dava kapsamına alındı bu arada)
Dün aldığımız bir habere göre ise MIT`den iki öğrenci 7 satırlık bir Perl programı ile CSS`i kırmayı başarmışlar.
USA Today'in haberi ve 7 satırlık Perl kodu, meraklılar için.