Bilmediğiniz bir Spielberg: A.I.

0
gencbeyin
İnanılmaz beyin oyunlarıyla parlak bir görsel show'a dönüşen bir Spielberg bekliyorsanız, yanılırsınız. Daha ziyade duygusal kaslarınızın, beynin duygu merkezinin hiper çalıştırılarak uzatılırcasına koparıldığını hissedeceksiniz. 32 yaşındayım, filmden sonra annemi özledim...

Film bütün kıyı şehirlerinin yükselen buzul suları altında kalarak batmış, ayakta kalan uygarlığın ise doğum kontrolü altında yaşamak zorunda olduğu bir zamanda geçiyor. Gelişmiş sex robotların mevcut olduğu, ama 'sevebilen' bir tür olmadığı için 20 ay içinde bir proje gerçekleştirerek anne babasına sevgi duyabilecek bir çocuk robot imal ediyorlar.

Çocukları ölümcül bir komada olan bir anne babaya teslim edilen 'mecha' çocuk yemez, içmez ama taklidini yapar. Uyumaz ama istenildiğinde yatıp dinlenir gibi yapabilecek durumda. Çocuğun kalmasına karar verdiğinde annesi 7 önprogramlanmış kelimeyi söyleyince yeniden anne olur...

Kısa zamanda çocuğun talihi dönecek, ve maceralı yollardan Rouge City'ye ulaşacak. Sonra olanları hayal etmek dahi güç.

Görüşler

0
m1a2
> filmden sonra annemi özledim...

Ne tuhaf (?)... Ben de aynı şeyleri hissetmiştim.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

NUMB3RS: Matematiği Her Gün Kullanıyoruz

FZ

Hiçbir dava çözümsüz değildir... Ve hiçbir vak'a sayıların, denklemlerin ve formüllerin elinden kurtulamaz... Adalete uzanan yol rakamların dünyasından geçiyor...

Dark City vs. The Matrix

parsifal

Dark City, 1998 yılında çekilmiş, meslek icabı; "ulen bizde de böle bi imkan olsa ne maketler, ne projeler çıkardı ortaya" dedirten, pek çok yönden akılda kalıcı bir filmdi.

İspanyolca bilmediğimden sadece resimlerine bakarak "aradaki 30 benzer noktayı bulun" tadında olduğunu sandığım bu adres oldukça ilginç.
Esinlenme mi yoksa başka bir şey mi? Sırada hangi filmlerle benzerlikleri çıkacak acaba?
Yazarın notu: haber kaynağı için teşekkürler Jazzy

Remember, remember, the fifth of November…

parsifal

Böyle bir sinema eleştirisini blog'unda bırakmaya gönlüm el vermedi.

Ellerine sağlık FZ. Canı gönülden "helal olsun"...

`Requiem For A Dream´ görücüye çıktı

gILgamIsh

Nihayet Aranofsky'nin 2000'in sonlarında çektiği Requiem For A Dream, ifistanbul kapsamında görücüye çıktı. Aslında sinema dünyasını biraz takip edenler hatırlayacaklar ki ortamın ahalisi 1998'deki "Pi" den sonra Aranofsky'nin nasıl bir film yapacağını merak ediyordu. Sonuçta ortaya çıkan, seyredeni açıkça rahatsız eden, detaylarına aşırı önem verilmiş, özellikle Ellen Burstyn'in (Sara) üstün oyunculuğu ile bezeli postmodern bi trajedi. Aranofsky, çizdiği tablonun içinde büyük bir trajedi olacağını en baştan koklatmasına rağmen filmde tüm gidişat finalde kopuyor. Filmin Soundtrack'i Clint Mansell imzalı. Yaylılar Kronos Quartet...Bence son zamanların en çarpıcı filmlerinden biri. Ayrıca filmin hi-res tarafından geliştirilen web projesi de görülmeye değer.

UZAK Filmi Cannes 2003 Jüri Büyük Ödülünü Kazandı

FZ

Uluslararası sanat dünyasındaki son övünç kaynaklarımızdan biri olan Nuri Bilge Ceylan, "UZAK" filmi ile bu sene 56.sı düzenlenen ve dünyadaki en prestijli, önemli film festivallerinden biri kabul edilen Cannes film festivaline katıldı ve Jüri Büyük Ödülüne layık görüldü.

Sinema sanatında uluslararası çapta neler başarabildiğimizi bir kez daha gösteren ve Türkiye'nin isminin pekçok yabancı basın-yayın organında bir kez daha olumlu şekilde geçmesine yol açan usta yönetmen Nuri Bilgi Ceylan´ın FM ekibi olarak selamlıyor ve kendisini tebrik ediyoruz.