Aşkın Nörobiyolojisi

0
FZ
Toplantı başlığı: Aşkın nörobiyolojisi: Bir Nörobilimciye Psikiyatri, Kültürel İncelemeler ve Felsefe Perspektifinden bakış.

Konuşma: Semir Zeki'den "The Neurobiology of Love" başlıklı konuşma.

Tarih: 12 Mart 2008 Çarşamba, saat: 18:30 - 21:00
Yer: The Marmara Hotel, İstanbul

Moderatör: Hakan Gürvit
Tartışmacılar: Saffet Murat Tura, Bülent Somay, Ferda Keskin.

Görüşler

0
101
Ek bir bilgi gelmediğine göre öylece girebiliyoruz yani (:
0
FZ
Hakan Gürvit'e sordum bu konuyu (davetiye ve kayıt gereksinimi var mı?) ve kendisinden gelen e-posta cevabı şu şekilde idi:

"Teorik olarak yok ama geleceklerin sayisini kestiremiyorum. ”Erken gelen oturur” ilksesi isleyecek muhtemelen. Bu yuzden biraz erkence gitmekte fayda var her halde."
0
sefalet
Kolombiya Üniversitesi'ndeki şu konferans da konu ile yakından ilgili. Konuşmaları ağ üzerinden seyretmek mümkün. Hepsini seyredemedim ama Semir Zeki'nin de konuşması olması lazım. Aşkın Nörobiyolojisi konferansındaki Semir Zeki'nin konuşmasını aradım ama bulamadım. Belki bilen duyan vardır.

Bu arada, Semir Zeki'nin konuşmasından bu kadar etkilenen konferans tartışmacılarının bu durumlarını anlamakta güçlük çektiğimi belirtmek isterim. Semir Zeki, konuşmasında çok yeni olan ne söylüyor belki işten anlayan birileri aydınlatmak ister. Bu kadar etki yapmasının arkasında söylenenlerden daha başka bir "neden" olabilir mi acaba? İnsan bilimlerinin yerel çalışma sahasında fazlaca kalan bilim insanı, çektiği "Felsefe eksikliği" yüzünden bu derece etkilenmekte olabilir mi? Diye sorası geliyor insanın.
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Merhaba Higgs!

tongucyumruk

Yıllar süren aramaların, taramaların ve hunharca çarpıştırılan trilyonlarca atomaltı parçacığın ardından sonunda CERN'den beklenen açıklama geldi. LHC'de yapılan ATLAS ve CMS deneylerinde Higgs Bozonu'nun beklenen niteliklerine uygun bir parçacık 5 sigma seviyesinde kesinlikle tespit edildi (Matematikle arası limoni olanlar için 0.999993204653751 olasılık diyebiliriz)

3 Boyutlu Holografik Görüntüye Adım Adım...

auselen

"Gelecek de bir gün gelecek" gibi reklam cümlelerini hayata geçirmek bilim adamlarının bir görevi olsa gerek. Habere ve ekteki youtube videosuna bakılırsa George Lucas'ın bir cihazı daha gerçek oluyor.

Çapkın Fareler Genetik Olarak Evcilleştirildi

malkocoglu_2

Bilim adamları tek bir geni değiştirerek, çapkın olan bir fare türünü evcil hâle getirdi. Microtus pennsylvanicus (meadow vole) olarak bilinen fare türü, eşten eşe atlayan ve çocuklarına bakmayan bir hayvan türü olarak biliniyordu. Fakat meadow vole'un kuzeni microtus ochrogaster (prairie vole) tam bir ideal eş modeliydi. Tek eş ile oluyor, onu koruyor ve çocuklarına da bakıyordu. Aradaki farklardan hareketle, araştırmacılar iki beyinde farklı olan maddeyi (vasopressini) tutucu görev yapan bir geni, çapkın farelere enjekte ettiler. Sonuç başarılı oldu: Denek çapkın fareler artık hızlı yaşamıyor, ve tek eş ile mutlu bir şekilde yaşıyorlar.

Haberin devamı: http://www.abc.net.au/science/news/stories/s1134804.htm

Büyük Düşünün: Video Konferans

cbc

Birbirinden coğrafik olarak uzak ofisleriniz var ve toplantı yapmak istiyorsunuz. Bilişim firmaları için en ucuz çözüm IRC ya da Jabber üzerinde bir odada toplanıp konuşmak olabilirken, kimi firmalarda video konferans ile sorun bir nebze çözülebiliyor. "Video Konferans" ve "Cisco" kelimelerini bir araya getirip, biraz büyük düşünün ve haberin devamına bakın. (Kopya çekmek yok!)

Evrim insanlara ''iltimas'' mı geçti?

FZ

Beyin gelişimini ve işlevlerini kontrol eden genler insanlarda, türün maruz kaldığı doğal seleksiyon sayesinde diğer primatlara ve memelilere göre çok daha hızlı gelişti. Dr. Bruce Lahn ve ekibi, Cell dergisinin Aralık 2004 tarihli son sayısında yayınlanan makalelerinde konu ile ilgili detaylı bulguları yayınladı.

University of Chicago'da ve Howard Hughes Tıp Enstitüsünde insan genetiği üzerine çalışan Dr. Lahn'a göre, "insanların bilişsel yetenekleri birkaç mutasyon sayesinde değil bu tür zihinsel yeteneklerin önemli olduğu ve çok sofistikte durumlara adapte olmayı gerektiren doğal seçilim ortamlarında hayatta kalmayı kolaylaştıracak pek çok mutasyonun sonucunda ortaya çıktı."