6 Milyon Dolarlık Adam

0
anonim
Yaşı biraz ileri olanlar bu diziyi hatırlayacaklardır. Ve o gün geldi sayılır. Ntvmsnbc'de yer alan habere göre ABD’de kaza sonucu kollarını kaybeden bir kişiye, düşünerek hareket ettirebildiği biyonik kollar takıldı.

Jesse Sullivan, yapmak istediği her hareketi beyninden giden komutlarla birkaç saniye içinde, 360 derece dönebilen, yapay eline yaptırabiliyor.
ABD’de bölgesel yayın yapan Local 6 News isimli televizyon kanalı, elektrik hattına kazayla dokunarak iki kolunu kaybeden 54 yaşındaki Jesse Sullivan’ın “dünyanın ilk gerçek yarı-biyonik adamı” olduğunu bildirdi.

Habere göre Sullivan, bugüne kadar tasarlanmış en karmaşık yapay kolları deneyen ilk kişi oldu. Doktorların Sullivan’ın kol sinirlerini göğsündeki sağlıklı kaslara bağladıkları belirtilirken, Sullivan’ın ellerini kapatmayı düşündüğünde bu arzusunun bir taşıyıcı yoluyla yapay eline ulaştığı kaydedildi. Sullivan’ın yapmak istediği her hareketi beyninden giden komutlarla birkaç saniye içinde, 360 derece dönebilen, yapay eline yaptırabildiği ifade edildi.

Söz konusu biyonik kolların ve ellerin daha da geliştirilerek parmak uçlarına takılacak duyargalar aracılığıyla, bir maddenin dokusunu ya da sıcaklığını hissedebilir hale getirileceği belirtildi.

Chicago Rehabilitasyon Merkezi doktorları, söz konusu yeni gelişmeyle kolları olmayan sakatların, felç geçirenlerin ya da kalp krizi kurbanlarının hayatının değişebileceğini ifade ettiler.

Biyonik kolun üretim maliyetinin ise yaklaşık 6 milyon dolar olduğu belirtiliyor.

Burada kolun daha ayrıntılı bir çizimine ve burada da daha fazlasına ulaşabilirsiniz.

Görüşler

0
berkin
Haberi okuyunca aklıma çatışmada hayatının "büyük kısmını" kaybeden Alex J. Murphy'den Robocop'a olan dönüşüm geldi. Henüz uzağız; fakat mesafe bir kaç sene önceki tahayyülümüzden daha hızlı aşılıyor sanki.
0
zentoo
Sevindirik bir haber. Bir-iki ay önce şempanze bu kolu kullanarak muz soymuştu. Sanırım gizmodo.net te vardı haber de şimdi bulamayacağım tembellik.
0
ae
Benim de görünce aklıma ilk gelen Robocop oldu.

İkinci haber ise gene aynı siteden robotların his duygularını geliştirme çalışmaları kapsamında yapay deri geliştirildiği ve bunun sayesinde robotların ortamı hissetmeleri planlanıyormuş. Bir önceki haberde de robot kolun parmak uçlarına sensörler konulup sinir sistemine dokunma hissi yollanacağı belirtiliyordu.

Bu da aklıma Terminator'u getirdi hemen. 2. filmdeki meşhur sahneyi hatırlarsınız, Arnold kolunu uzatır, bıçak ile deriyi kesip çıkartır, ortaya metal kol çıkar.

Sinema sektörü mü yolumuzu çiziyor, yoksa yolu çizenler sinema ile mi haber veriyorlar ?

:)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Sonsuz Enerji?!

Zebani

"Erke Araştırmaları ve Mühendislik A.Ş adlı şirket tarafından “yakıt gerektirmeyen bir kuvvet makinesi” icat edildiği bildirildi. Swissotel'de düzenlenen basın toplantısında konuşan Şirketin Yönetim Kurulu Danışmanı emekli Tümgeneral Çetin Uğural, bir süredir gazetelerde yer alan “Erke Bilimsel Düşüncenin Gücü” başlıklı ilanların nedeninin bir buluş olduğunu açıkladı."

Bu haber hemen her gazete ve yayın organında var. İlgimi çekti, sizlerle paylaşayım dedim. Bir fizikçi olarak ben de mümkün olamayacağını düşünüyorum ama varsa ellerinde bir kanıt göreceğiz. Yoksa ne yapalım. Dünyada şarlatanlıkta sınır mı var? :) Bir de bunların yabancı versiyounu "Steorn" var. Bakalım ne çıkacak bu yumurtadan?

Zipf Yasası, Dilbilim, Müzik

FZ

Arjantinli fizikçi Damian H. Zanette dilbilim bağlamında incelenmiş ”Zipf Yasası“nı müzik analizine uygulamış ve dil ile müzik arasında önemli ortak bir nokta bulduğunu iddia ettiği makalesini yayınlamış. Makalenin haberine buradan, orjinaline ise buradan erişebilirsiniz.

Zanette´nin analizi “bağlam” kavramını dil ile müzik arasında ortak bir kavram olarak ele alıyor ve böylece tonal müzikle atonal müzik arasındaki psikolojik (ve semantik) farkı açıklamaya çalışıyor.

Kaynaklar: FZ Blogs, slashdot

GNU/Linux ile İnsanlığa Yardım: BOINC

anonim

SETI sistemini hepimiz hatırlarız: Boşta duran bilgisayarlara ekran koruyucu olarak kurulup, bilgisayar işlemcilerinin boş zamanını uzaydan gelen radyo sinyallerini işlemek için başkasına vakfettiğimiz bir sistem idi SETI. Fakat bilgisayarınızın atıl zamanınız ile dünyaya yardım etmek için tek proje SETI değil, hatta BOINC altayapısı ile Windows ya da GNU/Linux makinanınızı dünyada hesap gücüne ihtiyaç duyan bir bilimsel projenin hesap kümesine dahil etmeniz mümkün. Nasıl projeler mi var?

Gelecek Radyo Dalgalarında mı?

sefalet

GNU Radyo daha önce fazlamesai.net haberlerinde duyurulmuştu. USRP (Universal Software Radio Peripheral) ise GNU Radyo ile çalışarak, radyo yazılımı kurmanızı ve geliştirmenizi sağlıyor.Amaç en az donanımla sizi radyo sinyallerinin heyecan verici dünyasına sokmak. GNU Radyo ile analog radyo sinyalleri sayısal ortama aktarılmakta ve böylece sayısal ortamda radyo dalgalarının işlenmesi daha esnek hale gelmekteydi. USRP yazılımı ve kartları ile USB 2 portu olan her makinada radyo hayatınıza başlamanız mümkün. Tüm USRP tasarımı açık kaynak olarak lisanslanmış durumda.

Cumhurbaşkanı Bir Matematik Sorusuna Takılırsa...

FZ

Piref. H. Ökkeş'in Cumhuriyet Bilim Teknik ekinin 8 Ocak 2005 tarihli yazısından:

Çok garip: Matematik Dünyası adlı derginin 2004-III sayısı da çıkmış. Nasıl oluyor da halen çıkabiliyor bu dergi, anlamak mümkün değil. Üstelik satışı 10 bin dolayında (Bir önceki sayı 9 bin satmış). Ben batar derken, dergi sürekli yükselen bir grafik çiziyor. Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sarsılması gerek bu başarı karşısında.

Dergiyi çıkaranların aklı fikri başka çalışıyor. Ne üniversite piyango sınavlarını, ne lise müfredatını, ne okullardaki kötü eğitimi umursuyorlar. Ne manken ne de şarkıcı resmi var dergide. Umut satmıyorlar, falcılık yapmıyorlar. Kimseyi de korkutmuyorlar. Dergiyi çıkaranlar matematiğe su katmadan, sulandırmadan yapıyorlar, yapacaklarını. Yazarlar farkında değiller ama dergiyi sulandıran tek bir köşe var: O da bana ait, son sayfadaki "Konik" köşe! Herhalde okurlar o sayfaya bir türlü gelemiyorlar. Çünkü oku oku bitmiyor dergi. Matematik Dünyası'nı 6 ay sonra da açıp okuyabilir insan, 60 yıl sonra da. Kızlar artık çeyizlerine koyuyorlarmış bu dergiyi. Erkekler ceplerinde dergiyle dolaşınca şansları açılıyormuş.

Şimdi herkesi daha da şaşırtacak bir olaydan söz etmek istiyorum.