Eskiden beri goto terimi ile programcıların arasında ne olduğunu merak ederim. Hemen her kitapta goto teriminden neredeyse bir küfürmüş gibi bahsedilir ama yinede kullanımı anlatılır. Sonunda merakımı gideren cevabı Bruce Eckel'in Thinking in C++ kitabında buldum. Bu kitabın goto kullanımı ile ilgili kısmını aşağıda bulabilirsiniz.
Pekka Himanen'in Linus Torvalds ve Manuel Castells ile yazdığı kitap Ayrıntı Yayınlarından Türkçe olarak kitapçılarda ve ben ilk kez Ayrıntı Yayınlarından aldığım bir kitabı iki üç günde bitirebileceğim (tercümesi: kolay okunuyor, iyi anlamda). Ha tabii bu kitabın gayet "ağır" meslelere değinmediği anlamına gelmiyor...
Acaba sizce gelecek 50 sene içinde üniversiteler başta olmak üzere eğitim kurumları ve e-öğrenme nasıl şekillenecek? Bilgiye bakış açımız nasıl dönüşecek?
Bilgi biriktirme ve bunu sunmanın ötesine geçeceğimiz kesin. Günümüzde okul soru sormayı öğretmekten ziyade cevapları öğrenmeyi sağlayıcı bir rejime dönüşmüş durumda. Orta vadeli gelecek tahminlerimize göre, bilgi artık edinilmeye değer bir meta olarak görülmeyecek. Kolay elde edilen her şey toplumun gözünde değer yitirir ve aynı durum bilginin de başına gelecektir. Değer verilen şey güzel sorular olacak.
Unutmayın ki cevapların değeri düştükçe soruların değeri artar. Dolayısı ile insanları soru sormaya yöneltmek ve bunu sağlayacak türden soru sorabilme tekniklerini geliştirmek önemli olacaktır.
Bir gün Windows altında da (birbirimizi kandırmayalım ara sıra hepimiz açıyoruz :)) GNULinux kullanmak istedim. Yaptığım şeyleri şöyle bir derledim, ortaya bu yazı çıktı. Umarım birilerinin işine yarar. Belki arada bir fazlamesai.net'i gezen ama bir türlü Linux ile tanışamayanlara bir vesile olur. Windows'a bile girdik, daha ne yapalım! Kurun şu GNU/Linux'ü :)