Yakmayan tungsten ampuller

0
m1a2
Malum olduğu üzere günümüzün en yaygın aydınlatma malzemesidir tungsten ampuller. Teknolojik açıdan Edison`dan bu güne çok fazla değişiklik de geçirmemiştir. Aydınlatma vazifesini görürken bir anda bozulan bir ampulü -bir keresinde benim yaptığım gibi- boş bulunup çıplak elle değiştirmeye kalkışırsanız bu teknolojinin en önemli zaafını da zor yoldan öğrenmiş olursunuz. Tungsten ampullerin verimi berbattır. Elektrik enerjisinin %5`ini ışık olarak verir, kalan %95 ise ısıya -oradan da bir `ah yandım!`a- dönüşür :)
Haberi önce Slashdot`tan sonra da kaynağından okudum. Sandia Ulusal Laboratuvarlarındaki araştırmacılar flaman yerine, mikroskopik tungsten çubuklardan oluşturdukları bir tungsten kafes yapısıyla %60`ın üzerinde verim`e sahip ampullerin üretilmesine imkan veren bir buluş gerçekleştirmişler. Söz konusu kafes yapı göreceli olarak olgun ve ucuz bir MEMS (Mikro-Elektro-Mekanik-Sistem) prosesi ile oluşturulabildiğinden bu ampullerin üretim maliyeti de oldukça düşük olacakmış. Haber burada, tungsten kafesin elektron mikroskopu ile çekilmiş görüntüleri de hemen şurada (160K jpeg). Sandia Ulusal Laboratuvarlarının A.B.D.nin nükleer ve nükleer orijinli olmayan enerji araştırmalarında ön planda yer alan yarı-özel bir devlet kuruluşu olduğunu da belirtelim.

Görüşler

0
anonim
off yarinki fizik sinavina calisirken bunu simdi mi diyorsunuz?
ne deyim; biz o kadar ampul direnci, isiya donusen enerji hesapladik bare gelecek nesil biraz daha rahat eder ;)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Nokia N-Gage Kopya Koruması Kırıldı

murat09

Dünyanın en büyük mobil iletişim cihazı üreticisi Nokia, en yeni ürünlerinden N-Gage'nin web üzerinden oyun download edilerek kullanımını engelleyen kopya korumasının kırıldığını açıkladı. Nokia'nın büyük umutlar beslediği N-Gage oyun konsol-telefonunda artık özel programlar yardımıyla "kişiselleştirilmiş" arayüzler ve oyunlar kullanılabiliyor. Bu kilit aynı Series 60 işletim sistemi'ni kullanan Siemens SX-1 lerde de paralel olarak aşıldı.
Nokia sözcüsü Damian Stathonikos cihazın ileriki versiyonlarında geliştirilerek bu kilidi aşmayı daha zor hale getirmeye çalışacaklarını belirtti.
Geniş bilgi: Reuters

Guns, Lots of Guns (ama nereye kadar?)

parsifal

Teknolojiyi takip etmenin en üzücü özelliklerinden biride devamlı yenisinin çıkması ve elinizdekinin bir şekilde demode olmasıdır. TV alırsınız, hedelisi çıkar. Fotoğraf makinesi alırsınız hödölüsü çıkar.

Günümüzde ise bunu en çok çep telefonlarında yaşıyoruz. O kadar çok marka ve o kadar çok çeşit çıkar ki almaya kalktığınızda karşılaştıracak onlarca model ile karşı karşıya kalırsınız. Kamera, flaş, bluetooth, java, vs vs... Üstüne az biraz daha ekleseniz kolaylıkla dizüstü bilgisayar alacak kadar pahalıya satılan pek çok model.

Pentium 4 HyperThreading Performans Problemi

anonim

Pentium4 işlemcilerde hyperthreading özelliği ilk lanse edildiğinde performans artışları olacağı söylenmişti, fakat geçen günlerde ZDNet Hyperthreading hurts server performance konulu bir makale yayınladı. Bu makaleye göre, BIOS seviyesinde hyperthreading'i kapatan geliştiriciler ciddi bir şekilde performans artışından bahsediyorlar.

Bunu takiben Rick Ross bir yazısında hyperthreading'in bu performans kaybının sunucularda çalışan JAVA programlarına ne derecede etti yaptığını sorguluyor.

Devler karşı karşıya: Dual Opteron vs Dual G5

sundance

Bu araştırmada şu anda masaüstündeki yegane 64 bitlik platform olan Opteron ve G5 bilgisayarlar çeşitli testlere tabi tutulmuşlar.

Benchmark testlerinin sentetikliği her zaman tartışılan konu olmakla birlikte hiçbir bilgilendirici yanları olmadığını iddia etmek de yanlış olur diye düşünüyorum.

Test sonuçları ilginç: Dual G5 her konumda Opteron´dan hızlı çıkmış, bir alan hariç : Photoshop 7 :)

Hacker: Canı sıkılan bilgisayarcı

sundance

Sanırım 1990-91`de, Commodore Dergisi`nin bize tahsis ettiği Dungeon adını verdiğimiz bir bodrum katında, Melih bana en son yaptığı Commodore 64 hackini gösteriyordu. C-64`ün sadece siyah beyaz olan 320x200`lük ekran modunda, 120x200`lük bir alan içinde 16 renk gösterebilen bir ekran moduydu bu.

O zamandan beri düşünürüm, bir insanı hacker olmaya nasıl başlar...(burada hacker, sıkça kullanıldığının tersine, sistem kıran, cracker anlamında değil, sistemleri kurcalayan, tembellik yapabilmenin yollarını bulabilmek için geceli gündüzlü çalışan bilgisayar hastası anlamında kullanılmaktadır :)