Web 2.0: Pasif Sörfçüden Aktif Internet Katılımcısına Geçiş

0
FZ
Dün akşamki FM TV programında "Web 2.0" kavramının nelere karşılık geldiğinden bahsediyorduk. İzleyicilerden de gelen fikirler bir araya getirildiğinde ortaya çıkan kavramlardan biri de "sitelerin içeriğini katılımcıların gayet kolayca belirleyebildiği, kolektif bilinç oluşturma" yapısı idi.

Bu durumun ve Web 2.0 dalgasının örneklerinden biri de Squidoo. Söz konusu taze sitenin sloganı Everyone's an expert on something (herkesin uzman olduğu bir konu vardır). Görülen o ki yakında Lens ve Lens Master kavramlarını daha sık duyacağız ve belki birileri Lens Master olarak para kazanmaya başlayacak...

Görüşler

0
darkhunter
Web 2.0, aktif kullanıcı, pasif kullanıcı, mavi istiridye bar...
Çağrışımlar, çağrışımlar... :p
0
ae
Mavi istirdyenin meledisi unutulmaz, dın dının dının dıııınnn :)
0
ttk
Tamam o zaman "fırlama" ve "uyuz" kullanıcılar diyelim :)
0
ttk
ne olduğu anlaşılmıyor ama yanlış da anlaşılmaz yani :)
0
darkhunter
Benim çağrışımlarım bir yana, Web 2.0 denince aklıma daha farklı şeyler geliyor. Haber'de de örneğini gördüğümüz, bilgi veren ve bilgi alan kullancı kavramları Web 1.0'da (kesin bir sınırı varsa bu kavramın) yer buldu kendine: wiki var, ek$i var, FM var... Kabaca bunların hepsinde, içerik yaratan ve içeriğe ulaşanları ayırmak mümkün. Bunlar kendi içlerinde bir değişim içerisindeler sürekli, muhtemelen bu gelişim 2.0'a da bir yerden etki edecek...

Benim aklıma browser'ın önemini iyiden iyiye yitirdiği bir NET ortamı geliyor Web 2.0'ı düşündüğümde. Bunu buralarda da zaman zaman gördüm, konuştum : Dosya sistemimiz Web'e doğru kayar, ta ki işletim sistemi Web'in ta kendisi olana kadar. Ayrıntılar hakkında çok fazla spekilasyon yaratmadan, bilginin lokal disklerden çıkıp Net'e ulaşması, bana bunu düşündürüyor (resim, blog, link paylaşım sistemleri, lastfm v.s.) diyebilirim. Birer siber gözlük takıp (yada bir yerimize bir port) dosyalar arasında osmanlı silleleri atarak gezmeyi becerdiğimizde tamamdır bu iş. Artık bu Web, kaç sıfır olur bilemem tabi :)
0
FZ
Squidoo bünyesindeki "Lens" kavramı epey ilgimi çekti ve bazı bakımlardan da başarılı gibi görünüyor. Tabii ki Internet üzerinde pek çok platformda bilgi alışverişi yapıyoruz ancak bunun pek derli toplu olduğu söylenemez. Biri bana bir şey sorduğunda artık "git filanca Lens Master'ın şu Lens'ine bak" ya da "filanca squidoo Lens'inde konuyla ilgili değerli bilgiler" var deme alternatifinin oluşması sevindirici. (Mercek Ustası ve Mercek mi desek acep? Bize bazı önemli bilgi alanlarını düzgün ve faydalı şekilde gösteren "mercekleri" tasarlayan mercek ustaları filan?)

Squidoo bu konuda diğer platformlara kıyasla daha bir odaklanmış gibi göründü bana. Tutar mı, bunu zaman gösterir.

Bu arada sitenin ismine en yakışan Lens Master da bu beyefendi gibi göründü bana ;-)
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Hotmail' den 250 MB Posta Kutusu (Webmail Servisi Savaşları - Bölüm 3)

Challenger

Gmail' in ortaya 1000 MB gibi uçuk bir kapasiteyle ortaya çıkışı, Yahoo'nun posta kutusu kapasitesini 100 MB' a çıkarması derken şimdi de Hotmail 250 MB'lık posta kutusuyla karşımızda.

NTVMSNBC'de yer alan bu haberde; "Hotmail’in bellek kapasitesini artırma kararı, Google’ın 1GB’lik Gmail servisi açacağını açıklaması ve Yahoo’nun e-posta bellek kapasitesini 100 MB’ye çıkarmasının ardından geldi. MSN.com VP’si Blake Irving, şirketin pazardaki bellek kapasitesi rekabetinde geriye düşmek niyetinde olmadığını ifade etti." diyor.

Ortalık iyice kızışıyor. Birbirine düşman 3 büyük ordu silahlarını çekti. Acaba savaşa yeni bir ordu daha katılacak mı? Acaba hepsi Gmail gibi mail taraması yapıyor mu? Acaba Skynet gerçek mi? Savaşı kim kazanacak? 4. bölümde görüşmek üzere.

Abdullah Güçlü Yakalandı!

redogre

Abdullah Güçlü kim mi? Hani şu insanların e-posta adreslerini satan, "Beni asla yakalayamazsınız, durduramazsınız" diye atıp tutan sefil insan.

Fazlamesai haberlerine bile konu olan, bu şahıs sonunda yakalandı.

Sadece spamden değil, DIGITURK kanallarını çözen sistemleri de tanesi 50$'dan satmak gibi birçok suçtan aranan, asıl ismiyle Muhammed Fatih Elgün olan kişi bunlarla kalmayıp irticai faaliyetten de yargılanmış. Daha detaylı haber için Akşam Gazetesi'ne bakabilirsiniz.

Web 2.0 Tasarım Eğitim Dökümanları

DemensMagnet

Web 3.0 konseptleri tartışılmaya başlayadursun tüm internet halen Web 2.0'a ayak uydurabilmiş değil. Özellikle de ülkemiz. Halen Web 2.0 nedir? diye soran arkadaşlarımız buradaki makaleyi inceleyebilirler.

Belgelerle Konuşabilmek İçin

FZ

Konu teknoloji olunca belgelere ulaşmak çok zor değil belki ama sosyal meselelere gelince merkezi bir yerden belgelerle desteklenmiş bilgilere ulaşmanın o kadar kolay olduğunu kimse söyleyemez. Hele de yakın tarih olsun gündemdeki politik gelişmeler olsun, ortalıkta, gazetecilerin ağzında binbir söz döner de filanca anlaşmada tam ne diyor, falanca sözleşmede tam olarak ne yazıyor, hangi olayda kimin hakkında ne karar verilmiş, vs., kimse tam bilmez, merak edenlerin büyük bir kısmı da ya araştırmaya üşenir ya da araştırsa bile ulaşmakta güçlük çeker.

Deneyimli gazeteci Levent Pirler tarafından http://www.belgenet.com işte tam da bu boşluğu doldurmaya yönelik değerli Internet kaynaklarından biri. Türkiye'nin yakın geçmişine ve gündemdeki önemli konulara dair hemen her türlü belgeyi burada bulmanız, adı geçen isimlere dair bilgileri edinmeniz mümkün. Son eklenen belgelere dair birkaç örnek vermek gerekirse:AB Kıbrıs Tüzüğü, Lozan Antlaşması: İnönü'nün TBMM Konuşması, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın TBMM konuşması, TBMM Kıbrıs Deklarasyonu, Farklı Dil ve Lehçelerde Yayın Yönetmeliği.

Google´da Nasıl Tepeye Oturursunuz

FZ

Efsanevi arama sitesi Google bilindiği üzere PageRank(tm) diye bir teknoloji kullanıyor ve "A sayfası B sayfasına linkli ise A, B'ye oy vermiştir dolayısı ile B'nin arandığında tepede çıkma şansı artmıştır" şeklinde özetlenebilecek bir mantaliteye göre işliyor. Google firması bunun "demokratik" bir mekanizma olduğunu söylüyor.

Peki ya bir site, bir sürü site oluşturup buralardan kendine link verirse ne olur? İşte bir örnek vakanın network diyagramları ile de desteklenmiş analizi bu konuda epey aydınlatıcı olabilir. Söz konusu durum, kendini üst sıralara yerleştirmeye çalışan organizasyona epey pahalı patlamış olsa gerek (onca sitenin domain isimleri için ödenen paralar falan) ancak "demokratik" olarak sunulan bir algoritmanın nasıl kötüye kullanılabileceğine (taciz etmek de diyebilirsiniz ;-) iyi bir örnek.