UNUTMAYACAĞIZ!!!

0
polat
24 Ocak 1993‘te aracına konulan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren gazeteci yazar Uğur Mumcu, bugün çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Görüşler

0
FZ
`Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak/olmamak/olmamalıyız` ifadelerini beynimize, literatürümüze çakmış olması bile bence tek başına yeterli üstadın daima hatırlanması ve hatırlatılması için.
0
anonim
babacim anlamadim ama FM ile ugur mumcu''nun alakasi nedir?
0
polat
diyecek söz bulamıyorum sana!!! sazan diyorum başka bişi demiyorum.......!!!!
0
anonim
uğur mumcu nun yaptığı FM ler ile bu ülkenin
insanları gerçeklere ulaştı.

biraz da kitap okuyup FM yapmakta yarar var sanırım.

0
anonim
allah rahmet eylesin
Görüş belirtmek için giriş yapın...

İlgili Yazılar

Sony kötü yakalandı!

conan

Sony müşterilerinin bilgisayarlarına rootkit koyarken yakalandı! Olay sadece rootkit koymakla da bitmiyor. Bilgisayara yüklenen rootkit Sony'den satın alınan müzik CDlerinin kopyalanmasını engellemesi için kullanılan bir programı saklamak için kullanılıyor! Durun daha da bitmedi... Bu rootkit bilgisayardan normal yollardan uninstall edilememekle birlikte, eğer bir şekilde anti-kopyalama programını silmeye kalkarsanız bilgisayarınızın bir daha müzik CDsi çalamıyor! Evet yanlış duymadınız... Kişilik haklarına saygı filan hiç önemli değil. Önemli olan $$$

Yapay Zekânın Kurucusu Modern Araştırmaları Suçladı

FZ

Yapay Zekâ üstadı Marvin Minsky geçenlerde Boston Üniversitesi´ndeki bir konuşmasında "YZ 1970'lerden sonra bir beyin ölümü yaşadı," dedi. Minsky, 1959 yılında LISP dilini geliştiren John McCarthy ile birlikte MIT'deki Yapay Zeka Laboratuvarını kurmuştu.

Minsky, yapay zeka araştırmacılarını tam otonom ve düşünebilen makinaları geliştirme çabasından uzaklaşmakla suçladı.

University of California at Berkeley Zeki Sistemler Merkezi yöneticisi Stuart Russell ise "Son 15 yıl YZ çalışmaları bakımından çok heyecan verici geçti," dedi. Minsky'nin yorumlarını şaşırtıcı ve hayal kırıklığına uğratıcı bulan Russell, öğrenme, görme, robotik ve akıl yürütme üzerine çalışan araştırmacıların önemli gelişmeler kaydettiğini vurguladı.

Sendo - Micros~1 anlaşmazlığının iç yüzü.

conan

Sendo ve Microsoft arasında halen süregelmekte olan dava ve olayların iç yüzünü anlatan bu yazıya bugün /.'da rastladım. Gerçi geçenlerde çok tartıştığımız o habere yorum olarak attım, ama bu ikinci bir haber yazılası kadar önemli bir köşeyazısı bence.

Yazi kısaca M$`un ortağına verdiği sözleri nasıl tutmadığını, StingerOS isimli cep telefonu işletim sistemini geciktirerek ortağının batmasını nasıl hazırladığını güzelce gösteriyor. Artı, şirketin board'unda bir yonetim hakkı olması ve şirketin 12 milyon dolarlık hissesine sahip olmasına rağmen şirketi ugradıgı zarardan bilinçli bir şekilde kurtarmaması, iki şirket arasında yapılan anlaşmadaki ilginç maddeler gibi yan fikirleri de aynı yazıdan okuyup öğrenebilirsiniz.

Müjde! Bilişimin arsa derdi çözülüyor...

bm

Biz burada Larry Wall'un davranışından felsefi manalar çıkartmaya, hem Malkoçoğlu rumuzu kullanıp hem beynelmilel seviyede kaliteli yazılar yazarak Türk'ün Türk kalarak sadece batılının sanılan oyunu oynabileceğini göstermeye ve bu nevi pek çok faydalı iş yapmaya çalışırken öbür taraftan birileri devletimizin aklına bilişimle ilgili birşeyler sokuyor. Buradaki habere göre Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun "Uygun yerde bedelsiz arsa tahsis etmeye ve Bakanlar Kurulu kararıyla enerji ve vergi muafiyeti gibi teşvikleri vermeye söz veriyoruz" demiş. Vergi muafiyetini anladım ama arsa ve enerji nereden çıktı? "Bilişim şirketlerinin toplanarak bir sanayi bölgesi kurmaları" teşvik edilecekmiş. Bana mı öyle geliyor yoksa "sanayi bölgeciliği" diye bir rant işi mi var Türkiye'de?

Internet yavaş, pahalı ve kesiliyor; ilginç donanım buraya getirilmiyor, iyi teknik kitap bulamıyoruz filan diye şikayet edildiğini duydum ama doğru dürüst iş yaptığını düşündüğüm bilişimcilerden "ah ah keşke bütün şirketler yanyana olsa" diye bir şey hiç duymadım. Pardon düzeltiyorum, hiçbir bilişimciden duymadım bunu. "Ne güzel ofis bilmemne maliyeti olmadan evimizden çalışabiliyoruz" yahut "net sağolsun bir sürü bilgili insanla dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar etkileşebiliyoruz" diyen çok bilişimci tanıyorum tabii. Bunun sebebi galiba benimle konuşan bilişimcilerle devletimizin aklına bu fikirleri sokan bilişimcilerin farklı olmaları.

Sizin aklınız eriyor mu "ithal veya yerli bilişim profesöründen gelir vergisi almayacağım", "telekom işini dehal halledeceğim", "bilişimde şirketleşmek artık 5 dakika", "Türk gençleri evde oturup annelerine çay yaptırıken ABD'nın yüksek katma değerli bilişim sektörününde yer almalı" gibi şeyler demek varken, "arsa tahsis edeceğim", "teşviği insana değil bölgeye vereceğim, siz bölgeye gelin", yani bir yerde efektif olarak "Türkler Türkler'le yakın durup hep Türkler'le konuşsunlar ki Türkiye dışında hiçbir yerde doğru olmayan doğrular üretelim" denmesine? Kimler bu insanların aklına bunları sokuyorlar Allah aşkına? Ben mi çok huysuz veya cahilim yoksa hakikaten ters bir perspektif mi bu?

Postmodern Müzik

FZ

Konsere gidiyorsunuz. Başlangıç saati diyelim 19:00 ama herkes 18:00'da orada. Neden? Hazırlık yapmanız gerekiyor. Önce bir kiosk'a başvurup cep telefonu ve koltuk numaralarınızı veriyorsunuz. Evet, bu işi web'den de yapabilirsiniz, o zaman erken gitmeniz gerekmez. Neyse, salonda yerinizi alıyorsunuz. Ve bilin bakalım neler oluyor?

Herkes oturduktan sonra sahnedeki müzisyenler bir takım düğmelere basıp,bütün seyircilerin cep telefonlarına melodiler yüklüyorlar. Sonra da numaraları arayarak sizi çalıyorlar. Ve dünya tarihinde ilk defa müzik aletleri yerine seyircinin (cep telefonlarının) çalındığı bir konser gerçekleştiriliyor. Şaşarsınız ama ortaya dinlenebilir şeyler çıkıyor. Sitede mp3'ler var: Dialtones: a telesymphony.